merhaba arkadaşlar. bu benim bir kahve kavurucusunu ve kahvelerini uzun uzun değerlendirdiğim ilk yazım olacak aynı zamanda.
tamamen deneyimlerime göre yazacağım zaten, herhangi bir sorun yaşamadım firmayla ilgili.
probador'dan önce petra'yı denemek istiyordum ama fiyatlarını çok fazla arttırdı ve bana da uymadı bu fiyatları. petra'dan sonra listemde probador vardı, iş böyle olunca probador'a geçtim. hep zaten aklımda vardı deneyimlemek bu firmayı, açıkçası iyi ki de denedim. sabit bir kahvede kalmadığım için, her kahve bana ayrı keyif verdiği için bunu kendime ve damak tadıma bir kazanım olarak kabul edip, damak tadımı daha da ilerlettiğimi düşünüyorum. bu sadece probador'la ilgili değil, başka bir kavurucuyu deneyimleseydim onun için de böyle şeyler söylerdim. ki bir sonraki kavurucu değerlendirmelerimde de bu sözü söylemekten çekinmeyeceğim.
öncelikle probador'un nasıl bir iletişime sahip olduğunu çoğu kişi biliyor, bununla ilgili herhangi bir olumsuzluk yaşamadım. zaten iletişime geçmem gereken bir durum yaşamadım. bir kere iletişime geçtim, onu da yazacağım.
30 kasım'da firmadan abonelik oluşturdum. 2 aylık olarak, her 2 haftada bir, her partide 250 gram olarak 2 paketi seçtim. toplam 8 parti kahve, 4 gönderim. bununla ilgili herhangi bir sorun yaşamadım, firmanın sitesinde yazdığı şekilde, abonelikte 2 haftada bir her salı günü firmadan kargo gönderimi gerçekleşti.
firmayla bir kere iletişime geçtim. en son gönderim zamanı, yani 18 ocak'ta o zaman için seçtiğim kajamarca kahveleri ellerinde kalmadığı için bana e-posta yollayıp 3 farklı seçenek sundular, ben de diğer 2 kahveyi denediğim için brezilya bob-o link yellow kahvelerini denemek istediğimi söyledim, ertesi gün kargolamasını yaptılar.
toplamda 8 kahve, hepsini farklı seçtim anca o zaman abonelik oluşturmak istediğimde ellerinde 7 kahve vardı, ben de finca bacarat risalda-kolombiya kahvelerini 2 kez seçtim.
her kahveyi ilk defa demliyormuş gibi, keyif alarak, severek demledim (bu da yalnızca probador'a özgü bir durum değil, bunu hangi firma olursa olsun fark etmez her zaman yaptığım bir şey

) o yüzden reçetelerde boğulmadan, kahvede yok çilek tadı geliyormuş, yok kestane tadı geliyormuş bunları aramadan, beni mutlu eden fincanlar çıkartmaya çalıştım. tabii zaman zaman memnun etmeyen demlemelerim de oldu.
firmanın paketleri çok iyi, kahveyi tam sarıyor, pakette boşluk kalmıyor. bundan özellikle çok memnun kaldım, hava ile teması ambalajda güzel bir şekilde korunuyor.
kavrum olaraksa kahvelerin rengi neredeyse aynıydı, koyuluk yoktu. fotoğraflarını ekleyeceğim zaten.
öğütücü olarak molent g50, french press'te yıllardır emektarım bodum-kenya modelini, v60'ta ise seramik modeli, su olaraksa her zamanki damacana suyumuz topçam madran'ı kullandım.
-kipa su ile çok daha lezzetli demlemeler yapıyordum, ancak siparişe kapatmış olacaklar ki tüm migros mağazalarına baktım ama bulamadım. şimdi de maalesef yok.
kahve ve su oranı olarak french press'te 22 gram kahveye 360 ml su, v60 için ise 20 gram kahveye 300-310 gram arası su kullandım.
her kahveyi önce 3 kere french press'te, ilk 2 sefer 45 ve 54 klikte öğütüp, kahveyi koyup ardından suyu koy, 4 dakika bekle, pistonu indir ve bardağa aktarma yöntemiyle, 3. sefer ise 50. klikte öğütüp, kahveyi koyup ardından suyu koyup, sonra 4 dakika bekleyip sonra pistonu çıkartıp sonra da 6-7 kere sağlı sollu karıştırıp, pistonu yerleştirip, ardından 3 dakika bekledikten sonra pistonu indirerek demledim.
v60'ta ise hario'nun natural olarak adlandırdığı kahverengindeki kağıt filtresinden ve japon üretim 100'lük kağıt filtresiyle demledim. öğütüm kalınlığı ise çoğunlukla 37-38 klikte, zaman zaman 45 klikte denedim. 20 gram kahveye önce çiçeklenme aşaması için 50-60 gram su, ardından 300-310 grama tamamlayana kadar yer yer klasik yöntemle -tüm suyu yavaşça tek seferde dökerek- yer yerde kendim suyu istediğim kadar koyup, bekleyip tekrar suyu ekleyip öyle demledim.
ilk gelen kahve cayao segundo mikrolot peru. bugüne kadar içtiğim en parlak kahvelerdendi. çok memnun kaldım, limon asiditesi kendini çok net bir şekilde belli ediyor. özellikle kipa su'da bu çok daha baskın bir şekilde geliyor. keşke bu finca bacarat yerine bunu 2 kere seçseydim dediğim 2. kahve buydu. denediklerim içinde en çok sevdiğim 2. kahve buydu.
2. gelen kahve marcala uluma organik honduras. bunda odunsu, tütünsü ve yer yer yeşil elmayı andıran bir tat profili yakaladım.
3. gelen kahve finca bacarat kolombiya. bu kahve çok keskin olduğu için 20 gram kahve ve 300-310 gram su reçetesi bana uymadı. kahvenin çok tortulu bir tadı olduğundan 18 gram kahve ve 300-310 gram su reçetesiyle denedim ve çok daha iyi sonuç aldım.
4. gelen kahve finca cotito paradise panama. bu kahvede french press'te çok zarif fincanlar elde ettim.
5. gelen kahve nkango estate burundi. en çok bu kahve için yazmışım kağıda

demişim ki french press'te sert ama çiçeksi, kahve miktarı düşürülebilir. onun dışında kompleks ve çok yoğun bir kahve.
ayrıca hiç kahveyi çekmeden, koklayarak bu kahvenin denediğim kahveler içinde en farklı kokuya sahip olduğunu söyleyebilirim. bana sakızı anımsattı kokusu. keşke bu kahveyi finca bacarat yerine bunu 2 kere seçseydim dediğim ilk kahve buydu. denediklerim içinde en çok bu kahveyi sevdim, beğendim.
6. gelen kahve gakeneke dukunde ruanda. temiz bir içimi var, yalnızca bunu yazmışım
7. gelen kahve bob o link yellow bourbon brezilya. bunda french press'te 54 klikte çok memnun kaldım. v60'ta ise ilk gün içtiğimde bu bana bir şeyi anımsatıyor ama bulurum dedim, ertesi gün içtiğimde kahvenin koyuluğu bana üzüm pekmezini andırdı.
8. gelen kahve yine önceden denediğim finca bacarat kolombiya.
benim deneyimim bu şekilde oldu, yazdığım kahvelerin içinde satışta olanlar ve yeni eklenenler de var. zaten abonelik bittikten sonra başka bir kavurucuya geçecektim, öyle de oldu. hadi devam edeyim probador'a desem benim denemediğim güncel kahvelerinin fiyatları da beni aşıyor, ben yine iyi zamanda abonelik oluşturmuşum
