• Haziran Ayı Kahve Kulübü Toplu Alım Organizasyonu
    Sevgili Ziyaretçi Ekim ayı Kahve Kulübü ortak alım firması sizlerin oyları ile Coffee Department seçildi. Bu konudan Ekim ayı toplu alımı ile ilgili gelişmeleri öğrenebilirsin. Kahve Kulübü toplu alımı ve kulüp ile ilgili gelişmelerden, özel indirimlerden, yayınlardan hızlı bir şekilde haberdar olmak için buradan Whatsapp Kanalına katılmayı, Instagram ve Twitter adreslerinden bizi takip etmeyi unutmayın.
  • Telefon numaranızı paylaşmadan Kahve Kulübü duyurularından, güncel indirim ve kampanyalardan haberdar olmak istiyorsanız Bu Linke tıklayarak Kahve Kulübü Whatsapp Kanalını takip edebilirsiniz.

Kimma Coffee Roasters

Yav laf sokmak için şöyle anları bekliyorsunuz ya :D Açık açık git Kafein Kültür konusuna yaz siz böyle böyle yaptınız de bari :D
Öncesine bi netleştireyim. Amacım laf sokmak değil nihayetinde kimse çekirdek satarak zengin olmuyor. Bu ekonomide zenginde olmayacak. Gerekli indirimler yapılır ya da yapılmaz. Dediğim gibi kavurucu bunu zengin olmak için yapmıyor. Sadece ekonomik dengeyi kurmayı amaçlıyor.
Hem ilgili konunun altına yazdık da ne oldu şimdiye kadar? Hiç birşey olmadı. Kavurucu küstü o kadar. Bakınız Null ve hayat bir şekilde devam etti. Ruhunu kaosla beslediğini biliyorum sevgili Hürkan ama ben yoruldum. Almak isteyen alır istemeyen almaz. Formül basit.

Hani derler ya cehalet mutluluktur diye. Neden %35indirim almış insanın zihnine gereksiz zehir vereyim? Var mı bir amaç? Yok. Olmayacakta.
Takip eden zaten biliyor neyin ne olduğunu. Almak isterse de alıyor. Gerisi beni ilgilendirmiyor.

Beni bazı şeyler rahatsız ediyor sadece, o da ihtiyarlıkla peydahlandı.
Zam yapıp peşinden indirim yapmak
Koşullu işler yapmak, yıl 2023 olmuş ama sipariş numarasını alenen yazdırarak isim soyisim almak gibi satış statejileri yoruyor beni.
Ya da anket konusunun altına kavurucunun yazıp, yön vermeye çalışması gibi gibi

Şeffaflık tarafından zaten eser yok. Burası ''biz bu işi zevkle'' yapıyoruz fikrinin arkasına yer edinip, önce zam sonra indirim yapan ve vahşi kapitalizmi bütün kemiklerine kadar hissettiğin bir alan. Zaten marketinden, alışveriş merkezine kadar algı bu şekilde yürüyor, bunun tersini ''çekirdek satan'' kavuruculardan beklemez saflık olur.

Dediğim gibi formül basit.
İsteyen içer. İstemeyen içmez.
 
ham madde maliyeti değişmediği için işletme zam yapmamayı tercih etmiş olabilir.
Ama işte fiyatların artışına sebep olan başka kalemleri de sayıyor fiyat artıran işletmeler... Çekirdeğin yerine yenisini koyma maliyeti de var, onu da ekliyorlar.
Şunu soralım kendimize; bu çekirdekler talep görseydi, ki Tulise +2000 metre bir Etiyopya, aslında fena bir çekirdek değildi: fiyatı aynı kalır mıydı?
Ben talep etmiyorum artık. Varsın kaça arz ederlerse etsinler.
 
Öncesine bi netleştireyim. Amacım laf sokmak değil nihayetinde kimse çekirdek satarak zengin olmuyor. Bu ekonomide zenginde olmayacak. Gerekli indirimler yapılır ya da yapılmaz. Dediğim gibi kavurucu bunu zengin olmak için yapmıyor. Sadece ekonomik dengeyi kurmayı amaçlıyor.
Hem ilgili konunun altına yazdık da ne oldu şimdiye kadar? Hiç birşey olmadı. Kavurucu küstü o kadar. Bakınız Null ve hayat bir şekilde devam etti. Ruhunu kaosla beslediğini biliyorum sevgili Hürkan ama ben yoruldum. Almak isteyen alır istemeyen almaz. Formül basit.

Hani derler ya cehalet mutluluktur diye. Neden %35indirim almış insanın zihnine gereksiz zehir vereyim? Var mı bir amaç? Yok. Olmayacakta.
Takip eden zaten biliyor neyin ne olduğunu. Almak isterse de alıyor. Gerisi beni ilgilendirmiyor.

Beni bazı şeyler rahatsız ediyor sadece, o da ihtiyarlıkla peydahlandı.
Zam yapıp peşinden indirim yapmak
Koşullu işler yapmak, yıl 2023 olmuş ama sipariş numarasını alenen yazdırarak isim soyisim almak gibi satış statejileri yoruyor beni.
Ya da anket konusunun altına kavurucunun yazıp, yön vermeye çalışması gibi gibi

Şeffaflık tarafından zaten eser yok. Burası ''biz bu işi zevkle'' yapıyoruz fikrinin arkasına yer edinip, önce zam sonra indirim yapan ve vahşi kapitalizmi bütün kemiklerine kadar hissettiğin bir alan. Zaten marketinden, alışveriş merkezine kadar algı bu şekilde yürüyor, bunun tersini ''çekirdek satan'' kavuruculardan beklemez saflık olur.

Dediğim gibi formül basit.
İsteyen içer. İstemeyen içmez.
Beni rahatsız eden şey de düşüncelerin, eleştirilerin sürekli olarak 3-5 kişilik gruplarda dedikodu malzemesi yapılması, içe atılması ve açık açık söylenmemesi. İnsanların dürüstlük ve iyilik algısı bu şekildeyse varsın benim için "klavye delikanlısı" da desinler kaostan besleniyor da desinler.

Diğer yazdıklarına cevap verecek enerjim yok.
 
Böyle yüksek enflasyonist dönemlerde (hiper enflasyon da diyebiliriz) fiyat artışları rasyonaliteden çok uzak oluyor maalesef. Zaten bu yüzden piyasada fiyat algısı da kayboluyor. Neyin ucuz neyin pahalı olduğu ya da iki aynı ürün arasındaki fiyat farkının sebebi anlaşılamıyor. O yüzden bence forum olarak bu konuda birbirimizle kavga etmeyelim çünkü şu ortamda haksız kimse yok.

Firmalar fiyatlama yaparken sadece var olan maliyetleri göz önünde bulunduramazlar, gelecekle ilgili beklentileri de göz önünde bulundurmaları gerekiyor. Enflasyonun belli bir seviyeye çıktıktan sonra tekrar düşüşe geçmesi de bu yüzden zor oluyor. Piyasadaki tüm aksaklıklar son bulsa bile enflasyon beklentisi var olduğu sürece fiyatlama da buna göre yapılıyor. Enflasyonist beklentilerin çok yüksek olduğu, gelecekle ilgili belirsizliğin arttığı ve fiyat algısının yitirilmeye başlandığı ortamda ise hepimizin sezdiği gibi fiyat fırsatçılığı da artıyor. Yani tüketici de haksız değil. Gerçekten bir sürü firma artış oranını olması gerekenden çok yukarıda yapıyor. Bunun bir sebebi "fırsatçılık" ama bence en büyük sebebi hiperenflasyona geçiş sürecinde yaşanan aşırı karlılığın korunmaya çalışması. Tabi bu yazdıklarım olayın çok basit hali. Maalesef firmaların tüm hesap defterlerini tam olarak görmeden ne durumda olduğunu anlayamıyoruz (Tabi özellikle borsaya kote olmuş şirketler karlılıklarını açıkladıkları için hiper karlı olduklarını biliyoruz).

Sonuç olarak geleceğe yönelik belirsizlik ne kadar artarsa piyasadaki fiyatlamalar da o kadar sapıtır. Biz ne yapabiliriz? Belki 4-5 adet temsili kahve çekirdeği seçip (premium- 80-84 / 85-87 / 88-90 ve 90+) her kategoride bir adil fiyat belirleyebiliriz. Bunun için kavurucunun maliyetlerini (yeşil çekirdek maliyeti + ithalat maliyeti (gümrük vb, laboratuvar), ortalama dükkan kirası (Türkiye ortalaması olabilir ya da kahve firmalarının yoğunlaştığı şehirlerin ortalaması) + ortalama bir kahve dükkanının temel giderleri (elektrik su, doğalgaz, çalışan, alet bakımı vb.) ) hesaplamamız gerekir. Sonuçta da elimizde her kategoride karşılaştırma yapabileceğimiz bir fiyat olur. Örneğin, 85-87 puan almış bir çekirdeğin kg başı ortalama maliyetini 130 lira hesapladıysak bunun belli bir yüzdesi üstünde kar marjı koyan kavurucudan toplu olarak kahve almama kararı alırız. Buna bu kadar uğraşmaya gönüllü çıkar mı bilemem :D. Diğer basit bir yol: dünya çapında satış yapan yurt dışı kavurucuların çekirdek satış fiyatlarını ortalama alarak bir skala oluşturabiliriz.
 
Son düzenleme:
Böyle yüksek enflasyonist dönemlerde (hiper enflasyon da diyebiliriz) fiyat artışları rasyonaliteden çok uzak oluyor maalesef. Zaten bu yüzden piyasada fiyat algısı da kayboluyor. Neyin ucuz neyin pahalı olduğu ya da iki aynı ürün arasındaki fiyat farkının sebebi anlaşılamıyor. O yüzden bence forum olarak bu konuda birbirimizle kavga etmeyelim çünkü şu ortamda haksız kimse yok.

Firmalar fiyatlama yaparken sadece var olan maliyetleri göz önünde bulunduramazlar, gelecekle ilgili beklentileri de göz önünde bulundurmaları gerekiyor. Enflasyonun belli bir seviyeye çıktıktan sonra tekrar düşüşe geçmesi de bu yüzden zor oluyor. Piyasadaki tüm aksaklıklar son bulsa bile enflasyon beklentisi var olduğu sürece fiyatlama da buna göre yapılıyor. Enflasyonist beklentilerin çok yüksek olduğu, gelecekle ilgili belirsizliğin arttığı ve fiyat algısının yitirilmeye başlandığı ortamda ise hepimizin sezdiği gibi fiyat fırsatçılığı da artıyor. Yani tüketici de haksız değil. Gerçekten bir sürü firma artış oranını olması gerekenden çok yukarıda yapıyor. Bunun bir sebebi "fırsatçılık" ama bence en büyük sebebi hiperenflasyona geçiş sürecinde yaşanan aşırı karlılığın korunmaya çalışması. Tabi bu yazdıklarım olayın çok basit hali. Maalesef firmaların tüm hesap defterlerini tam olarak görmeden ne durumda olduğunu anlayamıyoruz (Tabi özellikle borsaya kote olmuş şirketler karlılıklarını açıkladıkları için hiper karlı olduklarını biliyoruz).

Sonuç olarak geleceğe yönelik belirsizlik ne kadar artarsa piyasadaki fiyatlamalar da o kadar sapıtır. Biz ne yapabiliriz? Belki 4-5 adet temsili kahve çekirdeği seçip (premium- 80-84 / 85-87 / 88-90 ve 90+) her kategoride bir adil fiyat belirleyebiliriz. Bunun için kavurucunun maliyetlerini (yeşil çekirdek maliyeti + ithalat maliyeti (gümrük vb, laboratuvar), ortalama dükkan kirası (Türkiye ortalaması olabilir ya da kahve firmalarının yoğunlaştığı şehirlerin ortalaması) + ortalama bir kahve dükkanının temel giderleri (elektrik su, doğalgaz, çalışan, alet bakımı vb.) ) hesaplamamız gerekir. Sonuçtada elimizde her kategoride karşılaştırma yapabileceğimiz bir fiyat olur. Örneğin, 85-87 puan almış bir çekirdeğin kg başı ortalama maliyetini 130 lira hesapladıysak bunun belli bir yüzdesi üstünde kar marjı koyan kavurucudan toplu olarak kahve almama kararı alırız. Buna bu kadar uğraşmaya gönüllü çıkar mı bilemem :D. Diğer basit bir yol: dünya çapında satış yapan yurt dışı kavurucuların çekirdek satış fiyatlarını ortalama alarak bir skala oluşturabiliriz.
Bkz Post Keynesyen İktisat:)
 
kimse yanlış anlamasın ben biraz ticaretten bahsedeyim size. benim kendi firmamımın geçen yıl maliyeti %80 arttı ancak bunun yanı sıra ürün borsa fiyatıda arttı ayrıca benim karlılık sağlamam için gereken fiyatlarda arttı. MANAGEMENT 101 dersi veriyim size ilk olarak karlılığınız faiz altındaysa o işletmeyi kapatın derler yani bu şu demek oluyor şu anki reel faiz oranları %20-23 olan ülkemizde %30 altında kazanmıyorsanız gerçekten kazanmıyorsunuz demektir çünkü zaten bankalar %20 mevduat faizi veriyorlar. özsermayesi güçlü olmayan firmalar için bu oran belki %35-40 bantlarında olması lazım ve aynı zamanda rekabetçi fiyatları olması lazım. ya da uzun vadede pazarlama stratejinizi belirleyip bu ortamda niche kategoride ürün kalitesi arttırarak markalaşmayla bunu destekleyerek kendinizi bu fiyat bandında üst segmentte fiyatlayabilirsiniz. Bu tamamen serbest piyasa.

Aynı piyasa kahve içinde geçerli. Tutarlılık ve bunu sürekli sağlamak pahalı bir seçenek. Japonlar buna JIT dedikleri bir sistemle büyük firmalarda büyük bütçelerle sağlayabilirken bizim gibi 3.nesil kahve piyasasında niche bir yerde dar bütçelerle bunu sağlayan ve dürüst yaklaşan firmalar için daha maliyetli süreçler oluyor. Yeşil çekirdek aldın bunun bir ilk ayıklama sonrası firesi var sonra kavurma firesi ve paketleme işçilik maliyeti kargosu vergisi beklenmeyen bir çok ek maliyetleri sigortası taşımacılığı vb gibi bir çok artan maliyet noktaları var. Bakın bir BRC belgesi 10.000 euro civarında veya kalite belgeleri 20.000 liradan aşağı değil sırf belgesi bunun hazırlıkları vs binlerce maliyet. Bunun gibi bir sürü maliyet var. Burada yatırımcının verdiği emeğin karşılığı tek alabilidiği yer net karda saklı. zaten yatırım geri dönüşü genelde 3-4 seneden önce alamazsınız.

Ticarette basit yollar hep gözükür ama hep o yolda giderken yol kayganlaşır bunu herhangi bir ticaret işiyle uğraşmayan bilmez. ben 12 senedir çalışıyorum ve gerçekten yorucu sonunda manevi tatmin olmasa alınacak dert değil net.

Şu lütfen sorunları firmalarda aramayı bırakalım x veya a b c firması bu ekonomiyi bu şekilde yapıp riskli bir halde firmaların işin çözmesi için bırakmadı. Sorun serbest piyasada değil devletin ekonomi politikalarında. herkes zam yapmak zorunda. yoksa işletmeyi kapatıp gidebilir hiç gram gerek yok. maaşlara zam ama ürünlere zam yok ? emek de bir hizmettir ve mal gibi belli bir değeri vardır. emeğin yarattığı değeri firmalar mallarına ek bir değer olarak koyar buda basit bir şekilde daha düşük oranlarda fiyatlara yansır.

Esas konu ise şu arkadaşlar fiyatlarınızı beğenmediğiniz ürünleri almayabilirsiniz. yorumlayabilirsiniz ama kırıcı fikirler bu foruma katkıda bulunan bir çok kavurucuyu bizden uzaklaştırır. Bu da bize zarar verir. gerek bilgi gerek diğer konularda toksik bir forum olmaktan öteye gidemeyiz. Gerçekten o kadar değerli profesyoneller var ki forumda bizlere bilgi demleme konusunda tüm arkadaşlara kendi tecrübeliryle yardım ediyorlar. eğer bu kalan arkadaşlarda giderse uzun vadede anket manket kalmaz. Ben çünkü artık savunamıyorum her seferinde açıkça söyleyeyim hepinizden çekiniyorlar ve sorun olur mu emin değiliz diye bana söylüyorlar. bende aynı şekilde pozitif ve güzel eleştirileri okuyun lütfen size katkısı olur bu arkadaşlar deneyimli demleyiciler diyerek konuyu geçiştiriyorum ama bana binlerce örnek olay getirip geri çekilenler oluyor.
Ben kimseyi düşüncesi yüzünden bir hamle yapamam ama rica ediyorum herkesin güzelce faydalandığı bu süreçte bana destek olun lütfen köstek olmayın. Fiyatlar ve kazanç konusunda herkes haklı zor bir durumdan geçiyor ama sizde biliyorsunuz burada suçlu iki tarafta değil.
 
Beni rahatsız eden şey de düşüncelerin, eleştirilerin sürekli olarak 3-5 kişilik gruplarda dedikodu malzemesi yapılması, içe atılması ve açık açık söylenmemesi. İnsanların dürüstlük ve iyilik algısı bu şekildeyse varsın benim için "klavye delikanlısı" da desinler kaostan besleniyor da desinler.

Diğer yazdıklarına cevap verecek enerjim yok.
Bak üstadım. Ben hayatım boyunca ''ben doğruları söylerim, öyle karakterli birisiyim bizde geri vites yok'' diyen ve bu fikirden ''sanki çok matahmış gibi'' güç alan onlarca insanla karşılaştım. Bunların %90ınada amiyane tabiriyle ''patavatsız'' diyebilirim.

O yüzden açıkça yazıyorum.
Bazı şeylerin söylenmesi gereken zamanlar vardır.
Bazı şeylerin söylenmemesi gereken zamanlar vardır.
Bazı şeyleri de söyleme yöntemi vardır. Öyle harala gürele değil.
Ve bazı şeyleri de hiç söylememen gerekir.

Sanırım bunlar kafamızda netleştiğinde daha sağlıklı iletişim kurabilecek duruma gelebiliyoruz.
 
Bak üstadım. Ben hayatım boyunca ''ben doğruları söylerim, öyle karakterli birisiyim bizde geri vites yok'' diyen ve bu fikirden ''sanki çok matahmış gibi'' güç alan onlarca insanla karşılaştım. Bunların %90ınada amiyane tabiriyle ''patavatsız'' diyebilirim.

Açık Açık Erdem de niye bekliyorsun bu anları laf sokmak için :D
 
Geri
Üst