Espr
Üye
- Konum
- Ankara
- İsim
- Serkan
Daha fazla
- İsim
- Serkan
- Espresso Makinesi
- Lelit Bianca
- Değirmen
- Eureka Mignon Specialita / Comandante MK 4
- Kahve Arkadaşlığı İstiyor musunuz?
- Evet
- Kahve Arkadaşlığı İl
- Ankara
- Kahve Arkadaşlığı İlçe 1
- Çankaya
- Kahve Arkadaşlığı İlçe 2
- Ankara
Bilgilendirme için teşekkür ederim. Çok faydalı olduMerhabalar Serkan Bey,
Afiyet olsun öncelikle. Balı beğenmenize çok sevindim. Asıl ben teşekkür ediyorum![]()
Karakovan balının balmumunun ağızda tamamen erimemesi ile ilgili söyledikleriniz hakkında, daha önce forumdan bir iki arkadaşla daha konuştuğumuz için ve ilk kez karakovan bal alacaklara önden bilgilendirme olsun diye, müsaadenizle bu konu hakkında kısa bir açıklama yapmak istiyorum.
Karakovan balında balmumunun ağızda biraz topaklanma, diğer bir deyişle biraz sakızlama yapması gayet normaldir.
Kabaca şöyle açıklayabilirim: Arıcının müdahalesinin olmadığı ve arının doğada yaptığı balda, arı öncelikle içine balı yerleştirmek için bir petek örmeye başlamaktadır. Bu süreçte arılar, arı mumu salgılar ve altıgen şekilli küçük gözlerden oluşan peteği oluştururlar. Bu petek işte bu arı mumu salgısından yapıldığı için adına balmumu da denilmektedir. Bu aşamadan sonra ise arı, çiçek ve bitkilerden topladığı nektarı peteğe yerleştirerek balı oluşturmaya başlar. Bu işlem yaklaşık 3-4 ay kadar sürmektedir. Bu sürenin sonunda petek bal tamamlanmış olur.
Karakovan bal da, aynı bu yöntemle oluşmaktadır. Arıcı sadece kovanın içerisine boş ahşap çıta yerleştirmektedir. Peteğin tamamı arılar tarafından örülmektedir. Hazır petekler kullanılmaz.
Karakovanda arının ördüğü ve balmumundan oluşan bu altıgen yapı tıpkı bir evin duvarları gibi veya bir iskelet gibi düşünülebilir. Bu yapının dağılmaması ve doğada uzun süreler dayanabilmesi için balmumunun belli bir kalınlıkta olması gerekmektedir. Aksi takdirde, petek, içerisindeki balı taşıyamaz.
Wikipedia’nın şu (Wikipedia) sayfasında konuyla ilgili ilgili daha detaylı bilgiler var . Nitekim orada balmumunun yaklaşık 62-64 derece sıcaklıkta eridiği belirtilmiş. Bu da balmumunun ağzımızda erimemesinin sebebini daha iyi açıklamaktadır sanırım; çünkü ağzımızın içi bu sıcaklığa sahip değildir.
Umarım faydalı olmuştur.
Tekrar çok teşekkür ediyorum. Selamlar, sevgiler…![]()
Bilgilendirme için çok teşekkür ederim. Çok faydalı oldu.Merhabalar Serkan Bey,
Afiyet olsun öncelikle. Balı beğenmenize çok sevindim. Asıl ben teşekkür ediyorum![]()
Karakovan balının balmumunun ağızda tamamen erimemesi ile ilgili söyledikleriniz hakkında, daha önce forumdan bir iki arkadaşla daha konuştuğumuz için ve ilk kez karakovan bal alacaklara önden bilgilendirme olsun diye, müsaadenizle bu konu hakkında kısa bir açıklama yapmak istiyorum.
Karakovan balında balmumunun ağızda biraz topaklanma, diğer bir deyişle biraz sakızlama yapması gayet normaldir.
Kabaca şöyle açıklayabilirim: Arıcının müdahalesinin olmadığı ve arının doğada yaptığı balda, arı öncelikle içine balı yerleştirmek için bir petek örmeye başlamaktadır. Bu süreçte arılar, arı mumu salgılar ve altıgen şekilli küçük gözlerden oluşan peteği oluştururlar. Bu petek işte bu arı mumu salgısından yapıldığı için adına balmumu da denilmektedir. Bu aşamadan sonra ise arı, çiçek ve bitkilerden topladığı nektarı peteğe yerleştirerek balı oluşturmaya başlar. Bu işlem yaklaşık 3-4 ay kadar sürmektedir. Bu sürenin sonunda petek bal tamamlanmış olur.
Karakovan bal da, aynı bu yöntemle oluşmaktadır. Arıcı sadece kovanın içerisine boş ahşap çıta yerleştirmektedir. Peteğin tamamı arılar tarafından örülmektedir. Hazır petekler kullanılmaz.
Karakovanda arının ördüğü ve balmumundan oluşan bu altıgen yapı tıpkı bir evin duvarları gibi veya bir iskelet gibi düşünülebilir. Bu yapının dağılmaması ve doğada uzun süreler dayanabilmesi için balmumunun belli bir kalınlıkta olması gerekmektedir. Aksi takdirde, petek, içerisindeki balı taşıyamaz.
Wikipedia’nın şu (Wikipedia) sayfasında konuyla ilgili ilgili daha detaylı bilgiler var . Nitekim orada balmumunun yaklaşık 62-64 derece sıcaklıkta eridiği belirtilmiş. Bu da balmumunun ağzımızda erimemesinin sebebini daha iyi açıklamaktadır sanırım; çünkü ağzımızın içi bu sıcaklığa sahip değildir.
Umarım faydalı olmuştur.
Tekrar çok teşekkür ediyorum. Selamlar, sevgiler…![]()




