• Haziran Ayı Kahve Kulübü Toplu Alım Organizasyonu
    Sevgili Ziyaretçi Haziran ayı Kahve Kulübü ortak alım firması sizlerin oyları ile Niji Coffee seçildi. Bu konudan Mayıs ayı toplu alımı ile ilgili gelişmeleri öğrenebilirsin. Kahve Kulübü toplu alımı ve kulüp ile ilgili gelişmelerden, özel indirimlerden, yayınlardan hızlı bir şekilde haberdar olmak için buradan Whatsapp Kanalına katılmayı, Instagram ve Twitter adreslerinden bizi takip etmeyi unutmayın.
  • Telefon numaranızı paylaşmadan Kahve Kulübü duyurularından, güncel indirim ve kampanyalardan haberdar olmak istiyorsanız Bu Linke tıklayarak Kahve Kulübü Whatsapp Kanalını takip edebilirsiniz.

Yeni hasat 'nitelikli' kahve artan fiyatlar artmayan şeffaflık

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan mimds
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Benim de soruyu size yöneltmemde ki amacım, konu hakkında ki bilgi ve tecrübelerinizden yararlanmak. :)

Benim null'da ki bilgilere göre tek takıldığım tek nokta yazdığım gibi SCA cupping puanı. Tedarikçi sayfasına da girip aynı kahveyi için bilgilere baktım. Fakat cupping puan bilgisi tedarikçi tarafından da paylaşılmamış.
Bu noktada ya benim atladığım ya da bilmediğim bir mevzu var. Eğer nitelikli kahve için 80+ puan tanımı yapıyorsak, bu puan bilgisi paylaşılmadığı sürece büyük çelişki olduğunu düşünüyorum şeffaflık açısından.
Bence cupping puanı konularına hiç girmeyin, çünkü sca cupping puanı tam bir saçmalıktır. Sebebiyse; bu puanlar genelde yıkama istasyonlarında bulunan Q arabica grader lar tarafından veriliyor. Yani oradaki kavuran kişi ayrı, Türkiye'de satın alıp kavuran kişi ayrı. Ki bir kavrum sonucunda bu çekirdeğin puanını düşürmek çok olası bir durum. Sca puanlamasının bir çok unsuru var. Misal türkiye'de 7 tane q grader var, bazılarının kendi kavurma işletmeleri var. Misal Kahve fabrikası (Şerif Başaran), Kimma Coffee Roastery (Aslı Yaman) bu kişiler bile kendi işletmelerindeki kahveleri puanlayamıyorlar. Çünkü ticari kaygı olduğu için objektif olunamıyor. Bu sebeple kahve puanlama durumu son derece meşakkatli ve ütopik bir konu. Evet kahvenin potansiyelinin bilinmesi konusunda önemli ama son tüketicinin çok da dikkate almaması gereken bir konu bu.
 
Bence cupping puanı konularına hiç girmeyin, çünkü sca cupping puanı tam bir saçmalıktır. Sebebiyse; bu puanlar genelde yıkama istasyonlarında bulunan Q arabica grader lar tarafından veriliyor. Yani oradaki kavuran kişi ayrı, Türkiye'de satın alıp kavuran kişi ayrı. Ki bir kavrum sonucunda bu çekirdeğin puanını düşürmek çok olası bir durum. Sca puanlamasının bir çok unsuru var. Misal türkiye'de 7 tane q grader var, bazılarının kendi kavurma işletmeleri var. Misal Kahve fabrikası (Şerif Başaran), Kimma Coffee Roastery (Aslı Yaman) bu kişiler bile kendi işletmelerindeki kahveleri puanlayamıyorlar. Çünkü ticari kaygı olduğu için objektif olunamıyor. Bu sebeple kahve puanlama durumu son derece meşakkatli ve ütopik bir konu. Evet kahvenin potansiyelinin bilinmesi konusunda önemli ama son tüketicinin çok da dikkate almaması gereken bir konu bu.
Kesinlikle katılıyorum. Puan konusuna ne kadar objektif yaklaşılıyor ? Bence yaklaşılmıyor. Nisan Ağça Hasbean'in bile bu puanlama işlerinde bir şeyler kurcaladığından bahsetmişti.
 
Benim de soruyu size yöneltmemde ki amacım, konu hakkında ki bilgi ve tecrübelerinizden yararlanmak. :)

Benim null'da ki bilgilere göre tek takıldığım tek nokta yazdığım gibi SCA cupping puanı. Tedarikçi sayfasına da girip aynı kahveyi için bilgilere baktım. Fakat cupping puan bilgisi tedarikçi tarafından da paylaşılmamış.
Bu noktada ya benim atladığım ya da bilmediğim bir mevzu var. Eğer nitelikli kahve için 80+ puan tanımı yapıyorsak, bu puan bilgisi paylaşılmadığı sürece büyük çelişki olduğunu düşünüyorum şeffaflık açısından.
Puan konusu cok tartışılan ve ticari anlamda en suistimale acik konu o nedenle benim en az önemsediğim konulardan biri aslında... hatta simdi giderek yaygınlaşan çeşitli fermantasyon uygulamalarını ve bunların uygulandığı kahveleri puan kategorisi ile değerlendirmek mümkün değil... ancak urune dair izlenebilir, dogrulanabilir, seffaf bilgiler bu isin artık olmazsa olmazi... bundan ötesi, direk ve etik ticaret, çiftlikleri, tarlaları gezerek, ürünleri yerinde görerek, tadarak, ürünlerin gerçekten doğayı, ekosistemi bozmadan üretilip uretilmediklerini, calisanlarin yasam koşullarını yerinde gozlemleyip, odedikleri bonus ücretlerin onlarin refahına ve daha iyi mahsul yetiştirilmesi icin harcanip harcanmadiginin denetimine, çiftciden ya da kooperatiflerden direk urun alımına, vs vs... bizde isi buralara götürebilen yok ama bunlar da nitelikli kahve kulvarinin yazılı olmayan etik kurallari arasında...
 
Estağfurullah ben de otorite değilim ancak az cok öğrendik neyin ne olduğunu bu süreçte... paylaştığınız bilgiler arasında eksik gördüğüm tek madde kahvenin tedarikcisine dair dogrulanabilir bir link olabilir... şeffaflığın icinde sizin kahveyi yesil cekirdek olarak ne odeyip aldiginiza dair bilgiyi paylasmak da var ancak bunu herkes direk paylasamiyor, kolay kolay...

Selamlar Denizhan abi, o konu bende. Mümkünse ekletmeye çalışacağım. İyi tatiller :)
 
Bence cupping puanı konularına hiç girmeyin, çünkü sca cupping puanı tam bir saçmalıktır. Sebebiyse; bu puanlar genelde yıkama istasyonlarında bulunan Q arabica grader lar tarafından veriliyor. Yani oradaki kavuran kişi ayrı, Türkiye'de satın alıp kavuran kişi ayrı. Ki bir kavrum sonucunda bu çekirdeğin puanını düşürmek çok olası bir durum. Sca puanlamasının bir çok unsuru var. Misal türkiye'de 7 tane q grader var, bazılarının kendi kavurma işletmeleri var. Misal Kahve fabrikası (Şerif Başaran), Kimma Coffee Roastery (Aslı Yaman) bu kişiler bile kendi işletmelerindeki kahveleri puanlayamıyorlar. Çünkü ticari kaygı olduğu için objektif olunamıyor. Bu sebeple kahve puanlama durumu son derece meşakkatli ve ütopik bir konu. Evet kahvenin potansiyelinin bilinmesi konusunda önemli ama son tüketicinin çok da dikkate almaması gereken bir konu bu.

Bence derdimi çok detaylı anlatamadım.

SCA puanın dediğiniz gibi kavurucunun kavrulma profilleri ile düşmesi, değişmesi vs ile ilgilenmiyorum. Bu kavurucunun tecrübesi, yeteneği yada ne istediği ile alakalı bir mevzu.

Benim sorum eğer nitelikli kahve tanımı SCA tarafından yapıldıysa ve bu tanım bir puanlama kriteri üzerine yapılıyorsa, "nitelikli kahve" altında satılan kahvelerin SCA puan değerinin neden verilmediği. Yani tamamen şeffaflık esaslı sorum.

Mesela farklı bir noktadan örnek vereyim. Japonya'da Kobe diye ünlü olmuş bir büftek var. (Daha genel adı ile Wagyu). Bu büftek dünyanın en iyi büfteği olarak kabul ediliyor. A1 - A5 arası puanlandırması var. Her büftek için bu sınıflandırma uzman tarafından yapılıyor, ve buna göre sertifika veriliyor. Bunu alıp satan kişi bu sertifikasıyla birlikte alıp satıyor. Sertifikada hayvanın adından, kaç yaşında kesildiğine, kesildiğinde kaç kilo olduğuna kadar bir çok bilgi mevcut. Kısacası siz Kobe diye bir büftek satıyorsanız, sattığınız etin nerden geldiğini gösteren sertifikaya sahip olmalısınız.
Türkiye'de girdiğim bir restorantta Kobe bifteğinin satıldığını gördüm. Hemen sahibi ile biraz muhabbet edip nedir ne değildir öğrendim. Zaten fiyatından gerçek Kobe olmadığı belli değildi. Sonuç şöyle oldu, artık o restorantta aynı büftek "yerli kobe" ismiyle satılıyor.
 
Bence derdimi çok detaylı anlatamadım.

SCA puanın dediğiniz gibi kavurucunun kavrulma profilleri ile düşmesi, değişmesi vs ile ilgilenmiyorum. Bu kavurucunun tecrübesi, yeteneği yada ne istediği ile alakalı bir mevzu.

Benim sorum eğer nitelikli kahve tanımı SCA tarafından yapıldıysa ve bu tanım bir puanlama kriteri üzerine yapılıyorsa, "nitelikli kahve" altında satılan kahvelerin SCA puan değerinin neden verilmediği. Yani tamamen şeffaflık esaslı sorum.

Mesela farklı bir noktadan örnek vereyim. Japonya'da Kobe diye ünlü olmuş bir büftek var. (Daha genel adı ile Wagyu). Bu büftek dünyanın en iyi büfteği olarak kabul ediliyor. A1 - A5 arası puanlandırması var. Her büftek için bu sınıflandırma uzman tarafından yapılıyor, ve buna göre sertifika veriliyor. Bunu alıp satan kişi bu sertifikasıyla birlikte alıp satıyor. Sertifikada hayvanın adından, kaç yaşında kesildiğine, kesildiğinde kaç kilo olduğuna kadar bir çok bilgi mevcut. Kısacası siz Kobe diye bir büftek satıyorsanız, sattığınız etin nerden geldiğini gösteren sertifikaya sahip olmalısınız.
Türkiye'de girdiğim bir restorantta Kobe bifteğinin satıldığını gördüm. Hemen sahibi ile biraz muhabbet edip nedir ne değildir öğrendim. Zaten fiyatından gerçek Kobe olmadığı belli değildi. Sonuç şöyle oldu, artık o restorantta aynı büftek "yerli kobe" ismiyle satılıyor.
Tamamen fiyatlar. Bu sertifikaları almak paradan geçiyor. Getirdiğiniz her kahveyi sca tarafından tescillenmiş bir Q grader a puanlatabilirsiniz. Fakat bunu yaptığınız taktirde kar marjınız büyük oranda düşecektir.
 
Tedarikçi firmadan link paylaşılamaması bazen tedarikçi firmadan kaynaklanıyor. Ne yazık ki Türkiye'deki çoğu tedarikçi firma çekirdeklerini daha düne kadar gizliyordu. Sadece ticari işletmelere listeler gönderiliyordu. Hatta rica minnet kavurucu bazı arkadaşlardan bu listelere ulaşıp, takiplerini o şekilde yapıyorduk. Lakin yavaş yavaş yeşil çekirdek tedarikçileri de sattıkları çekirdekler hakkında daha şeffaf olmaya başladılar. ( Bu demek değildir ki hepsi şeffaf. Hala daha bir çok yeşil çekirdek firmasının listeleri sadece ticari işletmelere gönderiliyor.) Bu durumdan kaynaklı bilgi geçemeyen kavurucular doğal olarak sadece isim yazabiliyorlar. Türkiye'de şeffaflık olarak beğendiğim firma ilk olarak Coffee Nutz. Bir çok firmaya göre çok daha şeffaf bir işletmedir kendileri. Bunun yanı sıra Coffeerem, Null, Probador Colectiva da şeffaflık konusunda ellerinden geleni yapan firmalar.
Hazır şeffaflık konusu açılmışken hakkını teslim etmek gerekir diye düşünüyorum. Bildiklerim; Baristocrat, Kronotrop, Clean Cup.
 
Şeffaflık konusu malesef anlaşılamamış... Sevmek, iyi iletişim içinde olmak vs bunlar başka şeyler, Şeffaflık ise tamamen başka bir şey... bu ülkede nitelikli kahve adına tarif edildiği anlamıyla şeffaf hiç bir marka yok, bu çok net! Ancak iyi niyetli ve elinden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışanlar elbette var... kahveleri doğrulanabilir şekilde izlenebilir olmadıkça kimin gerçek anlamıyla nitelikli kahve sattığını ya da dürüstçe eski hasat veya ticari sınıf kahve sattığını bilemiyoruz, bilemeyiz de... bunu açıkça ortaya koymayan hiç bir işletmeye de sırf sevdiğimiz için subjektif bir değerlendirmeye şeffaftır diyemeyiz... ha şeffaflık bir mecburiyet mi, nitelikli kahve sattiginiz iddiasındaysanız kesinlikle, olmazsa olmaz... ancak sıradan ticari bir faaliyet yapmaktan öte bir iddianız yoksa elbette mecburiyet degil... konunun objektif olarak değerlendirilmesi gerekiyor...
 
Şeffaflık konusu malesef anlaşılamamış... Sevmek, iyi iletişim içinde olmak vs bunlar başka şeyler, Şeffaflık ise tamamen başka bir şey... bu ülkede nitelikli kahve adına tarif edildiği anlamıyla şeffaf hiç bir marka yok, bu çok net! Ancak iyi niyetli ve elinden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışanlar elbette var... kahveleri doğrulanabilir şekilde izlenebilir olmadıkça kimin gerçek anlamıyla nitelikli kahve sattığını ya da dürüstçe eski hasat veya ticari sınıf kahve sattığını bilemiyoruz, bilemeyiz de... bunu açıkça ortaya koymayan hiç bir işletmeye de sırf sevdiğimiz için subjektif bir değerlendirmeye şeffaftır diyemeyiz... ha şeffaflık bir mecburiyet mi, nitelikli kahve sattiginiz iddiasındaysanız kesinlikle, olmazsa olmaz... ancak sıradan ticari bir faaliyet yapmaktan öte bir iddianız yoksa elbette mecburiyet degil... konunun objektif olarak değerlendirilmesi gerekiyor...
Bence siz bu konuda çok peşin hüküm veriyorsunuz. Mesela hangi konuda şeffaf değiller? Neye ulaşamıyorsunuz? Bu örnek verilen işletmeler konusunda? Adamlar her türlü varyete bilgisi veriyorlar. Rakım bilgisi, yıkama istasyonu bilgisi, hasat yılı, tedarikçi bilgisi (ki bu saydıklarımızın içerisinde link olarak paylaşanlarda var), kahve hikayesi. Siz bu konuya çok teorik yaklaşıyorsunuz. Felsefede çok güzel ütopyalar kurulabiliyor lakin dünyayı değiştirenler her zaman pragmatistlerdir. Bu yüzden bu kadar takılmayın lütfen. Bu saydığınız kriterlere uyan işletme sayısı Avrupa da da bir elin parmağını geçmez.
 
Şeffaflığı lütfen sadece Cropster ile çözmeye çalışmayın. Hasat yılı gene aynı şekilde. Çünkü her kahve Cropster da olmayabiliyor.
 
Bence siz bu konuda çok peşin hüküm veriyorsunuz. Mesela hangi konuda şeffaf değiller? Neye ulaşamıyorsunuz? Bu örnek verilen işletmeler konusunda? Adamlar her türlü varyete bilgisi veriyorlar. Rakım bilgisi, yıkama istasyonu bilgisi, hasat yılı, tedarikçi bilgisi (ki bu saydıklarımızın içerisinde link olarak paylaşanlarda var), kahve hikayesi. Siz bu konuya çok teorik yaklaşıyorsunuz. Felsefede çok güzel ütopyalar kurulabiliyor lakin dünyayı değiştirenler her zaman pragmatistlerdir. Bu yüzden bu kadar takılmayın lütfen. Bu saydığınız kriterlere uyan işletme sayısı Avrupa da da bir elin parmağını geçmez.
Tanimlar oraya, buraya gore değişmez, neyse odur... ben alınmaz demiyorum ancak şeffaf degiller, sizin demenizle de seffaf olmuyorlar... peşin hükümle ilgisi yok, yasadigim, bildiğim örnekler var ancak kimsenin ticaretine zarar gelsin istemediğimden oralara girmiyorum! ancak nitelikli kahve adi altinda cokca ticari sinif ya da eski hasat kahve ictigimizi bilin, bilmiyorsanız araştırın görürsünüz! Buralarda ovule ovule bitirilemeyenler arasında var üstelik! Neyse ... ben demiyorum ki bunlar içilmez, seffafca bunları yazarsanız dileyen alir dileyen almaz ama durum öyle degil...
 
Moderatörün son düzenlenenleri:
Tanimlar oraya, buraya gore değişmez, neyse odur... ben alınmaz demiyorum ancak şeffaf degiller, sizin demenize de seffaf olmuyorlar... peşin hükümle ilgisi yok, yasadigim, bildiğim örnekler var ancak kimsenin ticaretine zarar gelsin istemediğimden oralara girmiyorum! ancak nitelikli kahve adi altinda cokca ticari sinif ya da eski hasat kahve ictigimizi bilin, bilmiyorsanız araştırın görürsünüz! Buralarda ovule ovule bitirilemeyenler arasında var üstelik! Neyse ... ben demiyorum ki bunlar içilmez, seffafca bunları yazarsanız dileyen alir dileyen almaz ama durum öyle degil...

Denizhan bey siz de bizler gibi bu kulubün üyesi ve nihayetinde amatör olarak bu zevk için çabalayan bir insansınız. Bahsettiğiniz türde bir aldatmayı yapan firmayı neden yazmıyorsunuz? Yani siz ticaretine zarar gelmesin diye yazmadıkça ne bu firma değişir ne de benim gibi bu durumdan haberi olmayan tüketici iyi kahveye ulaşabilir. Benim ricam açık açık yazmanız, bu sayade de bir bilinç kazaılmasına yardım etmeniz.
 
Denizhan bey siz de bizler gibi bu kulubün üyesi ve nihayetinde amatör olarak bu zevk için çabalayan bir insansınız. Bahsettiğiniz türde bir aldatmayı yapan firmayı neden yazmıyorsunuz? Yani siz ticaretine zarar gelmesin diye yazmadıkça ne bu firma değişir ne de benim gibi bu durumdan haberi olmayan tüketici iyi kahveye ulaşabilir. Benim ricam açık açık yazmanız, bu sayade de bir bilinç kazaılmasına yardım etmeniz.
Ben once durumu firmaya bildirmeyi daha doğru buluyorum, nitekim firma da bu uyarımı dikkate aldi, durumunu sorguladi ve tedarikcisini değiştirdi... burada en azından bir iyi niyet var, bunu bir de buraya yazmayi dogru bulmuyorum... ancak bazı firmalar kendileri diger bazı firmalar ve büyük tedarikciler için eski hasat ya da nitelikli adi altinda ticari kahveler sattıklarını ve tüketicilerin ciddi şekilde aldatıldığını soyluyorlar, yani bilgi disaridan degil 'içeriden! Bir yerden duman tütüyorsa... gerisini siz getirin...
 
Moderatörün son düzenlenenleri:
Yani siz ticaretine zarar gelmesin diye yazmadıkça ne bu firma değişir ne de benim gibi bu durumdan haberi olmayan tüketici iyi kahveye ulaşabilir. Benim ricam açık açık yazmanız, bu sayade de bir bilinç kazaılmasına yardım etmeniz.

Aynen katılıyorum. Bu konuda varsa bilgilerimiz paylaşmalı ve ortak bir platform oluşturmalıyız. Hatta daha önce buradan yaptığım çağrımı yeniliyorum. Genel bir tüketici bilinci ve isteği oluşturmasak bile, forum içi lokal yararlı bir çalışma olur.

Bu konuda acaba biz tüketici olarak bir şey yapamaz mıyız?

Künyede neler olması gerektiğini hep beraber belirleyelim. Yurt içinde hangi kavurucular künye bilgilerini tüketiciye belirtiyor diye ağırlıklı olarak puanlayalım.
Forum üyeleri de alım yaparken objektif hazırlanan puanlamadan yararlansın. İsteyen alım tercihlerini yada yeni denemelerini ona göre yapsın. Tüketicinin bu yöne doğru talebi olursa mecburen satıcıda bu talebe istek vermeye başlar. Artık bilgilerin yazılmaması ticari kaygı yaratmaya başlar. Bu yönde genel bir istek ve tüketici bilinci olmadıkça, satıcılar istediği bilgiyi paylaşmaya istediğini saklamaya devam eder diye düşünüyorum.
 
Ben once durumu firmaya bildirmeyi daha doğru buluyorum, nitekim firma da bu uyarımı dikkate aldi, durumunu sorguladi ve tedarikcisini değiştirdi... burada en azından bir iyi niyet var, bunu bir de buraya yazmayi dogru bulmuyorum... ancak bazı firmalar kendileri diger bazı firmalar ve büyük tedarikciler için eski hasat ya da nitelikli adi altinda ticari kahveler sattıklarını ve tüketicilerin ciddi şekilde aldatıldığını soyluyorlar, yani bilgi disaridan degil 'içeriden! Bir yerden duman tütüyorsa... gerisini siz getirin...

vay arkadas...
 
Şeffaflık konusunda, takip ettiğim ve çok beğendiğim yabancı bir kavurucuyu örnek olarak göstermek istiyorum: Acuerdo Project.

Eğer Instagram sayfalarına gidip 31 Mart tarihli paylaşıma bakarsanız sattıkları lot'a kendilerinin kg başı verdikleri ücret, sektördeki ortalama verilen ücret vs. değerlerin kıyaslaması olan bir grafikle karşılaşıyorsunuz. Bu tarz ücret paylaşımlarını diğer çekirdekleri için de yapıyorlar ve sanırım her seferinde ortalamanın ciddi üzerinde bir ücret verdiklerini de görüyoruz.

Peki bunun faydası ne? Neden önemsemeliyiz?

1. 3rd wave veya specialty coffee dediğimiz konsepti tek özelliği lezzetli kahveler içilmesi, ya da nerden geldiği, türü belli olan kahveler içilmesi değil. Bu işin sürdürülebilir hale getirilmesi, koloniyal bir ürün olan kahvenin sömürü sisteminden dışarı taşınarak bizim keyfimiz için yüzbinlerce insanın sömürülmesinin önüne geçebilmek.

2. Kavurucular kahveyi aldıkları ücretleri paylaştıkları zaman bize ulaşan kahvenin ne kadarının yetiştiriciye gittiğini, ne kadarının kavurucunun karı olduğunu, ne kadarının ise paket yenileme, çikolata markası yaratmak ya da Cafe işletmek(hiçbirinin de kötü şeyler olduğunu düşünmüyorum, yanlış anlaşılmasın) gibi yan projelere ya da kahvenin kalitesiyle doğrudan alakası olmayan yerlere gittiğini görebilmek kolaylaşıyor.

3. Kavurucular ödedikleri ücret bilgisini paylaşmaya başlayınca, sürdürülebilirliği önemseyen tüketiciler seçim yaparken bunu göz önüne alarak tüketeceği markayı seçebiliyor, dolayısıyla bu bilgileri paylaşmayan kavurucu ve hatta tedarikçiler üzerinde baskı oluşuyor.

Kısaca, kahvenin alındığı fiyatın paylaşımı eğer ki satış fiyatıyla arasında abes bir fark yoksa ya da sömürü seviyesi düşük fiyatlarda değilse genel olarak hem kavurucuya hem de sektöre faydalı bir şey. Ne yazık ki Türkiye'de çok az, Avrupa'da bile çok yaygın olmayan bir şey. Kavurucular da bunlar üzerine eminim kafa yoruyor ve kendilerince ücreti paylaşamamak için haklı sebepler de buluyordur.

Bu noktada tüketiciler olarak bilinçlenerek kavuruculardan bunu talep etmek de bize düşüyor. Sonrasında da adım atan 1-2 kavurucu ve bunlara tüketicilerden gelen destek ile daha yaygın bir hale gelmesini umuyorum.
 
Son düzenleme:
Şeffaflık konusunda, takip ettiğim ve çok beğendiğim yabancı bir kavurucuyu örnek olarak göstermek istiyorum: Acuerdo Project.

Eğer Instagram sayfalarına gidip 31 Mart tarihli paylaşıma bakarsanız sattıkları lot'a kendilerinin kg başı verdikleri ücret, sektördeki ortalama verilen ücret vs. değerlerin kıyaslaması olan bir grafikle karşılaşıyorsunuz. Bu tarz ücret paylaşımlarını diğer çekirdekleri için de yapıyorlar ve sanırım her seferinde ortalamanın ciddi üzerinde bir ücret verdiklerini de görüyoruz.

Peki bunun faydası ne? Neden önemsemeliyiz?

1. 3rd wave veya specialty coffee dediğimiz konsepti tek özelliği lezzetli kahveler içilmesi, ya da nerden geldiği, türü belli olan kahveler içilmesi değil. Bu işin sürdürülebilir hale getirilmesi, koloniyal bir ürün olan kahvenin sömürü sisteminden dışarı taşınarak bizim keyfimiz için yüzbinlerce insanın sömürülmesinin önüne geçebilmek.

2. Kavurucular kahveyi aldıkları ücretleri paylaştıkları zaman bize ulaşan kahvenin ne kadarının yetiştiriciye gittiğini, ne kadarının kavurucunun karı olduğunu, ne kadarının ise paket yenileme, çikolata markası yaratmak ya da Cafe işletmek(hiçbirinin de kötü şeyler olduğunu düşünmüyorum, yanlış anlaşılmasın) gibi yan projelere ya da kahvenin kalitesiyle doğrudan alakası olmayan yerlere gittiğini görebilmek kolaylaşıyor.

3. Kavurucular ödedikleri ücret bilgisini paylaşmaya başlayınca, sürdürülebilirliği önemseyen tüketiciler seçim yaparken bunu göz önüne alarak tüketeceği markayı seçebiliyor, dolayısıyla bu bilgileri paylaşmayan kavurucu ve hatta tedarikçiler üzerinde baskı oluşuyor.

Kısaca, kahvenin alındığı fiyatın paylaşımı eğer ki satış fiyatıyla arasında abes bir fark yoksa ya da sömürü seviyesi düşük fiyatlarda değilse genel olarak hem kavurucuya hem de sektöre faydalı bir şey. Ne yazık ki Türkiye'de çok az, Avrupa'da bile çok yaygın olmayan bir şey. Kavurucular da bunlar üzerine eminim kafa yoruyor ve kendilerince ücreti paylaşamamak için haklı sebepler de buluyordur.

Bu noktada tüketiciler olarak bilinçlenerek kavuruculardan bunu talep etmek de bize düşüyor. Sonrasında da adım atan 1-2 kavurucu ve bunlara tüketicilerden gelen destek ile daha yaygın bir hale gelmesini umuyorum.
Islak imzalık, başından beri söylemeye çalıştıklarımın net ifadesi... teşekkürler
 
Denizhan Bey'in ısrarla vurguladığı gibi, mesele sadece ücretler değil. Yine de doğal olarak, konu dönüp dolaşıp oraya geliyor.

@LarryByndon ın çok güzel özetlediği bir konuya, ben bir şerh koymak istiyorum. Her noktada olsa da, fiyat konusunda şeffaflığa pek aklım yatmıyor. En azından bu noktada şeffaf olmasını butik kavuruculardan isteyemeyiz. Onlar doğrudan alıp yapmıyorlar (bu da Denizhan Bey'in şikayetçi olduğu bir mesele gerçi)

Eğer fiyat konusunda şeffaflık bekleyeceksek, bunu sektörün uluslararası büyük abilerden beklemek lazım değil mi? Yanlış mı düşünüyorum acaba? Bu konuda butik kavuruculara fazla mı yükleniyoruz?
 
Geri
Üst