• Haziran Ayı Kahve Kulübü Toplu Alım Organizasyonu
    Sevgili Ziyaretçi Haziran ayı Kahve Kulübü ortak alım firması sizlerin oyları ile Niji Coffee seçildi. Bu konudan Mayıs ayı toplu alımı ile ilgili gelişmeleri öğrenebilirsin. Kahve Kulübü toplu alımı ve kulüp ile ilgili gelişmelerden, özel indirimlerden, yayınlardan hızlı bir şekilde haberdar olmak için buradan Whatsapp Kanalına katılmayı, Instagram ve Twitter adreslerinden bizi takip etmeyi unutmayın.
  • Telefon numaranızı paylaşmadan Kahve Kulübü duyurularından, güncel indirim ve kampanyalardan haberdar olmak istiyorsanız Bu Linke tıklayarak Kahve Kulübü Whatsapp Kanalını takip edebilirsiniz.

Ankara Kahve Festivali 2022

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan zebercet
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Bende uzun yazıcam. Heveslendim:)
@Eluna izninle organizatör vizyonuna bende ekleyeceğim.
Estağfurullah üstad, yapıştır gelsin. Bu arada spadayı atlamışım. duwanchoyla arbegona birbirine çok benziyordu bence ama ikisi de güzel kahvelerdi. "Mikrolot gerçeği & Etiyopyadaki toprak ağalığı" başlıklı spada sıkıştırması da şahaneydi bu arada:ROFLMAO:
 
Bi de şey dimi benim hario switch demlemelerim çok iyiydi
Bunu söylememize gerek yok erdem adeta bir yıldız gibi parlıyordun festivalde seni gören tetra standına geliyordu.Hario switch i bu kadar iyi demleyen biri yoktu 😂
 
Bir kahve festivaline ilk kez katılmanın heyecanı olsa gerek, kahveyi fazla kaçırdım, en son hanım “içme artık, yeter..” diye çekiştiriyordu. Söylemesi ayıp, hanıma ikram edilen nitro’yu da ben hüplettim. Sanırım o son nitro’yu içmeyecektim. Füze attı ve ben yıkıldım.

@Tetra.n.Roastery, @William ve @raistlin den kahve aldım, William, Togay ve Sefer Bey’lerle de tanıştım. Tetra standındaki arkadaşları “nerede kaldı bu nitro” diye fazlaca sıkıştırdım.

Fellow Ekg almaya çok yaklaştım, ödeneği de çıkardım, ama yargıdan döndü. “Fazla çarpıntım var, bi Ekg çektireyim” dediysem de, hanıma yutturamadım. Hayırlısı diyelim, daha özgür bir zamanıma erteledim.

Bir ara, “ @zebercet hangisi la acaba” diye düşünürken, her gördüğüm sakallıyı zebercet sandım. En sonunda tin coffenin önünde huzura erdim.

@kahveanalisti ‘ni kamera çekimlerinde yakaladım. Ankara grubuna whatsapplandım.

Sağ olun, var olun. Çok keyif aldım.
 
Fellow Ekg almaya çok yaklaştım, ödeneği de çıkardım, ama yargıdan döndü. “Fazla çarpıntım var, bi Ekg çektireyim” dediysem de, hanıma yutturamadım. Hayırlısı diyelim, daha özgür bir zamanıma erteledim.
Belkide yanlış zamanda yanlış standın önünde karşılaştık. Beni affet(:
 
Merhabalar, öncelikle festivallerde kahve severler ile buluşmaktan çok mutlu oldum. Bu tarz etkinliklerde bir araya gelerek hem yeni kahve severlerle tanışmak hem de forumdaki arkadaşlarla bir araya gelmek beni çok heyecanlandırdı. Yeni projelerimize ve fikirlerimize olan desteğiniz beni ve arkadaşlarımı bizim çalışma azmimizi daha da arttırıyor.

Şerbetçi otu ile yaptığımız Etiyopya Bensa Bombe Nitro Brew’a olan ilginiz ve yoğun talebiniz için de ayrıca teşekkür ederim. Yetiştiremediğimiz arkadaşlarımız olduysa uygun bir zamanda atölyede telafi etmek isteriz😊

İlk gün Aeropress yarışması ikinci gün Şerbetçi Otuyla Cold Brew ve Nitro Brew Workshop’undan dolayı standımızda yeterince zaman geçiremedim. Bu son gün hem stantta demlemeler yapmak, hem de katılımcılarla daha çok sohbet etmek istiyorum.

Çok daha farklı tadımlarda ve yeni projelerde atölyemizde de görüşmek dileğiyle!
 
Güldük eğlendik şimdi uzun uzun neler oldu neler bitti nasıldı festival yazmak istiyorum.

Tabi öncelikle @Tetra.n.Roastery ailesine teşekkür ederim. Ayrıca @zebercet @Tuncay @Eluna ve nickini bilmediğim ama forumdan gelen ve sohbetlerini çok sevdiğim insanlara da teşekkür ediyorum.


Bilet fiyatları oldukça pahalı. Sabah biletleri bile kapıda 90 liraya satıldı. Sabah bomboş konser alanlarına para harcanmış resmen. Gel gelelim ekonomi belli o yüzden bilet olayına çok kızamıyorum. Hadi 90 lira verdiniz diyelim 15:00'da Cumartesi günü "alanı TERK EDİN" diyen anonsu yapan kadın arkadaşı bu organizasyon firması ile çalışıyorsa tebrik ederim. Anonsu duyduğum an gerçekten utandım.

Organizasyon ile ilgili diğer konulara gelecek olursak burası bir fuar mı festival mi ne olduğu hiç belli olmayan bir yer olmuş. Pandemiden önceki kahve festivalini mumla aradım. O kadar çok tatlıcı (ki olsun tabi de) o kadar çok bakery vardı ki bazıları pek çok kahve firmasının çok önüne geçti. Buraya stant açmak isteyen firmalara siz kimsiniz necisiniz neden stant açıyorsunuz dendi mi acaba? Görünürlük için eğitim fuarlarından iş makinesi fuarlarına her yerde stant açan firmalar neden "festival" alanında da parayı basıp istediği yere stant açabiliyor? Eyvallah ekonomi kötü.

Organizasyon firmasının yapıp yapmadığından emin olamadığım arka taraftaki küçük ahşap stantlar ile ilgili de büyük problemler var. Stant düz değil. Demleme yaptığımız alanlar düz değildi. Bunun ne kadar büyük bir problem olduğunu bilen anlayacaktır zaten. Cuma akşamı göz gözü görmezken "Haa ışık takmak lazım" diye tek tek 2 standa bir balıkçı ampülü takıldı. Öyle ya da böyle her zaman uğrayıp var mı bir ihtiyacınız diye soruldu. En azından bazı çalışanları ilgiliydi.

Aeropress yarışmasından sonra latteyi izlemedim bile. Yarışma o kadar umursamazca yapılmış ki zaten bazı sosyal medya paylaşımlarında da "gelseniz de olur, gelmeseniz de" şeklinde paylaşımlar yapmışlar. Arkadaşlar kendi aranızda yarışma yapıp eğlenebilirsiniz, çok güzel kahveler, çok iyi teknikler konuşabilirsiniz ama şu soruya bir bakmak gerekiyor "Biz neden burada yapıyoruz?" ufak bir oturaklı izleme alanı olup düzgün bir şekilde kişilere anlatılarak yapılsaydı bu etkinlik 100 kişiden 5 kişi bile olsa bu sektöre çok daha sıcak bakabilirdi.

Workshopların pek çoğu kendi aramızda muhabbet ederiz gibi olmuş. O konuda da profesyonel bir yaklaşım beklerdim. En azından workshoplar ve söyleşiler kameraya çekilerek tam halleri yayınlanır ve sektöre dijital bilgi olarak kazandırılabilirdi. Sayın organizatör çok masraflı bir iş değil haberiniz olsun. Onun yerine OF ÇOK HIZLI OF ÇOK YENİ NESİL HARİKAYIZ kurguları ile paylaşım yapmışsınız. Çok kötüler haberiniz olsun.

Daha organizasyon ile ilgili sayabileceğim çok şey var. Yani bütün stantların şişe şişe suları kendilerine en yakın mazgallara boşaltmak zorunda kalması bile o kadar komik bir görüntü ki...


GELELİM KAHVE OLAYLARINA

Nitelikli kahve firmaları bakery ve tatlıcılardan daha az olan bir festivaldi. Çok büyük çok kocaman İstanbul firmalarının artık iyi kahveye nasıl zarar verdiklerini bir kez daha görmüş oldum. MARKA VER MARKA falan diye konuşacak olan olursa, koca Petra'dan bir espressoyu pek çok kişi denedik ve herkes neredeyse tükürmemek için zor durdu. Sıfır kalibre günün ilk espressosu bile daha lezzetlidir. Zaten artık Kronotrop'un harika fiyatlarına ve ikinci nesil seviyesindeki kahvelerine değinmek bile istemiyorum(OLUR MU ABİ LAKTO FERM....). Çalışanları iyi insanlar o ayrı. Bazı firmaları saymak dahi istemiyorum kötüydü açıkçası pek çoğu. Şey kötülüğü değil "dünyanın neden en iyi kahvesi değil" yaklaşımı değil epey dümdüz kahveler. İçilir mi içilir. Ama sorun şurada başlıyor; herkes "en iyi kahve" "en nitelikli" "gerçek kahve" gibi sloganları sallıyor. Ben net bir şekilde kafasına göre kelime kullanan firmaları sevmiyorum.

Firmalar arasında da pandemi öncesi samimiyeti göremedim.

İyi yerler de vardı bir elin parmağı kadar benim için. Tin Coffee ve William'ın standının profesyonelliği, ilgisi ve kahveleri beni çok mutlu etti. Spada Coffee'yi de oldukça beğendim çok iyi çalışanlar. İyi kahveleri olan fakat demlemeyi sallayarak yapan firmalar da vardı. Onların isimlerini vermeyeceğim çünkü niyetlerini/yorgunluklarını bilmiyorum. Tetra ile ilgili yorum yapmam etik olmayacağı için fikrimi belirtmeyeceğim.

Günün sonunda buraya katılan firmaların kendisine şu soruyu sorarak festivale gelmesini isterdim "Biz buraya niye geliyoruz?" Bu soruya verilecek cevaba göre her şey mübah olabilir :)

Burada daha çok şey yazarım ama kavgalar dövüşler istemiyorum artık. Azcık yoruldum.

Ama demeden geçemeyeceğim COOK firması kahve filtresi üretmiş eyvallah çok iyi çok güzel. Ama market kahvesini parayla sattığı bir de stant yapmış. Anlayamıyorum. Biri de çıkıp bu fikirden emin miyiz? diye sormadı mı acaba.

Katılımcı kesim ile ilgili diyebileceğim pek bir şey yok. Zaten 500 lira 190 lira 90 lira gibi fiyatlarla gelip bir de saatlerce parasıyla kruvasan yemek için sıra bekleyen ya da of şuruplu tatlılı şeyler 35 dakika beklerim ben bu soğukta diye gelen insanların kendi tercihleri. İnsanlar eğlenceye aç. Etkinliğe aç. Ama akıl alır gibi değil bazı şeyler. Bilkent Center Starbucks festivali olsa çok daha kalabalık çok daha iyi etkinlik olurmuş aslında. Bu fikri bir yapmak lazım.

Firma çalışanlarının pek çoğu sanırım bu tarz katılımcılar yüzünden "saldı" biraz. Ama şöyle bir şey var ki 100 kişiden 2 kişi bile gerçekten kahve içmek istiyorsa o espressoyu düzgün vereceksin malum firma.


Genel konuştuğum insanların da fikirlerinden yola çıkarak şöyle özetleyebilirim sanırım: Her sene daha kötü organizasyon oluyor.


Çok ciddi söylüyorum keşke başka bir organizasyon firması daha profesyonel bir süreç yöneterek yapsa bu etkinliği. Kahve sevmek, sevmemek, eğlenmek meselesi değil. Süreci yönetme meselesi. Sosyal medyanız bile çok kötü. (KİME GÖRE KÖTÜ KARDEŞ? - BANA GÖRE KÖTÜ BİLİYORUZ BU İŞLERİ)
 
Güldük eğlendik şimdi uzun uzun neler oldu neler bitti nasıldı festival yazmak istiyorum.

Tabi öncelikle @Tetra.n.Roastery ailesine teşekkür ederim. Ayrıca @zebercet @Tuncay @Eluna ve nickini bilmediğim ama forumdan gelen ve sohbetlerini çok sevdiğim insanlara da teşekkür ediyorum.


Bilet fiyatları oldukça pahalı. Sabah biletleri bile kapıda 90 liraya satıldı. Sabah bomboş konser alanlarına para harcanmış resmen. Gel gelelim ekonomi belli o yüzden bilet olayına çok kızamıyorum. Hadi 90 lira verdiniz diyelim 15:00'da Cumartesi günü "alanı TERK EDİN" diyen anonsu yapan kadın arkadaşı bu organizasyon firması ile çalışıyorsa tebrik ederim. Anonsu duyduğum an gerçekten utandım.

Organizasyon ile ilgili diğer konulara gelecek olursak burası bir fuar mı festival mi ne olduğu hiç belli olmayan bir yer olmuş. Pandemiden önceki kahve festivalini mumla aradım. O kadar çok tatlıcı (ki olsun tabi de) o kadar çok bakery vardı ki bazıları pek çok kahve firmasının çok önüne geçti. Buraya stant açmak isteyen firmalara siz kimsiniz necisiniz neden stant açıyorsunuz dendi mi acaba? Görünürlük için eğitim fuarlarından iş makinesi fuarlarına her yerde stant açan firmalar neden "festival" alanında da parayı basıp istediği yere stant açabiliyor? Eyvallah ekonomi kötü.

Organizasyon firmasının yapıp yapmadığından emin olamadığım arka taraftaki küçük ahşap stantlar ile ilgili de büyük problemler var. Stant düz değil. Demleme yaptığımız alanlar düz değildi. Bunun ne kadar büyük bir problem olduğunu bilen anlayacaktır zaten. Cuma akşamı göz gözü görmezken "Haa ışık takmak lazım" diye tek tek 2 standa bir balıkçı ampülü takıldı. Öyle ya da böyle her zaman uğrayıp var mı bir ihtiyacınız diye soruldu. En azından bazı çalışanları ilgiliydi.

Aeropress yarışmasından sonra latteyi izlemedim bile. Yarışma o kadar umursamazca yapılmış ki zaten bazı sosyal medya paylaşımlarında da "gelseniz de olur, gelmeseniz de" şeklinde paylaşımlar yapmışlar. Arkadaşlar kendi aranızda yarışma yapıp eğlenebilirsiniz, çok güzel kahveler, çok iyi teknikler konuşabilirsiniz ama şu soruya bir bakmak gerekiyor "Biz neden burada yapıyoruz?" ufak bir oturaklı izleme alanı olup düzgün bir şekilde kişilere anlatılarak yapılsaydı bu etkinlik 100 kişiden 5 kişi bile olsa bu sektöre çok daha sıcak bakabilirdi.

Workshopların pek çoğu kendi aramızda muhabbet ederiz gibi olmuş. O konuda da profesyonel bir yaklaşım beklerdim. En azından workshoplar ve söyleşiler kameraya çekilerek tam halleri yayınlanır ve sektöre dijital bilgi olarak kazandırılabilirdi. Sayın organizatör çok masraflı bir iş değil haberiniz olsun. Onun yerine OF ÇOK HIZLI OF ÇOK YENİ NESİL HARİKAYIZ kurguları ile paylaşım yapmışsınız. Çok kötüler haberiniz olsun.

Daha organizasyon ile ilgili sayabileceğim çok şey var. Yani bütün stantların şişe şişe suları kendilerine en yakın mazgallara boşaltmak zorunda kalması bile o kadar komik bir görüntü ki...


GELELİM KAHVE OLAYLARINA

Nitelikli kahve firmaları bakery ve tatlıcılardan daha az olan bir festivaldi. Çok büyük çok kocaman İstanbul firmalarının artık iyi kahveye nasıl zarar verdiklerini bir kez daha görmüş oldum. MARKA VER MARKA falan diye konuşacak olan olursa, koca Petra'dan bir espressoyu pek çok kişi denedik ve herkes neredeyse tükürmemek için zor durdu. Sıfır kalibre günün ilk espressosu bile daha lezzetlidir. Zaten artık Kronotrop'un harika fiyatlarına ve ikinci nesil seviyesindeki kahvelerine değinmek bile istemiyorum(OLUR MU ABİ LAKTO FERM....). Çalışanları iyi insanlar o ayrı. Bazı firmaları saymak dahi istemiyorum kötüydü açıkçası pek çoğu. Şey kötülüğü değil "dünyanın neden en iyi kahvesi değil" yaklaşımı değil epey dümdüz kahveler. İçilir mi içilir. Ama sorun şurada başlıyor; herkes "en iyi kahve" "en nitelikli" "gerçek kahve" gibi sloganları sallıyor. Ben net bir şekilde kafasına göre kelime kullanan firmaları sevmiyorum.

Firmalar arasında da pandemi öncesi samimiyeti göremedim.

İyi yerler de vardı bir elin parmağı kadar benim için. Tin Coffee ve William'ın standının profesyonelliği, ilgisi ve kahveleri beni çok mutlu etti. Spada Coffee'yi de oldukça beğendim çok iyi çalışanlar. İyi kahveleri olan fakat demlemeyi sallayarak yapan firmalar da vardı. Onların isimlerini vermeyeceğim çünkü niyetlerini/yorgunluklarını bilmiyorum. Tetra ile ilgili yorum yapmam etik olmayacağı için fikrimi belirtmeyeceğim.

Günün sonunda buraya katılan firmaların kendisine şu soruyu sorarak festivale gelmesini isterdim "Biz buraya niye geliyoruz?" Bu soruya verilecek cevaba göre her şey mübah olabilir :)

Burada daha çok şey yazarım ama kavgalar dövüşler istemiyorum artık. Azcık yoruldum.

Ama demeden geçemeyeceğim COOK firması kahve filtresi üretmiş eyvallah çok iyi çok güzel. Ama market kahvesini parayla sattığı bir de stant yapmış. Anlayamıyorum. Biri de çıkıp bu fikirden emin miyiz? diye sormadı mı acaba.

Katılımcı kesim ile ilgili diyebileceğim pek bir şey yok. Zaten 500 lira 190 lira 90 lira gibi fiyatlarla gelip bir de saatlerce parasıyla kruvasan yemek için sıra bekleyen ya da of şuruplu tatlılı şeyler 35 dakika beklerim ben bu soğukta diye gelen insanların kendi tercihleri. İnsanlar eğlenceye aç. Etkinliğe aç. Ama akıl alır gibi değil bazı şeyler. Bilkent Center Starbucks festivali olsa çok daha kalabalık çok daha iyi etkinlik olurmuş aslında. Bu fikri bir yapmak lazım.

Firma çalışanlarının pek çoğu sanırım bu tarz katılımcılar yüzünden "saldı" biraz. Ama şöyle bir şey var ki 100 kişiden 2 kişi bile gerçekten kahve içmek istiyorsa o espressoyu düzgün vereceksin malum firma.


Genel konuştuğum insanların da fikirlerinden yola çıkarak şöyle özetleyebilirim sanırım: Her sene daha kötü organizasyon oluyor.


Çok ciddi söylüyorum keşke başka bir organizasyon firması daha profesyonel bir süreç yöneterek yapsa bu etkinliği. Kahve sevmek, sevmemek, eğlenmek meselesi değil. Süreci yönetme meselesi. Sosyal medyanız bile çok kötü. (KİME GÖRE KÖTÜ KARDEŞ? - BANA GÖRE KÖTÜ BİLİYORUZ BU İŞLERİ)
Çok haklı bir eleştiri bence yazdıklarıniz gitmedim ama sayfasının kendi hikayelerine baktığımda bile çok değişik firmalar bile gelmis kahve ile ne alakalari var😅 ben sadece kahve içmek isterdim kahve workshoplari ve etkinlikleri olsun sadece kahve ile ilgili olsun konser dinlemeye bile gerek yok😅 Ama organizasyonun para kazanması ve hitap ettiği kesim farklı. İnşallah Eskişehir'de ki festival böyle olmaz diyorum 🤗
 
Cuma günü erkenden gittiğim için kendimi şanslı sayıyorum. Alanı terk edin gibi rezillikler kulağıma gelmedi neyse ki. İnternet sitelerine etkinliğin ilk günü de ulaşamamıştım, hala ulaşamıyorum. Süreç ancak bu kadar vasat yönetilebilir. Nescafe falan neyse de o Liv falan neydi yahu gerçekten bazı şeyler çok garipti. Neyse, aklımda kalanları hızlıca derleyeyim.

*Gördüğümüz ilgiyi de dikkate alarak ben bilet ücretini oldukça uygun bulduğumu belirtmeliyim. İstanbul'da biletin çok daha pahalı olduğunu ve birçok standın ikram denilebilecek boyutta kahveleri ücretİ karşılığında sattığını hatırlıyorum, üstelik bu bir sene öncesiydi. Konserle birleştirilen biletler için yönelttiğiniz eleştirilerde aynı fikirdeyim, tam bir saçmalık.

*En basitinden arkadaş nasıl elektrik sağlayamazsınız ya... Tamam, ilk gün ve ilk saatler ama kahve yani bu. Su da sağlamayın firmalara diyecektim ki onun da sıkıntısının yaşandığını gördüm...

*Kimse bahsetmemiş sanırım Endonezya Ticaret arkalarda oldukça büyük bir standtaydı. Yerel lezzetlerini süt tozu kullanarak ürettikleri sütle sunmaları çok canımı sıktı, öte yandan palmiye şurubu gerçekten lezzetli bir şeymiş. Ne yazık ki satmadılar, olsun güleryüzleri yeter. :)

*Coffee Project ve Paper'in sundukları kahvelerin yanında kart vermeleri gerçekten basit ama etkili. Pek doğa dostu değil ama o hengamede hangi kahveyi nereye not alacaksın. Umarım daha sık görürüz. Ayrıca Deniz Bey'den Türk kahvesi içmek bambaşka bir deneyimdi, öncekiler Türk kahvesiyse bu neydi diye düşünüyorum dönüp dönüp :D

*Satın aldığım tek kahve Kronotrop'un Kenya Mururandia AB'si oldu. Festivale özel fiyatlandırma falan vardır, zaten ikram olduğuna göre o kadar da şey değildir diye düşünmüştüm. O kadar şeymiş ama pişman olmayacağımdan eminim.

*Festivalin en güzel yanı her şeyi ama her şeyi denemek oldu sanırım. Acme, Rwandi, Hamasho... Kimileri fos çıktı, kimileri de neler kaçırıyormuşum dedirtti.

*Bazı firmalar çok sevimli! :D

*Son olarak Spada'nın başı çok kalabalıktı, aylık alımlarda da elimde kahve vardı. Bir türlü nasip olmadı, içimde ukte.
 
Festivaldeyken acelem oldugundan deniyemedim hatta yeni bir ürün çıkarmışlar ki görüntüsünden belli ne kadar lezzetli oldugu.Farro’dan bahsediyorum.Bugün Yıldızdaki şubelerine gittim.Kruvasan sevenlerin aklında bulunsun.O nasıl bir lezzetti yahu..
 
Güldük eğlendik şimdi uzun uzun neler oldu neler bitti nasıldı festival yazmak istiyorum.

Tabi öncelikle @Tetra.n.Roastery ailesine teşekkür ederim. Ayrıca @zebercet @Tuncay @Eluna ve nickini bilmediğim ama forumdan gelen ve sohbetlerini çok sevdiğim insanlara da teşekkür ediyorum.


Bilet fiyatları oldukça pahalı. Sabah biletleri bile kapıda 90 liraya satıldı. Sabah bomboş konser alanlarına para harcanmış resmen. Gel gelelim ekonomi belli o yüzden bilet olayına çok kızamıyorum. Hadi 90 lira verdiniz diyelim 15:00'da Cumartesi günü "alanı TERK EDİN" diyen anonsu yapan kadın arkadaşı bu organizasyon firması ile çalışıyorsa tebrik ederim. Anonsu duyduğum an gerçekten utandım.

Organizasyon ile ilgili diğer konulara gelecek olursak burası bir fuar mı festival mi ne olduğu hiç belli olmayan bir yer olmuş. Pandemiden önceki kahve festivalini mumla aradım. O kadar çok tatlıcı (ki olsun tabi de) o kadar çok bakery vardı ki bazıları pek çok kahve firmasının çok önüne geçti. Buraya stant açmak isteyen firmalara siz kimsiniz necisiniz neden stant açıyorsunuz dendi mi acaba? Görünürlük için eğitim fuarlarından iş makinesi fuarlarına her yerde stant açan firmalar neden "festival" alanında da parayı basıp istediği yere stant açabiliyor? Eyvallah ekonomi kötü.

Organizasyon firmasının yapıp yapmadığından emin olamadığım arka taraftaki küçük ahşap stantlar ile ilgili de büyük problemler var. Stant düz değil. Demleme yaptığımız alanlar düz değildi. Bunun ne kadar büyük bir problem olduğunu bilen anlayacaktır zaten. Cuma akşamı göz gözü görmezken "Haa ışık takmak lazım" diye tek tek 2 standa bir balıkçı ampülü takıldı. Öyle ya da böyle her zaman uğrayıp var mı bir ihtiyacınız diye soruldu. En azından bazı çalışanları ilgiliydi.

Aeropress yarışmasından sonra latteyi izlemedim bile. Yarışma o kadar umursamazca yapılmış ki zaten bazı sosyal medya paylaşımlarında da "gelseniz de olur, gelmeseniz de" şeklinde paylaşımlar yapmışlar. Arkadaşlar kendi aranızda yarışma yapıp eğlenebilirsiniz, çok güzel kahveler, çok iyi teknikler konuşabilirsiniz ama şu soruya bir bakmak gerekiyor "Biz neden burada yapıyoruz?" ufak bir oturaklı izleme alanı olup düzgün bir şekilde kişilere anlatılarak yapılsaydı bu etkinlik 100 kişiden 5 kişi bile olsa bu sektöre çok daha sıcak bakabilirdi.

Workshopların pek çoğu kendi aramızda muhabbet ederiz gibi olmuş. O konuda da profesyonel bir yaklaşım beklerdim. En azından workshoplar ve söyleşiler kameraya çekilerek tam halleri yayınlanır ve sektöre dijital bilgi olarak kazandırılabilirdi. Sayın organizatör çok masraflı bir iş değil haberiniz olsun. Onun yerine OF ÇOK HIZLI OF ÇOK YENİ NESİL HARİKAYIZ kurguları ile paylaşım yapmışsınız. Çok kötüler haberiniz olsun.

Daha organizasyon ile ilgili sayabileceğim çok şey var. Yani bütün stantların şişe şişe suları kendilerine en yakın mazgallara boşaltmak zorunda kalması bile o kadar komik bir görüntü ki...


GELELİM KAHVE OLAYLARINA

Nitelikli kahve firmaları bakery ve tatlıcılardan daha az olan bir festivaldi. Çok büyük çok kocaman İstanbul firmalarının artık iyi kahveye nasıl zarar verdiklerini bir kez daha görmüş oldum. MARKA VER MARKA falan diye konuşacak olan olursa, koca Petra'dan bir espressoyu pek çok kişi denedik ve herkes neredeyse tükürmemek için zor durdu. Sıfır kalibre günün ilk espressosu bile daha lezzetlidir. Zaten artık Kronotrop'un harika fiyatlarına ve ikinci nesil seviyesindeki kahvelerine değinmek bile istemiyorum(OLUR MU ABİ LAKTO FERM....). Çalışanları iyi insanlar o ayrı. Bazı firmaları saymak dahi istemiyorum kötüydü açıkçası pek çoğu. Şey kötülüğü değil "dünyanın neden en iyi kahvesi değil" yaklaşımı değil epey dümdüz kahveler. İçilir mi içilir. Ama sorun şurada başlıyor; herkes "en iyi kahve" "en nitelikli" "gerçek kahve" gibi sloganları sallıyor. Ben net bir şekilde kafasına göre kelime kullanan firmaları sevmiyorum.

Firmalar arasında da pandemi öncesi samimiyeti göremedim.

İyi yerler de vardı bir elin parmağı kadar benim için. Tin Coffee ve William'ın standının profesyonelliği, ilgisi ve kahveleri beni çok mutlu etti. Spada Coffee'yi de oldukça beğendim çok iyi çalışanlar. İyi kahveleri olan fakat demlemeyi sallayarak yapan firmalar da vardı. Onların isimlerini vermeyeceğim çünkü niyetlerini/yorgunluklarını bilmiyorum. Tetra ile ilgili yorum yapmam etik olmayacağı için fikrimi belirtmeyeceğim.

Günün sonunda buraya katılan firmaların kendisine şu soruyu sorarak festivale gelmesini isterdim "Biz buraya niye geliyoruz?" Bu soruya verilecek cevaba göre her şey mübah olabilir :)

Burada daha çok şey yazarım ama kavgalar dövüşler istemiyorum artık. Azcık yoruldum.

Ama demeden geçemeyeceğim COOK firması kahve filtresi üretmiş eyvallah çok iyi çok güzel. Ama market kahvesini parayla sattığı bir de stant yapmış. Anlayamıyorum. Biri de çıkıp bu fikirden emin miyiz? diye sormadı mı acaba.

Katılımcı kesim ile ilgili diyebileceğim pek bir şey yok. Zaten 500 lira 190 lira 90 lira gibi fiyatlarla gelip bir de saatlerce parasıyla kruvasan yemek için sıra bekleyen ya da of şuruplu tatlılı şeyler 35 dakika beklerim ben bu soğukta diye gelen insanların kendi tercihleri. İnsanlar eğlenceye aç. Etkinliğe aç. Ama akıl alır gibi değil bazı şeyler. Bilkent Center Starbucks festivali olsa çok daha kalabalık çok daha iyi etkinlik olurmuş aslında. Bu fikri bir yapmak lazım.

Firma çalışanlarının pek çoğu sanırım bu tarz katılımcılar yüzünden "saldı" biraz. Ama şöyle bir şey var ki 100 kişiden 2 kişi bile gerçekten kahve içmek istiyorsa o espressoyu düzgün vereceksin malum firma.


Genel konuştuğum insanların da fikirlerinden yola çıkarak şöyle özetleyebilirim sanırım: Her sene daha kötü organizasyon oluyor.


Çok ciddi söylüyorum keşke başka bir organizasyon firması daha profesyonel bir süreç yöneterek yapsa bu etkinliği. Kahve sevmek, sevmemek, eğlenmek meselesi değil. Süreci yönetme meselesi. Sosyal medyanız bile çok kötü. (KİME GÖRE KÖTÜ KARDEŞ? - BANA GÖRE KÖTÜ BİLİYORUZ BU İŞLERİ)
Ben de geriye dönüp baktığımda memnuniyeti geride bırakan hayal kırıklıklarının bu kahve festivali sektöründe başka başka işler ve amaçlar olduğunu açıkça hissettirdiğini görüyorum.

Sizin ve benim daha doğrusu bizlerin beklediği tarzda bir kahve festivalini, minör boyuttaki örneğini Togay ve @Ömer Aydın beylerin kendi inisiyatifleri ile gerçekleştirdiği buluşmaların havasında ve samimiyetinde buluyoruz. Umarım ileride Togay ve Ömer bey ve dahaları bu işe de bir el atar.
 
Herkese merhaba,
Ankara Kahve Festivali için bugün Ankara’ya geldik.

Cuma ve Pazar tüm gün La Marzocco True Artisan Bar’da, cumartesi ise La Marzocco konteyner’da Honduras Don Joaquin espresso servis ediyor olacağız. Sohbete muhabbete birlikte kahve tatmaya bekleriz. 😊
Festivalde espresso sunumu yapan arkadaşların tekrar ellerine sağlık diyorum. Sohbet ettiğim arkadaşın ismini bilmiyorum ama şahsım adına alanda en samimi sunumu yapan kendisiydi. Honduras Don Joaquin espresso için indirim kovalayacağım :)
 
Çok keyifli bir festivaldi. Hemen hemen tüm standlara uğradım diyebilirim. Festivalde en akılda kalıcı 3 şeyi saysam direkt; @raistlin , nitro ve @SpadaCoffeeRoastery derdim herhalde. Yolda beni yakalayıp nitro içirmeye götüren Murat Abi'ye de ayrıca teşekkür ediyorum.

Spadanın geisha'sı bence tüm festivalin starıydı. Sadece bu kahveyi tadıp dönmek için bile festivale gelinirmiş. Ayrıca spada standında ne içtiysem hepsi muhteşemdi. Bu yıl çok sipariş vereceğim gibi gözüküyor.

Togay Bey çok ilginç biri. Bir şekilde her kaliteli işin altından çıkıveriyor😂. Bu sene kernel ile tanıştım ve çokça alım yaptım. Meğer o süper kosta rikaların tedariğinde de parmağı varmış. En keyifli standlardan biri kesinlikle TIN'di. Festival sayesinde hem bir linea mini almaya karar verdim hem de black crank'in ne kadar buyuk bir mucize oldugunu anladım.
 
Merhaba Arkadaşlar,

Festivali geride bıraktık ve yuvamıza döndük. Çok ama çok keyifliydi, gelen ve bizi ziyaret eden tüm arkadaşlara sonsuz teşekkürler.

Öyle güzel şeyler yazmışsınız ki, nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Ankara'da tüm arkadaşlarımızla yüzyüze sohbet etmek, kahveler denemek muhteşemdi. Yapmaya çalıştığımız tutkulu her işin karşılığı önce sizlerde oluyor zaten. Bu motivasyon ve desteğiniz çok kıymetli.

Sıra İstanbul'da, orada görüşmek üzere! :)
 
Eğlencesiyle, mutluluğu ve birazcık da olsun yorgunluğu ile bir festivalin daha sonuna geldik. Önceden tanıdığımız tüm kahve severlere bizleri yalnız bırakmadığı için teşekkür etmek istiyoruz. Firma olarak olumlu geri dönüşler ve samimiyetli yaklaşımlarınız bizleri çok mutlu ediyor. Daha çok üretmek ve daha iyi olmak için motive oluyoruz.

Sektörün bir takım zorluklarını herkes biliyor. Nitelikli kahve sektöründen pek çok tanıdığımız firma ile bu zorlukları sizlere yansıtmamaya çalışıyoruz. Ama haberler iyi! Yakın zamanda çok güzel projeler duyuracağız.
Şerbetçi otlu Etiyopya Bombe Bensa Nitro Brew’ümüze ve tüm çekirdek seçkilerimize olan yoğun ilginiz sayesinde seneye çok daha iyi ve çok daha geniş bir tadım skalası ile festival alanında olacağız.
“From Ankara With Love” sloganı ile çıktığımız bu yolda özellikle başkentli kahve severlerin bizi yalnız bırakmayarak hep bizi desteklemeleri o kadar mutluluk verici ki… Sizleri her daim Tetra N Caffeine ailesinin bir parçası olarak görüyoruz. Sohbetiniz ve fikirlerinizi hem çok seviyor hem de ciddiye alıyoruz. Sık sık geri dönüşleri aramızda paylaşıyor, belki de daha kısıtlı bir kitle olan ev baristalarına en iyi deneyimleri nasıl sunabiliriz sorusuna cevaplar arıyoruz.

Bizleri yalnız bırakmayan herkese çok teşekkür ediyor, festivalde bizimle olamayan değerli kahve severleri hem Cebeci Atölyemizde ağırlamaktan gurur duyacağımızı da belirtmek istiyoruz.

Ayrıca söz verdiğimiz gibi online satışlar için, Ankara’nın festivalini evinizde de yaşamanız için %15 indirim kodunu sizlerle paylaşıyoruz: fromankarawithlove

Not: Teknik bir problemden ötürü Brezilya Sitio ve Honduras Bella Vista sitemize 2 gün sonra eklenecektir. Bu kahvelerimizi merak edenlerin birazcık daha sabırlı olmasını umuyor, başka bir sorunla karşılaşırsınız yardımcı olacağımızı belirtmek istiyoruz.
 
Şeftalili meftalili diye gelme, yekten Sidra içicem ben diye gel bu sene standa :)

Yakın zamanda Ankara'da görüşmek üzere!
hahahahah şimdiden önümüzdeki festival keyifli oldu bile(:
Hoş gelirsiniz🌸
 
Geri
Üst