Kendisiyle çok uzun zaman geçirememiştik, ama geçici annesi olmuştum diyebilirim birkaç aylığına
Çalıştığım iş yerinin hemen girişinde büyükçe bir kedi evimiz var, belediyenin getirdiği üç katlı olanlardan hani. Elimizden geldiğince kedi besleyip barındırırız kısacası. Beslediğimiz kedilerden biri doğurmuştu, hayatta kalan yavrulardan bu sıpa bir türlü diğer kardeşleri gibi yiyemiyor, büyüyemiyordu. En sonunda içeri bir odaya alındı, veterinere götürdük. Detaylara girmeyeyim ama hayati tehlikesi olduğunu vs söyledi veteriner. Bizim müdür de tam bir kedici, sokaktan kurtarıp evine sahiplendiği kedileri var. Neyse efendim biz onunla işi gücü bırakıp günde 3-4 kere şırıngayla besledik, takviyelerini verdik. 10 gün boyunca her gün veterinere götürüp iğnelerini yaptırdık vs derken bizim prenses bir canavara dönüştü, şükürler olsun
Hepimiz o kadar bağlandık ki... İsmini Pakize koydu bizim koordinatör. Pakize'yi sürekli odama aldım, onsuz yapamaz hale geldim. İlk defa bir kedi ile böyle bir bağ kurmuştum; odamın kapısını açık gördüğü an içeri koşan, yüzümü yalayan, kucağımda veya masamdaki beremin, atkımın üzerinde uyuyakalan, tüyleri fıstık ezmesi kokan bu sıpa hayatıma renk getirmişti ❤
Tabi ciddi sağlık sorunları düzeldikten sonra ufak tefek dış parazit sorunları oldu. Aşısının zamanını geçirmişiz sanırsam. Daha önce kedi beslemediğim için bilmediğimden ötürü onu da şöyle farkettim, pırtlamaları biyolojik silah gibi baş döndüren cinsten olmaya başlamıştı. Yaş mamadandır diye zannettim, bilmiyorum ki işin aslını tabi... Bir gün mousepad'imin üstüne tenya dökmeye başlayınca hemmmeen veterinere götürüp dış parazit aşısını yenilettik.
Şirketin neşesi oldu resmen, o gün gelen seslendirme sanatçıları, yönetmenler vs bizim kata uğramadan gitmiyor, mutlaka Pakize'yi bi mıncırıyorlardı. Artık sahiplendirmemiz gerektiğine karar verdik, ama benim için çok zor bir karardı. Ben eve almak istedim, ama hem evde papağan var, hem de bu kadar sevmeme rağmen kedi alerjim var. Kaşıntı, hapşırık ve burun akıntısı yapıyordu. Koordinatörümüzün ablası sahiplendi, Bursa'da çok mutlu bir hayatı var şimdi

Gitmesi beni zorlamıştı biraz, hatta fotoğraflarının çoğunu silmiştim sonradan bakıp üzülmemek için. Ama iyi olması, mutlu olması en önemli olan. Arada bir videolarını, fotoğraflarını alıyorum. Kızgınlığa girmişti en son

Aşağıdaki fotoğraflar da bizimle yaşadığı dönemden.
Çok uzun yazmışım, sonuna kadar geldiyseniz sabrınızdan ötürü teşekkürler
