S.Yavuz
Barista
- Konum
- İstanbul/Türkiye
- İsim
- Serkan Yavuz
Daha fazla
- İsim
- Serkan Yavuz
- Değirmen
- Mahlkönig
- sezycoffee
Ben galiba artık ikinci bir hesap açıp nickini de şahsım yapacağım. Markayla sıfır alaka yazacağım altına
Şaka bir yana satıcı kısmıyla işin içinde olduğum için sanırım herhalde iki senedir falan mümkün olduğunca uygun bir dille yukarıda da bahsedilen sorunu bile getiriyorum. Hatta daha önce yazarken benzer problemin pek çok sektörde yaşandığını da belirtmiştim. Bu durum sadece kahveye özel bir durum değil ama üretici tüketici arasındaki bu "indirim" adlı pazarlama stratejisi gerçekten çok can sıkıcı. Sorunu iki senedir dile getiren biri olarak kendimi tutamayıp düşündüklerimi bir kez daha yazacağım. Lütfen kimse kusura bakmasın ama bence artık gerçekten komik bir hal almaya başladı. 10 liraya satılacak bir ürüne 15-20 lira etiket koyup sonra bütün sene o veya bu şekilde süper kasım, yakışıklı ağustos, İstanbul'un kurtuluşu, Madagaskar'ın kuruluşu gibi sebeplerle indirim vermek bence her şeyden önce etik değil. İkincisi hangi sektör olursa olsun tüketiciye karşı ayıp. Üçüncüsü ve burada da dile getirilen bir diğer sonucu ise bu sorun yaygınlaştıkça sadece indirim veren firmayı değil tüm sektörü kötü etkiliyor.
Ağustos ayında sevgili forumcuların seçimiyle toplu alıma layık görülmüştük. İndirimi sadece 250 gram seçeneğinde sunabildik ve sebebini de açıklamıştım. 1000 gram seçeneğimiz kurulduğumuzdan bugüne 750 gram üzerinden fiyatlandırılıyor, bu fiyat üzerinden indirim vermem mümkün değil çünkü indirim verecek kadar bir kar marjı (brüt) yok fiyat etiketinde demiştim. Aslında mesela kilo fiyatını 1000 gram üzerinden hesaplayıp bütün sene boyunca o veya bu sebeple "KİLOLUK ALIMLARDA %25 İNDİRİM" diyebilirdik. Ülke şartları, kurlar, enflasyon, faiz/finansman yükü, gümrük navlun vb sorunlar zaten her sektördeki üreticileri yeterince zorluyor. Bu indirim odaklı pazarlama stratejisi çözüm değil aksine her sektör için ekstra bir yük bence çünkü tüketicilerin büyük bölümü bu indirimlerin gerçek olduğunu düşünüyor. Haliyle de x firma şu kadar indirim verdi y ne kadar verecek, z vermezse almam gibi yaklaşıyor konuya. Bize bile mevcut fiyatlarımıza rağmen daha indirim daha indirim diye ne kadar talep geldiğini duysanız inanamazsınız. Ancak maalesef bu sorun daha önce söylediğim üzere sadece kahve üreticileri ya da indirim odaklı tüketicilerle sınırlı da değil.
Bu iş artık öylesine yaygın bir soruna dönüştü ki hemen hemen herkes bunu doğal görüp ona göre strateji geliştirmeye çalışıyor. Türkiye'nin en tanınmış sosyal medya ajanslarından iki hatta üç tanesiyle çalıştık veya deneme yaptık. Hepsi reklam stratejisi olarak "fiyatlarınızı önce arttırın sonra onun üzerinden her ay çeşitli indirim kampanyaları düzenleyelim" dedi. Anlı şanlı koskoca ajansların pazarlama stratejisi bu oldu. Yine anlı şanlı pazaryerlerinin önerileri de hep aynı oluyor. Şu indirimimiz var katılır mısınız diye kim arasa "fiyatları biraz yükseltelim, üzerinden indirim verelim" diyor. Böyle bir ortamda hep söylediğim üzere bu işin nihai çözümü tüketicilerde. Gördüğünüz üzere sorun kahve sektörüyle sınırlı değil. Çok daha derin, çok daha temel bir sorun. Daha önce de aynı örneği yazmıştım. Bizim eski evin orada çok da tanınmış bir markanın bayisi dört beş sene boyunca "KAPATIYORUZ! MUAZZAM İNDİRİMLERİ KAÇIRMAYIN!" yazmıştı bütün vitrinlere. Ben beş sene sonra taşındım, o hala kapatmadı
Sonuçta online olarak tüm Türkiye'ye hizmet veren bir yer de değil. Aynı mahalledeki birkaç bin nüfusa hizmet veriyor ve senelerce aynı hikayeyle insanları uyutabiliyor. "İndirim" hikayesi maalesef bu kadar kanıksanmış durumda. Hep söyledim yine söyleyeyim, bir satıcı bir ürüne indirim verdiğinde benim ilk düşündüğüm şu olur. Bu adam normalde bu ürüne ne kadar kar koyuyor ki böyle bir indirim verip hala para kazanabiliyor?
Ağustos ayında sevgili forumcuların seçimiyle toplu alıma layık görülmüştük. İndirimi sadece 250 gram seçeneğinde sunabildik ve sebebini de açıklamıştım. 1000 gram seçeneğimiz kurulduğumuzdan bugüne 750 gram üzerinden fiyatlandırılıyor, bu fiyat üzerinden indirim vermem mümkün değil çünkü indirim verecek kadar bir kar marjı (brüt) yok fiyat etiketinde demiştim. Aslında mesela kilo fiyatını 1000 gram üzerinden hesaplayıp bütün sene boyunca o veya bu sebeple "KİLOLUK ALIMLARDA %25 İNDİRİM" diyebilirdik. Ülke şartları, kurlar, enflasyon, faiz/finansman yükü, gümrük navlun vb sorunlar zaten her sektördeki üreticileri yeterince zorluyor. Bu indirim odaklı pazarlama stratejisi çözüm değil aksine her sektör için ekstra bir yük bence çünkü tüketicilerin büyük bölümü bu indirimlerin gerçek olduğunu düşünüyor. Haliyle de x firma şu kadar indirim verdi y ne kadar verecek, z vermezse almam gibi yaklaşıyor konuya. Bize bile mevcut fiyatlarımıza rağmen daha indirim daha indirim diye ne kadar talep geldiğini duysanız inanamazsınız. Ancak maalesef bu sorun daha önce söylediğim üzere sadece kahve üreticileri ya da indirim odaklı tüketicilerle sınırlı da değil.
Bu iş artık öylesine yaygın bir soruna dönüştü ki hemen hemen herkes bunu doğal görüp ona göre strateji geliştirmeye çalışıyor. Türkiye'nin en tanınmış sosyal medya ajanslarından iki hatta üç tanesiyle çalıştık veya deneme yaptık. Hepsi reklam stratejisi olarak "fiyatlarınızı önce arttırın sonra onun üzerinden her ay çeşitli indirim kampanyaları düzenleyelim" dedi. Anlı şanlı koskoca ajansların pazarlama stratejisi bu oldu. Yine anlı şanlı pazaryerlerinin önerileri de hep aynı oluyor. Şu indirimimiz var katılır mısınız diye kim arasa "fiyatları biraz yükseltelim, üzerinden indirim verelim" diyor. Böyle bir ortamda hep söylediğim üzere bu işin nihai çözümü tüketicilerde. Gördüğünüz üzere sorun kahve sektörüyle sınırlı değil. Çok daha derin, çok daha temel bir sorun. Daha önce de aynı örneği yazmıştım. Bizim eski evin orada çok da tanınmış bir markanın bayisi dört beş sene boyunca "KAPATIYORUZ! MUAZZAM İNDİRİMLERİ KAÇIRMAYIN!" yazmıştı bütün vitrinlere. Ben beş sene sonra taşındım, o hala kapatmadı
