• Mart Ayı Kahve Kulübü Toplu Alım Organizasyonu
    Sevgili Ziyaretçi Mart ayı Kahve Kulübü ortak alım firması sizlerin oyları ile Olwen Coffee seçildi. Bu konudan Mart ayı toplu alımı ile ilgili gelişmeleri öğrenebilirsin. Kahve Kulübü toplu alımı ve kulüp ile ilgili gelişmelerden, özel indirimlerden, yayınlardan hızlı bir şekilde haberdar olmak için buradan Whatsapp Kanalına katılmayı, Instagram ve Twitter adreslerinden bizi takip etmeyi unutmayın.
  • Telefon numaranızı paylaşmadan Kahve Kulübü duyurularından, güncel indirim ve kampanyalardan haberdar olmak istiyorsanız Bu Linke tıklayarak Kahve Kulübü Whatsapp Kanalını takip edebilirsiniz.

Coffee Collective

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan mimds
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
kuru domatesi gorunce suan ictigim null'un kenyasi kastediliyor diye kabul edip bir-iki kelam yapmak istiyorum. tatlari cok net ayiramiyorum ve acickasi calismiyorum da; kistasim lezzetli-lezzetsiz.

gardelli kenyasi oldukca lezzetliydi ancak 200 lira
null'un kenyasi 65 lira ve lezzetli

bana gore 250 gr kahve 200 lirayi haketmiyor bu yuzden kuru domates tadini ayirt edemiyor olsam da (kuru sebzeleri hic sevmem) satildigi surece tercihim her zaman bu kenyadan yana olur tabi koseyi donmezsem.
Null'ın henuz hiç bir kahvesini tatmadim, olumsuzluyor gibi olmamak için de firma adi vermek istemiyorum çünkü bu tamamen bir tercih konusu, ancak yerli kavuruculardan tattigim Kenyalarin neredeyse tamamı böyleydi, tek fark yaratan Petranin geçen yılki Kenyalari idi... Fiyat konusuna gelince, neye göre kime göre pahali/ucuz hak ediyor/etmiyor, bu tartışmalara girecek değilim, alip almamak tamamen kişisel tercih. Burada kimse kimseye onu alin bunu almayın diye bir şey dayatmıyor, dayatamaz da, sadece kişisel tecrubelerimizi ortaya koyar geçeriz, dileyen kaale alır dilemeyen almaz. Şahsen kazik yediğimi hissetmedigim surece hic bir kavurucunun kahvesi hakkında kolay kolay olumsuz bir yorum yapmadım, yapmam da, hem kişilere hem de oradan kahve alanlara saygımdan, benim sevmediğimi bir başkası sevebilir, bundan daha doğal birsey olamaz.
 
Moderatörün son düzenlenenleri:
kuru domatesi gorunce suan ictigim null'un kenyasi kastediliyor diye kabul edip bir-iki kelam yapmak istiyorum. tatlari cok net ayiramiyorum ve acickasi calismiyorum da; kistasim lezzetli-lezzetsiz.

gardelli kenyasi oldukca lezzetliydi ancak 200 lira
null'un kenyasi 65 lira ve lezzetli

bana gore 250 gr kahve 200 lirayi haketmiyor bu yuzden kuru domates tadini ayirt edemiyor olsam da (kuru sebzeleri hic sevmem) satildigi surece tercihim her zaman bu kenyadan yana olur tabi koseyi donmezsem.
Kesinlikle size katılıyorum, kahveler üzerinde ki tadım notlarına çok takıyor insanlar içtiğin kahve sana keyif veriyorsa o kahve güzeldir.
 
Null'ın henuz hiç bir kahvesini tatmadim, olumsuzluyor gibi olmamak için de firma adi vermek istemiyorum çünkü bu tamamen bir tercih konusu, ancak yerli kavuruculardan tattigim Kenyalarin neredeyse tamamı böyleydi, tek fark yaratan Petranin geçen yılki Kenyalari idi... Fiyat konusuna gelince, neye göre kime göre pahali/ucuz hak ediyor/etmiyor, bu tartışmalara girecek değilim, alip almamak tamamen kişisel tercih. Burada kimse kimseye onu alin bunu almayın diye bir şey dayatmıyor, dayatamaz da, sadece kişisel tecrubelerimizi ortaya koyar geçeriz, dileyen kaale alır dilemeyen almaz. Şahsen kazik yediğimi hissetmedigim surece hic bir kavurucunun kahvesi hakkında kolay kolay olumsuz bir yorum yapmadım, yapmam da, hem kişilere hem de oradan kahve alanlara saygımdan, benim sevmediğimi bir başkası sevebilir, bundan daha doğal birsey olamaz.

denixhan abi bazi seylere tepki koymazsak ya da vermezsek sanki bir zaman sonra gec olacak gibi; bilemiyorum...
 
Kuru domates tadı ya da daha kapsamlı olarak umami tatlar, aslında yine bizi kültürel aroma hafızası konusuna getiriyor. Asya kültürüne has umami tatlar bizler için görece yeni ve belki de bilinmedik ya da alışılmadık olduğu için de hoşa gitmeyen bir içecek algımızı kuvvetlendiriyor olabilir. Hatta daha ileriye gideyim, kimi kültürlerde umami tatlar kan kokusuna ya da tadına yakın olarak algılanabiliyor ve beyin umami aromalı bir içeceği otomatik olarak kaçınılması gereken bir içecek olarak algılayabiliyor.
 
denixhan abi bazi seylere tepki koymazsak ya da vermezsek sanki bir zaman sonra gec olacak gibi; bilemiyorum...
Tepki neye, kime, ölçümüz nedir. Çok da ölçülebilen bir alan değil bu is, evet bazı ölçüler var ancak asıl değeri arz talep belirliyor. Bizde yok ama bu adamlar çiftçinin ayağına gidiyor ve piyasaların, borsalarin biçtiği fiyatların %500ünü ödeyip alıyor, tabii ki hasatin da en iyisini alıyor. Bununla da kalmıyor, uretim sürecinin iyileştirilmesi için katkıda da bulunuyor. Ürünü ithal edip binlerce km ötedeki ülkesine getiriyor. Ve belki de en zor deger biçilen ancak ürüne asil değerini kazandıran, artizan işi yapıyor, kavuruyor. Ve kendi marka değeri altında piyasaya sunuyor. Bizde Ömer bey disinda yapan yok ancak ornegin bu ay alim yaptığım Coffea Circulor acayip şeffaf bir ticaret yapıyor, adam çekirdeğe kilo ya da olcu birimi neyse ne odediyse onu kahvenin altına yaziyor. Coffee Collective ederinin %de bilmem kaç fazlasını odediğini pakete yaziyor. Bu adamların da bir marka degerleri var, bir dünya da giderleri var. Ve kimse babamızın hayrına yapmıyor, herkes bu isi para kazanmak ve hayatını idame ettirmek için yapiyor. Burada önemli olan yaptığı işe ve biz müşterilerine saygısı var mi ve nihayet, tabii ki o üründen bizim aldığımız zevk. Bakin zevk diyorum çünkü bu ihtiyacımız olan bir tarim ürünü değil, zevk için içtiğimiz bir icecek, lüks bir tüketim aslında... o yüzden tepkimiz neye, kime...
 
Tepki neye, kime, ölçümüz nedir. Çok da ölçülebilen bir alan değil bu is, evet bazı ölçüler var ancak asıl değeri arz talep belirliyor. Bizde yok ama bu adamlar çiftçinin ayağına gidiyor ve piyasaların, borsalarin biçtiği fiyatların %500ünü ödeyip alıyor, tabii ki hasatin da en iyisini alıyor. Bununla da kalmıyor, uretim sürecinin iyileştirilmesi için katkıda da bulunuyor. Ürünü ithal edip binlerce km ötedeki ülkesine getiriyor. Ve belki de en zor deger biçilen ancak ürüne asil değerini kazandıran, artizan işi yapıyor, kavuruyor. Ve kendi marka değeri altında piyasaya sunuyor. Bizde Ömer bey disinda yapan yok ancak ornegin bu ay alim yaptığım Coffea Circulor acayip şeffaf bir ticaret yapıyor, adam çekirdeğe kilo ya da olcu birimi neyse ne odediyse onu kahvenin altına yaziyor. Coffee Collective ederinin %de bilmem kaç fazlasını odediğini pakete yaziyor. Bu adamların da bir marka degerleri var, bir dünya da giderleri var. Ve kimse babamızın hayrına yapmıyor, herkes bu isi para kazanmak ve hayatını idame ettirmek için yapiyor. Burada önemli olan yaptığı işe ve biz müşterilerine saygısı var mi ve nihayet, tabii ki o üründen bizim aldığımız zevk. Bakin zevk diyorum çünkü bu ihtiyacımız olan bir tarim ürünü değil, zevk için içtiğimiz bir icecek, lüks bir tüketim aslında... o yüzden tepkimiz neye, kime...

tepkimiz sui-istimal edenlere olmali diye dusunuyorum bunu acik yazarsam uzar gider. yazdiklarina katiliyorum ancak aralarindan bazilari hic masum degil (!!!)
 
tepkimiz sui-istimal edenlere olmali diye dusunuyorum bunu acik yazarsam uzar gider. yazdiklarina katiliyorum ancak aralarindan bazilari hic masum degil (!!!)
O halde onlara ölüm :)) şaka bir yana bu konu basli başına tartışılmalı bence... mesela x giyim markasını ya da saati ya da arabayı ya da şarabı, viskiyi, restoranı vs vs ayni sekilde değerlendiriyor muyuz!? Mesela üzerimize bir sey alırken Mahmutpasa'dan almak yerine imkanımız yeten bilmem ne markasını almayı tercih ediyoruz. Ya da şu marka arabayı degil de bu markayı almayı tercih ediyoruz. Tercih ederken neye bakıyoruz, aldigimiz ürünün kalitesine, fonksiyonuna, tabii ki bütçemize uygunluğuna ve zevkimize hitap edip etmediğine... yetmiyorsa alamiyoruz, almiyoruz. Ama o neden daha pahali diye bu kadar sorgulamıyoruz. Kahve de artık böyle birsey böyle bakmak gerekiyor. Dünya kahve üretiminin en üstündeki, en seçmece urunlerden bahsediyoruz burada. Nedir canim alt tarafi kahve diyorsak ucuz alternatif cok, gidip alabiliriz. Ama illa ki bunlar diyorsak e bunlar boyle, alip almamak bir tercih oluyor. Ve nihayet, bir ürünü diğerlerine tercih edip alıyorsak o ürünün degeri de o oluyor, serbest piyasa denilen şey boyle isliyor. Konuya boyle bakabilirsek nerede olduğumuzu görürüz. Ornegin hep Petra kahveleri tartışılıyor, pahali deniyor, evet bir tik daha pahali dogru. Ama buna rağmen gidip de Petra kahvesini diğerlerine tercih ediyorsak cekirdek kalitesinin diğerlerinden daha iyi olduğunu, zevkimize daha cok hitap ettiğini, daha iyi kavurdugunu vs vs düşünüyor olmalıyız. O zaman Petranin kendi ürününe bictigi deger gerçek değeri oluyor çünkü o fiyata satabiliyor ve siz de satin alarak bunu kabul etmiş/onaylamis oluyorsunuz. Bu kadar basit aslında.
 
Moderatörün son düzenlenenleri:
Kesinlikle size katılıyorum, kahveler üzerinde ki tadım notlarına çok takıyor insanlar içtiğin kahve sana keyif veriyorsa o kahve güzeldir.
Bu da doğru, ben en iyi ihtimal ile paket üzerinde yazanların 50% sini net aliyorumdur ama yazmayan da pek çok şey denk geliyor. Sonunda keyifle iciyormuyuz konu oraya geliyor ama hic bilmediğim bir kahve için tercih yaparken ben mecburen kavurucusu onu nasıl tanımlıyor diye okuyup referans olsun istiyorum. Okududugunu mu alıyorsun her zaman derseniz tabi ki hayır :)
 
Bu da doğru, ben en iyi ihtimal ile paket üzerinde yazanların 50% sini net aliyorumdur ama yazmayan da pek çok şey denk geliyor. Sonunda keyifle iciyormuyuz konu oraya geliyor ama hic bilmediğim bir kahve için tercih yaparken ben mecburen kavurucusu onu nasıl tanımlıyor diye okuyup referans olsun istiyorum. Okududugunu mu alıyorsun her zaman derseniz tabi ki hayır :)
Mümkün de degil zaten, kaldı ki @pacamara da açıklamıştı, tadim notlari genelde çiftlik ya da tedarikçilerin q grader lari tarafından yapılıyor ve bazı meyve ya da çiçeksi notalari ulkemizde olmadığından ya hic bilmiyoruz ya da o coğrafyalarda yetisenler bildiklerimizden daha farkli notalar içeriyor. Ancak ben yine de alabilmeyi seviyorum, benim için hep daha iyi bir demleme yapabilmek için olcu oluyor, kendimle bir challange bu. Ama bir pazarlama stratejisi olduklarını düşünmüyor da değilim :)
 
Mümkün de degil zaten, kaldı ki @pacamara da açıklamıştı, tadim notlari genelde çiftlik ya da tedarikçilerin q grader lari tarafından yapılıyor ve bazı meyve ya da çiçeksi notalari ulkemizde olmadığından ya hic bilmiyoruz ya da o coğrafyalarda yetisenler bildiklerimizden daha farkli notalar içeriyor. Ancak ben yine de alabilmeyi seviyorum, benim için hep daha iyi bir demleme yapabilmek için olcu oluyor, kendimle bir challange bu. Ama bir pazarlama stratejisi olduklarını düşünmüyor da değilim :)
Bazen paketin üzerinde ki tadım notlarına bakıp bu da neymiş diyip google dan arıyorum. Bilmediğim bir yiyeceğin tadını nasıl alabilirim :)
 
Aslında Türkçe'de aynı veya yakın anlamlar için kullanilsalarda İngilizce de farklı anlamları var. Şarapta yanlış aklımda kalmadıysa,

Aroma burunda algiladiklarimiz/hissettiklerimiz
Taste damakta algiladiklarimiz/hissettiklerimiz
Flavour ise bu ikisinin bir araya gelmesi ile algiladiklarimiz diye biliyorum.

Bu örnek hem tüm bunları vermiş, hem bitişi vermiş, hem asidite ve gövdeyi ağırlık olarak hem nereden geldiğini hem de şekilsel olarak vermiş. Başarılı bir künye olmuş gerçekten.
 
Aslında Türkçe'de aynı veya yakın anlamlar için kullanilsalarda İngilizce de farklı anlamları var. Şarapta yanlış aklımda kalmadıysa,

Aroma burunda algiladiklarimiz/hissettiklerimiz
Taste damakta algiladiklarimiz/hissettiklerimiz
Flavour ise bu ikisinin bir araya gelmesi ile algiladiklarimiz diye biliyorum.

Bu örnek hem tüm bunları vermiş, hem bitişi vermiş, hem asidite ve gövdeyi ağırlık olarak hem nereden geldiğini hem de şekilsel olarak vermiş. Başarılı bir künye olmuş gerçekten.
Diger yanda da bunlar var, en alt satıra ozellikle dikkat.
 

Ekli dosyalar

  • Screenshot_20200630-232101_Chrome.jpg
    Screenshot_20200630-232101_Chrome.jpg
    115.6 KB · Görüntüleme: 47
Geri
Üst