elbatin
Barista
Merhaba arkadaşlar aklımda klasik plastik v60’ımı immersion dripper çevirme konusunda aklımda oldukça basit bir fikir vardı. Çoğumuzun aklına gelmiştir bu fikir. Uygulaya koydum ve bugün 3. Demlememide bu şekilde sorunsuz yapınca sizlede paylaşmak istedim.
Cok kolay yöntem bize v60, fırın torbası ve 1 adet lastik yetiyor. 1 tane fırın torbasındanda yaklaşık 10 parça filtre çıkarabiliyoruz.
V60 alt ağzına fırın torbasının kestiğimiz parcasını koyduktan sonra lastikle sıkıca sıkıştırıyoruz, lastikleri iyice dibe doğru itiyoruz ki kayıp açılmasın diye. Çok basit işlem 10 saniyemi almıyor benim. Sonra immersion yöntemiyle demlememizi yapıyororuz; denleme süresi bitincede v60 biraz havaya kaldırım bıcakla yaptığımız düzeneği deliyorum. Akış başlıyor ve tamamlanıyor.
İsterseniz bluming den sonra delip ve yarı immersion demlemede yapabiliriz.
Lastiği sıkı şekilde 2-3 kat yapıp geçirdikten sonra asla damlama ve cıkma gibi sorunu yaşamadım. Demlemelerimde gayet güzel oldu. Hario immersion dripperı olmayanların arada sırada deneye bileceği basit bir yöntem.
Immersion dripper hakkında araştırma yaparken bu yazıya denk geldim. Gayet mantıklı geldi, ben de denemeye karar verdim. Lakin unuttuğum şeyler varmış.
V60'ı yere düşürdüğüm zaman, fotoğrafta da görebileceğiniz gibi alt kısmı kırılmıştı. Buna rağmen bir şekilde lastiklerle sabitledim. Su akıtma problemini de daha çok lastik takarak hallettim. Ardından demlemeye geçtim.

Celsius'un kavurduğu Etiyopya Adado çekirdeğini TM 19 klik, 15/250 su oranı ile, Hoffmann günlük immersion tarifini biraz değiştirip demledim. 10 saniyede 50 ml döküş, 30. saniyeden 60. saniyeye kadar 250 ml'ye tamamlama. Blooming'in ardından suyu eklerken ufak bir gürültüyle lastikler patladı ve fırın torbası bardağın içine düştü. Oysa ki, demleme esnasında yayılan güzel kokular bayağı ümitlendirmişti. Normal demlemelerimin ardından saksılara dökerken posanın yaydığı koku, bana bu kahvede güzel bir potansiyel olduğunu ve benim bu potansiyeli ortaya çıkaramadığımı belli ediyordu zaten. 2.30'da tüm su çekilince ortaya çıkan kahve yatağı da hiçbir demlememde elde edemediğim kadar muhteşem ve dümdüzdü. Normal demlemelerimdekinin aksine tüm tozlar üste çıkıp çamurumsu bir tabaka oluşturmamış, bazı yerler çukur bazı yerler tümsek kalmamıştı. Kahve de daha belirgin olmasına rağmen kesinlikle beklediğim kadar iyi değildi. Dengesiz çözünmeden kaynaklı ekşilik yoktu ama acılık belirgindi. Yaşadığım başarısızlığa rağmen bu güzel koku ve dümdüz kahve yatağının verdiği ümitle tekrar denedim. Önceki ince lastikler yerine daha kaliteli ve kalın lastikler kullandım. Ve bu sefer, yine hesaba katmayı unuttuğum şeyler yüzünden ortalık darmaduman oldu.
19 yerine 18 klikle öğüttüğüm kahvenin üstüne 10 saniyede 50 ml suyu ekledim, ardından 30. saniyeden itibaren su eklemeye devam ettim. Lastiklerin patlamayıp suyun süzülmediğini görünce mutlu oldum tabi, ama su seviyesi yükselince; hesaba katmayı unuttuğum, V60'ın gövdesindeki nevi şahsına münhasır çatlaktan su sızmaya başladı. Elimden de bir şey gelmedi, çaresizce tartıya, masaya, kitaplara dağılan kahveyi izledim. Su seviyesi biraz azalınca demleyiciyi yan yatırıp suyu çatlaktan uzaklaştırdım. Bunca arbedeye rağmen kahve yatağı yine dümdüzdü. Olması gerekenin yarısı miktarındaki kahve de yine daha yoğun ve ekşilikten uzaktı, ama biraz daha acıydı.


Neyse. Sanırım Immersion Dripper almaya karar verdim. Daha önce uzun uzun tartışmıştık ama, aradan aylar geçti. Belki yeni çıkmış ve f/p oranı daha iyi olan demleyiciler felan vardır, ya da Switch'in daha önce bilinmeyen, yeni keşfedilmiş kronik sorunları vardır. Immersion Dripper'i hala tavsiye eder misiniz? 390 liralık fiyata değer mi, hakkını verir mi?
@ytghan sanırım satmışsın, son fikirlerini merak ediyorum.