Güldük eğlendik şimdi uzun uzun neler oldu neler bitti nasıldı festival yazmak istiyorum.
Tabi öncelikle
@Tetra.n.Roastery ailesine teşekkür ederim. Ayrıca
@zebercet @Tuncay @Eluna ve nickini bilmediğim ama forumdan gelen ve sohbetlerini çok sevdiğim insanlara da teşekkür ediyorum.
Bilet fiyatları oldukça pahalı. Sabah biletleri bile kapıda 90 liraya satıldı. Sabah bomboş konser alanlarına para harcanmış resmen. Gel gelelim ekonomi belli o yüzden bilet olayına çok kızamıyorum. Hadi 90 lira verdiniz diyelim 15:00'da Cumartesi günü "alanı TERK EDİN" diyen anonsu yapan kadın arkadaşı bu organizasyon firması ile çalışıyorsa tebrik ederim. Anonsu duyduğum an gerçekten utandım.
Organizasyon ile ilgili diğer konulara gelecek olursak burası bir fuar mı festival mi ne olduğu hiç belli olmayan bir yer olmuş. Pandemiden önceki kahve festivalini mumla aradım. O kadar çok tatlıcı (ki olsun tabi de) o kadar çok bakery vardı ki bazıları pek çok kahve firmasının çok önüne geçti. Buraya stant açmak isteyen firmalara siz kimsiniz necisiniz neden stant açıyorsunuz dendi mi acaba? Görünürlük için eğitim fuarlarından iş makinesi fuarlarına her yerde stant açan firmalar neden "festival" alanında da parayı basıp istediği yere stant açabiliyor? Eyvallah ekonomi kötü.
Organizasyon firmasının yapıp yapmadığından emin olamadığım arka taraftaki küçük ahşap stantlar ile ilgili de büyük problemler var. Stant düz değil. Demleme yaptığımız alanlar düz değildi. Bunun ne kadar büyük bir problem olduğunu bilen anlayacaktır zaten. Cuma akşamı göz gözü görmezken "Haa ışık takmak lazım" diye tek tek 2 standa bir balıkçı ampülü takıldı. Öyle ya da böyle her zaman uğrayıp var mı bir ihtiyacınız diye soruldu. En azından bazı çalışanları ilgiliydi.
Aeropress yarışmasından sonra latteyi izlemedim bile. Yarışma o kadar umursamazca yapılmış ki zaten bazı sosyal medya paylaşımlarında da "gelseniz de olur, gelmeseniz de" şeklinde paylaşımlar yapmışlar. Arkadaşlar kendi aranızda yarışma yapıp eğlenebilirsiniz, çok güzel kahveler, çok iyi teknikler konuşabilirsiniz ama şu soruya bir bakmak gerekiyor "Biz neden burada yapıyoruz?" ufak bir oturaklı izleme alanı olup düzgün bir şekilde kişilere anlatılarak yapılsaydı bu etkinlik 100 kişiden 5 kişi bile olsa bu sektöre çok daha sıcak bakabilirdi.
Workshopların pek çoğu kendi aramızda muhabbet ederiz gibi olmuş. O konuda da profesyonel bir yaklaşım beklerdim. En azından workshoplar ve söyleşiler kameraya çekilerek tam halleri yayınlanır ve sektöre dijital bilgi olarak kazandırılabilirdi. Sayın organizatör çok masraflı bir iş değil haberiniz olsun. Onun yerine OF ÇOK HIZLI OF ÇOK YENİ NESİL HARİKAYIZ kurguları ile paylaşım yapmışsınız. Çok kötüler haberiniz olsun.
Daha organizasyon ile ilgili sayabileceğim çok şey var. Yani bütün stantların şişe şişe suları kendilerine en yakın mazgallara boşaltmak zorunda kalması bile o kadar komik bir görüntü ki...
GELELİM KAHVE OLAYLARINA
Nitelikli kahve firmaları bakery ve tatlıcılardan daha az olan bir festivaldi. Çok büyük çok kocaman İstanbul firmalarının artık iyi kahveye nasıl zarar verdiklerini bir kez daha görmüş oldum. MARKA VER MARKA falan diye konuşacak olan olursa, koca Petra'dan bir espressoyu pek çok kişi denedik ve herkes neredeyse tükürmemek için zor durdu. Sıfır kalibre günün ilk espressosu bile daha lezzetlidir. Zaten artık Kronotrop'un harika fiyatlarına ve ikinci nesil seviyesindeki kahvelerine değinmek bile istemiyorum(OLUR MU ABİ LAKTO FERM....). Çalışanları iyi insanlar o ayrı. Bazı firmaları saymak dahi istemiyorum kötüydü açıkçası pek çoğu. Şey kötülüğü değil "dünyanın neden en iyi kahvesi değil" yaklaşımı değil epey dümdüz kahveler. İçilir mi içilir. Ama sorun şurada başlıyor; herkes "en iyi kahve" "en nitelikli" "gerçek kahve" gibi sloganları sallıyor. Ben net bir şekilde kafasına göre kelime kullanan firmaları sevmiyorum.
Firmalar arasında da pandemi öncesi samimiyeti göremedim.
İyi yerler de vardı bir elin parmağı kadar benim için. Tin Coffee ve William'ın standının profesyonelliği, ilgisi ve kahveleri beni çok mutlu etti. Spada Coffee'yi de oldukça beğendim çok iyi çalışanlar. İyi kahveleri olan fakat demlemeyi sallayarak yapan firmalar da vardı. Onların isimlerini vermeyeceğim çünkü niyetlerini/yorgunluklarını bilmiyorum. Tetra ile ilgili yorum yapmam etik olmayacağı için fikrimi belirtmeyeceğim.
Günün sonunda buraya katılan firmaların kendisine şu soruyu sorarak festivale gelmesini isterdim "Biz buraya niye geliyoruz?" Bu soruya verilecek cevaba göre her şey mübah olabilir
Burada daha çok şey yazarım ama kavgalar dövüşler istemiyorum artık. Azcık yoruldum.
Ama demeden geçemeyeceğim COOK firması kahve filtresi üretmiş eyvallah çok iyi çok güzel. Ama market kahvesini parayla sattığı bir de stant yapmış. Anlayamıyorum. Biri de çıkıp bu fikirden emin miyiz? diye sormadı mı acaba.
Katılımcı kesim ile ilgili diyebileceğim pek bir şey yok. Zaten 500 lira 190 lira 90 lira gibi fiyatlarla gelip bir de saatlerce parasıyla kruvasan yemek için sıra bekleyen ya da of şuruplu tatlılı şeyler 35 dakika beklerim ben bu soğukta diye gelen insanların kendi tercihleri. İnsanlar eğlenceye aç. Etkinliğe aç. Ama akıl alır gibi değil bazı şeyler. Bilkent Center Starbucks festivali olsa çok daha kalabalık çok daha iyi etkinlik olurmuş aslında. Bu fikri bir yapmak lazım.
Firma çalışanlarının pek çoğu sanırım bu tarz katılımcılar yüzünden "saldı" biraz. Ama şöyle bir şey var ki 100 kişiden 2 kişi bile gerçekten kahve içmek istiyorsa o espressoyu düzgün vereceksin malum firma.
Genel konuştuğum insanların da fikirlerinden yola çıkarak şöyle özetleyebilirim sanırım:
Her sene daha kötü organizasyon oluyor.
Çok ciddi söylüyorum keşke başka bir organizasyon firması daha profesyonel bir süreç yöneterek yapsa bu etkinliği. Kahve sevmek, sevmemek, eğlenmek meselesi değil. Süreci yönetme meselesi. Sosyal medyanız bile çok kötü. (
KİME GÖRE KÖTÜ KARDEŞ? - BANA GÖRE KÖTÜ BİLİYORUZ BU İŞLERİ)