S.Yavuz
Barista
- Konum
- İstanbul/Türkiye
- İsim
- Serkan Yavuz
Daha fazla
- İsim
- Serkan Yavuz
- Değirmen
- Mahlkönig
- sezycoffee
Arkadaşlar fiyatla ilgili toplara girmeyi pek sevmiyorum ama zaman zaman da bazı hatırlatmalar yapmadan duramıyorumBenimde anlayamadığım yada tam öğrenemediğim birşey bu atıyorum catturra cinsi bir çekirdek ile sidra aynı fiyattan satılıyor
Skor ve rakım vs. Sidranın ki yine yüksek olmasına rağmen
Asla hedef göstermiyorum ki gösterememde tek bir firma yapmıyor bunu dediğim gibi belkide işi daha ben tam kavrayamadığımdan bilmiyorumdur
Ama fiyata ana etmen olarak;
Variyete
Skor
Rakım
Ülke vs etki ediyorsa catturra cattuai tarzı çekirdeklerin fiyatları neden sidra, pink bourbon ile rakip onu tam anladığım zaman sipariş edip tüketecem
Kahve fiyatlarını sürekli o kahvenin varyetesi, tadım notası, sca skoru, vs vs özellikleri üzerinden anlamlandırmaya çalışıyorsunuz ama Türkiye'de maalesef sistem öyle işlemiyor. Bu matematik atıyorum Nordic'in Avrupa deposundanki yeşil çekirdek fiyatları için önemli bir ölçüde doğru olur ama buraya getirip, kavurup satışa koyunca o matematik hiç ama hiç tutmaz. Bir kahveyi ithal ederken o kahve için ödenen navlun, menşei, sağlık vs evraklar, gümrükçü komisyonları, ardiyeler, ordinolar vb kalemler kahvenin kalitesiyle değil hacmiyle orantılı. Siz X bir kahveden 5 çuval getirirseniz maliyeti farklı olur 50 çuval getirirseniz çok farklı olur. Kiloda 4-5 dolar fark olması işten bile değil. Bakın bu sadece çuvaldaki yeşil çekirdeğin maliyeti. Daha çuval açılmadı bile.
Bunun yanı sıra o kahveyi kavuran X kavurmacı eğer tam zamanlı personel çalıştırmıyor ve hemen hemen her işini kendi yapıyorsa maliyeti çok farklı olur, üç kişi beş kişi çalıştırıyorsa maliyeti çok farklı olur. Bugün asgari ücretli bir çalışanın işverene maliyeti kabaca 30 bin lira. 25 bine yakın zaten maaşı, sgk'sı vs maliyeti var. Üzerine yol, yemek vs eklendiğinde 30'a yaklaşıyor. Bunun yanı sıra işyerinin kirası, faturaları, vb çuvalla gideri var. Haliyle bunları alt alta yazıp topladığınızda ortaya bir rakam çıkıyor. Diyelim ki bu masraf 150.000 lira. Şimdi bu adam ayda 1000 sipariş işliyorsa sipariş başı 150 lira ekstra bir maliyet oluşuyor. 5000 sipariş işliyorsa sipariş başı maliyet 30 liraya düşüyor. Bu giderlerin de kahvenin nasıl bir kahve olduğuyla uzaktan yakından bir ilgisi yok.
Kahveleri koyduğumuz 250 gramlık ambalajların 4-5 lira olanı da var 10 lira olanı da var. Kahveleri kargoya vermeden önce bir kutuya koyan var koymayan var. Bugün bir kutunun maliyeti 8-10 liradan başlıyor, tipine, imajına göre çok enteresan rakamlara kadar çıkabiliyor.
Bütün bunlara ek olarak bir de fiyatlandırma politikası var. Kendini fiyat skalasında nereye konumlandırmak istediğine göre aynı kahve 250 lira da olabiliyor. 350 lira da olabiliyor. 450 lira da olabiliyor. Fiyatlandırma politikasına ek olarak kendine uygun gördüğü pazarlama stratejisi var. Benim fiyatım budur deyip bir fiyat belirleyebiliyor ya da ben bir fiyat belirleyeyim sonra bunun üzerinden kampanyalarla, indirimlerle müşterilerde fırsat alımı arzusu/algısı yaratayım diye bir pazarlama stratejisi izliyor olabilir. Ben fiyatımı yüksek belirleyeyim ve çok cazip toplu alım indirimleri vereyim. Kurumsal satışlara, toplu alımlara yükleneyim diyor olabilir.
Bunun gibi pek çok başka örnek vermek mümkün ama gördüğünüz gibi yukarıda saydığım giderlerin hiç birisi kahvenin varyetesi, tadım notası, puanı vs ile ilgili değil. Dolayısıyla da kahve severler aldıkları kahvenin fiyatını sadece o kahvenin özellikleriyle anlamlandırmaya çalıştıklarında işin içinden çıkmakta zorlanıyorlar.