• Haziran Ayı Kahve Kulübü Toplu Alım Organizasyonu
    Sevgili Ziyaretçi Haziran ayı Kahve Kulübü ortak alım firması sizlerin oyları ile Niji Coffee seçildi. Bu konudan Mayıs ayı toplu alımı ile ilgili gelişmeleri öğrenebilirsin. Kahve Kulübü toplu alımı ve kulüp ile ilgili gelişmelerden, özel indirimlerden, yayınlardan hızlı bir şekilde haberdar olmak için buradan Whatsapp Kanalına katılmayı, Instagram ve Twitter adreslerinden bizi takip etmeyi unutmayın.
  • Telefon numaranızı paylaşmadan Kahve Kulübü duyurularından, güncel indirim ve kampanyalardan haberdar olmak istiyorsanız Bu Linke tıklayarak Kahve Kulübü Whatsapp Kanalını takip edebilirsiniz.

Nitelikli Kahvenin 2026’daki durumu

ismethan

Üye
İsim
İsmethan
Daha fazla  
İsim
İsmethan
Son zamanlarda hem bir tüketici hem de bir demleyici olarak nitelikli kahve sektöründe bir sessizleşme olduğunu hissediyorum.


Sizce de sektör; gelişim, yenilik ve bilgi paylaşımından uzaklaşıp daha çok ticari kaygılara mı yöneldi? Yoksa bu sadece geçici bir dönem mi?


Bugün kahve seçerken sizin için öncelik fiyat/performans mı, yoksa kalite mi?


Özellikle Z kuşağındaki kahve severlerin de görüşlerini merak ediyorum. Sizce nitelikli kahve sektörü hâlâ aynı heyecanla gelişmeye devam ediyor mu, yoksa eski dinamizmini yavaş yavaş kaybediyor mu?


Fikirlerinizi gerçekten merak ediyorum. ☕
 
İlgi odağı olan her şey gibi şişiyor ve pazar büyüdükçe ticaret de duygulardam daha fazla büyüyor. Fakat bunla beraber diğer olumlu her şey de gelişmeye mahkum. Biz bunları tüketme hengamemizin içinde bazı durumları görmüyoruz bence. Her şey iyiye gidiyormuş gibi geliyor bana.
 
Ekipman tarafında kesinlikle gelişmeler var, buna katılıyorum. Ancak benim merak ettiğim nokta daha çok tüketici tarafı.
Örneğin ev demleyicilerinin sayısı gerçekten artıyor mu, yoksa belli bir seviyede mi kaldı? Kaç kişi yeni bir dripper, değirmen veya farklı ekipmanlar alıyor? Ya da Dünya Brewers Cup gibi yarışmalarda kullanılan kahveleri kaç kişi deneyimleyebiliyor ve o reçeteleri uygulamaya çalışıyor?
Bence sektörü değerlendirirken sadece ekipmanların gelişimine değil, nitelikli kahvenin en üst seviyesindeki ürünlere ve bunların tüketiciyle ne kadar buluşabildiğine de bakmak gerekiyor. Asıl gelişimi gösteren nokta da biraz burası diye düşünüyorum. ve alttan da yeni nesilin de bu sektöre destek vermesi gerektiğini düşünüyorum
 
O yarışmalarda kullanılan kahvelere ulaşmak nitelikli kahveyi geliştirmez. Her şey tüketime evrildiği için ekipmandan kahveye kalite hep aşağı yönlü. Kahve üzerinde çok fazla oynanıyor, bunun sebebi; tüketici tarafında ciddi artış var ve kahveden karpuz kabuğu, muz gibi arayışları oluşması. Bu şekilde hem yüksek fiyat hem de niteliksiz bir kitle oluştu. Kalitesiz ürünler ve sürekli satış; bu günümüz dünyasının en büyük dayatmalarından biri. Her şey para, satış. Türkiye'de nitelikli kahve konusunda gelişim falan yok. Türkiye'de kenya çekirdeklerini kavuracak 10 tane kavurucu yok, hepsi mahvediyor çekirdekleri. Bilmiyorlar. Türkiye'de 4-5 yıl kahve demleyen kendini bu işin piri sanıyor. Sonra forumlara gelip '' yıllardır kahve işindeyim, tarladan fincana falan filan.... şu isimde cafe açtım, %10 indirim kodumuz:tazemahsul :) ''Türkiye'de kahve işi pandemiden sonra bitti.
 
Yarışma kahvelerini tüketmenin bence önemli bir tarafı var. Bu sadece en pahalı kahveyi içmek değil hem yarışmacıları desteklemek hem de gerçekten üst seviye kahvelerin nasıl bir fincan sunduğunu deneyimlemek açısından değerli. Özellikle ileride yarışmaya katılmayı düşünen kişiler için de iyi bir referans oluşturuyor.
Sonuçta iyi kahveyi de, ortalama bir kahveyi de deneyimlemek gerekiyor ki aradaki farkı anlayabilelim. Karşılaştırma yapmadan kaliteyi değerlendirmek zor.
Kavurma konusunda ise size büyük ölçüde katılıyorum. Bence burada temel sorun, mevcut seviyeyi korumaya çalışmak yerine onun üzerine çıkacak bir anlayışın yeterince gelişmemesi. Bu yüzden çoğu zaman “olmuş” bir üründen ziyade “oldurulmaya çalışılmış” bir ürün görüyoruz.

Kendi adıma gelişmek için yıllarca elimden geleni yaptım. Barista maaşımla birçok ekipman ve kahve aldım, farklı yöntemler denedim. Bugün dönüp baktığımda ekipman anlamında büyük bir eksiğim olduğunu düşünmüyorum. Ama artık eskisi kadar sürekli yeni kahve arayışında da değilim. Biraz doymuşluk oluştu diyebilirim. Belki de gerçekten beni heyecanlandıracak kadar farklı fincanlarla daha az karşılaşıyorum. Bu yüzden artık daha özgün, gerçekten yeni bir deneyim sunabilecek kahvelerin peşine düşüyorum.
 
Tabi ki ticari kaygılar ağır bastı. Öyle olmasa anaerobik ve cofermentelerin domine ettiği seçkiler görmezdik. Muhakkak talep de o yöndedir ama talebin böyle olmasının başlı başına nitelikli kahvenin arkasındaki fikri baltaladığını düşünüyorum. Benim için esas amaç farklı terroir ve kültivarları deneyimlemek oldu hep. Ancak ne yazık ki ülkemizde bu tarz kahveleri getirip doğru düzgün kavurabilen çok az kavurucu var. Ülkemizde kahve kavuramıyorlar gibi klişelere katılmıyorum çünkü harika kahveler içtim ama mesela SEY'den içtiğim bir Doğu Afrika kahvesini ülkemizde içmem mümkün değil.

Ülkemizdeki kavurucuların en büyük eksisi kavurduğu kahveyi tanımamaları. En basitinden wet fermentation ile dry fermentation arasındaki farkı bile bilmiyorlar yani. Seçkilerindeki bir kahveye dair detayları sorunca bazıları üstenci konuşuyor, bazıları umursamıyor bile. Birçoğu iletişime de kapalı. Tabi burada tedarikçilerin de sorumluluğu var ama onların da pek umrunda değil herhalde.

Hobi seviyesinde ilgilenen ve para harcamaktan imtina etmeyen biri olarak küsmüyorum tabi ki aşırı işlenmiş kahveler de içiyorum, yeni kavurucular da deniyorum. Beğendiğim kavurucular var ama çeşitli sebeplerden dolayı güvenilir liman bulamamak üzücü.

Yarışma seviyesindeki kahvelere dair de bir yorum yapayım bu kadar yazmışken, nadiren öyle kahveler alıyorum çünkü yarışmalara dahil olmak gibi bir amacım yok. Zaten bu kahveleri getirip kavuranlar da bizim için değil kendileri için yapıyorlar.
 
Yaşım 50. Yıllardır Kahve içerim. Evde Nitelikli dediğiniz kahve içmeye de 3-4 yıl önce başladım. Yurt dışından güzel bir otomatik öğütücü, orta altı seviye bir espresso makinası,güzel bir tartı, ve v60 ile yolu koyuldum. İlk 1 yıl suyun ph derecesinden , v60 demlemenin mg su hesabından, kahvenin gramajına kadar hesap yaparak kahve yapmaya çalıştım. Yıllardır Kahve tarzımın Americano ya yakın olduğunu düşünüyordum, ancak espresso ve özellikle v60 dan daha çok zevk aldığımı gördüm. Forumdaki ve diğer piyasadaki bütün nitelikli kahvecilerden hemen hemen bütün ürünleri denedim, bir kaç kez de yarışma kahvelerinden alma fırsatım oldu. Kahve Festivallerine giderek bir çok kahveyi de tadım fırsatım oldu. Evet bu süreçte eskiden hiç kahve içmemişim diyorum ama bu içtiklerimin bir çoğunun da nitelikli kahve olduğunu düşünmüyorum. En azından ben öyle hissediyorum. Ayrıca bana öyle geliyor ki dünyadaki en pahalı kahveleri biz içiyormuşuz gibi geliyor. Geriye dönüp baktığımda da harcadığım paranın gerçek karşılığının bu olmaması gerekir diye düşünüyorum. Sonuçta nitelikli kahve arayışımı bıraktım pes ettim. kahvem bitince Sanal baharata giriyorum aynı kahveleri yarı fiyatına alıp geçiyorum. Belki de sorun benim damak tadımdadır onu da bilmiyorum. Her şeyin ticarete döküldüğü şu zamanda kaliteli ürünleri bütçemize göre almak artık çok daha zor.
 
Geri
Üst