• Haziran Ayı Kahve Kulübü Toplu Alım Organizasyonu
    Sevgili Ziyaretçi Haziran ayı Kahve Kulübü ortak alım firması sizlerin oyları ile Niji Coffee seçildi. Bu konudan Mayıs ayı toplu alımı ile ilgili gelişmeleri öğrenebilirsin. Kahve Kulübü toplu alımı ve kulüp ile ilgili gelişmelerden, özel indirimlerden, yayınlardan hızlı bir şekilde haberdar olmak için buradan Whatsapp Kanalına katılmayı, Instagram ve Twitter adreslerinden bizi takip etmeyi unutmayın.
  • Telefon numaranızı paylaşmadan Kahve Kulübü duyurularından, güncel indirim ve kampanyalardan haberdar olmak istiyorsanız Bu Linke tıklayarak Kahve Kulübü Whatsapp Kanalını takip edebilirsiniz.

Türk Kahvesi Nasıl Demlerim detay video :)

Red clix 22 klik bugün demledim, çok kalın geldi üstat :( tk değil de mokapot gibiydi sanki. Benim cmd de mi sorun var yoksa zaten kalın bir öğütüm mü acaba
evet aslında biraz kalın öğütüyorum yakın bir zamanda bunun la ilgili bir paylaşım da bulunacağım.
 
Koray bey @kahvekolik.barista , iyi günler
Ekipmanları tamamladım ilk denememde 2 kişilik C3G ile süreyi tam tutturamadım Rekrow düşük kaldı 3:30-4:00 arası oldu demleme . Sonra C2G ile 2 ince mantar çay altlığı ile yükseltip ayarı biraz açınca tek kişilik biraz çabuk oldu 1:30 gibi . İki demlemede 60 derece ile başladım. Rekrow için mantar gerek diye bakarken sizin video aklıma geldi çevresini saran mantar tam oturmuş ikea dan olan standart mantar mı o , değilse nereden temin ettiniz? Birde 2 kişilik demlemeler için hedef zaman 2:20-2:30 mu olmalı tavsiyeniz nedir?
 
Koray bey @kahvekolik.barista , iyi günler
Ekipmanları tamamladım ilk denememde 2 kişilik C3G ile süreyi tam tutturamadım Rekrow düşük kaldı 3:30-4:00 arası oldu demleme . Sonra C2G ile 2 ince mantar çay altlığı ile yükseltip ayarı biraz açınca tek kişilik biraz çabuk oldu 1:30 gibi . İki demlemede 60 derece ile başladım. Rekrow için mantar gerek diye bakarken sizin video aklıma geldi çevresini saran mantar tam oturmuş ikea dan olan standart mantar mı o , değilse nereden temin ettiniz? Birde 2 kişilik demlemeler için hedef zaman 2:20-2:30 mu olmalı tavsiyeniz nedir?
Selamlar evet ikea dan aldığım mantar altlık. 2 kişilik demlemelerde zaman uzayabiliyor evet.
Demlemede minimum 1 dakika 45 saniye maksimum ise 2.30 hedeflemek gerekir.
Daha net sonuçlar almak için.
 
Benim merak ettiğim; Türk kahvesi demlerken Bakır soy cezve olmasının farkı? Yani aşağıdan yukariya doğru daha eğimli olan ve çapı azalan bakır cezvde değilde, soy cezve? Tatsal olarak muazzam farklılıklar mı oluşturuyor bu iki farklı bakır cezve türü? Bilenler bilgilendirebilirse sevinirim. Teşekkürler.
 
Benim merak ettiğim; Türk kahvesi demlerken Bakır soy cezve olmasının farkı? Yani aşağıdan yukariya doğru daha eğimli olan ve çapı azalan bakır cezvde değilde, soy cezve? Tatsal olarak muazzam farklılıklar mı oluşturuyor bu iki farklı bakır cezve türü? Bilenler bilgilendirebilirse sevinirim. Teşekkürler.
Soy cezvenin gövdesindeki tasarımın ince belli (dipte ve tepede geniş, ortada dar) olmasının nedeni kahve seviyesi kaynamaya yakın yükselirken taşmaması için. Bu tasarımın, tat bakımından kayda değer bir fark yarattığını düşünmüyorum. Soy cezvenin diğer bakır cezvelerden farkı tasarımdan ziyade karşıladığı standartlar, kalitesi, kalınlığı ve ömür boyu bakım olanağında yatıyor bence.
 
Son düzenleme:
Demlemek... Ciddi bir kategorik hata bu, yani kahve tüketilmek üzere nasıl bir işleme tabi tutulursa tutulsun adı demlemek dediğinizde, patatesi kızarttığınız zaman haşladım demek gibi bir hata. Tuhaf. Bu ifade halbuki kalburüstü sayılabilecek insanların düştükleri bir hata, peki sorun ne? Demlenir demekte yani yanlışta bu kadar ısrarcı olmanız. Kahveyi parçalı mı demleyeyim, kaç klikte öğüteyimden çok daha önemli şeyler var. Misal: manalı konuşabilmek.
 
@Oguzatli düşüncenize katılmıyorum çünkü kahve türkçemizde demleme ile en iyi şekilde anlatılabiliyor diye düşünüyorum. Demlemenin bir süre kısıtı var mı bunu tartışmak gerek, french press demleme veya çay demleme kullanıyoruz fakat türk kahvesi için pişirmek deniliyor çoğu zaman bunun nedeni alttan verilen ısıdan dolayı diye düşünüyorum. Oysa kahve yeşil haldeyken cezveye atsak ve pişirerek bir kimyasal değişime maruz bıraksak ozaman adı pişirmek olurdu, demlemede kahve fiziksel olarak çözünüyor biz Türk kahvesi yönteminde sadece ısı ile bu demleme süresi kısaltıyoruz.
 
Demlemek... Ciddi bir kategorik hata bu, yani kahve tüketilmek üzere nasıl bir işleme tabi tutulursa tutulsun adı demlemek dediğinizde, patatesi kızarttığınız zaman haşladım demek gibi bir hata. Tuhaf. Bu ifade halbuki kalburüstü sayılabilecek insanların düştükleri bir hata, peki sorun ne? Demlenir demekte yani yanlışta bu kadar ısrarcı olmanız. Kahveyi parçalı mı demleyeyim, kaç klikte öğüteyimden çok daha önemli şeyler var. Misal: manalı konuşabilmek.
Demlemek kelimesinin kökenine ve anlamına bakmak gerek burada sanırım, çay demlemek tamlamasında kullandığımız demlemek çayın suyla vakit geçirmesi anlamına geliyor aslında, bu bakımdan kahve çekirdeğinin de suyla vakit geçirmesi usulüyle meydana getirilen yönteme "demlemek" demekte bir sakınca var mıdır gerçekten de?
 
Son düzenleme:
Hele gelin önce size başka bir şey anlatayım. Psikolojideki psüke'yi ilk Arap filozoflar nefs deyi tercüme etmişler. Ruhun karşılığı olarak da sprit, bu da Yunanca. Efendime söyleyeyim, espri kelimesinin kökü bu. Yani bir şeyin özü. İspirto da buradan. İspirto da yanıp belli belirsiz bir öz sergiler. Sonrasında Habermas espresso kelimesinin kökenini sprit olduğunu söylüyor. E Latin ülkesi malumunuz fazlaca Grek kelime bulmak mevcut. Bu da ne demek kahvenin ruhunu alırsınız, yani özünü. Yani ne yaparsınız kahve tozunu yahut parçasını demlerken özünü çıkarırsınız. Hah demlemek budur işte. Özünü çıkarmaktır. Efendim niye çay demlersiniz çünkü maddeyi ayırma işlemidir. Çay tanesi, yaprağı su ile özü alınır ve ondan ayrılır. Eskiler ne demişler: dem bu demdir, dem bu dem. Yani vakitten ayrılmış bir andır bu an. Velhasıl pişirmek ise parçanın, tanenin her neyse adı suyun içinde kalıp onunla ısınması başka bir hale geçmesi durumudur. Türk kahvesi pişer çünkü madde su ile birlikte başka bir hal alır ve parça da bu yeni halden bağımsız değildir. Yanlış anlaşılmasın: beni rahatsız eden demlenmesi, pişmesi falan kavgası değil. Kişinin yüce bir gönüllülük sergilercesine hayır canım, pişmez, demlenir bu iddiasında bulunup bu kadar emin olmasında.
 
Hele gelin önce size başka bir şey anlatayım. Psikolojideki psüke'yi ilk Arap filozoflar nefs deyi tercüme etmişler. Ruhun karşılığı olarak da sprit, bu da Yunanca. Efendime söyleyeyim, espri kelimesinin kökü bu. Yani bir şeyin özü. İspirto da buradan. İspirto da yanıp belli belirsiz bir öz sergiler. Sonrasında Habermas espresso kelimesinin kökenini sprit olduğunu söylüyor. E Latin ülkesi malumunuz fazlaca Grek kelime bulmak mevcut. Bu da ne demek kahvenin ruhunu alırsınız, yani özünü. Yani ne yaparsınız kahve tozunu yahut parçasını demlerken özünü çıkarırsınız. Hah demlemek budur işte. Özünü çıkarmaktır. Efendim niye çay demlersiniz çünkü maddeyi ayırma işlemidir. Çay tanesi, yaprağı su ile özü alınır ve ondan ayrılır. Eskiler ne demişler: dem bu demdir, dem bu dem. Yani vakitten ayrılmış bir andır bu an. Velhasıl pişirmek ise parçanın, tanenin her neyse adı suyun içinde kalıp onunla ısınması başka bir hale geçmesi durumudur. Türk kahvesi pişer çünkü madde su ile birlikte başka bir hal alır ve parça da bu yeni halden bağımsız değildir. Yanlış anlaşılmasın: beni rahatsız eden demlenmesi, pişmesi falan kavgası değil. Kişinin yüce bir gönüllülük sergilercesine hayır canım, pişmez, demlenir bu iddiasında bulunup bu kadar emin olmasında.
Pişirilir diyorsunuz pek alâ, Türk kahvesini yaptık, daha sonra da kağıt bir filtreden geçirdik, peki o zaman da kahve pişmiş mi oluyor?
2. sorum ise demleme denilebilmesi için bir madde ile bir suyun birlikte vakit geçirmesi şeklinde yorumluyorsunuz? Türk kahvesi su ile vakit geçirmiyor mu? Yani ortada süzme işlemi olmadığı için mi pişme demek zorundayız? Şöyle düşünelim, french press ekipmanı çaya en çok benzeyen demleme yöntemlerinden birisi. Ortalama 98 dereceyle demlediğimizi varsayalım. Kahve 98 derece suyla buluşuyor ve 4 dakika boyunca birlikte zaman geçiriyorlar. Türk kahvesinde ise benzer bir durum tam tersi şekilde gerçekleşiyor. Biz ortalama 60 derece bir suyu alıyoruz ve yaklaşık maksimum 95-96 dereceye kadar ısıtıyoruz. (Köpük hacim kazanmaya başladığı an). Daha sonra da olabildiğince soğuk bir fincana döküp yaklaşık 3 dakika kadar bekliyoruz. Peki neden bekliyoruz? Cevap, filtre edilmesini bekliyoruz. Türk kahvesindeki filtre yöntemi çökelme yöntemi, partiküllerin dibe çökmesini bekliyoruz daha sonra içiyoruz. Pişirme tezinize bir anti tez daha eklemem gerekirse bunca senedir kullandığımız çay demleme konusu da hatalı ohalde. Sizin mantığınıza göre Türk çayı için konuşacak olursak, çayı demliyoruz ve alttaki su kaynamaya devam ederken yaklaşık 18-22 dakika demlemeye bırakıyoruz. Burada hiçbir problem yok. Peki, 18 dakika sonunda o çayı demlikten tamamen süzüyor muyuz yoksa çay partikülleriyle altta kısık ateşte kaynamaya devam eden suyun üstünde mi bekletiyoruz? Bu durumda Türkiye de çay demlemekte yanlış bir tabir, çay pişirmek olmalı. Çünkü onun özünü alıyoruz ve çaydan ayırmıyoruz.
 
Evvela bir dil tezi olarak da: galat-ı meşhur lügat-ı fasihten evladır. Bu bir yerde dursun, sonra bunun üzerine bıdı bıdı yapalım. Gelin kategori kullanalım ilk soru için: brokolili başladınız sonra da kızarttınız. Brokoliyi nasıl yaptınız sorusuna şu cevabı vereceksiniz: önce haşladım sonra da kızarttım. Yani halihazırda Türk kahvesi piştikten sonra filtrelenme pratiği olmadığı için bir isminin olmaması gayet normal ama illa bir şey söylemek istiyorsanız böyle cevap verirsiniz. Pişirdim ve süzdüm.
İkinci soru ise temelde demleme için şöyle bir formül vereyim: sonuç olarak amacın, araçtan ayrılmasıdır. Ereğiniz budur. Demlenen meyvenin, yaprağın, bitkinin, çekirdeğin her neyse bir süre onu çözebilecek derecede su ile vakit geçirip sonra maddeden ayırmak. Ne bileyim bir parça çay kaldı vs bunlar kaidenin kendisine zarar vermez sadece pürüzdür, o kadar. Çay yaprağını alırsınız, suya atarsınız, ondan istenileni alır ve posasını ağaç dibine dökersiniz. Bu çok olmamalı. 60 derece, 3 dakika, 15 kere sallama falan filan. Bu sadece bir tavsiyeden ibaret. Esas kabul etmeyiniz. Ettiyseniz de siz kahve tanesi 3 dakika beklediğinizde kahve tanesi yutmadığınızı mı zannediyorsunuz? Etmeyin. Kahvesini tamamen süzmeyi hedeflediğiniz bir yöntem ile yaklaşık ürünün onda biri kadar kahve içinde barındıran bir sonucun aynı işlem olduğunu sanmak da ayrıca çılgınca. Amaaan. Yarın bir vidyo çekip yutuba giriyorum ben de. '' Merhaba arkadaşlar, bugün Türk kahvesi demliyoruz. Suyumuz yetmiş derece olmalı, Türk kahvesi pişirilmez bu arada, demlenir...''
 
Konuyu bir daha bir daha okuyorum ben mi kaçırıyorum acaba yardımcı olursanız sevinirim.Ortada Türk kahvesi demlenir pişmez diye bir iddia mı var bu 2 sayfalık yorumlarda yoksa başka bir konudan gelen bir tartışmamı . Ben 3 aylık bir üye olarak ve de 53 yaşıma kadar daha önce bir fincan Türk kahvesi hazırlamamış durumdayken şimdi buradaki tarifle gayet başarılı sonuçla kahve tüketiyorum. Bunun yanında kahvemizin espresso gibi standartının oluşması İçin enerjimizi birleştirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bunun içinde yöntemin adı pişirmemi yoksa demlememi olmalı yada başka bir teknik mi denmeli, bir çok parametresinin daha standart hale getirilmesi ve yaygınlaştırılması gibi. Bunu yaparken de birbirbirimizin kalbini kırmadan , üstten yazmadan fikirlerimizi paylaşmayı başarabileceğimizi düşünüyorum. En azından benim 3 ayda gördüğüm çok elit ve birbirine saygılı , paylaşmayı seven bir kitle var burada. Öğrenmenin sonu yok , paylaştıkça her şey çok daha güzel. İyi geceler dilerim.
 
Evvela bir dil tezi olarak da: galat-ı meşhur lügat-ı fasihten evladır. Bu bir yerde dursun, sonra bunun üzerine bıdı bıdı yapalım. Gelin kategori kullanalım ilk soru için: brokolili başladınız sonra da kızarttınız. Brokoliyi nasıl yaptınız sorusuna şu cevabı vereceksiniz: önce haşladım sonra da kızarttım. Yani halihazırda Türk kahvesi piştikten sonra filtrelenme pratiği olmadığı için bir isminin olmaması gayet normal ama illa bir şey söylemek istiyorsanız böyle cevap verirsiniz. Pişirdim ve süzdüm.
İkinci soru ise temelde demleme için şöyle bir formül vereyim: sonuç olarak amacın, araçtan ayrılmasıdır. Ereğiniz budur. Demlenen meyvenin, yaprağın, bitkinin, çekirdeğin her neyse bir süre onu çözebilecek derecede su ile vakit geçirip sonra maddeden ayırmak. Ne bileyim bir parça çay kaldı vs bunlar kaidenin kendisine zarar vermez sadece pürüzdür, o kadar. Çay yaprağını alırsınız, suya atarsınız, ondan istenileni alır ve posasını ağaç dibine dökersiniz. Bu çok olmamalı. 60 derece, 3 dakika, 15 kere sallama falan filan. Bu sadece bir tavsiyeden ibaret. Esas kabul etmeyiniz. Ettiyseniz de siz kahve tanesi 3 dakika beklediğinizde kahve tanesi yutmadığınızı mı zannediyorsunuz? Etmeyin. Kahvesini tamamen süzmeyi hedeflediğiniz bir yöntem ile yaklaşık ürünün onda biri kadar kahve içinde barındıran bir sonucun aynı işlem olduğunu sanmak da ayrıca çılgınca. Amaaan. Yarın bir vidyo çekip yutuba giriyorum ben de. '' Merhaba arkadaşlar, bugün Türk kahvesi demliyoruz. Suyumuz yetmiş derece olmalı, Türk kahvesi pişirilmez bu arada, demlenir...''
Anladım felsefecisiniz, ama bilimi reddederek te felsefe yapamazsınız, ayrıca laf cambazlığıyla tezinizi ispatlayamazsınız. Ben ispatlı gerçekler sunuyorum, isterseniz extraction grafikleriyle de gösterebilirim. Belirtilen bu sıcaklıklar dünyaca ünlü yarışmacıların reçetelerinden alınma değerlerdir. Ve bu değerler sebepleriyle birlikte açıklanmıştır. Bana sallama çay örneği veriyorsunuz, benim ağzımdan sallama çay ifadesi çıktı mı? Hayır. Extraction yani özütseme. Bir partikül belli sıcaklık altında bir sıvı içerisinde çözünür. Bunun çözünme şekli ise demleme yöntemini belirler. Sizi aydınlatmak açısından şöyle söyleyeyim. İmmersion yani suyun kahveyle belli bir süre birlikte vakit geçirdiği demleme yöntemleri. Bir de percolation yani suyun kahve partiküllerini aşındırarak karafa akması. Buna da zaten drip yöntemi diyoruz.
Ayrıca neden ''Yaygın olan yanlış, bilinmeyen doğrudan iyidir.'' şeklinde yazmayıp ta ''galat-ı meşhur lügat-ı fasihten evladır''. sözünü kullanıyorsunuz? Terkedilmiş bir ağız kullanmaktansa anlaşılır yazmak sizce de çok daha sağlıklı değil mi? Sizin amacınız derdinizi mi anlatmak yoksa aruz nezdinde caka satmak mı?
 
Son düzenleme:
Anladım felsefecisiniz, ama bilimi reddederek te felsefe yapamazsınız, ayrıca laf cambazlığıyla tezinizi ispatlayamazsınız. Ben ispatlı gerçekler sunuyorum, isterseniz extraction grafikleriyle de gösterebilirim. Belirtilen bu sıcaklıklar dünyaca ünlü yarışmacıların reçetelerinden alınma değerlerdir. Ve bu değerler sebepleriyle birlikte açıklanmıştır. Bana sallama çay örneği veriyorsunuz, benim ağzımdan sallama çay ifadesi çıktı mı? Hayır. Extraction yani özütseme. Bir partikül belli sıcaklık altında bir sıvı içerisinde çözünür. Bunun çözünme şekli ise demleme yöntemini belirler. Sizi aydınlatmak açısından şöyle söyleyeyim. İmmersion yani suyun kahveyle belli bir süre birlikte vakit geçirdiği demleme yöntemleri. Bir de percolation yani suyun kahve partiküllerini aşındırarak karafa akması. Buna da zaten drip yöntemi diyoruz.
Ayrıca neden ''Yaygın olan yanlış, bilinmeyen doğrudan iyidir.'' şeklinde yazmayıp ta ''galat-ı meşhur lügat-ı fasihten evladır''. sözünü kullanıyorsunuz? Terkedilmiş bir ağız kullanmaktansa anlaşılır yazmak sizce de çok daha sağlıklı değil mi? Sizin amacınız derdinizi mi anlatmak yoksa aruz nezdinde caka satmak mı?
Hele gel sana bi şey anlatayım extraction bu extraction dır
 
Sevgili @Oguzatli demleme kelimesinin tanımı nedir ve vereceğiniz tanımın bir kaynağı var mıdır acaba?
 
Şimdi durun efendiler. Devam edelim, karışık kafa iyidir. Kelime üzerine tartışmak zevklidir. Keyif alın. Anlamaya çalışın, yenmeye çalışırsanız öfkelenirsiniz. Sevgili Portatif Barista evet bir şeyler söylemişler. Mesela benim hakkımda teşhiste bulunmuşlar. Sağ olsunlar, ihtiyaç duymam. Ama bu konuyla ilgili değil. Hatta bu kelime tartışması ile ilgili ekstrakşın falanlala ilgili anlattıkları benimle ilgili teşhisleri kadar konuyla alakasız. Tüm tuşlara basıp bölüm canavarını geçmek gibi. Brokolinin içinde şu kadar karbonhidrat var, efendim şöyle suda bekletirsen yumuşar, ekstrakşın, o zaman suya attığında kızarmış olur. Böyle bir şeyler diyorsunuz. Kahveyle ilgili bir şeyler söylediğiniz için, bu konuyla ilgili söylediniz sanıyorsunuz.
Sabah üşenmedim açtım Mütercim Asım'ın Okyanusuna baktım, demiş ki dem, halk ağzında nefes olsa gerektir. Nefes. Anadolu'daki tee Pitagorasçılardan kalma iddiadır nefesin ruh olduğu. Bedenden bağımsız ama onunla kıvam bulmuş bir şey olduğu. Bunlar benim iddiamın yeni destekçileri, yukarıda zaten henüz cevap verilmemiş söylediğim şeyler mevcut. Hiç huyum değildir, sizin yerinize tdkya baktım. Pişirmenin misalini Cevat Şakir'den böyle vermişler. Çok uzaklara gitmenize gerek yok.

Cevat Şakir'e, TDK'ya şunu sormak istiyorum: ama ekstrakşın? Onlar da tabii şöyle diyebilirler: ''Hele gel sana bi şey anlatayım extraction bu extraction dır''
 

Ekli dosyalar

  • Screenshot_20210323_072654.jpg
    Screenshot_20210323_072654.jpg
    39.9 KB · Görüntüleme: 59
Son düzenleme:
Merhabalar Oğuz Bey, temeldeki iddianız bütün kahve demleme yöntemlerinin aksine türk kahvesinin bir pişirme yöntemi olduğu dolayısıyla kahve demleme yöntemleri diye tanımlanacak bir bir başlıkta da yer almaması, nitelikli (diye tanımladığımız ve bununla gayet memnun olduğumuz) bir kahve siprariş edip bu forumda birbirimize tarifler v.s. verirken her “demleme” metodunda … reçeteyi kullandım derken türk kahvesi içinse şu şekilde pişirdim dememizin daha uygun olacağı gibi anlamlara geliyor. Bu da umarım ki anlamış olduğunuz üzere geleneksel olarak kullanılan “pişirmek” kelimesinin pratikte işimizi zorlaştırıp, tüketici olarak güzel kahve içmek için çekirdeği alıp, uygun boyutta öğütüp, hep aynı aracı olan su ile belli bir sıcaklıkta buluşturup sonunda da bir yöntemle içmeyi hedeflerken (süzerek veya süzmeden- cupping de en azından türk kahvesi “yapmayı” demlemek olarak gören benim için bir demlemedir) bu işlemleri yaptığımız (ki bunlar da muhtemelen çoğumuz için hala denenebilir, kesin doğru veya yanlış olmayan şeylerdir) her şeye demleme deyip türk kahvemize pişirme demek bize mantıklı gelmiyor. Bunun elbet tek sebebi bu saydıklarım değil. Pişirmek kelimesini genel olarak dilimizde yemeklerde kullanmamız da şahsen bana kahve için kullandığımızda daha itici geliyor. Şimdi tek tek mesajlarınızda bence sıkıntılı olan iddialarınıza gelmek istiyorum.

1-. Kahveyi parçalı mı demleyeyim, kaç klikte öğüteyimden çok daha önemli şeyler var. Misal: manalı konuşabilmek.

Felsefemsi konuşmayı ve düşünmeyi muhtemelen seven bir kişi olduğunuz için öncelikle (teşhisime ihtiyaç duymuyorsanız öncelikle kelimesiyle beraber cümlenin başını silerek okuyabilirsiniz) bu önem sırası çok öznel ve sandığınız kadar geçerli olmayabilir ancak bence daha önemli olan ve nispeten nesnel bir düzlemde tartışılabilecek olan şey cümlenin devamında söylediğiniz manasız konuşulma iddiası. Sadece bugüne kadar foruma 76000 küsur mesaj atılmış ve ben bugüne kadar sizinkiyle aynı içeriğe sahip herhangi bir itiraz mesajı görmedim. Yanlış anlaşılmasın kahve adına en azından şahsi ancak bildiğim kadarıyla birçoğumuzun fikri her şeyin tartışılabilir ve öznel olduğu ama sizin itirazınızın sebeplendirmesinde “mana” eksikliği olması bu kadar üyenin konuşurken anladığı bir şey üzerindense o kadar da geçerli olmuyor zannımca. He eğer ki manalıyı tartışmaya açacaksak çok kaybolur bence ama yine çok isterseniz girdiğimizde muhtemel çıkış yolumuz dillerin sürekli evirilmesi, araç olmaları vesaire olacak.

2-Dem ruhtur demlemek ruhunu çıkarmaktır yani özünü

Kelimelerin etimolojik kökenlerine inip sonrasında bunların sadece bu amaçlarla kullanılması gerektiği iddiası kanaatimce çok büyük bir yanlış olmakla beraber sizin önermenizi doğru Kabul ettiğimizde dahi bence bir problem çıkmıyor. Bana anlattığınız tüm bu kelime kökenine inme gibi şeylere ikna olacak olsam bundan sonar (özellikle bazıları olmak üzere) çorba yapmak veya et suyu “pişirmek” için de demlemek kelimesini kullanabilirdim şahsen. Madem bu ruh meselesi bize bir kelimenin kullanılmasının doğruluğu yanlışlığı “manasızlığıyla” ilgili fikir vermesi gereken bir şey demin öz olduğu ve demlemenin özden ayrıştırılma olduğunu kabul etmeyi inceleyelim. Sizin kurduğunuz cümlede dem özdür, demleme ise özün ortaya çıkmasıdır şeklinde bir düzeltme yapıp bu meseleyi halledebiliriz çünkü özün bu durumda aslından ayrı bir yerde durması tamamen sizin ve bence çok da mantıklı olmayan bir iddianız.

3- Hatta bu kelime tartışması ile ilgili ekstrakşın falanlala ilgili anlattıkları benimle ilgili teşhisleri kadar konuyla alakasız.

Böyle bir meseleye girip sonrasında gelen teknik olarak aslında hiç “demlemede” ayrılmıyor açıklamalarını da kendinize cevap niteliği taşımadığını iddia ediyorsunuz. Bu açıklamalarla nesnelleşme ihtimali biraz olsa olan tartışma yine sizin tamamen öznel referanslarınıza kalıyor. Bir yandan çay demliğindeki süzgeç gibi bir süzgecin çayı “özünden” ayırmak için yeterli olduğunu o süzgecin asla süzemeyeceği tozların ve hatta daha büyük yaprakların kaidenin kendisine zarar vermeyeceğini iddia ediyor bir yandan da bu mantığınıza göre türk kahvesinin telvesinin içilmemesi için içilmeden önce beklenmesinin bir anlam ifade etmediğini çünkü her türlü ağzımıza geleceğini söylüyorsunuz (ki ince öğütülmesinin sebeplerinden birisi de ağzımızda az hissetmemiz diye biliyorum ben) ve burada yine sizin o çok da önemli olmayan referans dünyanızda kayboluyoruz.

Özden “ruhu” ayırma meselesiyle ilgili kurmuş olduğunuz varsayımlara sizin kadar itimat ettiğimiz bir başka noktada karşımıza çıkan problemlerden birisi de French pressle kahve yaparken de aslında süzene kadar kahveye yaptığımız işleme isim koyamamamız. Çünkü ayırmak la beraber demleme olacak bu işlem ayırma tamamlanana kadar ne olduğunu bilemediğimiz (pişirme?) oluyor. Bununla aynı şekilde demlikte çay demlenirken de bardağa koyamadan “çay demleniyor” diyememeliyiz çünkü o çok önemli ve sınırları asla belli olmayan ruh kesin bir şekilde özle beraber bulunuyor. Belki demlik kelimesi de yanlış bir kullanımdır isterseniz onun için de 18-29. Yüzyılda yaşamış bir kişinin sözlüğüne bakalım.

4- Mütercim Asım'ın Okyanusu güvenilir bir kaynaktır, TDK da bazen oluyor

Çoğunluğu 21. yüzyılda ortaya çıkmış ve biz severleri tarafında kullanılan kahve demleme yöntemleriyle beraber daha geleneksel olan bir kahve “yapma” yönteminin yeniden kategorizasyonu ve yani bir yaklaşımı olmasaydı çok yüksek ihtimalle evet hala türk kahvesi pişirmek diyecektik (yine bildiğim kadarıyla alternatifle kahvelerle karşılaşmasak ona zaten sadece kahve diyecektik). Mütercim Asım’ın hatasız bir kul olmamasından öte bu kadar 21. Yüzyıl konusu olan bir meselede kaynak olarak alınmasını zaten mantıklı bulmuyorum ki alındığı taktirde yukarda bahsettiğim sebeplerden dolayı çok da bir sıkıntı da oluşturmayacaktır. Size kaynak sormamın sebebi genel olarak yazımda bahsettiğim tutarsızlıklar ve bazı referans noktalarının eksikliği. Bunların hiçbirisi açıklanmadan demek ki insanlar artık x yerine y kullanıyorlar ve anlaşıyorlar demek de pek tabi mümkünken bu kadar zahmet etmişsiniz o yüzden cevaplamak istedim Yani yanlış anlaşılmasın: beni rahatsız eden demlenmesi, pişmesi falan kavgası değil. Kişinin yüce bir gönüllülük sergilercesine hayır canım, demlenmez, pişer bu iddiasında bulunup bu kadar emin olmasında.

Lütfen anlamaya çalışın, yenmeye çalışırsanız bilmiyorum öfkenizden mi ama daha eski kelimelerle cümleler kurup çok da tutarlı olmayan çıkarsamalar yaparsınız ve sonucunun size (belki ego tatmini) dışında hiç bir faydası olmayan yeni tartışmamsılar açarsınız. Umarım bir gün video çekmeye başlarsınız gerçekten çok merak ederek izlerim. Benden çok daha bilgili abilerim ablalarım ve kardeşlerimin olduğu bu ortamda üstüme düşmeyen bir şey söylediysem ve de genel olarak sürç-ü lisan ettiysem affola.
 
Son düzenleme:
Geri
Üst