• Mayıs Ayı Kahve Kulübü Toplu Alım Organizasyonu
    Sevgili Ziyaretçi Mayıs ayı Kahve Kulübü ortak alım firması sizlerin oyları ile Montag Coffee seçildi. Bu konudan Mayıs ayı toplu alımı ile ilgili gelişmeleri öğrenebilirsin. Kahve Kulübü toplu alımı ve kulüp ile ilgili gelişmelerden, özel indirimlerden, yayınlardan hızlı bir şekilde haberdar olmak için buradan Whatsapp Kanalına katılmayı, Instagram ve Twitter adreslerinden bizi takip etmeyi unutmayın.
  • Telefon numaranızı paylaşmadan Kahve Kulübü duyurularından, güncel indirim ve kampanyalardan haberdar olmak istiyorsanız Bu Linke tıklayarak Kahve Kulübü Whatsapp Kanalını takip edebilirsiniz.

Reflüsü/Gastriti Olanlar Nasıl Kahveler İçmelidir?

Proton pompası inhibitörleri ve anti histaminik ilaçlar sitokrom p450'yi inhibe edebilir. Bu bakımdan kafein yıkımını azaltmış olur. Bu yüzden bence tüketmeyin derim. Doktorunuza danışınız. :)
 
Reflü dostu orta-koyu kavrum düşük asiditeli kahve önerisi olan var mı 😀
 
Cok basit bir çozumu var, alkali yapacaksiniz mideyi. Bunun da en uygun ve en doğal yolu Ingiliz Karbonati olara bilinen sodyum bikarbonat. Her yerde nerdeyse satiliyor. Bir bardak suya her sabah 10 gr karbonati dökün ve aç karnina için. 1 saat hicbir sey yemeyin ya da şekerli bir içecek içmeyin. Reflusü olan kimse hayatindan gazli ve şekerli içecekleri çikartacak. Mide asitini yağ ya da protein arttirmaz. Şeker arttirir. Şekerli gidalardan başta simit ve ekmekten uzak durulacak, hamurlu tatlilari vs saymiyorum. Bunlar da yenilecekse yemek sonrasi yenebilir cuzi miktarda. Bu arada konu ile alakasi olmasa da mide asidinin bol olmasi, olmamasindan çok daha iyi bir şey, her birey yaşlandikca mide asidinde azalma gorulur. Yaşli insanlarin kemiklerinin kirilmasi, mineral eksikliginin sebebi de bu hidroklorik asitli mide asidinin yetersiz olmasindan kaynaklanir. Yani yetersiz mide asidi, vucuda alinan minerallerin ve vitaminlerin emilimine engel olur. Iyi bir şey degildir. Mide asidi az olan insanlarin yasadigi sağlik sorunlari, mide asidi cok olanlara göre cok daha ciddidir. Iyi yanindan bakmak önemlidir bu sebeple. Ve mide asidini nötralize etmek, cok daha kolaydir bahsettigim gibi. Bol bol günde 10 gr karbonatli su, ve bol c vitaminli limon suyu içerek hem vucudunuzu saglikli kilarsiniz hem de mide asidinizi, gastrit sorunlarinizin önüne geçersiniz. Bu kişilerin ciddi şekilde de şeker tüketimini sorgulamalari gerekir. Biskuvi, şekerler, gazli içecekler tamamen yenmemeli, ekmek ise sinirlandirilmalidir. Yani kisacasi basit karbonhidratlarin tamami, mide asidini arttirici etkidedir. Ayni zamanda mide asidi üretildiginde acıkırsiniz. Bu da ayrica zararli etkisidir.

Sabahlari limon suyu içmek de mideyi bazik hale getirir. Her sabah 1 adet buyuk limonu sikip, 1 bardak su ile içe de bilirsiniz. Karbonat kadar etkilidir o da midenin asidini emer. Gastrit sorununuz bu dediklerimi uygulayin buyuk oranda çozülecektir.

Gelelim işin kahve kismina; kahve demlerimini de uzun süre (<3dk)ve yüksek santigratta(>94) demlememek onemlidir. Esasinda kahvenin asidi midenizdeki refluyu canlandiran asit degildir.(Chlorogenic acid sağlik açisindan dünyadaki en faydalı asit türlerindendir, çok yüksek antioksidan içerir, bitkilerin böcekler tarafindan yenmemesi için kahve ağacinin kendi korumak için salgiladigi bir çesit asittir.) Kahve asidi chlorogenic acid olarak geçer. Bu asit esasinda mideyi rahatsiz etmez ham halde iken mesela Zeytinyaginda da oleic acid yer alir cok yuksek miktarda ancak mideyi rahatsiz etmez cunku bu türden asitler mide de sindirime ugradigi takdirde tam tersi bazik etki yaratir tip ki citric acid gibi limon yemek, limon suyu içmek de mide asidini azdırmaz tam tersi bazik etki yaratarak neutralize eder, peki kahve neden rahatsiz ediyor, sebebi Chlorogenic asidin, demleme esnasinda cozunerek, yüksek sicaklikla ile beraber Quinic acid formuna dönüsmesi, yani yanmış yağ asidine, bu da mide de yanmaya sebep olur. Tip ki isitmak istediginiz tost ekmegini fazla isitip kömür edip artik ekmeklikten cikartarak size kanserojen etki yaratması gibi.

Typica, Bourbon,Gesha çekirdek türlerinden genellikle uzak durulmali bu çekirdek tatligi ve asiditesi ile bilinirler. Genelde afrika kahveleri Rwanda hariç yüksek asiditeye sahiptir, mumkunse orta Amerika kahveleri özellikle, Peru, Küba, Panama gibi daha düsük rakımlarda yetişen kahveler yani SS(Strictly Soft) çekirdekler secilmelidir. SHB ve HB cekirdeklerden kaçinilmali. Cunku kahve ne kadar yuksekte yetişmis ise Chlorogenic asit orani o derece yükselir, kahveyi de degerli kilan bu asittir esasinda. Orta Amerika bile olsa kaçinmak gerek, midesi hassas olanlar için. Ayrıca Kahve bayatlamamali Co2 ile birlikte bayatlamaya başlayan çekirdeklerdeki asit yanmış asit olan Quinic Acid formuna donusur. En bilinen Türk Kahvesindeki o manasız bayat acılıgıdir. Buna örnektir. Mideyi yakar. Mümkün mertebe orta-koyu kavrum ve 92 santigrat civarinda demleme yapilacak. Sabah aç karnina içilmeyecek asla. Yemek aralarinda içilecek. Kahveyi içtikten birkaç dakika sonra yemek yemeyecekseniz hemen 5 gr karbonatlı su içerek neutralize ederseniz ayrica mide yanmasini tamamiyle sıfırlarsiniz. Ayrıca demleme esnasında kullandiğiniz suyun pH degerinin her ne kadar 7 olmasi da oneriliyorsa siz midesi hassas kişilerin 7 ve üzeri pH araligindaki suları kullanmasi daha doğru olacaktir.

Son olarak koyu kavrum kahvelerde yağ yüzeye çikae bu yağdaki asitler filtre kahve makinesi ya da v60 kagidi gibi kagit filtre kullanilmiyorsa koyu kavrum bile olsa pek fark etmeksizin, suya geçecektir. Midenizi yakacaktir. Bu sebeple, metal filtre veya French Press ile demlemekten kaçinin. Mutlaka kağit filtrenin kullanildigi demleme yontemlerini seçiniz. Robusta çekirdekler x2 kafein içermesinin de yaninda duşuk rakimlarda yetişmesine rağmen cok daha fazla insektisit istilasina ugradigindan bu ağaçlarin chlorogenic acid orani arabica cekirdek tipine göre x2 x3 daha fazladir. Mide yanmasi yaşayanlarin blend kahveler özellikle robusta blendlerinden kesinlikle uzak durmalari gerekiyor. Bunlara dikkat ederseniz. Bir süre sonra mideniz düzelecek, terbiye olacak hatta zamanla aç karnina bile kahve ictiginiz zamanlar bile olursa eskisi gibi midenizi yakip, GERD durumu denilen yanma durumunu yaşayamayacaksiniz. Bir başka demleme metodu olan cold brew de sizin icin dogru olabilir, soguk demeleme de kahve çekirdekleri yuksek sicakliga maruz kalmadigi icin Chlorogenic acid olarak bünyenize gececektir, yani sizin gastritinize sebep olmayacaktır. Kendinize bol bol cold brew kahveler yapın, çok daha sağlıkli olan demleme yöntemidir ayrica saglik acisindan.

Chlorogenic Acid tuzludur, Quinic acid yani refluyü arttiran, mide asidini tetikleyen yanmiş yağ asidi ise ekşidir. Sourness denilen asit türüdür, demleme sonrasi agziniza gelen ekşilik bundan kaynaklidir. Dedigim gibi kafeini bol olan kahve çekirdeklerinden ve türlerinden robusta gibi uzak duracaksiniz kafein ve quinic acid sindirim sistemini uyarir, mide asidibi çogaltici etki yaratirlar, gunluk dozumuz 400 mg kafeindir, her gramajda 10 mg ortalama kafein yer alir, bu da arabica içindir gunde maksimum 45 gr kahve içmemiz lazim gelir fazlasi uygun degildir. Hele hele robusta iciliyorsa yuksek kafeinden Gerd reflü daha da rahatsiz eder, mide asidini azaltmak için ugraşmayan insanlarda. Daha fazla uzatmayacagim, mobilden yazdim. Uzun oldu. Karmaşik bir öruntude yazdim. Dikkatli olmaniz halinde tum sorunlariniz cozulur, hayat kaliteniz artar. Kahvenizi de icersiniz. Hicbir tablettir, lansor, rennie gibi gereksiz gördugum modern tibbin dayattigi sistemin urünlerine de gerek duymazsiniz. Saygilar.
 
Son düzenleme:
Cok basit bir çozumu var, alkali yapacaksiniz mideyi. Bunun da en uygun ve en doğal yolu Ingiliz Karbonati olara bilinen sodyum bikarbonat. Her yerde nerdeyse satiliyor. Bir bardak suya her sabah 10 gr karbonati dökün ve aç karnina için. 1 saat hicbir sey yemeyin ya da şekerli bir içecek içmeyin. Reflusü olan kimse hayatindan gazli ve şekerli içecekleri çikartacak. Mide asitini yağ ya da protein arttirmaz. Şeker arttirir. Şekerli gidalardan başta simit ve ekmekten uzak durulacak, hamurlu tatlilari vs saymiyorum. Bunlar da yenilecekse yemek sonrasi yenebilir cuzi miktarda. Bu arada konu ile alakasi olmasa da mide asidinin bol olmasi, olmamasindan çok daha iyi bir şey, her birey yaşlandikca mide asidinde azalma gorulur. Yaşli insanlarin kemiklerinin kirilmasi, mineral eksikliginin sebebi de bu hidroklorik asitli mide asidinin yetersiz olmasindan kaynaklanir. Yani yetersiz mide asidi, vucuda alinan minerallerin ve vitaminlerin emilimine engel olur. Iyi bir şey degildir. Mide asidi az olan insanlarin yasadigi sağlik sorunlari, mide asidi cok olanlara göre cok daha ciddidir. Iyi yanindan bakmak önemlidir bu sebeple. Ve mide asidini nötralize etmek, cok daha kolaydir bahsettigim gibi. Bol bol günde 10 gr karbonatli su, ve bol c vitaminli limon suyu içerek hem vucudunuzu saglikli kilarsiniz hem de mide asidinizi, gastrit sorunlarinizin önüne geçersiniz. Bu kişilerin ciddi şekilde de şeker tüketimini sorgulamalari gerekir. Biskuvi, şekerler, gazli içecekler tamamen yenmemeli, ekmek ise sinirlandirilmalidir. Yani kisacasi basit karbonhidratlarin tamami, mide asidini arttirici etkidedir. Ayni zamanda mide asidi üretildiginde acıkırsiniz. Bu da ayrica zararli etkisidir.

Sabahlari limon suyu içmek de mideyi bazik hale getirir. Her sabah 1 adet buyuk limonu sikip, 1 bardak su ile içe de bilirsiniz. Karbonat kadar etkilidir o da midenin asidini emer. Gastrit sorununuz bu dediklerimi uygulayin buyuk oranda çozülecektir.

Gelelim işin kahve kismina; kahve demlerimini de uzun süre (<3dk)ve yüksek santigratta(>94) demlememek onemlidir. Esasinda kahvenin asidi midenizdeki refluyu canlandiran asit degildir.(Chlorogenic acid sağlik açisindan dünyadaki en faydalı asit türlerindendir, çok yüksek antioksidan içerir, bitkilerin böcekler tarafindan yenmemesi için kahve ağacinin kendi korumak için salgiladigi bir çesit asittir.) Kahve asidi chlorogenic acid olarak geçer. Bu asit esasinda mideyi rahatsiz etmez ham halde iken mesela Zeytinyaginda da oleic acid yer alir cok yuksek miktarda ancak mideyi rahatsiz etmez cunku bu türden asitler mide de sindirime ugradigi takdirde tam tersi bazik etki yaratir tip ki citric acid gibi limon yemek, limon suyu içmek de mide asidini azdırmaz tam tersi bazik etki yaratarak neutralize eder, peki kahve neden rahatsiz ediyor, sebebi Chlorogenic asidin, demleme esnasinda cozunerek, yüksek sicaklikla ile beraber Quinic acid formuna dönüsmesi, yani yanmış yağ asidine, bu da mide de yanmaya sebep olur. Tip ki isitmak istediginiz tost ekmegini fazla isitip kömür edip artik ekmeklikten cikartarak size kanserojen etki yaratması gibi.

Typica, Bourbon,Gesha çekirdek türlerinden genellikle uzak durulmali bu çekirdek tatligi ve asiditesi ile bilinirler. Genelde afrika kahveleri Rwanda hariç yüksek asiditeye sahiptir, mumkunse orta Amerika kahveleri özellikle, Peru, Küba, Panama gibi daha düsük rakımlarda yetişen kahveler yani SS(Strictly Soft) çekirdekler secilmelidir. SHB ve HB cekirdeklerden kaçinilmali. Cunku kahve ne kadar yuksekte yetişmis ise Chlorogenic asit orani o derece yükselir, kahveyi de degerli kilan bu asittir esasinda. Orta Amerika bile olsa kaçinmak gerek, midesi hassas olanlar için. Ayrıca Kahve bayatlamamali Co2 ile birlikte bayatlamaya başlayan çekirdeklerdeki asit yanmış asit olan Quinic Acid formuna donusur. En bilinen Türk Kahvesindeki o manasız bayat acılıgıdir. Buna örnektir. Mideyi yakar. Mümkün mertebe orta-koyu kavrum ve 92 santigrat civarinda demleme yapilacak. Sabah aç karnina içilmeyecek asla. Yemek aralarinda içilecek. Kahveyi içtikten birkaç dakika sonra yemek yemeyecekseniz hemen 5 gr karbonatlı su içerek neutralize ederseniz ayrica mide yanmasini tamamiyle sıfırlarsiniz. Ayrıca demleme esnasında kullandiğiniz suyun pH degerinin her ne kadar 7 olmasi da oneriliyorsa siz midesi hassas kişilerin 7 ve üzeri pH araligindaki suları kullanmasi daha doğru olacaktir.

Son olarak koyu kavrum kahvelerde yağ yüzeye çikae bu yağdaki asitler filtre kahve makinesi ya da v60 kagidi gibi kagit filtre kullanilmiyorsa koyu kavrum bile olsa pek fark etmeksizin, suya geçecektir. Midenizi yakacaktir. Bu sebeple, metal filtre veya French Press ile demlemekten kaçinin. Mutlaka kağit filtrenin kullanildigi demleme yontemlerini seçiniz. Robusta çekirdekler x2 kafein içermesinin de yaninda duşuk rakimlarda yetişmesine rağmen cok daha fazla insektisit istilasina ugradigindan bu ağaçlarin chlorogenic acid orani arabica cekirdek tipine göre x2 x3 daha fazladir. Mide yanmasi yaşayanlarin blend kahveler özellikle robusta blendlerinden kesinlikle uzak durmalari gerekiyor. Bunlara dikkat ederseniz. Bir süre sonra mideniz düzelecek, terbiye olacak hatta zamanla aç karnina bile kahve ictiginiz zamanlar bile olursa eskisi gibi midenizi yakip, GERD durumu denilen yanma durumunu yaşayamayacaksiniz. Bir başka demleme metodu olan cold brew de sizin icin dogru olabilir, soguk demeleme de kahve çekirdekleri yuksek sicakliga maruz kalmadigi icin Chlorogenic acid olarak bünyenize gececektir, yani sizin gastritinize sebep olmayacaktır. Kendinize bol bol cold brew kahveler yapın, çok daha sağlıkli olan demleme yöntemidir ayrica saglik acisindan.

Chlorogenic Acid tuzludur, Quinic acid yani refluyü arttiran, mide asidini tetikleyen yanmiş yağ asidi ise ekşidir. Sourness denilen asit türüdür, demleme sonrasi agziniza gelen ekşilik bundan kaynaklidir. Dedigim gibi kafeini bol olan kahve çekirdeklerinden ve türlerinden robusta gibi uzak duracaksiniz kafein ve quinic acid sindirim sistemini uyarir, mide asidibi çogaltici etki yaratirlar, gunluk dozumuz 400 mg kafeindir, her gramajda 10 mg ortalama kafein yer alir, bu da arabica içindir gunde maksimum 45 gr kahve içmemiz lazim gelir fazlasi uygun degildir. Hele hele robusta iciliyorsa yuksek kafeinden Gerd reflü daha da rahatsiz eder, mide asidini azaltmak için ugraşmayan insanlarda. Daha fazla uzatmayacagim, mobilden yazdim. Uzun oldu. Karmaşik bir öruntude yazdim. Dikkatli olmaniz halinde tum sorunlariniz cozulur, hayat kaliteniz artar. Kahvenizi de icersiniz. Hicbir tablettir, lansor, rennie gibi gereksiz gördugum modern tibbin dayattigi sistemin urünlerine de gerek duymazsiniz. Saygilar.
Klorojenik asit ağacın dış etkenlere karşı bir savunma mekanizmasıdır. Dolayısıyla yukarılara çıkıldıkça klorojenik asit üretimi azalır. Shb, hb gibi kahvelerin klorojenik asit miktarları daha azdır. Sebebi, bitki dış etmenlerden kaynaklı daha az strese maruz kalır. Robusta'nın da fazla kafeinli olma sebebi düşük rakıma ekilmesi zaten. Yanıldığınız bir diğer nokta ise quinic(kinik asit) dediğimiz asit grubunun sentezinin çok büyük bir bölümü zaten kavrum aşamasında gerçekleşiyor. Kavrum miktarımıza göre klorojenik asit pirolize uğrayıp kinik ve kafeik gibi transsinemik asit gruplarina dönüşüyor. 2 derecelik su sıcaklığı farklarıyla demlemedeki çözünen kinik aside müdahale edemezsiniz ne yazık ki. İkincisi de asitlerin tatsal nüanslarından bahsetmişsiniz. Klorojenik asidin tuzlu kinik asidin ekşi tadı olduğundan. Bu da hatalı bir tanım. Sebebiyse biz kahvedeki sitrik asit hariç hiçbir asit çeşidini algılayamıyoruz. Yani bizim algılama eşiğimizin çok altında kalıyorlar. Kinik asidin reflü yaptığı yaptığı bir gerçek fakat biz kinik asidi fincanda algılayamıyoruz.
 
Klorojenik asit ağacın dış etkenlere karşı bir savunma mekanizmasıdır. Dolayısıyla yukarılara çıkıldıkça klorojenik asit üretimi azalır. Shb, hb gibi kahvelerin klorojenik asit miktarları daha azdır. Sebebi, bitki dış etmenlerden kaynaklı daha az strese maruz kalır. Robusta'nın da fazla kafeinli olma sebebi düşük rakıma ekilmesi zaten. Yanıldığınız bir diğer nokta ise quinic(kinik asit) dediğimiz asit grubunun sentezinin çok büyük bir bölümü zaten kavrum aşamasında gerçekleşiyor. Kavrum miktarımıza göre klorojenik asit pirolize uğrayıp kinik ve kafeik gibi transsinemik asit gruplarina dönüşüyor. 2 derecelik su sıcaklığı farklarıyla demlemedeki çözünen kinik aside müdahale edemezsiniz ne yazık ki. İkincisi de asitlerin tatsal nüanslarından bahsetmişsiniz. Klorojenik asidin tuzlu kinik asidin ekşi tadı olduğundan. Bu da hatalı bir tanım. Sebebiyse biz kahvedeki sitrik asit hariç hiçbir asit çeşidini algılayamıyoruz. Yani bizim algılama eşiğimizin çok altında kalıyorlar. Kinik asidin reflü yaptığı yaptığı bir gerçek fakat biz kinik asidi fincanda algılayamıyoruz.

Kinik asidi asgari seviyede tutmak için kavrum prosesinde dikkat edilmesi gereken bir husus var mıdır peki? Demlemede elimine edilemiyorsa ne yapılmalı bunun için?
 
mide asiti çok kıymetlidir. yapısı gereksizce bozulursa vücuda giren mikroplar layığıyla yok edilemez.
Reflü çözmek yerine mide asitini boşa harcamamalısınız. varlık amacı gıdayı parçalamak. yemekten 2 saat önce ve 1 saat sonra sıvı tüketmeyin yeter.
Tüketilen sıvı asit dengesini bozuyor.
 
Cok basit bir çozumu var, alkali yapacaksiniz mideyi. Bunun da en uygun ve en doğal yolu Ingiliz Karbonati olara bilinen sodyum bikarbonat. Her yerde nerdeyse satiliyor. Bir bardak suya her sabah 10 gr karbonati dökün ve aç karnina için. 1 saat hicbir sey yemeyin ya da şekerli bir içecek içmeyin. Reflusü olan kimse hayatindan gazli ve şekerli içecekleri çikartacak. Mide asitini yağ ya da protein arttirmaz. Şeker arttirir. Şekerli gidalardan başta simit ve ekmekten uzak durulacak, hamurlu tatlilari vs saymiyorum. Bunlar da yenilecekse yemek sonrasi yenebilir cuzi miktarda. Bu arada konu ile alakasi olmasa da mide asidinin bol olmasi, olmamasindan çok daha iyi bir şey, her birey yaşlandikca mide asidinde azalma gorulur. Yaşli insanlarin kemiklerinin kirilmasi, mineral eksikliginin sebebi de bu hidroklorik asitli mide asidinin yetersiz olmasindan kaynaklanir. Yani yetersiz mide asidi, vucuda alinan minerallerin ve vitaminlerin emilimine engel olur. Iyi bir şey degildir. Mide asidi az olan insanlarin yasadigi sağlik sorunlari, mide asidi cok olanlara göre cok daha ciddidir. Iyi yanindan bakmak önemlidir bu sebeple. Ve mide asidini nötralize etmek, cok daha kolaydir bahsettigim gibi. Bol bol günde 10 gr karbonatli su, ve bol c vitaminli limon suyu içerek hem vucudunuzu saglikli kilarsiniz hem de mide asidinizi, gastrit sorunlarinizin önüne geçersiniz. Bu kişilerin ciddi şekilde de şeker tüketimini sorgulamalari gerekir. Biskuvi, şekerler, gazli içecekler tamamen yenmemeli, ekmek ise sinirlandirilmalidir. Yani kisacasi basit karbonhidratlarin tamami, mide asidini arttirici etkidedir. Ayni zamanda mide asidi üretildiginde acıkırsiniz. Bu da ayrica zararli etkisidir.

Sabahlari limon suyu içmek de mideyi bazik hale getirir. Her sabah 1 adet buyuk limonu sikip, 1 bardak su ile içe de bilirsiniz. Karbonat kadar etkilidir o da midenin asidini emer. Gastrit sorununuz bu dediklerimi uygulayin buyuk oranda çozülecektir.

Gelelim işin kahve kismina; kahve demlerimini de uzun süre (<3dk)ve yüksek santigratta(>94) demlememek onemlidir. Esasinda kahvenin asidi midenizdeki refluyu canlandiran asit degildir.(Chlorogenic acid sağlik açisindan dünyadaki en faydalı asit türlerindendir, çok yüksek antioksidan içerir, bitkilerin böcekler tarafindan yenmemesi için kahve ağacinin kendi korumak için salgiladigi bir çesit asittir.) Kahve asidi chlorogenic acid olarak geçer. Bu asit esasinda mideyi rahatsiz etmez ham halde iken mesela Zeytinyaginda da oleic acid yer alir cok yuksek miktarda ancak mideyi rahatsiz etmez cunku bu türden asitler mide de sindirime ugradigi takdirde tam tersi bazik etki yaratir tip ki citric acid gibi limon yemek, limon suyu içmek de mide asidini azdırmaz tam tersi bazik etki yaratarak neutralize eder, peki kahve neden rahatsiz ediyor, sebebi Chlorogenic asidin, demleme esnasinda cozunerek, yüksek sicaklikla ile beraber Quinic acid formuna dönüsmesi, yani yanmış yağ asidine, bu da mide de yanmaya sebep olur. Tip ki isitmak istediginiz tost ekmegini fazla isitip kömür edip artik ekmeklikten cikartarak size kanserojen etki yaratması gibi.

Typica, Bourbon,Gesha çekirdek türlerinden genellikle uzak durulmali bu çekirdek tatligi ve asiditesi ile bilinirler. Genelde afrika kahveleri Rwanda hariç yüksek asiditeye sahiptir, mumkunse orta Amerika kahveleri özellikle, Peru, Küba, Panama gibi daha düsük rakımlarda yetişen kahveler yani SS(Strictly Soft) çekirdekler secilmelidir. SHB ve HB cekirdeklerden kaçinilmali. Cunku kahve ne kadar yuksekte yetişmis ise Chlorogenic asit orani o derece yükselir, kahveyi de degerli kilan bu asittir esasinda. Orta Amerika bile olsa kaçinmak gerek, midesi hassas olanlar için. Ayrıca Kahve bayatlamamali Co2 ile birlikte bayatlamaya başlayan çekirdeklerdeki asit yanmış asit olan Quinic Acid formuna donusur. En bilinen Türk Kahvesindeki o manasız bayat acılıgıdir. Buna örnektir. Mideyi yakar. Mümkün mertebe orta-koyu kavrum ve 92 santigrat civarinda demleme yapilacak. Sabah aç karnina içilmeyecek asla. Yemek aralarinda içilecek. Kahveyi içtikten birkaç dakika sonra yemek yemeyecekseniz hemen 5 gr karbonatlı su içerek neutralize ederseniz ayrica mide yanmasini tamamiyle sıfırlarsiniz. Ayrıca demleme esnasında kullandiğiniz suyun pH degerinin her ne kadar 7 olmasi da oneriliyorsa siz midesi hassas kişilerin 7 ve üzeri pH araligindaki suları kullanmasi daha doğru olacaktir.

Son olarak koyu kavrum kahvelerde yağ yüzeye çikae bu yağdaki asitler filtre kahve makinesi ya da v60 kagidi gibi kagit filtre kullanilmiyorsa koyu kavrum bile olsa pek fark etmeksizin, suya geçecektir. Midenizi yakacaktir. Bu sebeple, metal filtre veya French Press ile demlemekten kaçinin. Mutlaka kağit filtrenin kullanildigi demleme yontemlerini seçiniz. Robusta çekirdekler x2 kafein içermesinin de yaninda duşuk rakimlarda yetişmesine rağmen cok daha fazla insektisit istilasina ugradigindan bu ağaçlarin chlorogenic acid orani arabica cekirdek tipine göre x2 x3 daha fazladir. Mide yanmasi yaşayanlarin blend kahveler özellikle robusta blendlerinden kesinlikle uzak durmalari gerekiyor. Bunlara dikkat ederseniz. Bir süre sonra mideniz düzelecek, terbiye olacak hatta zamanla aç karnina bile kahve ictiginiz zamanlar bile olursa eskisi gibi midenizi yakip, GERD durumu denilen yanma durumunu yaşayamayacaksiniz. Bir başka demleme metodu olan cold brew de sizin icin dogru olabilir, soguk demeleme de kahve çekirdekleri yuksek sicakliga maruz kalmadigi icin Chlorogenic acid olarak bünyenize gececektir, yani sizin gastritinize sebep olmayacaktır. Kendinize bol bol cold brew kahveler yapın, çok daha sağlıkli olan demleme yöntemidir ayrica saglik acisindan.

Chlorogenic Acid tuzludur, Quinic acid yani refluyü arttiran, mide asidini tetikleyen yanmiş yağ asidi ise ekşidir. Sourness denilen asit türüdür, demleme sonrasi agziniza gelen ekşilik bundan kaynaklidir. Dedigim gibi kafeini bol olan kahve çekirdeklerinden ve türlerinden robusta gibi uzak duracaksiniz kafein ve quinic acid sindirim sistemini uyarir, mide asidibi çogaltici etki yaratirlar, gunluk dozumuz 400 mg kafeindir, her gramajda 10 mg ortalama kafein yer alir, bu da arabica içindir gunde maksimum 45 gr kahve içmemiz lazim gelir fazlasi uygun degildir. Hele hele robusta iciliyorsa yuksek kafeinden Gerd reflü daha da rahatsiz eder, mide asidini azaltmak için ugraşmayan insanlarda. Daha fazla uzatmayacagim, mobilden yazdim. Uzun oldu. Karmaşik bir öruntude yazdim. Dikkatli olmaniz halinde tum sorunlariniz cozulur, hayat kaliteniz artar. Kahvenizi de icersiniz. Hicbir tablettir, lansor, rennie gibi gereksiz gördugum modern tibbin dayattigi sistemin urünlerine de gerek duymazsiniz. Saygilar.
İlk kısımda yazdıklarınızı bir doktor olarak çok doğru bulmuyorum. Hele ki sabahları limon suyu içmek kesinlikle önereceğim son şeylerden biridir. Ayrıca suya karbonat ekleyip içmek de yukarda bir arkadaşımızın da belirttiği gibi rebound etkisiyle asit üretimini artıracaktır.
 
Klorojenik asit ağacın dış etkenlere karşı bir savunma mekanizmasıdır. Dolayısıyla yukarılara çıkıldıkça klorojenik asit üretimi azalır. Shb, hb gibi kahvelerin klorojenik asit miktarları daha azdır. Sebebi, bitki dış etmenlerden kaynaklı daha az strese maruz kalır. Robusta'nın da fazla kafeinli olma sebebi düşük rakıma ekilmesi zaten. Yanıldığınız bir diğer nokta ise quinic(kinik asit) dediğimiz asit grubunun sentezinin çok büyük bir bölümü zaten kavrum aşamasında gerçekleşiyor. Kavrum miktarımıza göre klorojenik asit pirolize uğrayıp kinik ve kafeik gibi transsinemik asit gruplarina dönüşüyor. 2 derecelik su sıcaklığı farklarıyla demlemedeki çözünen kinik aside müdahale edemezsiniz ne yazık ki. İkincisi de asitlerin tatsal nüanslarından bahsetmişsiniz. Klorojenik asidin tuzlu kinik asidin ekşi tadı olduğundan. Bu da hatalı bir tanım. Sebebiyse biz kahvedeki sitrik asit hariç hiçbir asit çeşidini algılayamıyoruz. Yani bizim algılama eşiğimizin çok altında kalıyorlar. Kinik asidin reflü yaptığı yaptığı bir gerçek fakat biz kinik asidi fincanda algılayamıyoruz.
Biz insanlarin bilimsel olarak herkesce bilinen verilere dahi karşi gösterdiğimiz anlamsiz bir refleksimiz var. Umarim toplum olarak bunun önune geçeriz.

Ağacın diş etkenlere karşi korunmasina yardimci olan madde/fenomen yani doğal insektisit ve pestisit chlorogenic acid degildir, bizzat kafeinin kendisidir ve x2 x3 olmasininin sebebi de budur duşuk rakımlı robusta çekirdeklerinde böceklere karşi bitki koruma geliştirir vr bunu da biz insanlar antioksidant çercevesinde degerlendiriyoruz. Vitamini meyvenin kabuğunda halk söylemi de buradan gelir. Eğer öyle olsaydi, robusta çekirdekleri daha az asidik olmazdi(evet klorojenik asit bakimindan çok zengindir robusta cekirdekleri ancak fosforik ve sitrik asit ICERMEZLER) birakin, chlorogenic acidleri genel anlamda robusta daha az asidiktir bu sebeple, asil sorun çikartmasinin sebebi kafein oranidir. Asit degildir. Mide hastaliklarina tetikleme yapan asit yaninda yuksek kafein içerigidir. Bununla ilgili uşenmeden bir suru kaynak atarim buraya.
Bunu basitçe googleda araştirarak bile ögrenebilirdiniz.
Tam aksine yukari çikildikça klorojen miktari artar. Bu zaten kahveyi degerli kılan faktör de budur. O lezzet aradigimiz asidite klorojenik asitten köklenir, elde edilir. Gayet tabi asidite ekşilik katar. Ben bu tatlari çok net algilayabiluyorum ufak biraz arastirma yaptim bircok sitede ingilizce olarak da dile getirilmis asagiya atacagim. Çok merak ediyorum herhangi bir seminere katildiniz mi? Ukala bir duruş minvalinde olmasin ama costa coffeenin 2019 yazindaki tesadufi Londradaki ilaninda gordugum kahve ile ilgili ucretimukabilinde kisa egitim programina katilmistim bunlarin çoğunu oradan edindiğim bilgiler internette de ingilizce olan hemen her makale ve sitede benzerleri az çok yazmaktadır.
Kinik asit elbette kavrum esnasında ortaya çikiyor ancak filtre kahve gibi derive yontemlerde, filtre yağlı olan dark roast çekirdeklerdeki yüksek filtrasyonu da dahil edeceksiniz bu sebeple dark roast onerilmekte. tereyagli kahve bile yapilirken, tereyagi filtreye atarsaniz, yağ buyuk oranda filtre kagidi taratindan absorbe edilir. Hangi tatlar belirginlikte az çok belirtilmekte, ben gayet eksiligi, aciligi, notalari portakal asiditesini, üzüm notalarini algilayabilen biriyim, 3 4 santigratlik farklarda neler neler deneyimlememiş olsak bu sevdaya kaptirmazdik kendimizi:)) soylemlerimin aksinde bir paylasim kaynak gosterirseniz sizin refleks gosterdiginiz gibi bilimsel olana refleks gostermeyecegim.

Amacim burada paylasim yapmak, kimseyi yanliş yonlendirmek ne haddimdir ne de arzu ettigimdir.
 

Ekli dosyalar

  • Screenshot_20231206-183830_Samsung Internet.jpg
    Screenshot_20231206-183830_Samsung Internet.jpg
    116.3 KB · Görüntüleme: 17
  • Screenshot_20231206-184728_Gallery.jpg
    Screenshot_20231206-184728_Gallery.jpg
    105.5 KB · Görüntüleme: 11
  • Screenshot_20231206-185143_Gallery.jpg
    Screenshot_20231206-185143_Gallery.jpg
    111.1 KB · Görüntüleme: 8
  • Screenshot_20231206-190827_Samsung Internet.jpg
    Screenshot_20231206-190827_Samsung Internet.jpg
    85.3 KB · Görüntüleme: 17
İlk kısımda yazdıklarınızı bir doktor olarak çok doğru bulmuyorum. Hele ki sabahları limon suyu içmek kesinlikle önereceğim son şeylerden biridir. Ayrıca suya karbonat ekleyip içmek de yukarda bir arkadaşımızın da belirttiği gibi rebound etkisiyle asit üretimini artıracaktır.
Hocam meslektaşiz :) Saygilar. Limon asidik de olsa mide sindirimi ile beraber alkalik etki yapmaktadir.
Hidroklorik asidi de nötralize eder, tokluk hissi yaratir sadece hemen ardindan yemek yememeliyiz.

2.30 saniyeden itibaren bakabilirsiniz. Bilimsel makale vs zamanim olmadigi için şu an arastiramadim.

Midesi hassas bir birey olarak yillardir limon suyu içerim ve içmedigim zamana kiyasla çok daha rahat hissetigimi dile getireyim.
 
Hocam meslektaşiz :) Saygilar. Limon asidik de olsa mide sindirimi ile beraber alkalik etki yapmaktadir.
Hidroklorik asidi de nötralize eder, tokluk hissi yaratir sadece hemen ardindan yemek yememeliyiz.

2.30 saniyeden itibaren bakabilirsiniz. Bilimsel makale vs zamanim olmadigi için şu an arastiramadim.

Midesi hassas bir birey olarak yillardir limon suyu içerim ve içmedigim zamana kiyasla çok daha rahat hissetigimi dile getireyim.

Müsait zamanında izleyeceğim hocam, teşekkür ederim.
Saygılar.
 
Biz insanlarin bilimsel olarak herkesce bilinen verilere dahi karşi gösterdiğimiz anlamsiz bir refleksimiz var. Umarim toplum olarak bunun önune geçeriz.

Ağacın diş etkenlere karşi korunmasina yardimci olan madde/fenomen yani doğal insektisit ve pestisit chlorogenic acid degildir, bizzat kafeinin kendisidir ve x2 x3 olmasininin sebebi de budur duşuk rakımlı robusta çekirdeklerinde böceklere karşi bitki koruma geliştirir vr bunu da biz insanlar antioksidant çercevesinde degerlendiriyoruz. Vitamini meyvenin kabuğunda halk söylemi de buradan gelir. Eğer öyle olsaydi, robusta çekirdekleri daha az asidik olmazdi(evet klorojenik asit bakimindan çok zengindir robusta cekirdekleri ancak fosforik ve sitrik asit ICERMEZLER) birakin, chlorogenic acidleri genel anlamda robusta daha az asidiktir bu sebeple, asil sorun çikartmasinin sebebi kafein oranidir. Asit degildir. Mide hastaliklarina tetikleme yapan asit yaninda yuksek kafein içerigidir. Bununla ilgili uşenmeden bir suru kaynak atarim buraya.
Bunu basitçe googleda araştirarak bile ögrenebilirdiniz.
Tam aksine yukari çikildikça klorojen miktari artar. Bu zaten kahveyi degerli kılan faktör de budur. O lezzet aradigimiz asidite klorojenik asitten köklenir, elde edilir. Gayet tabi asidite ekşilik katar. Ben bu tatlari çok net algilayabiluyorum ufak biraz arastirma yaptim bircok sitede ingilizce olarak da dile getirilmis asagiya atacagim. Çok merak ediyorum herhangi bir seminere katildiniz mi? Ukala bir duruş minvalinde olmasin ama costa coffeenin 2019 yazindaki tesadufi Londradaki ilaninda gordugum kahve ile ilgili ucretimukabilinde kisa egitim programina katilmistim bunlarin çoğunu oradan edindiğim bilgiler internette de ingilizce olan hemen her makale ve sitede benzerleri az çok yazmaktadır.
Kinik asit elbette kavrum esnasında ortaya çikiyor ancak filtre kahve gibi derive yontemlerde, filtre yağlı olan dark roast çekirdeklerdeki yüksek filtrasyonu da dahil edeceksiniz bu sebeple dark roast onerilmekte. tereyagli kahve bile yapilirken, tereyagi filtreye atarsaniz, yağ buyuk oranda filtre kagidi taratindan absorbe edilir. Hangi tatlar belirginlikte az çok belirtilmekte, ben gayet eksiligi, aciligi, notalari portakal asiditesini, üzüm notalarini algilayabilen biriyim, 3 4 santigratlik farklarda neler neler deneyimlememiş olsak bu sevdaya kaptirmazdik kendimizi:)) soylemlerimin aksinde bir paylasim kaynak gosterirseniz sizin refleks gosterdiginiz gibi bilimsel olana refleks gostermeyecegim.

Amacim burada paylasim yapmak, kimseyi yanliş yonlendirmek ne haddimdir ne de arzu ettigimdir.
Tamam hocam siz haklısınız. Ben yanılıyorum. Ben basit evinde v60 demleyen bir hobiciyim. Mazur görün lütfen beni.




Screenshot_20231206_212552_Chrome.jpg
 
Son düzenleme:
Dün mide ağrısı ve onun bele vurması sebebiyle uyuyamadım. Bugün de hiç kahve içemedim. Midemde o kadar asit var ki üşüyormuş gibi hissettiriyor. Allah'tan şu an ağrımıyor. Ağrımaya başlarsa kurtulmanın tek yolu var ama o da yemek borusuna ve boğaza zarar. Maden suyu içiyorum Ph'ı yükseltmek için.
 
Dün mide ağrısı ve onun bele vurması sebebiyle uyuyamadım. Bugün de hiç kahve içemedim. Midemde o kadar asit var ki üşüyormuş gibi hissettiriyor. Allah'tan şu an ağrımıyor. Ağrımaya başlarsa kurtulmanın tek yolu var ama o da yemek borusuna ve boğaza zarar. Maden suyu içiyorum Ph'ı yükseltmek için.
Ben 15 yıldır yaşıyorum bu durumu, önce mide bulantısı ve üşüme başlar sonra reflü, sırt ağrısı gastrit ile biter halen alışmaya çalışıyorum, Son 10 yıldır güne her sabah mide koruyucu ile başlarım. Denemedigim yol gitmediğim prof kalmadı şu an gastrit geldiginde 1 adet kesme şeker yiyiyorum sanırım asiti biraz baskılıyor.
 
Geri
Üst