• Haziran Ayı Kahve Kulübü Toplu Alım Organizasyonu
    Sevgili Ziyaretçi Haziran ayı Kahve Kulübü ortak alım firması sizlerin oyları ile Niji Coffee seçildi. Bu konudan Mayıs ayı toplu alımı ile ilgili gelişmeleri öğrenebilirsin. Kahve Kulübü toplu alımı ve kulüp ile ilgili gelişmelerden, özel indirimlerden, yayınlardan hızlı bir şekilde haberdar olmak için buradan Whatsapp Kanalına katılmayı, Instagram ve Twitter adreslerinden bizi takip etmeyi unutmayın.
  • Telefon numaranızı paylaşmadan Kahve Kulübü duyurularından, güncel indirim ve kampanyalardan haberdar olmak istiyorsanız Bu Linke tıklayarak Kahve Kulübü Whatsapp Kanalını takip edebilirsiniz.

Müthiş kafa karışıklıklarım üzerine sorular

gokhanozcan

Barista
Konum
istanbul
İsim
Gökhan
Daha fazla  
İsim
Gökhan
Değirmen
Comandante C40
Uzun süredir evde kahve demlemeyle uğraşıyorum (2 yıl falan) ve fantastik şekilde, olay benim için gittikçe kötüye gidiyor. Bu yüzden dedim belki kafa açabilecek cevapları burada alabilirim.

Bu işe başladıktan sonra, bilumum demleme ekipmanı satın al şu bu derken, sonuçlarımdan mutlu olmaya olmaya, en sonunda işi daha da ileri götürmeye karar vermiştim. En son o kadar hırslandım ki, Difluid R2 bile edindim. Sorsanız evde günde max 3 demleme yapıyorum...

Dedim ki artık çok değişken yaratmadan, sadece öğütüm kalınlığı falan değiştirip ilerlemeye çalışayım. Kasuya 4-6 metodunu benimsemeye karar verdim. İyice kaybolduğum anlar bu noktada başladı.

Bugün bu şekilde ilk demlememi yaptım, demlemede her şey normal gibi ama kahveyi içiyorum inanılmaz tırt (kahve de TinCoffee'den yani çekirdekten bir sorun beklemiyorum). Genel olarak ekşinin hakim olduğu bir fincan alınca herhalde yeterli extract edemedim kahveyi dedim. Sonra muntazam şekilde refraktometremde tüm sıcaklık vb kurallara da uyarak ölçüm yaptım: TDS 1.52 çıktı. Ona göre tüm verileri dahil edince de 20.68 EXT aldığımı gördüm. Sonuçta biraz güçlü ama makul demlenmiş olmasını beklediğim fincanım içilebilir gibi değildi.

Kahveyi döktükten sonra. Tamam dedim, damağıma güveneyim, belki yeterli extract olamadı. Sonra öğütümü 1 kademe inceltip, tekrar aynı şekilde demledim. TDS 1.54, ext 21 falan oldu yani yaptığım modifikasyona göre doğru orantılı bir sonuç aldım sanırım ama kahvem yine berbat ekşi, aroma, tatlılık, denge hak getire...

Refraktometre aldığımdan beri, ki son 10 günlük macera bu, damağımla sonuçlarımın iyice uymamasından kaynaklı, ne yapacağımı iyice bilemez oldum. Yani sorun bir yerde ama nerede, artık bulamamaktayım ve çok fena yardıma ihtiyacım var. Örneğin geçen clever ile demlemeler yaptım, yeterli ext olmadığı datasına ulaştığım bir kahveyi demlerken, bir ara kahvenin temasını artıra artıra 4dk'ya falan çıkardım ama yine extraction artmadı. Anlam veremediğim bir dizi olay yaşıyorum.

Ekipman anlamında hiçbir eksiğim yok ancak nerede hata yapıyorum ve hangi metodolojiyle bu demleme işine yaklaşmalıyım artık fikrim yok diyebilirim.

Geçtiğimiz aylarda, suya aşırı müdahale ettim, farklı sularla deneme yaptım, MeetLab'den finaltouch falan da denedim ama istikrarlı sonuç alamadım. Demleme tekniğimle oynuyorum, yine karambol sonuç alıyorum. Böyle böyle aldığım kahvelerde de düzgün fincan çıkarana kadar çok fazla kahve heba oluyor ya da dandik fincanları sırf ziyan olmasın diye içiyorum.

Bir dolu şey okudum, bir dolu şey izledim, döküşlerime dikkat ediyorum, parametreleri kaydediyorum, en son haliyle ölçüyorum da, ancak mantıklı bir data oluşturamıyorum. Oluşturamadığım için de neyle oynamam gerektiğine dair iyice kaybolmuş bulunmaktayım ve yardım istiyorum :)

Özetle yüz yıllık sorunun tekrar gibi olsa da, eldeki tüm ekipmanla ne şekilde düzgün kahve içmeye doğru ilerleyebilirim?
 
Kasuya 4-6 metodunu benimsemeye karar verdim. İyice kaybolduğum anlar bu noktada başladı.
Forumda muhtemelen en çok kullananlardan biri benimdir bu metodu ancak şunu gönül rahatlığıyla soyleyebilirim ki her kahvede çalışmıyor.Bence denemelerinizdeki asıl kısıtlılık bazen çok uç noktalar ve ekstrem demleme parametreleri gerektiren bu metoda bu denli sadık kalmak.Demlemelerinizden sayısal olarak harika veriler çıkarabilirsiniz ama önemli olan fincanda ne tattığınız.Demleme işini bu kadar güzel kılan şeylerden birisi bu denli geniş bir "oyun alanı" sunması iken yalnızca bir metodla bu hobiye devam etmek kendi adıma çok sıkıcı olurdu diye tahmin ediyorum.Birçok reçete ve metod mevcut,kavurucular paylaşıyor,forumdaki kıymetli dostlar paylaşıyor,profesyonellerin reçeteleri ve metodları mevcut.Kiymetli bir büyüğümüz gibi düşünüyorum bu konuda,istatistik birçok şeyi gösterebilir ama her şeyi göstermez.
 
Öncelikle kolay gelsin bende benzer sıkıntıları yaşadım. Sonra oturdum şimdiye kadar içtiğim en güzel kahveyi düşündüm. Belki bazı arkadaşlar hatırlar Etiopya Damo'ydu ve baritsa 88 derece 1 blooming + 1 döküş ile demlemişti. Anaerobik fermantasyondu ve fazla çözünme iyi sonuç vermiyordu. Kasuya 4-6 metodu ve türevleri her çekirdekte güzel sonuç vermiyor. Tatlılığı arttırmak üzerine kurulu bir metod ve bence geçmişte kaldı. Benim için kahve nordic tarzı açık kavrum ise 4 eşit döküş orta kavrum ise grama göre 1 blooming +1 max. +2 döküş. Hatta @S.Yavuz dediğine göre filtre kahve makinesi ile de test ediyormuş kavrumlarını.
 
Bence V60 için en önemli parametreler-değişkenler değirmen-filtre kağıdı-su-çekirdek, geri kalanlar döküş aralığı süre sıcaklık vs. Bu dörtlü birbirini tamamlıyorsa ortaya genelde tatmin edici sonuçlar ortaya çıkıyor.

Kendimden örnek vermek gerekirse, K-Max almadan önce timemore slim-plus kullanıyordum, çoğunlukla çekirdeklerin gerçek verimine ulaşamıyordum.

Su konusunda ise Buzdağı 5 lt ve nestle birçok çekirdekte iyi sonuç veriyor. Final touch kısmında ben aradığımı bulamadım , yanlış formüllemiş olabilirim.

Çok nadir çekirdekler dışında demleme yöntemi olarak blooming artı tek döküş. Eğer verim alamazsam Switch te V60 a göre daha kalın öğütüm anahtar kapalı yine aynı mantık blooming artı tek döküş süre 3:30 gibi anahtarı açıyorum, çekirdeği tanımaya çalışıyorum.

1 aydır bir sürede Fakir aroma master kullanıyorum , mantığı yine blooming artı bir döküş. Şu ana kadar farklı kavuruculardan 20-30 çekirdek denemişimdir, yüzde 90 unda iyi sonuç verdi.
 
Bir Ankara buluşmasında refraktometre kullanmıştık. Üzerinde değerler ile benim damağım farklı şeyler söylüyordu. Damak hissime güvenmediğim için çok umursamadım.

Demlemelerinize bir de kahveyi eleme faktörünü katmayı deneyebilirsiniz. Daha temiz fincan, daha da karışan kafa...
 
Forumda muhtemelen en çok kullananlardan biri benimdir bu metodu ancak şunu gönül rahatlığıyla soyleyebilirim ki her kahvede çalışmıyor.Bence denemelerinizdeki asıl kısıtlılık bazen çok uç noktalar ve ekstrem demleme parametreleri gerektiren bu metoda bu denli sadık kalmak.Demlemelerinizden sayısal olarak harika veriler çıkarabilirsiniz ama önemli olan fincanda ne tattığınız.Demleme işini bu kadar güzel kılan şeylerden birisi bu denli geniş bir "oyun alanı" sunması iken yalnızca bir metodla bu hobiye devam etmek kendi adıma çok sıkıcı olurdu diye tahmin ediyorum.Birçok reçete ve metod mevcut,kavurucular paylaşıyor,forumdaki kıymetli dostlar paylaşıyor,profesyonellerin reçeteleri ve metodları mevcut.Kiymetli bir büyüğümüz gibi düşünüyorum bu konuda,istatistik birçok şeyi gösterebilir ama her şeyi göstermez.

Açıkcası 1 metot kullanayım gibi bir çıkış noktam yoktu ama o kadar fazla parametrenin değişkenliği içinde, en azından demlemeyi aşırı sabit tutup biraz fikir edinebilirim gibi düşünmüştüm. Yoksa Kasuya sevdalısı değilim. Bana kalsa ben de 5 kere döküm yapayım, onun başında bekleyeyim, ruhum şişsin falan istemiyorum shjhj. Bu sefer 2 döküş yapayım, ötekinde 1 döküş yapayım vb değişiklikler, oyun alanları falan aşırı istediğim bir şey ancak aylardır o kadar karambol demleme sonuçları alıyorum gibi hissediyorum ki, oyun alanı oyun alanı olmaktan çıkıyor, bilmiyorum ifade edebildim mi :)
O yüzden de bir başlangıç yaklaşımına ihtiyacım var.


Öncelikle kolay gelsin bende benzer sıkıntıları yaşadım. Sonra oturdum şimdiye kadar içtiğim en güzel kahveyi düşündüm. Belki bazı arkadaşlar hatırlar Etiopya Damo'ydu ve baritsa 88 derece 1 blooming + 1 döküş ile demlemişti. Anaerobik fermantasyondu ve fazla çözünme iyi sonuç vermiyordu. Kasuya 4-6 metodu ve türevleri her çekirdekte güzel sonuç vermiyor. Tatlılığı arttırmak üzerine kurulu bir metod ve bence geçmişte kaldı. Benim için kahve nordic tarzı açık kavrum ise 4 eşit döküş orta kavrum ise grama göre 1 blooming +1 max. +2 döküş. Hatta @S.Yavuz dediğine göre filtre kahve makinesi ile de test ediyormuş kavrumlarını.

Teşekkür ederim. Açıkcası kavrumların açık-koyuluğu, işte anaerobik fermentasyon ya da naturel olması vb konular güzel olsa da, çok anladığımı söyleyebileceğim şeyler değil. Demin de yazdım, kasuya metodunu nasıl iyi uygularımdan ziyade, nerden başlamalıyım derdine düştüm.

Zira aldığım çekrideğin referans reçetesine göre bir demleme yapıyorum kesin ama sonuç kesinlikle istenen olmuyor. Zira su bile her şişede farklı, bölgeden bölgeye farklı, filtreler her seride farklı, döktüğün gooseneck kettle bile farklı, dolayısıyla zaten reçetenin sonucunu almak pek olası olmuyor. O noktada zaten kafa karışıklığı ile olaya başlıyorum diyebilirim :)
Bir Ankara buluşmasında refraktometre kullanmıştık. Üzerinde değerler ile benim damağım farklı şeyler söylüyordu. Damak hissime güvenmediğim için çok umursamadım.

Demlemelerinize bir de kahveyi eleme faktörünü katmayı deneyebilirsiniz. Daha temiz fincan, daha da karışan kafa...

Elek mi alıyorum? Nereden alayım :)
 
Ben metodunuz yönünden size yorumda bulunmak istiyorum, 4-6 metodunu referans olarak aldığınızı yazmışsınız. Bundan kastınız eğer demlemeleri her daim eşit 5 parçaya bölmekse tekniğin temelini kaçırıyorsunuz demektir. Kasuya metodu, esasında her bir döküşün fincanda ayrı bir parametreyi ön plana çıkarmasına dayanıyor. Tekniğin ilk iki basamağında;
  • İlk döküş asiditeyi,
  • İkinci döküş tatlılığı temsil ediyor.
Kalan basamaklar ise kahvede gövdeyi ön plana çıkarmanıza yarıyor. Son üç basamağı ne kadar çok parçaya bölerseniz o derece artan bir damak hissiyatıyla karşılaşırsınız, aynı durum tersi için de geçerli.
Yaptığınız demleme aroma ve tatlılıktan yoksun, ekşi acı tatların hakim olduğu bir çıktıysa; 300/20 oranda bir demleme özelinde ilk iki döküşü 60/60 değil de 40/80 şeklinde yapmanız gerekir. Sizin yerinizde olsam ek olarak, son 3 döküşü de tek döküşe sabitlerdim. Gövdenin çok ön plana çıkması kahvenin özgün aromasını baskılamış/çok çözünmeden ötürü istenmeyen tatlar fincana geçmiş olabilir.
 
Kendi 2-3 yıllık v60 deneyimimi paylaşmak isterim.

Ben v60 için ekipman anlamında huzuru timemore crystal eye-01 plastik ve cafec filtrede buldum. No tıkanma no cry :)
Değirmende sıfır risk prensibi ile comandante kullanıyorum. Reçete bolluğu parametresi önemli benim için.
Çekirdek anlamında 'kenya' ve 'washed' kelimelerini yanyana görmediğim paketleri almaya gayret gösteriyorum.
Faysel Abdosh, Rodrigo Sanchez, Elkin Guzman gibi çiftçileri çokca takdir eder oldum.
Bu abilerin bir çok eksiğimi örten harika çekirdekleri var. Kırmızı kısım çok önemli.
Özetle benim deneyimimde Okan beyin bahsettiği "önemli olan fincanda ne tattığınız" öne çıktı hep.
 
Back to the basics..
En önemli şeyi atlamışsın dostum, kahveyi..
Kendini paralamana gerek yok bu kadar, kahve tirtsa, kavrum tirtsa ekipman napsin, refraktometre napsin, damagin napsin..

Bi de sunu kendine sordun mu, ben acaba kahvenin kendisini sevmiyor olabilir miyim?.
 
1. tdsyi düşürmekle işe başlayın. En yüksek değerlerimde bile 1.45i pek geçmedim. Genelde 1.20-35 arası kalmayı deniyorum. bir yerden sonra damak kalibre oluyor zaten.
2. çoklu döküş her kahvede çalışmaz, önce kahvenizi tanıyın. çoook kabaca söyleyecek olursak kahve ne kadar çok işlem gördüyse o kadar hızlı çözünür. Örn; tek dönüşte düz yıkanmış bir kahve under çıkabilecekken 120H anaerobik natural bir çekirdek cillop gibi olabilir.
3.Yukarıdakini destekleyen bir sonraki aşama kavurma profili. Yine kabaca açığa gittikçe çözünme zorlaşırken koyu kavrumlar daha hızlı çözünür. Su sıcaklığının da buna etkisi olacağı için açık kavrumlar yüksek ısıları iyi kaldırırken koyu kavrumlarda 80li dereceler çok daha güzel çalışır.
4. başlangıç için bloom+tek ya da 2 bloom+tek döküş süper reçeteler. hatta benim go/to reçetem. buradan yola çıkın kahvenin durumuna göre ister döküş arttırırsınız ister azaltırsınız.
5. şöyle bir durum var genelde bir çoklarının yanlış yaptığı; insanlar şampiyonların reçetelerindeki döküş stillerine uymaya çalışıyorlar. ya arkadaşlar heriflerin yarışmalarda evdeki gibi debi ayarlama durumu olmadığından öğütümleri çoğunun kalın oğlu kalın. Fakat çoğu insan bundan çok daha inceye gidiyor. Ama yine öyle debili dökmeye kalkıyor ve kahve gereğinden fazla ajite oluyor ve fazla çözünüyor. O yüzden debinizi düşürün.
6. 1/16.6 çok güzel bir oran. 1/15 oranla başlamayın.
 
1. tdsyi düşürmekle işe başlayın. En yüksek değerlerimde bile 1.45i pek geçmedim. Genelde 1.20-35 arası kalmayı deniyorum. bir yerden sonra damak kalibre oluyor zaten.
2. çoklu döküş her kahvede çalışmaz, önce kahvenizi tanıyın. çoook kabaca söyleyecek olursak kahve ne kadar çok işlem gördüyse o kadar hızlı çözünür. Örn; tek dönüşte düz yıkanmış bir kahve under çıkabilecekken 120H anaerobik natural bir çekirdek cillop gibi olabilir.
3.Yukarıdakini destekleyen bir sonraki aşama kavurma profili. Yine kabaca açığa gittikçe çözünme zorlaşırken koyu kavrumlar daha hızlı çözünür. Su sıcaklığının da buna etkisi olacağı için açık kavrumlar yüksek ısıları iyi kaldırırken koyu kavrumlarda 80li dereceler çok daha güzel çalışır.
4. başlangıç için bloom+tek ya da 2 bloom+tek döküş süper reçeteler. hatta benim go/to reçetem. buradan yola çıkın kahvenin durumuna göre ister döküş arttırırsınız ister azaltırsınız.
5. şöyle bir durum var genelde bir çoklarının yanlış yaptığı; insanlar şampiyonların reçetelerindeki döküş stillerine uymaya çalışıyorlar. ya arkadaşlar heriflerin yarışmalarda evdeki gibi debi ayarlama durumu olmadığından öğütümleri çoğunun kalın oğlu kalın. Fakat çoğu insan bundan çok daha inceye gidiyor. Ama yine öyle debili dökmeye kalkıyor ve kahve gereğinden fazla ajite oluyor ve fazla çözünüyor. O yüzden debinizi düşürün.
6. 1/16.6 çok güzel bir oran. 1/15 oranla başlamayın.
Brewing for Dummies🤌
 
Öncelikle kolay gelsin bende benzer sıkıntıları yaşadım. Sonra oturdum şimdiye kadar içtiğim en güzel kahveyi düşündüm. Belki bazı arkadaşlar hatırlar Etiopya Damo'ydu ve baritsa 88 derece 1 blooming + 1 döküş ile demlemişti. Anaerobik fermantasyondu ve fazla çözünme iyi sonuç vermiyordu. Kasuya 4-6 metodu ve türevleri her çekirdekte güzel sonuç vermiyor. Tatlılığı arttırmak üzerine kurulu bir metod ve bence geçmişte kaldı. Benim için kahve nordic tarzı açık kavrum ise 4 eşit döküş orta kavrum ise grama göre 1 blooming +1 max. +2 döküş. Hatta @S.Yavuz dediğine göre filtre kahve makinesi ile de test ediyormuş kavrumlarını.
Selamlar. Ben başka başka konularda birkaç defa bunu söyledim ama sanıyorum bir yanlış anlaşılma oldu. Birkaç kez daha benzer mesaj gördüğüm için bu konuyu bir açıklayayım istedim. Kavurmalarımı filtre kahve makinesinde test ediyorum gibi bir durum söz konusu değil. Bir kahve filtre kahve makinesinde bile ekstra reçete vs uygulamadan basit bir demlemeyle iyi sonuç veriyorsa ama işin içine reçeteler, daha komplike ekipmanlar girdiğinde acıma, ekşime vs durumlar oluyorsa o zaman uygulanan ekstra parametrelerde bir sıkıntı vardır diyorum. Ekstra reçeteler, ekstra ekipmanlar, ölçümler, 3x5 olmadı 7/2 olmadı swirl olmadı vs yapmak her zaman daha iyiye değil sıklıkla daha kötü sonuçlara da sebep olabiliyor diyorum. Yoksa cupping yapmıyorum, kahveyi filtre kahve makinesinde deniyorum gibi anlaşılmasın lütfen :)
 
5. şöyle bir durum var genelde bir çoklarının yanlış yaptığı; insanlar şampiyonların reçetelerindeki döküş stillerine uymaya çalışıyorlar. ya arkadaşlar heriflerin yarışmalarda evdeki gibi debi ayarlama durumu olmadığından öğütümleri çoğunun kalın oğlu kalın. Fakat çoğu insan bundan çok daha inceye gidiyor. Ama yine öyle debili dökmeye kalkıyor ve kahve gereğinden fazla ajite oluyor ve fazla çözünüyor. O yüzden debinizi düşürün.
Bir başka deyişle durum bundan ibaret. Şu şampiyon bu reçeteyi kullanıyor, bu fenomenin şu reçetesi şahane deyip her kahvede bunu uygulayayım demek genellikle çözümden çok sorun yaratıyor çünkü ne kullandığınız kahve aynı kahve, ne kullanan el aynı el, ne kavurma aynı kavurma... Hemen hemen diğer tüm etkenler farklıyken sonuç aynı olsun demek ve o sonuca ulaşamayınca kullanılan reçete hariç başka her şeyde bir sorun aramak demleyen kişiyi hem yoruyor, hem üzüyor, hem hevesini kırıyor.
 
Merhaba, bir dönem benzer bir sorun yaşadım. Öncelikle tavsiyem biraz tırt kahve içmek kömür kavrulmuş starbucks kahvesi olabilir. 2-3 gün bu kahveyi içtikten sonra damak resetleniyor :D ardından Coffea Circulor reçetesini denemenizi tavsiye ederim.
 
Başlığı görünce wittgenstein yeni ders açtı sandım tansiyonum ve şekerim eş zamanlı düştü. Neyse ki amatör bir demleyicinin iç sızısıymış.

Çekirdekle birlikte tarif veren kavurucular ilacı bu çok katmanlı sorunun. Ortodoks tıp yaklaşımında olduğu gibi tamamen sorunu ortadan kaldırmıyor ancak etkilerini zayıflatıyor. Bu arada @S.Yavuz 'un yazısında "fenomen/influencer" ifadesi geçiyor, kahve alanında var mı bu kişiler? Bu alanda bile var mı?
 
1. tdsyi düşürmekle işe başlayın. En yüksek değerlerimde bile 1.45i pek geçmedim. Genelde 1.20-35 arası kalmayı deniyorum. bir yerden sonra damak kalibre oluyor zaten.
2. çoklu döküş her kahvede çalışmaz, önce kahvenizi tanıyın. çoook kabaca söyleyecek olursak kahve ne kadar çok işlem gördüyse o kadar hızlı çözünür. Örn; tek dönüşte düz yıkanmış bir kahve under çıkabilecekken 120H anaerobik natural bir çekirdek cillop gibi olabilir.
3.Yukarıdakini destekleyen bir sonraki aşama kavurma profili. Yine kabaca açığa gittikçe çözünme zorlaşırken koyu kavrumlar daha hızlı çözünür. Su sıcaklığının da buna etkisi olacağı için açık kavrumlar yüksek ısıları iyi kaldırırken koyu kavrumlarda 80li dereceler çok daha güzel çalışır.
4. başlangıç için bloom+tek ya da 2 bloom+tek döküş süper reçeteler. hatta benim go/to reçetem. buradan yola çıkın kahvenin durumuna göre ister döküş arttırırsınız ister azaltırsınız.
5. şöyle bir durum var genelde bir çoklarının yanlış yaptığı; insanlar şampiyonların reçetelerindeki döküş stillerine uymaya çalışıyorlar. ya arkadaşlar heriflerin yarışmalarda evdeki gibi debi ayarlama durumu olmadığından öğütümleri çoğunun kalın oğlu kalın. Fakat çoğu insan bundan çok daha inceye gidiyor. Ama yine öyle debili dökmeye kalkıyor ve kahve gereğinden fazla ajite oluyor ve fazla çözünüyor. O yüzden debinizi düşürün.
6. 1/16.6 çok güzel bir oran. 1/15 oranla başlamayın.

Öncelikle teşekkürler, çok yardımcı olan bir cevap oldu. Bu sistemden biraz ilerleyeyim.

Ayrıca cevap yazan herkese ayrı ayrı teşekkürler. :)
 
Kahve serüvenine yeni başlamış biri olarak bu işe tam olarak hakim olmamakla beraber, bu işin uğraştırıcı olması değil keyif vermesi gerektiğini düşünüyorum. Sonuçta bir bardak kahve içeceğiz değil mi? Mutlaka sevdiğiniz bir kahve çekirdeği vardır benim bile şimdiden 2 tane oldu, onlardan alıp bu deneyi onlarla yapmanız gerektiğini ve olabildiğince minimal olmanız gerektiğini düşünüyorum çünkü bir yerden sonra insan keyif almak bir yana daha da streslenir.
 
Geri
Üst