• Haziran Ayı Kahve Kulübü Toplu Alım Organizasyonu
    Sevgili Ziyaretçi Ekim ayı Kahve Kulübü ortak alım firması sizlerin oyları ile Coffee Department seçildi. Bu konudan Ekim ayı toplu alımı ile ilgili gelişmeleri öğrenebilirsin. Kahve Kulübü toplu alımı ve kulüp ile ilgili gelişmelerden, özel indirimlerden, yayınlardan hızlı bir şekilde haberdar olmak için buradan Whatsapp Kanalına katılmayı, Instagram ve Twitter adreslerinden bizi takip etmeyi unutmayın.
  • Telefon numaranızı paylaşmadan Kahve Kulübü duyurularından, güncel indirim ve kampanyalardan haberdar olmak istiyorsanız Bu Linke tıklayarak Kahve Kulübü Whatsapp Kanalını takip edebilirsiniz.

Coffeerem Roastery

Kendi kahvelerinizi kendiniz puanladığınız için olabilir mi Utku Bey? Kendi kahvelerinizi puanlarken ne kadar objektif olabilirsiniz? Ayrıca siz daha iyi bilirsiniz ki nitelikli kahve şeffaf olmalı, İZLENEBİLİR OLMALI, yıkama istasyonu bilgisi gerekli, yıkama istasyonu sahibi ismi olmalı, çiftçilere dair bilgi bilgi olmalı, adil ticaret yaptığınıza dair bilgi olmalı. Sitenizde bunların hiçbiri ya yok ya da genel geçer şekilde boşluk dolsun diye yazılmış genel ifadeler. Yoksa yanılıyor muyum? Eğer öyle değilse de aydınlatın bizi. Sonuçta Q arabica grader olan sizsiniz.

İZLENEBİLİRLİK VE FAIR TRADE ayrı kriterleri olan kavramlardır. Bir kahvenin çiftçisinin adının bilinebiliyor olması onu nitelikli kahve yapabilecek kavram değildir. Bu sene nitelikli kahve üreten çiftçinin önümüzdeki sene nitelikli kahve üreteceğinin garantisi olamayacağı gibi, aynı çiftlikte ve yıkama istasyonunda bir çok kaliteye sahip kahve üretilebilir. Bunlar ayrı başlık altında sorulup ayrı başlık altında cevaplanabilir. Neden her kahvede izlenilebilirlik (ki bazı kahvelerimizde mevcut ) ve fair trade sertifikası yok diye.


En son takip ettiğim kadarı ile, nitelikli kahve için yeşil kahve analizi, kavrulmuş kahve analizi, ve tat analizi yeterli idi. Kriterlerde genel geçer size bana göre oluşan değil dünyada kabul görmüş kriterlerdi. Siz tabi ki de bu bence nitelikli değil dersiniz ama o tabi literatürde sizce olarak kalır.

Ticari bir amaçla kahvenin puanlanması oluşabilecek risklerden dolayı etik görülen ve tavsiye edilen bir durum değil zaten . Bir tüketicinin nitelikli olmayan bir kahveyi nitelikli kahve diye alması ve ya nitelikli bir kahvenin niteliksiz diye daha düşük ücretten işlem görmesi gibi sebeplerden ötürü.

Ancak bir kahvenin CQI KALİTE ROPORU na sahip olabilmesi, günümüzde çok konforlu ve pratik bir yöntem olmadığı için, şu anda Avrupa da dahil olmak üzere Dünyada puanlarını bildiğimiz , o ne güzel kahve dediğimiz kahvelerin hemen hemen hepsi, satan firmaların bünyesindeki Qgraderlar tarafından yapılıyor.

Yapılan puanlamalarda herhangi bir yanıltıcı ve ya suistimal edici bir durum olmadığı sürece, tüketici ye referans olması için ortak bir dil olması, ortak argümanların kullanılması ve bir puanlama sisteminin olması, çok ta yanlış görülen bir durum olmasa gerek ki tercih ediliyor.

Orijinde puanlaması 80 üstü olan kahvelerin teyidini burada yapıp paylaşıyoruz. Bizce düşük çıkarsa düşük olanı paylaşıyoruz.

Genelde 80 altı puana sahip kahvelerin orijinde puanlaması olmuyor. Burada tüketiciye referans olması için puanlamasını yapıp paylaşıyoruz ki çoğunlukla 80 altı çıkıyorlar. Ve biz hiç bir şekilde hmm bu nitelikli ya al bunu demediğimiz içinde etik dışı yanıltıcı bir faaliyet yaptığımızı düşünmüyoruz.

Daha öncesinde etik olmaması vs. diye yapmıyorduk ama gelen yoğun talepler doğrultusunda, şu aşamada referans olması adına yapıyoruz.
Nitelikli kahve portföyümüzü tamamladıktan sonra puanlaması tartışmaya açık olmayacak kahveler hariç diğerlerini paylaşmayı durdurmayı hali hazırda düşünüyoruz.

Portföyümüzdeki kahveler ile ilgili hiç bir zaman hepsi nitelikli, hepsi müthiş gibi bir iddiamız olmadı.

Ama bu demek değil ki portföyümüzde nitelikli kahvemiz yok. Nitelikli kahve olma kriterini her aşamada sağlayan, sizin kriterlerinizden olan çiftlik sahibi vs. ismi belli olma kriterlerini de sağlayan, sadece bizim puanlamamızla değil Avrupa ve dünyada kabul görmüş, puanlaması onaylanmış ve Avrupa ve dünyada tüketilen kahvelerimiz de var.

Firma olarak ta sektördeki bir çok firmadan çok daha fazla şeffaf olduğumuzu düşünüyorum. Sektörde ki paydaşlarımız ile her konuyu her bilgiyi eksiksiz paylaşmaya özen gösteriyoruz.

Bilmiyorum açıklayabildim mi. Açık kalan kısımları daha detaylı yazabilirim. Kahve ile ilgili yazıları forumları, elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum . Bu tarz platformlar, bizim her zaman severek takip ettiğimiz, bizim için itici ve öğretici platformlar. Ama hangi konu ile alakalı olursa olsun, bir şeye kesinlikle inanmıyorum deyip kestirip atmak konuyu farklı bir yere taşıyor. Konu bilgi edinmekten, öğrenmekten ve ya sorgulamaktan çıkıyor.
 
Son düzenleme:
İZLENEBİLİRLİK VE FAIR TRADE ayrı kriterleri olan kavramlardır. Bir kahvenin çiftçisinin adının bilinebiliyor olması onu nitelikli kahve yapabilecek kavram değildir. Bu sene nitelikli kahve üreten çiftçinin önümüzdeki sene nitelikli kahve üreteceğinin garantisi olamayacağı gibi, aynı çiftlikte ve yıkama istasyonunda bir çok kaliteye sahip kahve üretilebilir. Bunlar ayrı başlık altında sorulup ayrı başlık altında cevaplanabilir. Neden her kahvede izlenilebilirlik (ki bazı kahvelerimizde mevcut ) ve fair trade sertifikası yok diye.


En son takip ettiğim kadarı ile, nitelikli kahve için yeşil kahve analizi, kavrulmuş kahve analizi, ve tat analizi yeterli idi. Kriterlerde genel geçer size bana göre oluşan değil dünyada kabul görmüş kriterlerdi. Siz tabi ki de bu bence nitelikli değil dersiniz ama o tabi literatürde sizce olarak kalır.

Ticari bir amaçla kahvenin puanlanması oluşabilecek risklerden dolayı etik görülen ve tavsiye edilen bir durum değil zaten . Bir tüketicinin nitelikli olmayan bir kahveyi nitelikli kahve diye alması ve ya nitelikli bir kahvenin niteliksiz diye daha düşük ücretten işlem görmesi gibi sebeplerden ötürü.

Ancak bir kahvenin CQI KALİTE ROPORU na sahip olabilmesi, günümüzde çok konforlu ve pratik bir yöntem olmadığı için, şu anda Avrupa da dahil olmak üzere Dünyada puanlarını bildiğimiz , o ne güzel kahve dediğimiz kahvelerin hemen hemen hepsi, satan firmaların bünyesindeki Qgraderlar tarafından yapılıyor.

Yapılan puanlamalarda herhangi bir yanıltıcı ve ya suistimal edici bir durum olmadığı sürece, tüketici ye referans olması için ortak bir dil olması, ortak argümanların kullanılması ve bir puanlama sisteminin olması, çok ta yanlış görülen bir durum olmasa gerek ki tercih ediliyor.

Orijinde puanlaması 80 üstü olan kahvelerin teyidini burada yapıp paylaşıyoruz. Bizce düşük çıkarsa düşük olanı paylaşıyoruz.

Genelde 80 altı puana sahip kahvelerin orijinde puanlaması olmuyor. Burada tüketiciye referans olması için puanlamasını yapıp paylaşıyoruz ki çoğunlukla 80 altı çıkıyorlar. Ve biz hiç bir şekilde hmm bu nitelikli ya al bunu demediğimiz içinde etik dışı yanıltıcı bir faaliyet yaptığımızı düşünmüyoruz.

Daha öncesinde etik olmaması vs. diye yapmıyorduk ama gelen yoğun talepler doğrultusunda, şu aşamada referans olması adına yapıyoruz.
Nitelikli kahve portföyümüzü tamamladıktan sonra puanlaması tartışmaya açık olmayacak kahveler hariç diğerlerini paylaşmayı durdurmayı hali hazırda düşünüyoruz.

Portföyümüzdeki kahveler ile ilgili hiç bir zaman hepsi nitelikli, hepsi müthiş gibi bir iddiamız olmadı.

Ama bu demek değil ki portföyümüzde nitelikli kahvemiz yok. Nitelikli kahve olma kriterini her aşamada sağlayan, sizin kriterlerinizden olan çiftlik sahibi vs. ismi belli olma kriterlerini de sağlayan, sadece bizim puanlamamızla değil Avrupa ve dünyada kabul görmüş, puanlaması onaylanmış ve Avrupa ve dünyada tüketilen kahvelerimiz de var.

Firma olarak ta sektördeki bir çok firmadan çok daha fazla şeffaf olduğumuzu düşünüyorum. Sektörde ki paydaşlarımız ile her konuyu her bilgiyi eksiksiz paylaşmaya özen gösteriyoruz.

Bilmiyorum açıklayabildim mi. Açık kalan kısımları daha detaylı yazabilirim. Kahve ile ilgili yazıları forumları, elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum . Bu tarz platformlar, bizim her zaman severek takip ettiğimiz, bizim için itici ve öğretici platformlar. Ama hangi konu ile alakalı olursa olsun, bir şeye kesinlikle inanmıyorum deyip kestirip atmak konuyu farklı bir yere taşıyor. Konu bilgi edinmekten, öğrenmekten ve ya sorgulamaktan çıkıyor.
Cevap için teşekkür ederim Utku Bey, evet tabi ki çiftlik sahibinin isminin geçmesi onu nitelikli bir kahve yapmıyor ama güncel olarak nitelikli kahvede istenilen kriterlerde şeffaflık ve izlenebilirlik önemli bir rol teşkil ediyor. Avrupa da CQI puanını bırakıp kendi puanlarını yapan büyük işletmeler var, özellikle o ünlü italyan pembe fontlu roastery de buna dahil. Ve evet onun da nitelikli kahveye ihanet ettiğini düşünüyorum. Gerek tarlasındaki insanları yüksek oranda sömürmesi, gerek fermantasyon alanında proses ve işlem basamaklarını gizlemesi gibi konular onu bu sektörün Coca Cola'sı olma yolunda emin adımlarla ilerletiyor. Buna karşın Avrupada her konuda şeffaflığını koruyan işletmeler de var örneğin Coffee Circulor. Çiftçiye ne kadar ücret ödendiğinden tutun da işletmeye giren yeşil çekirdek ücretini, satış ücretini, çiftlik bilgisi, detaylı hasat bilgisi, detaylı fermantasyon bilgileri, fermantasyonu yapan kişinin ismini (kişiye ve emeğine, yeteneğine duydukları saygıdan ve tanınması gerektiğini düşünmelerinden) paylaşıyorlar. Bizde bunu görünce doğal olarak diyoruz ki sanırım şeffaflık budur. Ki zaten bu sektörün önde gelen araştırmacıları da bu savı destekliyor (James Hoffman, Scot Rao). Ama sonuç olarak bizleri özellikle Birlik Kahve konusunda ilk elden bilgi sahibi olmanız ve yazdıklarınızla bizleri aydınlatmanız kişisel olarak beni mutlu etti. Kendi adıma size çok teşekkür ederim.
 
Cevap için teşekkür ederim Utku Bey, evet tabi ki çiftlik sahibinin isminin geçmesi onu nitelikli bir kahve yapmıyor ama güncel olarak nitelikli kahvede istenilen kriterlerde şeffaflık ve izlenebilirlik önemli bir rol teşkil ediyor. Avrupa da CQI puanını bırakıp kendi puanlarını yapan büyük işletmeler var, özellikle o ünlü italyan pembe fontlu roastery de buna dahil. Ve evet onun da nitelikli kahveye ihanet ettiğini düşünüyorum. Gerek tarlasındaki insanları yüksek oranda sömürmesi, gerek fermantasyon alanında proses ve işlem basamaklarını gizlemesi gibi konular onu bu sektörün Coca Cola'sı olma yolunda emin adımlarla ilerletiyor. Buna karşın Avrupada her konuda şeffaflığını koruyan işletmeler de var örneğin Coffee Circulor. Çiftçiye ne kadar ücret ödendiğinden tutun da işletmeye giren yeşil çekirdek ücretini, satış ücretini, çiftlik bilgisi, detaylı hasat bilgisi, detaylı fermantasyon bilgileri, fermantasyonu yapan kişinin ismini (kişiye ve emeğine, yeteneğine duydukları saygıdan ve tanınması gerektiğini düşünmelerinden) paylaşıyorlar. Bizde bunu görünce doğal olarak diyoruz ki sanırım şeffaflık budur. Ki zaten bu sektörün önde gelen araştırmacıları da bu savı destekliyor (James Hoffman, Scot Rao). Ama sonuç olarak bizleri özellikle Birlik Kahve konusunda ilk elden bilgi sahibi olmanız ve yazdıklarınızla bizleri aydınlatmanız kişisel olarak beni mutlu etti. Kendi adıma size çok teşekkür ederim.
Şeffaflığın, gereksiz ve kötü bir şey olduğunu tabi ki de savunmuyorum ve ya düşünmüyorum. Zaman bilgi zamanı, şeffaflık zamanı.

Ama şahsi düşüncem günümüzde şeffaflığın ticari bir yaklaşım olduğu, bir iş modeli olduğu. Avrupa gibi sektörün gelişmiş olduğu ülkelerde firmalar, farkındalık yaratmak ve mevcut sektörden pay almak için daha radikal modellere yönelebiliyorlar. Avantajları ise bu modeli destekleyebilecek faktörlerin orada mevcut olması. Bu modelin oluşturduğu katma değerin tüketici tarafından kabul görmesi. Katma değeri kabul eden tüketici oranının, modeli geliştiren firmaları tatmin etmesi gibi.

Pembe paketli dediğiniz arkadaş aklıma gelen arkadaş ise eğer, bu modele ihtiyaç duymuyor, Çünkü farkındalığını başka bir konuda yaratmış diye yorumlarım mesela ben.

Ama burada geliştirilen bir proje ile ilgili, katma değere katlanabilmeyi geçtim ( ki bu bir tercihtir, herkes zorunlu olarak katlanacak destekleyecek değildir) demoralize edici söylemlere bulunabiliyoruz.

Mesela bir mesajda 3 liralık kahveyi 4 katına çıkarması kullanıcı dostu değil diye yazılmış .Takip ettiğim kadarı ile üretici ülkelerde özellikle undergrade kahvelere bu tarz projeler yapılıyor ki, kahve bir nebze de olsun kurtarılabilsin.
Üretici ülkelerde yetiştiriciler, undergrade ve ya niteliksiz kahve yetiştirmeye can atmıyorlar. Bir kahvenin, nitelikli kalabilmesi için en başından en sonuna çok kritik bir dönem geçirmesi gerekiyor. En basitinden hasat zamanı yağan bir yağmur, yıllık aldığı yağış miktarı ve ya güneş miktarındaki yetersizlik direk kahveye defecti yapıştırabiliyor.

4 kat fiyatlandırma da projeyi gerçekleştirene bir nevi motivasyon kaynağı oluyor. Devam etme, başarısız olsa da başarılı olmayı amaçlama gibi.
Ev telefonunu cebe sığdıran, cep telefonunu dokunmatik yaptıran, milyonlarca uygulamayı bir ekrana sığdıran hep aynı motivasyonun kaynağının sonucu.

Peki biz ne yapıyoruz ve ya ne yapacağız_?
Öncelikle birer kahve sever olarak, gelişmeleri ve olanakları yakından takip edip, kabiliyetimiz ve yapabileceğimiz doğrultuda bulunduğumuz sektörü geliştirmeye çabalıyoruz. Ama ne yazık ki sattığımız her kahve ile ilgili detaylı bir izlenebilirliğe sahip olmak mümkün gözükmüyor. Olanaklar ve süreç imkanları dahilinde. Ticari bir sır olduğundan dolayı değil.

Realitede 20 ton bir kahvenin ki bir 20 dc kont. eder. İzlenebilirliğini detaylı olarak çıkarabilmek ayrı bir iş süreci. Gönül ister ki her çuvalın detaylı analizini toplayalım ama ne yazık ki bu iş süreci ekstra ve yüklü bir maliyet. (Her ne kadar çok itici gelse de bu söylem ama gerçek bu)
Birde şöyle bir durum var, bir ekmek fırınına gittiniz. Bir ekmek alacaksınız 2 TL. Fırıncıya dediniz bu ekmeğin unu hangi değirmenden. Fırıncının vereceği cevap kısa ve net olur, alacaksan al yoksa tezgahın önünü kapatma.
Ama bir ekşi maya ekmek yapan fırına gittiniz. Değirmen, un, süreç detaylı anlatılır. Ama ekmek 20 TL.
Globalde de f/p ürünlerinde yaklaşım aynıdır. Katma değer azdır. Emek görece azdır.
F/P ürünleri kötüdür iyidir demiyorum. Gereklidir gereksizdir oda ayrı bir başlıkta tartışılabilir.

Ama nitelikli kahve portföyümüzü genişletmeyi, tüketiciyi her kriteri ile tatmin edici kahveleri de portföyümüze eklemeyi canı gönülden arzuluyoruz. Bu yönde çalışmalarımızı da yapıyoruz.

Her türlü eleştiriye açığız. Her eleştirilerden bir parçada olsa bir şeyler çıkarabiliyoruz.
Eleştirilerin direk bize yapılması gibi bir gayemiz de yok. Public olması böyle forumlarda paylaşılması bizim için daha yapıcı oluyor. Genelde oluşan tepkiyi daha net görebiliyoruz. Bulunan çözümler, yapılan düzeltmeler, daha da genele hitap edebiliyor.
 
Şeffaflığın, gereksiz ve kötü bir şey olduğunu tabi ki de savunmuyorum ve ya düşünmüyorum. Zaman bilgi zamanı, şeffaflık zamanı.

Ama şahsi düşüncem günümüzde şeffaflığın ticari bir yaklaşım olduğu, bir iş modeli olduğu. Avrupa gibi sektörün gelişmiş olduğu ülkelerde firmalar, farkındalık yaratmak ve mevcut sektörden pay almak için daha radikal modellere yönelebiliyorlar. Avantajları ise bu modeli destekleyebilecek faktörlerin orada mevcut olması. Bu modelin oluşturduğu katma değerin tüketici tarafından kabul görmesi. Katma değeri kabul eden tüketici oranının, modeli geliştiren firmaları tatmin etmesi gibi.

Pembe paketli dediğiniz arkadaş aklıma gelen arkadaş ise eğer, bu modele ihtiyaç duymuyor, Çünkü farkındalığını başka bir konuda yaratmış diye yorumlarım mesela ben.

Ama burada geliştirilen bir proje ile ilgili, katma değere katlanabilmeyi geçtim ( ki bu bir tercihtir, herkes zorunlu olarak katlanacak destekleyecek değildir) demoralize edici söylemlere bulunabiliyoruz.

Mesela bir mesajda 3 liralık kahveyi 4 katına çıkarması kullanıcı dostu değil diye yazılmış .Takip ettiğim kadarı ile üretici ülkelerde özellikle undergrade kahvelere bu tarz projeler yapılıyor ki, kahve bir nebze de olsun kurtarılabilsin.
Üretici ülkelerde yetiştiriciler, undergrade ve ya niteliksiz kahve yetiştirmeye can atmıyorlar. Bir kahvenin, nitelikli kalabilmesi için en başından en sonuna çok kritik bir dönem geçirmesi gerekiyor. En basitinden hasat zamanı yağan bir yağmur, yıllık aldığı yağış miktarı ve ya güneş miktarındaki yetersizlik direk kahveye defecti yapıştırabiliyor.

4 kat fiyatlandırma da projeyi gerçekleştirene bir nevi motivasyon kaynağı oluyor. Devam etme, başarısız olsa da başarılı olmayı amaçlama gibi.
Ev telefonunu cebe sığdıran, cep telefonunu dokunmatik yaptıran, milyonlarca uygulamayı bir ekrana sığdıran hep aynı motivasyonun kaynağının sonucu.

Peki biz ne yapıyoruz ve ya ne yapacağız_?
Öncelikle birer kahve sever olarak, gelişmeleri ve olanakları yakından takip edip, kabiliyetimiz ve yapabileceğimiz doğrultuda bulunduğumuz sektörü geliştirmeye çabalıyoruz. Ama ne yazık ki sattığımız her kahve ile ilgili detaylı bir izlenebilirliğe sahip olmak mümkün gözükmüyor. Olanaklar ve süreç imkanları dahilinde. Ticari bir sır olduğundan dolayı değil.

Realitede 20 ton bir kahvenin ki bir 20 dc kont. eder. İzlenebilirliğini detaylı olarak çıkarabilmek ayrı bir iş süreci. Gönül ister ki her çuvalın detaylı analizini toplayalım ama ne yazık ki bu iş süreci ekstra ve yüklü bir maliyet. (Her ne kadar çok itici gelse de bu söylem ama gerçek bu)
Birde şöyle bir durum var, bir ekmek fırınına gittiniz. Bir ekmek alacaksınız 2 TL. Fırıncıya dediniz bu ekmeğin unu hangi değirmenden. Fırıncının vereceği cevap kısa ve net olur, alacaksan al yoksa tezgahın önünü kapatma.
Ama bir ekşi maya ekmek yapan fırına gittiniz. Değirmen, un, süreç detaylı anlatılır. Ama ekmek 20 TL.
Globalde de f/p ürünlerinde yaklaşım aynıdır. Katma değer azdır. Emek görece azdır.
F/P ürünleri kötüdür iyidir demiyorum. Gereklidir gereksizdir oda ayrı bir başlıkta tartışılabilir.

Ama nitelikli kahve portföyümüzü genişletmeyi, tüketiciyi her kriteri ile tatmin edici kahveleri de portföyümüze eklemeyi canı gönülden arzuluyoruz. Bu yönde çalışmalarımızı da yapıyoruz.

Her türlü eleştiriye açığız. Her eleştirilerden bir parçada olsa bir şeyler çıkarabiliyoruz.
Eleştirilerin direk bize yapılması gibi bir gayemiz de yok. Public olması böyle forumlarda paylaşılması bizim için daha yapıcı oluyor. Genelde oluşan tepkiyi daha net görebiliyoruz. Bulunan çözümler, yapılan düzeltmeler, daha da genele hitap edebiliyor.
Cevap için çok teşekkür ederim Utku Bey, yazdıklarınız çok değerli, iyi çalışmalar dilerim, umarım çok daha iyi yerlere gelir bu sektör.
 
Merhabalar Coffeerem "Colombia Mammutidae Collective #1 Geisha" tadım notlarım;

Paketteki Tadım Notları: Yoğun portakal çiçeği ve çikolata aromalarına eşlik eden fincanda kuru erik ve çilek tatları. Bitişte yoğun esmer şeker ve çikolata tatlılığı

Kavrulma Tarihi: 29.11.2020

Tadım Tarihi: 05.12.2020 – 08.12.2020

Başlangıçta Acı değil, aromatik/enzimatik başlıyor çok hafif Frenk üzümü ve erik aromaları ile. Sonra Narenciye Limon aromalarına dönüyor. Soğudukça Meyvemsi aromalar azalıyor tatlılaşıyor, Sütlü çikolata ve Çiçeksi aromalar öne çıkıyor. Kahve hiç bir aşamasında acı değildi. Ancak Yıkanmış proces kahvelerin netliği de yok ve Aromalar çok yoğun değildi. Dengeli bir gövde ve hoş bir asiditesi var. Midede problemi olanlara zorluk çıkaracak bir kahve değil.

Kahveyi genel olarak beğendiğimi Söyleyebilirim. Ancak Her ürünü fiyatına göre değerlendirmek lazım. Bu fiyatında altında çok daha yoğun aromaları alabileceğiniz farklı kahve çeşitleri var. Yine aynı şekilde daha önce içtiğim Gesha ile karşılaştırdığımda da beklediğimi alamadım.

Coffeerem’in kendi sitesinden;
Kaynak;
 
İzmir'e yolumuz düşünce selamımızı verdik. Yeni yıl kahvemizi de aldık.

@hakanie Burundi bir an evvel gelmeli. ;)
 
Panama Boquete bu yağmurlu günlerde eşlikçim oldu. V60 için pişman olmayacağınız bir kahve.
 
Merhabalar Coffeerem - Guatemala, San Pedro tadım notlarım;

Paketteki Tadım Notları: Çok tatlı ve kompleks, başlangıçta üzüm ve elma tatlılığı, soğudukça karışık meyve notaları ve bitişte yoğun esmer şeker tatlılığı

Kavrulma Tarihi: 29.11.2020

Tadım Tarihi: 09.12.2020 – 15.12.2020

Başlangıçta hafif tatlı ve çiçekse aromalar hissediliyor. Bunlar yavaş yavaş yerini şeker tadına bırakıyor. Kahve bittikten sonra ise ağızda acı bir tat bırakıyor. Kahvenin sönük bir asiditesi var ve Dengeli bir gövdesi var.

Kahve genel olarak vasat/ortalama belki vasatın biraz altında Ancak Gövdeli kahvesevenlerin zevkle günlük içilebileceği, az aromatik bir kahve olmuş.

Coffeerem’in kendi sitesinden;


Kaynak;

 
Yeni eklenen burundi'yi sipariş ettim. Bugün gelir gelmez sitedeki reçete ile denemeyi yaptık. Hoşuma giden bir kahve oldu.
 
Çok uzun zamandır yazmam gereken ama nedense ertelediğim bir konu var.
Sevgili @msacid 'in aylar önce evime kadar getirdiği Etiyopya Koke Natural. Satın alamadığımı konuya yazınca sağolsun üşenmeyip evime kadar getirdi, küçük bir sürpriz olarak da Solberg & Hansen kahvesi getirdi. Yeniden çok teşekkürler.

Kahveler vakumlu olduğu için bekletmeyi uygun gördüm, mantığım vakumu test etmekti ama sonrasında bunun çok gereksiz olduğunu anladım. çünkü kahveyi ilk kez deneyecektim ve vakumsuzun tadını bilmiyordum. ben de ne yaptım? önce vakumu açıp demledim, daha sonra kalan kısmı (sağolsun @msacid 50 gram göndermiş) 1 ay kadar bekletip demledim. bekletmeyi valfli kahve ambalajında yaptım. valfin çalışıp çalışmadığını bilmiyorum.

ilk içtiğim kahve ile ikincisi arasında çok hafif bir aroma kaybı vardı. yüzde 10 kadar diyebilirim ama ikinci kahveyi daha çok sevdim. bu kahve cidden çok aromatik ama verdiği aromalar benim damak tadıma uymuyor, seven kişinin çok beğenmesinin sebebi bundandır.

rem project 04 için yaptığım yorumda kahvenin midemi bulandırdığını söylemiştim, bunun sebebi kahve ile alakalıymış. aynı tadı yine aldım ama mide bulantısı yaşamadım, sadece aroması keskin olduğu için acıbademe benzeyen bir tat aldım. hafif aromasını kaybedince güzeldi.

sonuç olarak bu kahvenin neden sevildiğini anladım fakat tat profili benim damak tadıma uymadı.
 
Denemek için cam şişe Burundi Matraco aldım -Null'un burundisini becerememiştim 200gram almaya çekindim- Timemore 19klikte sitelerinde belirttikleri süreyi tutturamama rağmen çok güzel bir fincan sundu. Toplu alım zamanı Uganda Sipi Falls denemiştim o da güzeldi ama Burundi bir tık daha önde bana göre. Yeni olduğundan forumda pek deneyen yok sanırım ama varsa bu kahve ile ilgili yorumları merak ediyorum ☕
 
Merhabalar Coffeerem -Colombia la isla red honey tadım notlarım;

Paketteki Tadım Notları: Çiçeksi aromalar, son derece tatlı yeşil elma, zarif lime asiditesi ve temiz bitiş.

Kavrulma Tarihi: 29.11.2020

Tadım Tarihi: 16.12.2020 – 23.12.2020

Kahve genel olarak çok aromatik ve biraz ekşi , Limon ve yeşil elma aromaları baştan sona yoğun olarak hissediliyor. Ayrıca Kestane aromalarınıda hisediliyor.

Asiditesi biraz düşük ve Yeterli demek kafi. Benim içmekten zevk aldığım aromatik başarılı bir kahve. Aromatik kahve sevenler tatmin edecek güzel bir kahve.

Coffeerem’in kendi sitesinden;

Kaynak;
 
Merhabalar Coffeerem Colombia La Gallineta Anaerobic tadım notlarım;

Paketteki Tadım Notları: Kompleks ve parfümsü aromalar, başlangıçta yoğun kırmızı frenk üzümü, soğudukça yeşil elma ve kivi tatları, bitişte zarif ve temiz.

Kavrulma Tarihi: 29.11.2020

Tadım Tarihi: 24.12.2020 – 30.12.2020

Gerçekten çok kompleks ve tatlı aromaları buram buram aldığınız, Bana Bal, kırmızı meyve aromaların öne çıktığı çok aromatik kahve içtim. Bitişinde ilk defa tattığım bir aroma vardı, Coffeerem Kivi demiş bu aromaya, Ancak tatlı sütlü bir limon gibi ilginç bir aroma.

Benim hoşuma giden, Aromatik kahve sevenlere tavsiyede edebileceğim güzel bir kahve.

Coffeeremin kendi sitesinden;


Kaynak;
 
Yeni çıkan kahvelerden Colombia El Paseo'ya bayıldım. Anaerobic yine sanırım. Kırmızı meyvelerin hastası olarak çok hoşuma gitti. Tatlı bir kahve.
 
Geri
Üst