• Haziran Ayı Kahve Kulübü Toplu Alım Organizasyonu
    Sevgili Ziyaretçi Haziran ayı Kahve Kulübü ortak alım firması sizlerin oyları ile Niji Coffee seçildi. Bu konudan Mayıs ayı toplu alımı ile ilgili gelişmeleri öğrenebilirsin. Kahve Kulübü toplu alımı ve kulüp ile ilgili gelişmelerden, özel indirimlerden, yayınlardan hızlı bir şekilde haberdar olmak için buradan Whatsapp Kanalına katılmayı, Instagram ve Twitter adreslerinden bizi takip etmeyi unutmayın.
  • Telefon numaranızı paylaşmadan Kahve Kulübü duyurularından, güncel indirim ve kampanyalardan haberdar olmak istiyorsanız Bu Linke tıklayarak Kahve Kulübü Whatsapp Kanalını takip edebilirsiniz.

kahve ve psikopati

Muhammıs

Barista
Konum
Samsun
İsim
Emre
Daha fazla  
İsim
Emre
Değirmen
Molent G50
Ekipmanlar
V60, kalita, french press, filtre makinesi
Kahve Arkadaşlığı İstiyor musunuz?
Evet
Kahve Arkadaşlığı İl
Samsun
Kahve Arkadaşlığı İlçe 1
Atakum
Kahve Arkadaşlığı İlçe 2
İlkadım
Innsbruck Üniversitesi'nden araştırmacılar tarafından gerçekleştirilen ve Appetite dergisinde bulguları yayınlanan çalışma, sade, sütsüz ve şekersiz kahve tercihi ile sadist ya da psikopatik eğilimler arasında ilişki olduğunu tespit etti. 1000'den fazla yetişkinin katılımıyla yapılan anketin sonuçlarını veri alan araştırmada, katılımcılara yeme içme konusundaki tercihleri soruldu. Katılımcılar daha sonra sadizm, narsisizm ve psikopati gibi antisosyal kişilik bozukluklarının değerlendirildiği bir dizi teste tabi tutuldu. Yürütülen çalışma, acı tatların tercih edilmesinin psikopatik davranışlarla ilişkili olduğunu ortaya koydu. Araştırmada, acı yiyecek tercihi ile 'gündelik sadizm', yani başkalarına orta düzeyde acı çektirmekten zevk alma eğilimi arasında bağlantı olduğu fark edildi. Öte yandan çalışma, yalnızca sade kahve tercihiyle sözgelimi kişilik bozuklukları arasında ilişki kurmuyor; turp, kereviz ve tonik suyu tüketen katılımcıların da antisosyal özellikler sergileme olasılığının daha yüksek olduğu görüldü.
Araştırmacılar Christina Sagioglou ve Tobias Greitemeyer, bu kişilik bozuklukların acı tatları fazlaca seven insanlarda 'kronik hale gelebileceğine' ve onların daha kötü karakterlere sahip olmalarına yol açabileceğini ifade etti. ( alıntı: yeniçağ gazetesi)
benim yorumum şöyle: bu psikopatlar kaliteli, gerçek kahve içseler tedaviye gerek kalmadan düzelirlerdi. :)) ben de nitelikli kahveden önce o bayat ve acı kahveleri içenlerin psikopat olduklarını düşünürdüm hep, düşünce deneyi yetiyor aslında deneysel çalışmaya gerek yokmuşş:)))
 
Son haftalarda tercih ettiğim yöntem:
Kahveye süt katmıyoruz. Yanında ayrı bir fincan vasıtasıyla soğuk sütü kıtlama yapıyoruz.

Yağı alınmamış günlük süt tercih ediniz. Manda sütüyle de müthiş olur.
 
Son düzenleme:
Innsbruck Üniversitesi'nden araştırmacılar tarafından gerçekleştirilen ve Appetite dergisinde bulguları yayınlanan çalışma, sade, sütsüz ve şekersiz kahve tercihi ile sadist ya da psikopatik eğilimler arasında ilişki olduğunu tespit etti. 1000'den fazla yetişkinin katılımıyla yapılan anketin sonuçlarını veri alan araştırmada, katılımcılara yeme içme konusundaki tercihleri soruldu. Katılımcılar daha sonra sadizm, narsisizm ve psikopati gibi antisosyal kişilik bozukluklarının değerlendirildiği bir dizi teste tabi tutuldu. Yürütülen çalışma, acı tatların tercih edilmesinin psikopatik davranışlarla ilişkili olduğunu ortaya koydu. Araştırmada, acı yiyecek tercihi ile 'gündelik sadizm', yani başkalarına orta düzeyde acı çektirmekten zevk alma eğilimi arasında bağlantı olduğu fark edildi. Öte yandan çalışma, yalnızca sade kahve tercihiyle sözgelimi kişilik bozuklukları arasında ilişki kurmuyor; turp, kereviz ve tonik suyu tüketen katılımcıların da antisosyal özellikler sergileme olasılığının daha yüksek olduğu görüldü.
Araştırmacılar Christina Sagioglou ve Tobias Greitemeyer, bu kişilik bozuklukların acı tatları fazlaca seven insanlarda 'kronik hale gelebileceğine' ve onların daha kötü karakterlere sahip olmalarına yol açabileceğini ifade etti. ( alıntı: yeniçağ gazetesi)
benim yorumum şöyle: bu psikopatlar kaliteli, gerçek kahve içseler tedaviye gerek kalmadan düzelirlerdi. :)) ben de nitelikli kahveden önce o bayat ve acı kahveleri içenlerin psikopat olduklarını düşünürdüm hep, düşünce deneyi yetiyor aslında deneysel çalışmaya gerek yokmuşş:)))
Bu tarz çalışmalar bilimsel veriyi de kullansa dikkat edilmesi gereken çok fazla husus var.

Baktığı alandan bağımsız olarak genellikle bizim sosyal bilimlerde metodoloji dediğimiz şey tam bu noktada başlıyor.

Birincisi sizin bu veriyi toplama yönteminiz nedir? Bir yöntemin kullandığınız belli alanlarda geçerliliği ve belli alanlarda körleştiği noktalar mevcuttur.

İKincisi araştırmacının bu veriyi bir araya getirme şekliniz ve bunları yorumlama eğiliminiz nedir? Bu tip çalışmalarda malesef sonda elde etmek istenilen birçok aslında en başta ön kabul olarak onu aramak için yapılabiliyor. Birçok gördüğüm araştırmacı malesef böyle davranıyor. Hatta çalışması direk bir ön kabulu sınaması için fonlanmış oluyor...

Burada hem ideolojik eğilimler kendini gösterebiliyor. bu sunulan çalışma da aslında veriyi toplama esnasında daha baştan bir ön kabul başlamış olma ihtimali yüksektir.

O yüzden bu tip nicel araştırmaların böyle gazetelerden ya da başka yerlerden haber yapılmasına aldanmamak gerekli.

Örneğin aynı veriyi bana verin. Tüm çalışma gruplarını test ettiniz. Acı kahve içenlerin aynı zamanda fiziksel kafein alma geçmişine bakalım. Bu bireylerde ortalama olarak daha fazla kafein ihtiyacı varsa acı kahveyi içmeye katlanmanın ile kafein bağımlığı ve kafein toleransı arasında da korelasyon kurabilirsiniz.

Bu arada bu çalışmanın yapıldığı ölçek hakkında bir bilgi var mı? Örneğin 200-300 kişiye bakarak tüm toplumun geneline yönelik üretilen savlar bence çok saçma şeyler. Bunu yanıltabilecek kültürel unsurlar bile vardır. Misal İtalyanların ve türklerin acı kahve içme kültürü gibi...

Sosyal bilimlerde özellikle nicel çalışma yapan bu arkadaşların kendilerinin çalışmalarını bilimsel olarak sunmasına acaip gıcık oluyorum. Dünyanın her yerinde böyleleri karşımıza çıkıyor. Bu çalışmaların bir kısmının yapılması bazı kurumlara markalara yarar sağladığı için de bu çalışmaların yapılması için çok fazla fon-burs v.s veriliyor...
 
Son düzenleme:
Geri
Üst