Elbette, sudaki yüksek kalsiyum bize kireç olarak geri dönmektedir bununla ilgili blogdaki yazılarımızı okursanız konudan bahsettiğimizi görürsünüz, reçetelerde bahsi geçen oranlar oldukça küçük miktarlardır.
Burada eklenen kalsiyumun tamamı içerde kalsiyum iyonu şeklinde kalmaz. Kalsiyum tek başına bir reaksiyon zincirine girmeden kireç olarak bize dönmez.
Tamamen kapalı sistemlerde bu kireç reaksiyonun karbondioksit ile oluşturduğu hidrojen karbonatın, mevcutta asılı kalan kalsiyumlarla kalsiyum karbonat olması direk sonuç değildir, yani bu reaksiyonun gerçekleşeceği miktarlar her zaman yeterli gelmeyebilir. Yazılarda da belirttiğimiz üzere, final touchta kalsiyum ve magnezyum yalnızca su şartlaması olarak kullanılmamaktadır. Kalsiyum ile ilgili konuşuyorsam eğer, kahvenin lipitleriyle, kahvedeki fumarik asitlerle, yine kahvede bulunan maleik asitlerle çeşitli reaksiyonlara girer o nedenle aslında bir kısmı harcanır yalnızca bir kısmı birikir.
Amacımız bu reaksiyonların ortamda tada yansıttığı sonuçlarını da izlemlemektir.
Bununla ilgili magnezyuma dair de bir örnek vermiştik, bir literatür çalışmasında magnezyumun kahvedeki bir bileşik ile doğrudan bağlanıp ortaya “ gül “ tadını çıkardığı gözlemlenmiştir.
Amaç yalnızca sertlik ve alkalinite değerleri ile oynamak değildir.
Buradan çıkarılacak sonuçla, havada asılı kalan miktarı az olduğundan makinede büyük bir birikim yapmasını beklemeyiz.
Ama kalsiyumun özellikle su sertliğine katkısından dolayı istediğimiz çözünürlüğü aşağı çektiği, o nedenle dikkatle kullanılması gerektiği yine blogdaki yazılarımızda mevcut.
Reçeteler ile ilgili de sayfamızı takipte kalın, ilerleyen günlerde paylaşabiliriz.