• Haziran Ayı Kahve Kulübü Toplu Alım Organizasyonu
    Sevgili Ziyaretçi Haziran ayı Kahve Kulübü ortak alım firması sizlerin oyları ile Niji Coffee seçildi. Bu konudan Mayıs ayı toplu alımı ile ilgili gelişmeleri öğrenebilirsin. Kahve Kulübü toplu alımı ve kulüp ile ilgili gelişmelerden, özel indirimlerden, yayınlardan hızlı bir şekilde haberdar olmak için buradan Whatsapp Kanalına katılmayı, Instagram ve Twitter adreslerinden bizi takip etmeyi unutmayın.
  • Telefon numaranızı paylaşmadan Kahve Kulübü duyurularından, güncel indirim ve kampanyalardan haberdar olmak istiyorsanız Bu Linke tıklayarak Kahve Kulübü Whatsapp Kanalını takip edebilirsiniz.

Kahve İçin İdeal Su

ben vakıf taşdelen kullanıyorum ve çok memnunum. suyun tadı kahveden bağımsız içtiğim en lezzetli su. ve mideyi hiç şişirmiyor(belki bilimsel bir açıklaması vardır:))
 
3-4 gündür abant geyiktepe üzerinde buradaki bilgiler ışığında denemeler yapıyorum , cidden tadım farkını hissetmek insana mutluluk veriyor.
110, 130 ve 150 ppm değerlerinde üç geyiktepe suyu hazırladım hepsinde tadım farkı hissetim.
130 ve 150 arasında kaldım. :)
Cidden arıtma olmasa bile saf su ve karışım ile abant geyiktepe/bolu'ya ilaveler yapınca bile fark yaratıyor. Uğramaya değer, çok teknik korkutucu geliyor ilk başta. Ama cidden basit.
Zaten korkutucu kısmını @Kahveciningalaksirehberi halletmiş :) Bize uygulamak kalıyor.
 
Aklimi yitirmek üzereyim.Alt tarafi granul kahve yerine filtre kahve icmek icin french press alayim demiştim.Şuan suya kadar indim.Uzun süredir denk geldiğinden abant su kullaniyordum.Sonradan sultan su almaya baslayinca suyun önemini anladım.Meğer abant su ideal sulardan biriymiş.Bir de su arayışına girmek istemiyorum bu iş beni yormaya başladı :)
 
Aklimi yitirmek üzereyim.Alt tarafi granul kahve yerine filtre kahve icmek icin french press alayim demiştim.Şuan suya kadar indim.Uzun süredir denk geldiğinden abant su kullaniyordum.Sonradan sultan su almaya baslayinca suyun önemini anladım.Meğer abant su ideal sulardan biriymiş.Bir de su arayışına girmek istemiyorum bu iş beni yormaya başladı :)

Markette Jacobs Monarch Millicano bulamamam üzerine ben de french press ile başladım. Moka pot, filtre kahve makinesi, hario skerton, comandante, v60, server, tartı, kettle ile devam etti. Tabii bu süreçte çeşitli kavuruculardan çeşit çeşit alınan kahveler de cabası. Bu süreç maddi manevi yıpratmaya başladı açıkçası ve ben bu durumun sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. Kahve işinin sonu yok, bu kadar gurme ve rafine bir zevk olmasına da gerek var mı emin olamıyorum. Bu sebeple artık ekipman almayı düşünmüyorum, ne olursa olsun, ne kadar etkili olduğu iddia edilirse edilsin.

Su konusuna gelirsek evimde abant ve buzdağı bulunduruyorum. Buzdağı ile yapılan kahve ve çayda garip bir tat alıyorum, bunun sebebi de bence mineralli su olmasından kaynaklı. İçerken gayet lezzetli gelen su kahve, çay hatta yemeklerde farklı oluyor sanki. Bu sebeple abant ile demliyorum.
 
Markette Jacobs Monarch Millicano bulamamam üzerine ben de french press ile başladım. Moka pot, filtre kahve makinesi, hario skerton, comandante, v60, server, tartı, kettle ile devam etti. Tabii bu süreçte çeşitli kavuruculardan çeşit çeşit alınan kahveler de cabası. Bu süreç maddi manevi yıpratmaya başladı açıkçası ve ben bu durumun sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. Kahve işinin sonu yok, bu kadar gurme ve rafine bir zevk olmasına da gerek var mı emin olamıyorum. Bu sebeple artık ekipman almayı düşünmüyorum, ne olursa olsun, ne kadar etkili olduğu iddia edilirse edilsin.

Su konusuna gelirsek evimde abant ve buzdağı bulunduruyorum. Buzdağı ile yapılan kahve ve çayda garip bir tat alıyorum, bunun sebebi de bence mineralli su olmasından kaynaklı. İçerken gayet lezzetli gelen su kahve, çay hatta yemeklerde farklı oluyor sanki. Bu sebeple abant ile demliyorum.
Belki burdakiler kizacak ama katılıyorum.İleri de espresso için yatirim yapabilirim ama filtre icin daha fazla ugraşmayacağım.Belki coğu kişi zevk aliyor bu işten ama benim gibi takinti seviyesine getiren insan da fazla diye dusunuyorum.Her adımda bir ekipman aldim.Hadi bu son hadi bu olmazsa olmaz.Hadi kettle çok önemli.En son su kaldı.Geriye dönüp baktığımda kendime inanamıyorum.Bir süre hiç bir şey almayıp biraz unutacağim zaten yaz geldi.Kahve içmek pek cazip gelmiyor.Yani içecegim kahveden bir çilek tadı almak icin bu kadar maddi manevi uğraşa gerek var mıydı? Tamamen kişisel bir soru ama benim için yoktu :)
 
Edit 11/06/2020: Bu hesaplamaların nasıl yapılacağını hiç yazmamışım. Water for Coffee kitabı elinde mevcut olanlar halihazırda bu hesaplamaları nasıl yapacağını öğrenmiştir, ben burada Türkçe olarak açıklamak isterim (bilimsel hesaplamanın copyright’ı olmaz değil mi?)

GH (Magnezyum, Kalsiyum, Sodyum) ve KH (Bikarbonat), bunların suyumuzda niye olması gerektiğini yukarıda anlatmıştım.

Eğer elimizde 0.0001 g tartabilecek tartı varsa, hesaplama yapmanıza gerek yok, işiniz çok kolay.

MgSO4•7H20 = 246.47 g/mol (İngiliz Tuzu)
NaHCO3 = 84 g/mol (İngiliz Bikarbonatı)

Gelelim 100 GH ve 100 KH hesaplamaya. 100 ppm GH, yani 100 mg/L GH’ın tamamının magnezyumdan kaynaklanmasını istersek, Mg iyonunun sertliğe nasıl etki ettiğini bilmemiz gerek. Her şey CaCO3 bazında hesaplanıyor çünkü molar kütlesi 100g. Magnezyum’un molar kütlesi 24,305 g, yukarıdaki işlemde [Mg++] x 4,1 yapmamızın sebebi de bu, 100’e ulaşmak, çünkü hepsini CaCO3 cinsinden vereceğiz.

HCO3-? Aynı mantık! HCO3- molar kütlesi 61g, 1.22’ye böldüğümüzde 50 çıkıyor, e formülün aslı Ca 2 CO3 2, yani bir Kalsiyum Karbonat oluşturmak için 2 adet bikarbonat iyonuna ihtiyacımız var, bu nedenle bir de 2’ye çarpıyoruz. Biliyorum gereksiz ve karışık ama takipte kalın.

Şimdi 100 GH oluşturmak için o kadar hassas tartılara ihtiyacımız var ki, işimiz çok ama çok zor olurdu eğer dilution diye bir yöntem olmasaydı.

Büyük bir gramajı çözelti yapıp içerisinden 5-10 mL almak çok zor değildir umarım. Ve büyük ölçekte iş yaptığımız için hata payı da daha düşük!

Bütün hesaplamaları yapmanıza gerek yok, oran-orantı kullansanız yeterli, çünkü:

1 Litre saf suya 24.63 g İngiliz tuzu koyup, başka 1 Litre saf suya 10 mL koyarsanız, 100 GH elde edeceksiniz.

1 Litre saf suya 16.79 Sodyum Bikarbonat, İngiliz Bikarbonatı koyup, başka 1 Litre saf suya oluşturduğunuz çözeltiden 10 mL koyarsanız, 100 KH elde edeceksiniz.

Ee 100 GH veya 100 KH istemezsek? Eğer ki 80 GH elde etmek isterseniz yine 10 mL ile, 24.63 x 0.8 (80/100) = 19.70 g İngiliz Tuzu kotabilirsiniz. 50 GH isterseniz 16.8 yerine 8.4g koyun çözeltiye.

İyi demlemeler!

İlk mesajımı editledim, umarım yardımcı olur!
 
James Hoffmann, şu videosunda bu konuya değiniyor. Kahveden tat alma konusunda ilerlemek iyi güzel, ama bir süre sonra, "iyi" olmayan kahve içemez hale geliyorsunuz. Arkadaş çevrenizde müşkülpesent, hiçbir kahveyi beğenmez biri olarak görülmeye başlıyorsunuz.



Benim böyle bir "gurme" arkadaşım vardı. Ne zaman bir araya gelinse, herkes "Aslında bizim yaptığımız yemekler sana layık değil ama..." diye söze başlar olmuştu. Arkadaşın özel bir gıcıklığı veya eleştirel yönü olmamasına rağmen bir süre sonra o da durumdan rahatsız olmaya başlamıştı...


Markette Jacobs Monarch Millicano bulamamam üzerine ben de french press ile başladım. Moka pot, filtre kahve makinesi, hario skerton, comandante, v60, server, tartı, kettle ile devam etti. Tabii bu süreçte çeşitli kavuruculardan çeşit çeşit alınan kahveler de cabası. Bu süreç maddi manevi yıpratmaya başladı açıkçası ve ben bu durumun sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. Kahve işinin sonu yok, bu kadar gurme ve rafine bir zevk olmasına da gerek var mı emin olamıyorum. Bu sebeple artık ekipman almayı düşünmüyorum, ne olursa olsun, ne kadar etkili olduğu iddia edilirse edilsin.

Su konusuna gelirsek evimde abant ve buzdağı bulunduruyorum. Buzdağı ile yapılan kahve ve çayda garip bir tat alıyorum, bunun sebebi de bence mineralli su olmasından kaynaklı. İçerken gayet lezzetli gelen su kahve, çay hatta yemeklerde farklı oluyor sanki. Bu sebeple abant ile demliyorum.
 
Bütün hobilerde böyle bu.
Kendinizi geliştirdikçe, elinizdeki ekipmanın eksiklikleri size batar hale geliyor.
Üniversite'de fotoğrafçılık ile ilgilendim, denemediğim makine ve lens kalmadı. Her aldığınızın çektiği fotoğrafları eleştirir hale geldim.
O konuda çok fazla vakit ayıramamaya başlayınca komple satıp, orta düzey bir aynasız makina + 18-55 lens aldım. Onu da hiçbir zaman sevmedim ama öyle duruyor işte.
Şu anda birincil hobim bisiklete harcağıdığım paradan bahsetmek istemiyorum. Neyse ki burada kondüsyon olarak, kişinin de bisiklete yetmesi gibi bir durum var. Bebeğimiz doğduğundan beri ben bisikletimin gerisinde kaldığım için uzun süre para rharcamam gibi. Harcamamaktan kastım, 1k+ birşey almam. Yoksa iç lastiktir, zincirdir, rubledir, yağdır bunlar bindikçe aşınıp yenilenmek zorunda olan şeyler zaten.
İkincil hobim an itibarfiyle kahve oldu. Handground değirmen, Moka Pot, French Press, V60, Aeropress ve çeşitli kavurucuların taze kahveleri vs derken. Şimdi de Comandante siparişi verdim.
Gerçekten bir hobi sahibi olmak fazla maliyetli. Özeliikle ülkemizdeki alım gücüyle de çok alakalı bu durum.
 
Bu konunun bir parçası gerçek bir şehir efsanesi bana göre.
Optimum (düzgün speckli -ph-tds-sertik-mineral dengesi- içme sularından biri, ro+içme suyu veya bwt tarzı sürahi ion exchange+içme suyu gibi) bir nokta yakalayıp bırakma taraftarıyım yoksa iş su/çekirdek eşleşmesine ve sonsuz kombinasyona gidiyor.
Tüm kavurucuların suları aynı olmadığına göre bu mantık bizi tek bir kaynaktan su ve çekirdek teminine götürüyor zira başka yerden alınan çekirdek de bu sefer eldeki suya uymayacak.
Bu durum ayrıca şu sonucu da doğuruyor, o kavurucunun suyu kullandığı her çekirdeği en iyi şekilde mi çözüyor? Böyle birşey de mümkün değil.
Ben ne yapıyorum, 1-2 alternatif su çözümü belirledim onları kullanıyorum, aldığım kahveden performans alamazsam bir daha almıyorum gayet basit. Yurtiçi, yurtdışı birçok alternatif var nasıl olsa benim damak tadıma ve kullandığım suya uygun keyifle içebilecegim cekirdek bulmak o kadar da zor değil.
 
Bu konunun bir parçası gerçek bir şehir efsanesi bana göre.
Optimum (düzgün speckli -ph-tds-sertik-mineral dengesi- içme sularından biri, ro+içme suyu veya bwt tarzı sürahi ion exchange+içme suyu gibi) bir nokta yakalayıp bırakma taraftarıyım yoksa iş su/çekirdek eşleşmesine ve sonsuz kombinasyona gidiyor.
Tüm kavurucuların suları aynı olmadığına göre bu mantık bizi tek bir kaynaktan su ve çekirdek teminine götürüyor zira başka yerden alınan çekirdek de bu sefer eldeki suya uymayacak.
Bu durum ayrıca şu sonucu da doğuruyor, o kavurucunun suyu kullandığı her çekirdeği en iyi şekilde mi çözüyor? Böyle birşey de mümkün değil.
Ben ne yapıyorum, 1-2 alternatif su çözümü belirledim onları kullanıyorum, aldığım kahveden performans alamazsam bir daha almıyorum gayet basit. Yurtiçi, yurtdışı birçok alternatif var nasıl olsa benim damak tadıma ve kullandığım suya uygun keyifle içebilecegim cekirdek bulmak o kadar da zor değil.

Dediğinize katılıyorum, çekirdek-su eşleşmesi yarışma haricinde uğraşmak tam bir zaman kaybı kendi açımdan.

Ama durum şöyle izah edilebilir, benim kullandığım su değerleri Rao/Perger water dediğimiz bir tarif. Maksat hiçbir zaman en iyi suyu değil, ortak bir dil oluşturmak adınaydı. Bir yarışma kahvesi bana geldiğinde ben yarışmacıya su değerlerini soruyorum, ona göre ayarlamalar yapıyorum ki aramızdaki tek ama tek fark döküş tarzımız olsun.

Eğer kahveyi aldık beğenmediysek, su pekala sorun olabilir, diğer her şey denendiyse. Bu durumda kavurucumuzun su değerlerini öğrenip ona göre ayarlamak mümkün oluyor. Değirmende istikrara ve homojenliğe önem veriyorsak, damacana suların değişimini ve farklılığını gözden kaçırmamalıyız.
 
Geri
Üst