Daha önce hiç içmedim kavurdukları çekirdekleri ama ne zaman firmaya yükselsem ve o hevesle sitelerine girsem “üzgünüz bütün kahveler içildi” gibi bir bilgilendirme okuyorum.
Son 2 ayda 3 kere oldu, ee içen insanlarda var bu yüzden 2 aydır çekirdek getirmedikleri ihtimalini açıkça eliyorum.
Sanki bir mason tarikati kurulmuşta(kurucu bu sefer duvar ustası değilde kavurucu oluyor hahah) yeni yeni çekirdekler getirip, yuvarlak masa etrafında içiyor bunlar diyorum

Aklım almıyor arkadaş.
ya da
Çanakkale biga’da pomak bi ciğerci amcamız vardı. Gece ikide tükkanın kapısını açar, sabaha karşı beşte bütün kazan biterdi. 5i 5 geçsin ciğer bulamazdın, aç karnımıza gidip fırına sıcak ekmek beklerdik, üzerine yağ sürüp gömerdik. Ciğer için yarın geliriz derdik. Pomak amcamın el lezzeti şahaneydi, yarını beklerdin.
Burasıda böyle bir kavurucu mu, hep sabaha 5ten sonra mı gidiyorum ben buraya?
Yoksa kahve bahane, youtube sohbetleri şahane mi?
Hiç olmazsa bunu söyleyin, bende hevesle girmeyeyim siteye

Gece gece gülümsettin zebercet, sağolasın. Şimdi racon şöyle zebercetçiğim:
Hani diyelim, seyahatte iken yol kenarında çok güzel Malatya kayısısı satan bir dayı buldun hasbelkader. "Yahu" dedin, "bunu bizim kayınço da çok sever, ona da alayım."
"Aaaa" dedin, "Şu bizim Mehmet'i de bir arayayım. İster belki, isterse ona da alırım."
Şimdi bu kafayı daha geniş ölçekli bir şekilde yürüttüğünü düşün. Haşim bey işi gereği seyahatler yapıyor. Bu seyahatlerde nasip olursa diyelim, çok hoşuna giden bir kahveyle karşılaşıyor, yahut bir coffee-geek olarak denenmesi gereken bir tecrübe kahvesi buluyor. Mesela son koleksiyon olan Karogoto'yu ele alalım. Bu kahve, Tim Wendelboe için manevi değeri olan, bazı konularda "ilk" değeri taşıyan bir kahve. Tecrübe edince "Haaa demek Tim Wendelboe denen abinin kahve hikayesinde o önemli yer teşkil eden çekirdek buymuş" deyip merakını gideriyorsun. İşte böyle bir çekirdek ile karşılaştığında
@hasimsolmaz diyor ki "Yahu bunu Türkiye'deki kahve arkadaşlarım da sever." Gidiyor işletme sahibine diyor ki: "Bizim Baristatus isimli bir projemiz var, bu proje böyle böyle böyle. Şu çekirdeğinizden bize bu kadar satın." Bağlantıyı kuruyor, kahveyi getiriyor, yeşil gelmiş ise kahveyi kavuruyor, paketliyor. Sonra siteden duyuruyor, diyor ki "Arkadaşlar, böyle bir kahve buldum, adı sanı bu, hikayesi bu, böyle aldık, şuna-şuna bu kadar para harcadık, bunun paketi bize 10 paraya mal oldu, isterseniz 10 para verin, size de gönderelim."
Sonra koleksiyon mantığı ile 100 paketlik limit açıyor. Limit tükenince satış da kapanıyor.
Yani paylaşılmaya değer bir çekirdek ne zaman bulunur, ithalatı nasıl yapılır, nasıl satılır, ne olur ne biter falan; bunlar hep nasip-kısmet işte.
Dersen ki "E siz içiyorsunuz satış bittikten sonra?"
E kendimize de alıp kenara koyuyoruz, canımız isteyince içiyoruz, arkadaşlarımızla falan paylaşıyoruz yani normal olarak.
Geçen Haşim bey, Instagram üzerinden duyurdu, sırada Guatemala 2022 Cup of Excellence sıralamasında 6. olan kahve var. İhale kazanıldı. Kahve ne zaman gelir, ne zaman kavrulur, toplam maliyet ne kadara gelir falan, bunlar hep nasip-kısmet, bakalım ne olacak?

Emin olduğumuz iki şey var:
1 - Excellence serisi kahveler 50 gram olarak paketleniyor.
2 - Allah ömür verir ve nasip ederse o kahveyi içeceğiz hep beraber inşallah.
Selametle.
