• Mayıs Ayı Kahve Kulübü Toplu Alım Organizasyonu
    Sevgili Ziyaretçi Mayıs ayı Kahve Kulübü ortak alım firması sizlerin oyları ile Montag Coffee seçildi. Bu konudan Mayıs ayı toplu alımı ile ilgili gelişmeleri öğrenebilirsin. Kahve Kulübü toplu alımı ve kulüp ile ilgili gelişmelerden, özel indirimlerden, yayınlardan hızlı bir şekilde haberdar olmak için buradan Whatsapp Kanalına katılmayı, Instagram ve Twitter adreslerinden bizi takip etmeyi unutmayın.
  • Telefon numaranızı paylaşmadan Kahve Kulübü duyurularından, güncel indirim ve kampanyalardan haberdar olmak istiyorsanız Bu Linke tıklayarak Kahve Kulübü Whatsapp Kanalını takip edebilirsiniz.

Türk Kahvesinin Dünyada Tutmamasının Nedenleri

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Marius
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Bence Türkiye'de tutuluyor. Dışarı çıkıp franchise markalarda Türk Kahvesi içmek yerine insanlar az daha fark verip farklı şeyler içmeyi tercih ediyor. Dünya'da tutulmaması konusunda haklısınız, belki de tescillenmediği için olabilir. Balkan coğrafyasında çok farklı isimlerle satılıyor. Telve için ise bence biz burada alternatif bulabiliriz. Asıl amacımız ''kaynamaya yakın sıcaklıklara ısıtmak ve köpük oluşturmak'' ise Arnavutluk'ta bir kafede buhar çubuğu kullanarak yapılmış bir Türk Kahvesi içmiştim. Telveler dipte çökmek yerine bardağın içinde homojen şekilde dağılmıştı.

Şunu da ekleyeyim. Birazcık beklenti meselesi nitelikli Türk Kahvesi içtiğimde de farklı aromaları hissetmek benim hoşuma gitmemişti. Diğer demleme yöntemleri bu ihtiyacı yeterince karşılıyor diye düşündüm. Tabii ki bu yöntemler de aromaları daha da ön plana çıkarır ama ne kadar standardize etmeye çalışsakta kahve soğuyabilir, su miktarı az olabilir. Türk kahvesinden beklentisi ise standart tat üzerine kurulu olduğunu düşünüyorum.
 
Burada bizim gibi kahvedeki tadım notaları hakkında konuşan insanlar çok az. Türkiye'de zincir kahvecilerin ve 3. nesil kahvecilerin satış oranı ve hatta 3. nesil kahvecilere gidenlerin neden gittiğini biliyoruz. Çok azı tat için gidiyor, kimisi Kadıköy'e gitmişken şöyle güzel bir kafede latte içeyim, daha az kalabalıktır diye gidiyor, kimisi falancanın kruvasanı, tiramisusu daha güzel diyor da gidiyor. Türk kahvesini otomatik makinede öğütmek veya elektrikli cezvede yapmak zahmetsiz aslında. Kafein oranı da düşük, dolayısıyla tanıtımı iyi yapılsaydı bugün dünyanın en meşhur kahvelerinden olurdu diye düşünüyorum. Çünkü birçok insanın kafede uzun oturacaksa espresso, kısa oturacaksa americano söylediğini biliyoruz, Türk Kahvesi iki duruma da hitap ediyor. Uzun oturacaklar fal bakar, kısa oturacaklar içer gider. Ancak işin özü bana göre kesinlikle dünyaya tanıtımının yapılmamış olması. Bir İtalyan, bir İrlandalı, bir Latin, Amerika'ya gittiğinde aslanlar gibi restoranını kafesini açıp, biz memlekette bunu yiyip içiyoruz derken bizim insanımızın restoranına yunan bayrağı astığını gördüm. Sebebiyse Amerikalıların Yunanlılara sempatisi satışı yükseltiyormuş, ilgi çekiyormuş. Buradan giden döner ustasının oralarda Greek Gyro açtığını da gördüm, karadenizli pidecinin pizzacı açtığını da gördüm. Üzülerek söylüyorum ki kendimizi tanıtamadık.
Türkiye'de dışarıda daha az içilmesinin sebebi ise bana göre evde Türk Kahvesi yapılıyor olması. Herkesin evinde cezvesidir makinesidir var. Ayrıca espressodan daha pahalı oluyor. İnsanlar da evde içemeyeceği kahvelere yöneliyor.
 
Genel olarak bizim ülkedeki yemeklerin ve içeceklerin belli bir kalite standardı yok, özellikle turistlik yerler en azından benim gördüğüm kadarı gerçekten çok kötü. Kahveyi bilen, içen yabancılar bizim kahveyi biliyor, içiyor, içmeyenler de tadını sevmiyordur yani.
 
Bence Türkiye'de tutuluyor. Dışarı çıkıp franchise markalarda Türk Kahvesi içmek yerine insanlar az daha fark verip farklı şeyler içmeyi tercih ediyor. Dünya'da tutulmaması konusunda haklısınız, belki de tescillenmediği için olabilir. Balkan coğrafyasında çok farklı isimlerle satılıyor. Telve için ise bence biz burada alternatif bulabiliriz. Asıl amacımız ''kaynamaya yakın sıcaklıklara ısıtmak ve köpük oluşturmak'' ise Arnavutluk'ta bir kafede buhar çubuğu kullanarak yapılmış bir Türk Kahvesi içmiştim. Telveler dipte çökmek yerine bardağın içinde homojen şekilde dağılmıştı.

Şunu da ekleyeyim. Birazcık beklenti meselesi nitelikli Türk Kahvesi içtiğimde de farklı aromaları hissetmek benim hoşuma gitmemişti. Diğer demleme yöntemleri bu ihtiyacı yeterince karşılıyor diye düşündüm. Tabii ki bu yöntemler de aromaları daha da ön plana çıkarır ama ne kadar standardize etmeye çalışsakta kahve soğuyabilir, su miktarı az olabilir. Türk kahvesinden beklentisi ise standart tat üzerine kurulu olduğunu düşünüyorum.
Türk kahvesi tescillendi diye biliyorum. TSE de standardı bile var. (Ts 13904)
Türk kahvesinin bi yerlere gelebilmesi için gerçekten çok uğraşlar verildi ve verilmeye devam ediyor. Şerif Başaran hoca Cenk Girginol hoca çok uğraştılar bunun için. Cenk hocanın Türk kahvesi üstüne yazılmış gerçekten çok başarılı benimde sürekli elimin altında duran kitabı da var. Okumayanlara tavsiye ederim. Hatta yanlış hatırlamıyorsam 2013 yılında Unesco kültürel miras listesine girdi. Sadece kahve olarak da değil. Türk kahvesi ve Kültürü olarak. Çünkü gerçekten müthiş bir kültür ve dünya da kabul edilen ilk demleme yöntemi. Cenazesinden düğününe insanın en acı ve en tatlı günlerinde var olan bir içecek. Kıymetini bilemiyoruz maalesef.
 
Son düzenleme:
Türk kahvesi tescillendi diye biliyorum. TSE de standardı bile var. (Ts 13904)
Türk kahvesinin bi yerlere gelebilmesi için gerçekten çok uğraşlar verildi ve verilmeye devam ediyor. Şerif Başaran hoca Cenk Girginol hoca çok uğraştılar bunun için. Cenk hocanın Türk kahvesi üstüne yazılmış gerçekten çok başarılı benimde sürekli elimin altında duran kitabı da var. Okumayanlara tavsiye ederim. Hatta yanlış hatırlamıyorsam 2013 yılında Unesco kültürel miras listesine girdi. Sadece kahve olarak da değil. Türk kahvesi ve Kültürü olarak. Çünkü gerçekten müthiş bir kültür ve dünya da kabul edilen ilk demleme yöntemi. Cenazesinden düğününe insanın en acı ve en tatlı günlerinde var olan bir içecek. Kıymetini bilemiyoruz maalesef.
Hocaların uğraşlarının herkes farkında ama buradaki tescil işlemi sadece Türkiye içinde geçerli. Örnek olarak baklavanın da TSE standardı olmasına ve AB tarafından tescillenmesine rağmen menşei hala tartışılmakta.

Kısaca mevcut standart azlığı bununla birlikte araştırma ve geliştirme yapılmaması temel değindiğimiz nokta.
 
Bence türk kahvesinin "geleneksel" çekirdeklerinden kaynaklı. Çok kavrulmuş ve çifte kavrulmuş hatta standart olarak kavrulan kahvelerin bile çok kavrulması sonucu acı kahvenin ortaya çıkması. Uzun süren pişirimler sonucu daha da acı fincan ve telve. O acılığın bir kahve lezzeti çıkarması beklemek malesef zor.
Benim dışarıda türk kahvesi tercih etmeme sebebim genellikle fazla ince öğütüm ve uzun pişirmeden kaynaklı yanık ve fazlasıyla acı bir kahve olmasından dolayı.
 
İstanbul'da düz bir mahallede pastane işletmecisiyiz, insanların kahve almadan önce sorduğu ilk soru " Mehmet Efendi mi kullanıyorsunuz?" olduğu için toplumumuzun büyük bir kısmının kahve bilgisinin sadece Mehmet Efendi olduğunu düşünüyorum. Zincir kahvecilerin yaygınlaşmasıyla, toplum olarak kahve hakkında yeterli bilgiye ulaştığımızda Türk Kahvesinin de bu kadar tercih edilmeyeceğini düşünüyorum, şahsen çok tercih ettiğim bir demleme türü de değil.
 
İstanbul'da düz bir mahallede pastane işletmecisiyiz, insanların kahve almadan önce sorduğu ilk soru " Mehmet Efendi mi kullanıyorsunuz?" olduğu için toplumumuzun büyük bir kısmının kahve bilgisinin sadece Mehmet Efendi olduğunu düşünüyorum. Zincir kahvecilerin yaygınlaşmasıyla, toplum olarak kahve hakkında yeterli bilgiye ulaştığımızda Türk Kahvesinin de bu kadar tercih edilmeyeceğini düşünüyorum, şahsen çok tercih ettiğim bir demleme türü de değil.
İlk kısımdaki fikirlerinize katılıyorum hatta son kısımdaki fikirlerinize de katılıyordum ama fikrim değişti.Bazen kavrum hatası,parametreler ne kadar sert olursa olsun doğru düzgün çözünmeyen,bir türlü gaz salmayan ve degassı bitmeyen, çiğ koku ve tatlardan arinmayan,1/18 altı deli gibi sert parametrelerle bile demlenmeye müsait olmayan cekirdeklerden Türk kahvesi ile o kadar keyifli fincanlar çıkabiliyor ki başta ben bile inanamadim.Basta belirttiğiniz gibi Türk kahvesi Rio Minas olmak zorunda değil,Cerrado ya da Minas Cerrado harmanı,küf kokusu gitsin diye çifte kavrulmuş olmak da zorunda değil.Guzel bir çekirdekten iyi demlenmiş bir Türk kahvesine herhangi bir kahvesever hayır diyemez sanırım.Asil sorun denemeye alıkoyan sosyoekonomik problemler,onyargi, kültürel faaliyetler ve hobi edinmemize engel diğer unsurlar olabilir belki de.
 
Türk kahvesinin vitrini olan Türkiyemizde malesef yanlış sunulduğu için olduğunu düşünüyorum. Acı, bol köpüklü ve buram buram yanık kokanın daha iyi olduğu kuşaktan kuşağa aktarılan bir ürün.
 
Taze ve ekşi olmayan bir çekirdekle demlendiğinde gayet de tutuyor aslında. Piyasadaki minasın küf notasının yerine, fındıksı, kakao notalı, karamel, meyvemsi bir deneyim çoğunu mutlu ediyor. Türk kahvesinden çok memnun kaldığım bir çekirdek vardı, Kosta Rika Tarrazu San Rafael, mesela bunu okula götürüp önce sözenle öğütüp, arkadaşlara ikram ettiğimde çok beğenmişlerdi. "Herkes Rio Minas'a alışkın." deyip işten sıyrılmak yerine çekirdeği doğru düzgün kavurmak gerekiyor belki de.
Bu bahsettiğiniz çekirdek Şerif hocanın sattığı mı? Sizin denediğinizin kavrumu nasıldı? Elimde Kahve Fabrikasının filtre kavrumdan var, V60'ta bayıla bayıla içiyorum. İşyerinde okuyunca hemen eve gidip deneyesim geldi, heyecanlandım :D
 
Bence Türkiye'de tutuluyor. Dışarı çıkıp franchise markalarda Türk Kahvesi içmek yerine insanlar az daha fark verip farklı şeyler içmeyi tercih ediyor. Dünya'da tutulmaması konusunda haklısınız, belki de tescillenmediği için olabilir. Balkan coğrafyasında çok farklı isimlerle satılıyor. Telve için ise bence biz burada alternatif bulabiliriz. Asıl amacımız ''kaynamaya yakın sıcaklıklara ısıtmak ve köpük oluşturmak'' ise Arnavutluk'ta bir kafede buhar çubuğu kullanarak yapılmış bir Türk Kahvesi içmiştim. Telveler dipte çökmek yerine bardağın içinde homojen şekilde dağılmıştı.

Şunu da ekleyeyim. Birazcık beklenti meselesi nitelikli Türk Kahvesi içtiğimde de farklı aromaları hissetmek benim hoşuma gitmemişti. Diğer demleme yöntemleri bu ihtiyacı yeterince karşılıyor diye düşündüm. Tabii ki bu yöntemler de aromaları daha da ön plana çıkarır ama ne kadar standardize etmeye çalışsakta kahve soğuyabilir, su miktarı az olabilir. Türk kahvesinden beklentisi ise standart tat üzerine kurulu olduğunu düşünüyorum.
İlginçtir, buhar çubuğunu Gönül Kahvesi de kullanıyor. Genelde bar tezgahları yüksek olduğundan hazırlık alanı çok göz önünde değil, ben özellikle süt köpürttükten sonra temizliyorlar mı diye bakarken fark etmiştim. Tek porsiyonluk bakır cezvelerde kahve hazırlandıktan sonra bir buhar çubuğu uygulaması yapılıyor, ama bu uygulamadan dolayı kahvenin ateşteki süresini değiştiriyorlar mı ondan emin değilim.
 
Pazarlama dezavantajı da var. Belki genel geçer halk için yukarıdaki sebepler geçerlidir, fakat kendi köklü kültürü, geçmişi ve ağırlığı olan başka bir kahve hazırlama tekniği de yok. İşte bu noktada pazarlama ile dünyada kendine daha fazla müşteri bulabilecek bir ürün iken, Türk kahvesi kendi memleketinde dahi hakettiği değeri bulamıyor. Kahve Deryası'nda bir keresinde espresso makinasının buhar çubuğunun ucunda pişirilmiş Türk kahvesi servis edildi önüme. İşte bunun gibi ucubelikler ve kıymet bilmezlikler tuzu biberi oluyor.

Bir de fiyatlandırma sorunu var. Ortalama bir kafede çay 20 TL ise Türk kahvesi 60 TL. Aradaki farkı neyle açıklayacağız? Sıradan bir Türk kahvesi fincanına giren kahve miktarı 2 gram. Matematik ortada, hiç bir gider 2 gramlık kahvenin fiyatını 60-80 TL yapamaz.
 
Son düzenleme:
Pazarlama dezavantajı da var. Belki genel geçer halk için yukarıdaki sebepler geçerlidir, fakat kendi köklü kültürü, geçmişi ve ağırlığı olan başka bir kahve hazırlama tekniği de yok. İşte bu noktada pazarlama ile dünyada kendine daha fazla müşteri bulabilecek bir ürün iken, Türk kahvesi kendi memleketinde dahi hakettiği değeri bulamıyor. Kahve Deryası'nda bir keresinde espresso makinasının buhar çubuğunun ucunda pişirilmiş Türk kahvesi servis edildi önüme. İşte bunun gibi ucubelikler ve kıymet bilmezlikler tuzu biberi oluyor.

Bir de fiyatlandırma sorunu var. Sıradan bir kafede çay 20 TL ise Türk kahvesi 60 TL. Aradaki farkı neyle açıklayacağız? Sıradan bir Türk kahvesi fincanına giren kahve miktarı 2 gram. Matematik ortada, hiç bir gider 2 gramlık kahvenin fiyatını 60-80 TL yapamaz.
Bir de kafelerde kullanılan Türk kahvesi tozunun (çekirdek veya öğütülmüş kahve diyemeyeceğim üzgünüm) 150-170 lira olması durumu var. İnsan bu kahvenin toplanması, ithalatı, aradaki en az 3 aracının kazancı nedir diye düşünmeden edemiyor.
 
Bu bahsettiğiniz çekirdek Şerif hocanın sattığı mı? Sizin denediğinizin kavrumu nasıldı? Elimde Kahve Fabrikasının filtre kavrumdan var, V60'ta bayıla bayıla içiyorum. İşyerinde okuyunca hemen eve gidip deneyesim geldi, heyecanlandım :D
Evet, ama aynı çiftliğin 2-3 yıl önceki bir hasatıydı. Güncel Tarrazu San Rafael'i denemedim.
 
Molent G50 ile gayet güzel çekiyorum. 15 gramı geçmek mantıklı değil yorucu olması ve değirmeninin ısınmasından dolayı 😇
 
Geri
Üst