• Haziran Ayı Kahve Kulübü Toplu Alım Organizasyonu
    Sevgili Ziyaretçi Haziran ayı Kahve Kulübü ortak alım firması sizlerin oyları ile Niji Coffee seçildi. Bu konudan Mayıs ayı toplu alımı ile ilgili gelişmeleri öğrenebilirsin. Kahve Kulübü toplu alımı ve kulüp ile ilgili gelişmelerden, özel indirimlerden, yayınlardan hızlı bir şekilde haberdar olmak için buradan Whatsapp Kanalına katılmayı, Instagram ve Twitter adreslerinden bizi takip etmeyi unutmayın.
  • Telefon numaranızı paylaşmadan Kahve Kulübü duyurularından, güncel indirim ve kampanyalardan haberdar olmak istiyorsanız Bu Linke tıklayarak Kahve Kulübü Whatsapp Kanalını takip edebilirsiniz.

Probador Colectiva

denemediğim ender kavuruculardan, o kadar kötü yorum yapıldı ki insan merak ediyor cidden dendiği kadar kötü mü diye.
Ben toplu alımda ve toplu alımdan sonra 1-2 defa denedim. Kötü kahvesi denk gelmedi. Ha denk gelen vardır. Her kavurucuda denk gelebilir. Önemli olan kavurucunun yaklaşımı. Muhtemelen o çok kötü ama yine de şansınızı deneyin isterseniz.
 
denemediğim ender kavuruculardan, o kadar kötü yorum yapıldı ki insan merak ediyor cidden dendiği kadar kötü mü diye.

1 kiloluk alımda %30 indirim yapan Fransız Kawa daha uyguna geliyor. Ekstra %5 veya 10'luk ilave indirim varsa daha da uyguna geliyor. Sadece %30 indirimle bile kafadan bir hesapla 200 lira fark var. Bu durumda Kawa'yı tercih etmek daha mantıklı.

Tabi üstüne bir de tavır tutumlar. Tercih etmem şahsen.
 
merhaba arkadaşlar. bu benim bir kahve kavurucusunu ve kahvelerini uzun uzun değerlendirdiğim ilk yazım olacak aynı zamanda.

tamamen deneyimlerime göre yazacağım zaten, herhangi bir sorun yaşamadım firmayla ilgili.

probador'dan önce petra'yı denemek istiyordum ama fiyatlarını çok fazla arttırdı ve bana da uymadı bu fiyatları. petra'dan sonra listemde probador vardı, iş böyle olunca probador'a geçtim. hep zaten aklımda vardı deneyimlemek bu firmayı, açıkçası iyi ki de denedim. sabit bir kahvede kalmadığım için, her kahve bana ayrı keyif verdiği için bunu kendime ve damak tadıma bir kazanım olarak kabul edip, damak tadımı daha da ilerlettiğimi düşünüyorum. bu sadece probador'la ilgili değil, başka bir kavurucuyu deneyimleseydim onun için de böyle şeyler söylerdim. ki bir sonraki kavurucu değerlendirmelerimde de bu sözü söylemekten çekinmeyeceğim.

öncelikle probador'un nasıl bir iletişime sahip olduğunu çoğu kişi biliyor, bununla ilgili herhangi bir olumsuzluk yaşamadım. zaten iletişime geçmem gereken bir durum yaşamadım. bir kere iletişime geçtim, onu da yazacağım.

30 kasım'da firmadan abonelik oluşturdum. 2 aylık olarak, her 2 haftada bir, her partide 250 gram olarak 2 paketi seçtim. toplam 8 parti kahve, 4 gönderim. bununla ilgili herhangi bir sorun yaşamadım, firmanın sitesinde yazdığı şekilde, abonelikte 2 haftada bir her salı günü firmadan kargo gönderimi gerçekleşti.

firmayla bir kere iletişime geçtim. en son gönderim zamanı, yani 18 ocak'ta o zaman için seçtiğim kajamarca kahveleri ellerinde kalmadığı için bana e-posta yollayıp 3 farklı seçenek sundular, ben de diğer 2 kahveyi denediğim için brezilya bob-o link yellow kahvelerini denemek istediğimi söyledim, ertesi gün kargolamasını yaptılar.

toplamda 8 kahve, hepsini farklı seçtim anca o zaman abonelik oluşturmak istediğimde ellerinde 7 kahve vardı, ben de finca bacarat risalda-kolombiya kahvelerini 2 kez seçtim.

her kahveyi ilk defa demliyormuş gibi, keyif alarak, severek demledim (bu da yalnızca probador'a özgü bir durum değil, bunu hangi firma olursa olsun fark etmez her zaman yaptığım bir şey :D) o yüzden reçetelerde boğulmadan, kahvede yok çilek tadı geliyormuş, yok kestane tadı geliyormuş bunları aramadan, beni mutlu eden fincanlar çıkartmaya çalıştım. tabii zaman zaman memnun etmeyen demlemelerim de oldu.

firmanın paketleri çok iyi, kahveyi tam sarıyor, pakette boşluk kalmıyor. bundan özellikle çok memnun kaldım, hava ile teması ambalajda güzel bir şekilde korunuyor.

kavrum olaraksa kahvelerin rengi neredeyse aynıydı, koyuluk yoktu. fotoğraflarını ekleyeceğim zaten.

öğütücü olarak molent g50, french press'te yıllardır emektarım bodum-kenya modelini, v60'ta ise seramik modeli, su olaraksa her zamanki damacana suyumuz topçam madran'ı kullandım.

-kipa su ile çok daha lezzetli demlemeler yapıyordum, ancak siparişe kapatmış olacaklar ki tüm migros mağazalarına baktım ama bulamadım. şimdi de maalesef yok.

kahve ve su oranı olarak french press'te 22 gram kahveye 360 ml su, v60 için ise 20 gram kahveye 300-310 gram arası su kullandım.

her kahveyi önce 3 kere french press'te, ilk 2 sefer 45 ve 54 klikte öğütüp, kahveyi koyup ardından suyu koy, 4 dakika bekle, pistonu indir ve bardağa aktarma yöntemiyle, 3. sefer ise 50. klikte öğütüp, kahveyi koyup ardından suyu koyup, sonra 4 dakika bekleyip sonra pistonu çıkartıp sonra da 6-7 kere sağlı sollu karıştırıp, pistonu yerleştirip, ardından 3 dakika bekledikten sonra pistonu indirerek demledim.

v60'ta ise hario'nun natural olarak adlandırdığı kahverengindeki kağıt filtresinden ve japon üretim 100'lük kağıt filtresiyle demledim. öğütüm kalınlığı ise çoğunlukla 37-38 klikte, zaman zaman 45 klikte denedim. 20 gram kahveye önce çiçeklenme aşaması için 50-60 gram su, ardından 300-310 grama tamamlayana kadar yer yer klasik yöntemle -tüm suyu yavaşça tek seferde dökerek- yer yerde kendim suyu istediğim kadar koyup, bekleyip tekrar suyu ekleyip öyle demledim.

ilk gelen kahve cayao segundo mikrolot peru. bugüne kadar içtiğim en parlak kahvelerdendi. çok memnun kaldım, limon asiditesi kendini çok net bir şekilde belli ediyor. özellikle kipa su'da bu çok daha baskın bir şekilde geliyor. keşke bu finca bacarat yerine bunu 2 kere seçseydim dediğim 2. kahve buydu. denediklerim içinde en çok sevdiğim 2. kahve buydu.

2. gelen kahve marcala uluma organik honduras. bunda odunsu, tütünsü ve yer yer yeşil elmayı andıran bir tat profili yakaladım.

3. gelen kahve finca bacarat kolombiya. bu kahve çok keskin olduğu için 20 gram kahve ve 300-310 gram su reçetesi bana uymadı. kahvenin çok tortulu bir tadı olduğundan 18 gram kahve ve 300-310 gram su reçetesiyle denedim ve çok daha iyi sonuç aldım.

4. gelen kahve finca cotito paradise panama. bu kahvede french press'te çok zarif fincanlar elde ettim.

5. gelen kahve nkango estate burundi. en çok bu kahve için yazmışım kağıda :D demişim ki french press'te sert ama çiçeksi, kahve miktarı düşürülebilir. onun dışında kompleks ve çok yoğun bir kahve.

ayrıca hiç kahveyi çekmeden, koklayarak bu kahvenin denediğim kahveler içinde en farklı kokuya sahip olduğunu söyleyebilirim. bana sakızı anımsattı kokusu. keşke bu kahveyi finca bacarat yerine bunu 2 kere seçseydim dediğim ilk kahve buydu. denediklerim içinde en çok bu kahveyi sevdim, beğendim.

6. gelen kahve gakeneke dukunde ruanda. temiz bir içimi var, yalnızca bunu yazmışım :D

7. gelen kahve bob o link yellow bourbon brezilya. bunda french press'te 54 klikte çok memnun kaldım. v60'ta ise ilk gün içtiğimde bu bana bir şeyi anımsatıyor ama bulurum dedim, ertesi gün içtiğimde kahvenin koyuluğu bana üzüm pekmezini andırdı.

8. gelen kahve yine önceden denediğim finca bacarat kolombiya.

benim deneyimim bu şekilde oldu, yazdığım kahvelerin içinde satışta olanlar ve yeni eklenenler de var. zaten abonelik bittikten sonra başka bir kavurucuya geçecektim, öyle de oldu. hadi devam edeyim probador'a desem benim denemediğim güncel kahvelerinin fiyatları da beni aşıyor, ben yine iyi zamanda abonelik oluşturmuşum :D
 

Ekli dosyalar

  • 2.JPG
    2.JPG
    189.2 KB · Görüntüleme: 147
  • 3.jpeg
    3.jpeg
    175.2 KB · Görüntüleme: 151
  • 4.jpeg
    4.jpeg
    137.3 KB · Görüntüleme: 149
  • 5.jpeg
    5.jpeg
    156.5 KB · Görüntüleme: 153
  • 6.JPG
    6.JPG
    147.8 KB · Görüntüleme: 151
  • 7.jpeg
    7.jpeg
    189.2 KB · Görüntüleme: 155
iyi para..
Ben aldım bu kahveyi, gurme ve tadım notalarına hakim biri değilim ama şunu söyleyebilirim normal bir kahve değil kesinlikle.
Kahvenin çekirdeklerinin hoş bir kokusu yok, değişik odun ağırlıklı bir koku. Demleyip koklayınca ilk aklıma gelen şey şu hacı malzemeleri satılan yerlerdeki misvak oldu :D
Tadına gelince farklı biraz alışmak lazım gibi.
 
Probador Colectiva ile ilgili en önemli sorun bence kahvelere kavrum tarihi değil de sadece degassing tarihini yazıyor olmaları. degassing yazabilir onda sorun yok ancak ayrıca kavrum tarihinin yazılmasında ne gibi bir sorun var? anlamış değilim. en son verdiğim siparişte birbirinden farklı kahveler aldım. hepsinin üzerinde degassing tarihi olarak 31 mart 22 yazıyor. bu nasıl mümkün olabilir? örneğin sitelerinde 2 haftalık kavurma olarak belirtilen Burundi kahvesi ile diğer kahvelerin hepsinin degassing tarihi aynı. Kenya da aynı, Etyopya da aynı, Colombia da öyle..
 
Probador Colectiva ile ilgili en önemli sorun bence kahvelere kavrum tarihi değil de sadece degassing tarihini yazıyor olmaları. degassing yazabilir onda sorun yok ancak ayrıca kavrum tarihinin yazılmasında ne gibi bir sorun var? anlamış değilim. en son verdiğim siparişte birbirinden farklı kahveler aldım. hepsinin üzerinde degassing tarihi olarak 31 mart 22 yazıyor. bu nasıl mümkün olabilir? örneğin sitelerinde 2 haftalık kavurma olarak belirtilen Burundi kahvesi ile diğer kahvelerin hepsinin degassing tarihi aynı. Kenya da aynı, Etyopya da aynı, Colombia da öyle..
En önemli sorun mu? hocam abartmayın lütfen.
1-) Kavrum tarihi yazsa, bir dünya degassing için kaç gün bekleyelim soruları gelicek.
2-) Degassing için geçerli bekleme süresi aynıdır çünkü her kavurucu kendi kahvesini en iyisi bilir ve Probadorda kavrumlar haftanın bir günü yani Pazartesi günü kavrum yapılır o yüzdende kahvelerin degassing tarihi aynı olması gayet normaldir.
 
En önemli sorun mu? hocam abartmayın lütfen.
1-) Kavrum tarihi yazsa, bir dünya degassing için kaç gün bekleyelim soruları gelicek.
2-) Degassing için geçerli bekleme süresi aynıdır çünkü her kavurucu kendi kahvesini en iyisi bilir ve Probadorda kavrumlar haftanın bir günü yani Pazartesi günü kavrum yapılır o yüzdende kahvelerin degassing tarihi aynı olması gayet normaldir.
Her kahvede degassing ayniysa kahveyi en iyi bilir diyemeyiz bence ikisi tezatlik olusturuyor, bırakın kahveyi kavruma göre bile degas degisir, örnek vereyim clean cup santa rosa 1 ay sonra en iyi verim, damo 10 gün falan hepsinin aynı olma mümkünatı yok. 7 ise kabaca 10 gün falan yapilmistir en fazla, bu arada pakete kavrum tarihi yazılır degas önerilir. Kavrum tarihi kesindir ama degas degisebilir.
 
Her kahvede degassing ayniysa kahveyi en iyi bilir diyemeyiz bence ikisi tezatlik olusturuyor, bırakın kahveyi kavruma göre bile degas degisir, örnek vereyim clean cup santa rosa 1 ay sonra en iyi verim, damo 10 gün falan hepsinin aynı olma mümkünatı yok. 7 ise kabaca 10 gün falan yapilmistir en fazla, bu arada pakete kavrum tarihi yazılır degas önerilir. Kavrum tarihi kesindir ama degas degisebilir.

Putin herşeyi hesaplamıştır üstad. Ne de olsa eski bir kgb ajanı.
 
En önemli sorun mu? hocam abartmayın lütfen.
1-) Kavrum tarihi yazsa, bir dünya degassing için kaç gün bekleyelim soruları gelicek.
2-) Degassing için geçerli bekleme süresi aynıdır çünkü her kavurucu kendi kahvesini en iyisi bilir ve Probadorda kavrumlar haftanın bir günü yani Pazartesi günü kavrum yapılır o yüzdende kahvelerin degassing tarihi aynı olması gayet normaldir.
2) o zaman bu pazartesi kavrulmuş olan kahve ile 2 hafta önce kavrulmuş olan kahvenin degassing tarihleri nasıl aynı olabiliyor?
1) hem kavrum hem de Degassing tarihi yazılmasının ne gibi bir sakıncası olabilir ki? mutlaka ikisinden biri tercih edilmeli diye bir kural mı var? :)
 
Geçen sene bu vakitlerde türkiyenin en iyi kavurucuları kim diye sorsanız bi çok kişinin ilk 5 listesinde yer alırdı bu kavurucu. belli ki bi sorun var çözene kadar bulaşmamak lazım diye düşünüyorum.
"Geçen sene bu vakitlerde Türkiye'nin en iyi kavurucuları kim diye sorsanız" benim ilk 5 listeme ASLA giremezdi. Defalarca alım yaptım ama hala giremiyor.
Kendimden menkul fikrim.
 
Bir tecrübeniz mi oldu? Öğrenmek isterim mahzuru yoksa.
Bugün oldu. Merhaba dedim, soğuk bir şekilde kafa salladı. Sizden bi ara kahve aldım, şimdi yolum düşünce kahve içmek istedim dedim, hiçbir şey demedi. Atölyeniz çok hoş dedim, yine bir şey demedi. İnsan dalgın, dertli olabilir tabii ki ama bu kadar soğuk ve umursamaz olmanın bir gerekçesi olamaz bence.
 
Son düzenleme:
Bugün oldu. Merhaba dedim, soğuk bir şekilde kafa salladı. Sizden bi ara kahve aldım, şimdi yolum düşünce kahve içmek istedim dedim, hiçbir şey demedi. Atölyeniz çok hoş dedim, yine bir şey demedi. İnsan dalgın, dertli olabilir tabii ki ama bu kadar soğuk ve umarsız olmanın bir gerekçesi olamaz bence.
Bir tecrübeniz mi oldu? Öğrenmek isterim mahzuru yoksa.

Arkadaşlar, Çağatay Gülabioğlu'ndan bahsediyorsanız, Çağatay böyledir. İyi anı kötü anı diye bir şey yoktur.

2011 kışı, Kronotrop Galatasaray Lisesi altındaki take-away tek dükkan iken Çağatay'a ne zaman gitsem suratı asıktı. Ben o zamanlar evde Sözen değirmen, Kahve Fabrikası çekirdeklerini French Press demlerken sağda solda da butik dükkanları deniyordum. Çağatay'a bugünkü filtreniz nasıl diye sorarsınız, "nasıl kahve sevdiğinizi bilmiyorum" der, fincanları silmeye devam eder, yüzünüze es kaza bakar. Espresso içmek istiyorum, nasıldır, sert midir diye sorarsınız, "sertlik diye bir şey yoktur" der. Ya iyi de arkadaş, böyle lineer iletişim kuracaksak düzgün yönlendir, jargonu anlat da bilelim, kıvamında bir münakaşa yaşamamak için sadece "espresso" demeye başladım, her gidişimde. O da yaptı verdi, içtim, düdük kadar dükkanında, 10 dk sokağa baktım, gittim. Halen daha espressolarını anarım, bana kalırsa İstanbul'da O'nun espresso eli farklıydı, içenler de şanslıdır. Deneyim olumsuz düşündürür, ama mukayese etmediğim lezzetin bende böyle saçma bir hatırası vardır.

Ama alışveriş yapan çokça kişi de ilgisiz tutumundan şikayetçidir. İnsan ortak zevki, çabası olanlar ile sohbet etmek istiyor, bu duygu çok normal, ama Çağatay buna uygun biri değil. Para-çokomel'den öteye gitmeyin, gerek yok. Sevdiyseniz go for it, sevmediyseniz yallah. (Bundan da kesinlikle hoşlandığını düşünüyorum) Eleştiri filan zaten almaz, uğraşmayın.
 
Geri
Üst