• Mart Ayı Kahve Kulübü Toplu Alım Organizasyonu
    Sevgili Ziyaretçi Mart ayı Kahve Kulübü ortak alım firması sizlerin oyları ile Olwen Coffee seçildi. Bu konudan Mart ayı toplu alımı ile ilgili gelişmeleri öğrenebilirsin. Kahve Kulübü toplu alımı ve kulüp ile ilgili gelişmelerden, özel indirimlerden, yayınlardan hızlı bir şekilde haberdar olmak için buradan Whatsapp Kanalına katılmayı, Instagram ve Twitter adreslerinden bizi takip etmeyi unutmayın.
  • Telefon numaranızı paylaşmadan Kahve Kulübü duyurularından, güncel indirim ve kampanyalardan haberdar olmak istiyorsanız Bu Linke tıklayarak Kahve Kulübü Whatsapp Kanalını takip edebilirsiniz.

Kahve İçin İdeal Su

Yemeksepeti'nde Buzdağı'nı bugün görünce hemen sipariş edip şimdi bir nensebo refisa demledim. Kuzeyden ile aralarında 25 ppm fark var. Kuzeyden 50, Buzdağı 75 ppm. Ama aradaki fark tatta çok hissedilir.

Aynı parametrelerle demlediğim refisa buzdağı ile net bir şekilde daha acı ama daha aromatik ve asidikti. Tarifler ve kullanılan öğütümlerde küçük değişiklikler yapmak gerekecek gibi gözüküyor.
Yemeksepeti banabi Antep'te de var. Yarın bir sipariş verip deneyelim. @selamet
 
Son düzenleme:
Su ile uğraşırken önemli bir parametre olduğunu anlamıştım. Artık çekirdekten sonra en önemli parametre olduğunu düşünüyorum.

Peak Water ile oynarken bir ayarda aldığım suyun kahveyi potansiyeline uygun bir şekilde çözdüğünü fark ettim. Öyle ki, bu suyu kullanmaya başladıktan sonra diğer parametreler önemsiz kaldı. Neredeyse her kahveyi aynı reçete ile demlemeye başladım. Neredeyse yazan bütün tadım notları da açığa çıktı.

Bu suyu değiştirdiğimde kahveden benzer kalitede bir çıktı alabilmek için süreyi uzatmak, döküş sayısını artırmak, daha ince öğütüme gitmek gibi şeyler denedim. Benzer seviyede bir çıktı alabilsem de hep bir kaç tık düşük oldu lezzet anlamında. Süreyi uzatmak, canlılığı azaltmak ile; öğütümü inceltmek, kanallanma riskini çoğaltmak ile sonuçlandı. Yani demleme süreci de rahatsız bir hâl aldı.

Yani iyi bir çekirdek ve iyi bir su bulduktan sonra gerisi çok rahatmış. Bu ikisi elinizdeyse; artık kahveyi demleyebilmek için pek uğraşmıyorsunuz; anca ince ayar çekmek kalıyor size, o da canınız isterse. 😊
 
Su ile uğraşırken önemli bir parametre olduğunu anlamıştım. Artık çekirdekten sonra en önemli parametre olduğunu düşünüyorum.

Peak Water ile oynarken bir ayarda aldığım suyun kahveyi potansiyeline uygun bir şekilde çözdüğünü fark ettim. Öyle ki, bu suyu kullanmaya başladıktan sonra diğer parametreler önemsiz kaldı. Neredeyse her kahveyi aynı reçete ile demlemeye başladım. Neredeyse yazan bütün tadım notları da açığa çıktı.

Bu suyu değiştirdiğimde kahveden benzer kalitede bir çıktı alabilmek için süreyi uzatmak, döküş sayısını artırmak, daha ince öğütüme gitmek gibi şeyler denedim. Benzer seviyede bir çıktı alabilsem de hep bir kaç tık düşük oldu lezzet anlamında. Süreyi uzatmak, canlılığı azaltmak ile; öğütümü inceltmek, kanallanma riskini çoğaltmak ile sonuçlandı. Yani demleme süreci de rahatsız bir hâl aldı.

Yani iyi bir çekirdek ve iyi bir su bulduktan sonra gerisi çok rahatmış. Bu ikisi elinizdeyse; artık kahveyi demleyebilmek için pek uğraşmıyorsunuz; anca ince ayar çekmek kalıyor size, o da canınız isterse. 😊
su önemli evet ama dediğiniz kadar önemli mi o konuda şüphelerim var. bence hiyerarşide biraz fazla yukarı koymuşsunuz.
eğer cidden dediğiniz kadar önemliyse cupping yaparak test edebilirsiniz. 5 fincan hazırlayın, 1 tanesinin suyu peak water olsun diğerleri başka marka. (örn. buzdağı) peak water olanı tereddütsüz ayırabilirseniz dediğiniz kadar önemlidir ama ben bunun çok zor olduğunu düşünüyorum.
su kesinlikle önemli ama çekirdek kalitesi, öğütüm homojenliği, döküş stili, filtre karateri, suyun sıcaklığı, öğütüm ayarı gibi parametrelerin kaçından daha önemli? bu konuda ciddi kuşkularım var :unsure:
 
su önemli evet ama dediğiniz kadar önemli mi o konuda şüphelerim var. bence hiyerarşide biraz fazla yukarı koymuşsunuz.
eğer cidden dediğiniz kadar önemliyse cupping yaparak test edebilirsiniz. 5 fincan hazırlayın, 1 tanesinin suyu peak water olsun diğerleri başka marka. (örn. buzdağı) peak water olanı tereddütsüz ayırabilirseniz dediğiniz kadar önemlidir ama ben bunun çok zor olduğunu düşünüyorum.
su kesinlikle önemli ama çekirdek kalitesi, öğütüm homojenliği, döküş stili, filtre karateri, suyun sıcaklığı, öğütüm ayarı gibi parametrelerin kaçından daha önemli? bu konuda ciddi kuşkularım var :unsure:

Sadece peak water özelinde değil, genel olarak 'kahve suyu' tabirini kullanalım bence; amaç kahve suyu elde etmek çünkü.
Yapılmış cupping testleri var. Youtube'da çeşitli videolar bulabilirsiniz benden daha yetkin kişilerin hazırladığı.
Kendi kısıtlı tecrübemden diğerlerine cevap vereyim diyaloğun sürebilmesi adına.
- Su, öğütüm homojenliğinden önemli. Homojen bir öğütüm; kahvenin tadım notlarını daha berrak, daha keskin alabilmeye yarıyor. Öğütüm homojen değilse aynı tadım notlarını yuvarlak hatlarıyla, üst üste binmiş bir şekilde, üstünkörü alıyoruz. Kahvenin tadım notlarını alabilmek için de önce kahveyi demlemek gerekiyor. Kahveyi demlemek, kahveyi belirli bir oranda çözmekten ibaret. Kahveyi de su ile çözüyoruz. Çözücü ne kadar etkin ve kullanışlı ise, demleme o kadar rahat oluyor. Çözemediğimiz bir kahvenin tadım notlarını homojen öğütümle de olsa alamayız.
- Kahve için hazırlanmamış bir su ile demleme yaparken, döküş stiline dikkat ediyorum. Hangi döküş stili ne kadar ajitasyon oluşturuyor, yatağa nasıl etki ediyor, elimdeki su ile istediğim sonucu alabilmek için ne kadar ajite etmeliyim, kavurucu ne demiş, nasıl bir su kullanmış falan bunları hep düşünüyorum ve sonuç bu kadar düşünmeme değmiyor. Kahve suyu ile yaptığım demlemede ise 'iş olsun' diye, 'elimin ayarı bozulmasın' diye herhangi bir döküş stili kullanıyorum. 'Aaaa bugün canım spiral döküş çekti, aaa bugün düz dökeyim, aaaa bugün çember çizeyim' şeklinde takılıyorum. Sonuç da %90 ihtimalle böyle mutlu edecek kadar iyi oluyor. Sonra canım isterse bir dahaki demlemede bir şeyleri değiştirip daha iyi olması için çalışıyorum. Su, döküş stilinden de önemli.
- Sıcaklığı test etmedim. Natürel kahvelerde 92-93, yıkanmış kahvelerde 95-96 kullanıyorum. Ayrıca bir değişiklik yahut deney yapmadım.
- Öğütüm ayarından da önemli. Kahveyi dilediğince çözemedikten sonra kaç tık aşağı, kaç tık yukarı çıktığının pek önemi kalmıyor. Kahve suyu ile demleme yaparken öğütümde hiç dramatik bir değişiklik yaptığımı hatırlamıyorum. Genelde 3 tık arasında gidip geliyorum, o da zevk için çoğunlukla.
- En son ne zaman kalitesiz bir filtre kullandığımı hatırlamıyorum. Hatta en son ne zaman şu an kullandığımdan farklı bir filtre kullandığımı da pek hatırlamıyorum, geçen hafta mıydı, bir kere başka bir filtre kullanmıştım sanırım. O yüzden filtre karakterinin etkisi hakkında da bir yorum yapamayacağım.

Bu forumda toplanan bizlerin içtiği kahvelerin neredeyse hepsi 'iyi kahve' statüsünde. Bunu ticari kahvelere kıyas ile söylüyorum.
Kullandığımız sular da, hem mineral değerleri açısından hem de sağlık açısından; kahve demlemeye ve tüketime uygun sular. Bunu şebeke sularına kıyas ile söylüyorum.
Değirmendir, ekipmandır, filtredir; bir yerinden tutabildiysek zaten en azından vasat bir mertebedeyiz hepimiz.
E biraz ilgilendiysek, emek verdiysek, okuduysak, dinlediysek falan da; bir demlemeyi nasıl sonuçlandıracağımızı, neyle karşılaşırsak ne yapmamız gerektiğini de az çok öğrenmişizdir. Bilmediğimiz bir durumla karşılaşınca da gelip buradan öğrenebiliyoruz.
Hâl böyleyken, tecrübe ederek öğrendiğimi paylaşıyorum, tecrübemin değeri nedir, onu da bilmiyorum: İyi kahve çekirdeği edinmek ise isteğimiz, buradayız işte, ulaşabiliyoruz demek ki. Bir de iyi bir kahve suyu edindik miydi, diğer parametreler ile artık sadece zevk için oynarız. Çünkü bendeniz, elimde kahve suyu varken tam olarak böyle yapıyorum. Kahveyi iyi bir şekilde demlemek bir iş olmaktan çıkıyor. En yalapşap demlemeyle 7/10 bir bardak elde ediyorum, kahvenin tat profili neyse direkt bardağa yansıyor. Canım isterse de 10/10'a ulaşmak için çalışıyorum.

İyi forumlar.:giggle:
 
Sadece peak water özelinde değil, genel olarak 'kahve suyu' tabirini kullanalım bence; amaç kahve suyu elde etmek çünkü.
Yapılmış cupping testleri var. Youtube'da çeşitli videolar bulabilirsiniz benden daha yetkin kişilerin hazırladığı.
Kendi kısıtlı tecrübemden diğerlerine cevap vereyim diyaloğun sürebilmesi adına.
- Su, öğütüm homojenliğinden önemli. Homojen bir öğütüm; kahvenin tadım notlarını daha berrak, daha keskin alabilmeye yarıyor. Öğütüm homojen değilse aynı tadım notlarını yuvarlak hatlarıyla, üst üste binmiş bir şekilde, üstünkörü alıyoruz. Kahvenin tadım notlarını alabilmek için de önce kahveyi demlemek gerekiyor. Kahveyi demlemek, kahveyi belirli bir oranda çözmekten ibaret. Kahveyi de su ile çözüyoruz. Çözücü ne kadar etkin ve kullanışlı ise, demleme o kadar rahat oluyor. Çözemediğimiz bir kahvenin tadım notlarını homojen öğütümle de olsa alamayız.
- Kahve için hazırlanmamış bir su ile demleme yaparken, döküş stiline dikkat ediyorum. Hangi döküş stili ne kadar ajitasyon oluşturuyor, yatağa nasıl etki ediyor, elimdeki su ile istediğim sonucu alabilmek için ne kadar ajite etmeliyim, kavurucu ne demiş, nasıl bir su kullanmış falan bunları hep düşünüyorum ve sonuç bu kadar düşünmeme değmiyor. Kahve suyu ile yaptığım demlemede ise 'iş olsun' diye, 'elimin ayarı bozulmasın' diye herhangi bir döküş stili kullanıyorum. 'Aaaa bugün canım spiral döküş çekti, aaa bugün düz dökeyim, aaaa bugün çember çizeyim' şeklinde takılıyorum. Sonuç da %90 ihtimalle böyle mutlu edecek kadar iyi oluyor. Sonra canım isterse bir dahaki demlemede bir şeyleri değiştirip daha iyi olması için çalışıyorum. Su, döküş stilinden de önemli.
- Sıcaklığı test etmedim. Natürel kahvelerde 92-93, yıkanmış kahvelerde 95-96 kullanıyorum. Ayrıca bir değişiklik yahut deney yapmadım.
- Öğütüm ayarından da önemli. Kahveyi dilediğince çözemedikten sonra kaç tık aşağı, kaç tık yukarı çıktığının pek önemi kalmıyor. Kahve suyu ile demleme yaparken öğütümde hiç dramatik bir değişiklik yaptığımı hatırlamıyorum. Genelde 3 tık arasında gidip geliyorum, o da zevk için çoğunlukla.
- En son ne zaman kalitesiz bir filtre kullandığımı hatırlamıyorum. Hatta en son ne zaman şu an kullandığımdan farklı bir filtre kullandığımı da pek hatırlamıyorum, geçen hafta mıydı, bir kere başka bir filtre kullanmıştım sanırım. O yüzden filtre karakterinin etkisi hakkında da bir yorum yapamayacağım.

Bu forumda toplanan bizlerin içtiği kahvelerin neredeyse hepsi 'iyi kahve' statüsünde. Bunu ticari kahvelere kıyas ile söylüyorum.
Kullandığımız sular da, hem mineral değerleri açısından hem de sağlık açısından; kahve demlemeye ve tüketime uygun sular. Bunu şebeke sularına kıyas ile söylüyorum.
Değirmendir, ekipmandır, filtredir; bir yerinden tutabildiysek zaten en azından vasat bir mertebedeyiz hepimiz.
E biraz ilgilendiysek, emek verdiysek, okuduysak, dinlediysek falan da; bir demlemeyi nasıl sonuçlandıracağımızı, neyle karşılaşırsak ne yapmamız gerektiğini de az çok öğrenmişizdir. Bilmediğimiz bir durumla karşılaşınca da gelip buradan öğrenebiliyoruz.
Hâl böyleyken, tecrübe ederek öğrendiğimi paylaşıyorum, tecrübemin değeri nedir, onu da bilmiyorum: İyi kahve çekirdeği edinmek ise isteğimiz, buradayız işte, ulaşabiliyoruz demek ki. Bir de iyi bir kahve suyu edindik miydi, diğer parametreler ile artık sadece zevk için oynarız. Çünkü bendeniz, elimde kahve suyu varken tam olarak böyle yapıyorum. Kahveyi iyi bir şekilde demlemek bir iş olmaktan çıkıyor. En yalapşap demlemeyle 7/10 bir bardak elde ediyorum, kahvenin tat profili neyse direkt bardağa yansıyor. Canım isterse de 10/10'a ulaşmak için çalışıyorum.

İyi forumlar.:giggle:
Oguzhan Bey,

Öncelikle detaylı tecrübe paylaşımlarınız için teşekkürler. Lakin açıklık getirmek adına soruyorum; kahve suyu dediğiniz Peak Water’mı oluyor?

Buzdağı’nı onunla filtre edip öyle mi atıyorsunuz ısıtıcıya?

Bu değerli tecrübelerinizde, su konusunda en üst nokta bu iki kombinasyon mu oldu? 😊
 
Oguzhan Bey,

Öncelikle detaylı tecrübe paylaşımlarınız için teşekkürler. Lakin açıklık getirmek adına soruyorum; kahve suyu dediğiniz Peak Water’mı oluyor?

Buzdağı’nı onunla filtre edip öyle mi atıyorsunuz ısıtıcıya?

Bu değerli tecrübelerinizde, su konusunda en üst nokta bu iki kombinasyon mu oldu? 😊

Kahve suyu için seçenekler çok aslında. Çeşme suyunu arıtıp minerallendiren arıtma sistemleri var. Third Wave Water gibi saf suya karıştırılan mineral setleri var. Ayrıca bu başlığın ilk sayfalarında görebileceğiniz üzere kendi suyunu hazırlayanlar var. Yabancı forumlarda paylaşılan su tarifleri var. Bir de bendenizin de kullandığı peak water sürahisi var.

Bendeniz peak water'da çeşme suyunu filtreliyorum. Peak Water'ın çeşme suyunuz için kullanılmasını önerdiği bir ayarı oluyor. Lakin bendeniz deneye deneye daha düşük bir ayarda aldığım suyun, tam istediğim ayarda olduğunu gördüm. Sudan beklediğim şey, açık kavrum çekirdekleri standart bir reçete ile kolayca çözmesi ve bunu yaparken kahveye garip tatlar katmaması. Bu su çoğu çekirdekte işe yarıyor. Daha koyu kavrumlar için daha yumuşak bir su alıyorum. Tatta bir gariplik sezersem bazen peak water suyu ile Nestle suyu karıştırarak tadını değiştirmeye çalışıyorum. Yani duruma göre sadece su ile oynuyorum, reçete sabit kalıyor.
 
Merhabalar, bu sıralar istanbul çeşme sularında dengesizlik olduğunu düşünen var mı? Oldukça yüksek ppmli su denk geliyor bana.400 ppm civarı
 
Hazırlaması zahmetli bir iş olduğundan, hazırlandıktan sonra ev ahalisi tarafından içilmemesi için yöntemler geliştirmek gerekiyor.

Misalen:
20220413_141120.jpg
 
42 sayfa yazıyı üşenmedim oturdum okudum. Benim evimde yıllardan beridir RO arıtma sistemi mevcut. Belli aralıklarla filtreleri yeniler ve kullanmaya devam ederiz. Bugün ölçüm yaptım 11 ppm veriyor. Burada okuduğum kadarı ile evimdeki suyu minerallendirerek kahve suyu elde edebilirim. Ancak çözelti hazırlamak için ya saf su satın alacağım belli aralıklarda, yada tatlandırıcı filtreden önce bypass vanası ile deiyonize filtre ekleyeceğim. Ardından hassas tartı almam gerekecek. Elde ettiğim suyu kontrol etmek için GH/KH test kiti. Mineraller var bir de tabi.

Son mesajları okudukça sanki bu su hazırlama işinden vazgeçilmiş de daha çok buzdağına yönelim artmış gibi algıladım. Başta verilen formüllerle kendi suyunu hazırlamaya devam edip fazlasıyla memnun olan var mı? Sonuçta hobi için yapıyorum uğraşmaktan çekinmiyorum ancak nerden baksanız 500 tl ile 1000 tl arası değişen bir masraf yapmam gerekecek başlayabilmek için. Sonrasında bir masrafım olmayacak ama başlangıçta yapacağım bu masrafa değecek mi?
11ppm onemli degil saf su gibi farzedebilirsiniz yada dediginiz gibi deionizer filtre alirsaniz tamamen sifir olur 200-300tl arasinda fiyatlari.
ayrica tarti sart degil kahve icin kullandiginiz tartiyi kullanin 0.x hassasiyetlidir zaten, gerekirse daha buyuk miktar hazirlayin, hasasiyet azalsin. Gh/kh kiti iyi olur tabi ama oda sart degil, basit tds metre ilede kontrol saglayabilirsiniz.
minerallerde cok pahali degil her biri 30-40tl, senelerce gidiyor. bir kismi yok piyasada zaten, ben potasyum bikarbonat bulamiyorum bayadir. Ama sodyum bikarbonat kolay, ucuz, keza magnezyum ve calsiumda bulunuyor her cesidi olmasada isinizi gorebilecek olanlar.
seviyorum diyorsunuz, usenmiyorsaniz, basitce baslayin mineralleri alarak, hosunuza gider pratik bulursaniz, tad olarakta fark goruyorsaniz, gelistirirsiniz.
 
42 sayfa yazıyı üşenmedim oturdum okudum. Benim evimde yıllardan beridir RO arıtma sistemi mevcut. Belli aralıklarla filtreleri yeniler ve kullanmaya devam ederiz. Bugün ölçüm yaptım 11 ppm veriyor. Burada okuduğum kadarı ile evimdeki suyu minerallendirerek kahve suyu elde edebilirim. Ancak çözelti hazırlamak için ya saf su satın alacağım belli aralıklarda, yada tatlandırıcı filtreden önce bypass vanası ile deiyonize filtre ekleyeceğim. Ardından hassas tartı almam gerekecek. Elde ettiğim suyu kontrol etmek için GH/KH test kiti. Mineraller var bir de tabi.

Son mesajları okudukça sanki bu su hazırlama işinden vazgeçilmiş de daha çok buzdağına yönelim artmış gibi algıladım. Başta verilen formüllerle kendi suyunu hazırlamaya devam edip fazlasıyla memnun olan var mı? Sonuçta hobi için yapıyorum uğraşmaktan çekinmiyorum ancak nerden baksanız 500 tl ile 1000 tl arası değişen bir masraf yapmam gerekecek başlayabilmek için. Sonrasında bir masrafım olmayacak ama başlangıçta yapacağım bu masrafa değecek mi?
Arıtma sisteminizden 11 ppm değer çıkması gerçekten çok az. Sağlık açısından da çok iyi değil. mineral filtrelerinizde sıkıntı var galiba. Yada mineral filtre yok sistemde. Biocera alkali filtre yada herhangi bir alkali filtre araştırmanızı öneririm. Konuyu biraz saptırdım ama okuyunca dayanamadım.
 
@OkanT bey merhaba, hem espresso hem de filtre demlemelerde Peak Water ile kendi arıtma sisteminden aldığımız suya mineral karıştırarak elde ettiğimiz suyu karşılaştıracak olsak sizin tercihiniz ne olurdu?
Peak Water kullandığımda en fazla 100 ppm civarı su alıyorum ve espresso da bu suyu kullanıyorum bu su için ‘ideal’ diyebilir miyiz?
 
Arıtma sisteminizden 11 ppm değer çıkması gerçekten çok az. Sağlık açısından da çok iyi değil. mineral filtrelerinizde sıkıntı var galiba. Yada mineral filtre yok sistemde. Biocera alkali filtre yada herhangi bir alkali filtre araştırmanızı öneririm. Konuyu biraz saptırdım ama okuyunca dayanamadım.
Ev tipi arıtma sistemleri genelde bu şekilde çalışıyor. Benim de evimdeki arıtma sistemi 15-20 ppm civarında çıktı sağlıyor.
 
Ev tipi arıtma sistemleri genelde bu şekilde çalışıyor. Benim de evimdeki arıtma sistemi 15-20 ppm civarında çıktı sağlıyor.
10-20ppm cikiyorsa banada mineral filtre yoktur gibi geldi, ro cikisinda o kadar veriyor genelde zaten, ist sebeke suyunda
 
@OkanT bey merhaba, hem espresso hem de filtre demlemelerde Peak Water ile kendi arıtma sisteminden aldığımız suya mineral karıştırarak elde ettiğimiz suyu karşılaştıracak olsak sizin tercihiniz ne olurdu?
Peak Water kullandığımda en fazla 100 ppm civarı su alıyorum ve espresso da bu suyu kullanıyorum bu su için ‘ideal’ diyebilir miyiz?
Peak water kullanmadim, surahiler yavas geliyor bana hiz olarak bekleyemiyorum :)
ama okudugum kadariyla ion exchage mantigi.
kendiniz yaparsaniz cok daha ozgursunuz, dusuk ppm su alanlar bence tercih edebilir kendi yapmayi.
kahveye gore degisir ama benim ictigim kahvelerde cok magnezyum, calcium ekleme ihtiyaci hissetmiyorum, cok az.
onemli olan buffer, alkalinite yani bikarbonatlar, yanlis bilmiyorsam peak bu konuda birsey yapamiyor, ama hata,i bilgide vermis olmayayim. Daha dogrusu filtre edip dusurebilir fakat yukseltmek gerektiginde saniyorum yukseltemiyor. Peak ile ilgili bilgim hataliysa kullananlar duzeltsin lutfen.
 
Son düzenleme:
Ev tipi arıtma sistemleri genelde bu şekilde çalışıyor. Benim de evimdeki arıtma sistemi 15-20 ppm civarında çıktı sağlıyor.
Hocam, kesinlikle mineral filtreniz kaliteli değildir yada yoktur. İstanbulda 195 olan şebeke suyunu membran da (ihlas aura cebilon) direk baktığımızda tds değeri 7-10 arası oluyor zaten. Üstüne post karbon filtreden (30 ppm) ve alkali mineral filtreden geçince (75 ppm) e çıkıyor.

10 ppm çıkan suyu uzun süre içmek çok sağlıklı değil.
 
Hocam, kesinlikle mineral filtreniz kaliteli değildir yada yoktur. İstanbulda 195 olan şebeke suyunu membran da (ihlas aura cebilon) direk baktığımızda tds değeri 7-10 arası oluyor zaten. Üstüne post karbon filtreden (30 ppm) ve alkali mineral filtreden geçince (75 ppm) e çıkıyor.

10 ppm çıkan suyu uzun süre içmek çok sağlıklı değil.
Yani bir bakayım hocam, araştırayım. Lakin çevremde de ev tipi arıtmalarda alınan sonuçlar benzer idi. Evde arıtma kullanıp 70-75 ppm çıktı alana ben pek denk gelmedim açıkçası. İşin sağlık tarafı önemli tabi, ama kaynak suları da düşük ppm li olabiliyor. Pınar madran kaynağı su, 30 ppm civarında mesela.
 
Evet çoğu ev tipi arıtma 10ppm civarı veriyor. Aosmith, ozmo mavi tek. gibi markalar evde kaç veriyor bilmiyorum ama galiba mineral ekleme kartuşu yoksa benzer olması lazım.
 
TDS kalemini yakın zamanda aldım. Daha önce yıllarca kullanmış olmama rağmen hiç ölçüm yapmamıştım. Birkaç hafta önce arıtma cihazını değiştirdim. 11 ppm ölçtüğüm cihazın hem filtre değişim zamanı gelmişti hem de tezgah altına geçmek istemiştim. Eski cihazım Omnipure 4'lü filtre kullanıyordu. (Amerikan filtre olarak da biliniyor) Sanırım son filtre Post Carbon filtresiydi. Alkali filtre yok. Post karbonun da ömrü bitmişti muhtemelen. Yeni cihazımda alkali filtre de mevcut. Çıktı olarak 28 ppm ölçtüm bugün. Daha yukarı çıkacağını pek zannetmiyorum. Arıtma cihazı kullananlar kaç ppm çıktı alıyor paylaşırlarsa daha sağlıklı bir kıyas yapabilirim kendimce. Biocera'yı daha önce duymamıştım. Yakın zamana kadar pek ilgilenmiyordum su ile. Aklıma düştü artık bir kere. İlk fırsatta ilgileneceğim. Farkındalık oluşturdunuz bende teşekkür ederim.
Hocam aynı şekilde ben de kontrol ettiğimde içme suyu sistemimde mineral filtresi var görünüyor, çıktı ise 27 ppm. Ev tipi içme suyu filreleme sistemlerinin yüzde doksanı da benzer şekilde çalışıyor diye biliyorum. Tabi mineral filtesi sağlığa zarar vermeyecek şekilde daha etkili bir filtre ile değiştirilebilir mi araştırmak gerekir.

B16D9340-2B69-4A2C-9FA7-9CA3F1E71618.jpeg
 
Geri
Üst