Şimdi... Bunu yazmak aslında biraz zor olacak. Daha önceden yaptığımız, topluluktan gelen eleştirilerden haberdarlar, zira Elif Ünal bizzat kendisi sahnede ifade etti. Elif Hanım'ın özel bir durumu var ve sahnede de çok duygulandı, hatta onunla birlikte ben de duygulandım. Gerçekten çok da tatlı insanlar. O yüzden daha bi' dikkat edeceğim. Zaten her şey canlı yayınlandığı için kusurları açığa çıkarmak gibi bir amaç yok, gördüklerimin ve duyduklarımın bana düşündürdükleri bunlar.
"Organizasyon ve planlama hakkında geçmişte çok olumsuz şeyler söylendi ama buradaki yüzlerde ben artık bunun böyle olduğunu görmüyorum" tarzı bir şey söyledi. Bu vesileyle ilk eleştirimizi yapalım. Bu sadece organizasyona değil, aynı zamanda da kahve topluluğuna bir eleştiri. Yarışmacıların aileleri, birinci derece arkadaşları, hakemler, çalışanlar çıkarıldığı zaman yarışmayı izlemeye gelenlerin sayısı maksimum 5 kişi falandır. Ha daha fazla kişi gelse sığar mıydık, onu da başka bir kısımda yazacağım. Dolayısıyla yüzü analiz edilecek topluluk üyesi olmadığından aslen mümkün bir çıkarım değil. YouTube üzerinden yarışmayı takip etme şansınız olduysa da azamî izleyici sayısının 60 civarı olduğunu görmüşsünüzdür. SCA Türkiye'de bir duyurma eksikliği var. Hiçbir forum ile iletişime geçip topluluğa kendilerini ya da organizasyonlarını tanıtmıyorlar, kahve içerik üreticileri ile birlikte hareket etmiyorlar. Birbirlerinin sahibi olduğu yerler dışında kahve firmalarını, kafeleri vs. ziyaret edip iletişime geçmiyorlar. Ortaya SCA yöneticileri ve hakemleri arasında olup biten bir olay çıkmış oluyor ama kazananlar için Türkiye'yi temsilen gittileri söyleniyor. Türkiye'nin bundan haberi var mı? TV kanallarına çıkılsın demiyorum, en azından topluluğun katılımı için çaba sarf edilsin diyorum.
Demeçlerde "emek var" sözünü artık duymasak iyi olacak diye düşünüyorum. İşte ben şunun sahibiyim, bu şu şirketin CEO'su, o 40 yıllık sektör destekçisi ve bizler değerli zamanımızdan ayırıp burada bir şeyler yapmaya çalışıyoruz tarzı konuşmalar şık durmuyor. Sizleri takdir ediyorum, hepinizin imrenilecek başarıları var bu hayatta. Tabii ki siz yapacaksınız, tabii ki değerli zamanınızı ayıracaksınız, siz kahve firması sahiplerisiniz, sektörü büyütmenin sizlere faydası var. Topluluktaki insanlar kahve ile zerre ilgisi olmayan işlere sahipler, buna karşın birçok içerik hazırlıyorlar ama hiçbir zaman "emek var" demiyorlar. Velhasıl aslen bu yaptığınız işinizin bir parçası, ekstradan gönlünüzden kopması gereken bir şey değil.
Organizasyonun daha ulaşılabilir yerlerde yapılması daha uygun olur. Ancak bunu yer bulmakta zorlandıklarını söyleyen kişilere söylemek uygun olmazdı. Ben toplu taşıma ile 3 saatte vardım. Benim oturduğum yer de çok makul değil ama organizasyonun olduğu yer de bence çok makul değil. Birazdan organizasyonun yapıldığı yerden bazı fotoğraflar paylaşacağım, karşılaştırmak gerekirse bizim ön bahçe daha büyük; hava şartları ve ağaçlar sorun olmasa ben de teklif edebilirmişim. Gönüllüler insanların arasından sıvışıp işlerini halletmeye çalışıyorlar, onlara yazık günah. Yarışma için kapatılan alan bir kafenin bölümü ve yarışma sırasında hala işlemekte olan kafeden de binanın dışından da sadece birer cam ile ayrılıyor. Ne kadar gürültü varsa duyuyorsunuz, gelen geçen herkesi görüyorsunuz. Yarışmacıların ve hakemlerin dikkatleri için olumsuz. Organizatörlerin kendilerinin ifadesiyle bir yer bulamamış olması bir olaydır, İzmir'de bulunan diğer firmaların ilgi gösterip yer sağlamamaları da ayrı bir olaydır. Sıkıntı var ise sadece organizatörlerde de değil yani. Tabii organizatörlerden biri kendi firmalarından, Birlik Kahve veya Tuck'tan neden yer sağla(ya)madı diye de sormak lazım. Güzelbahçe'de Tuck Life var gayet büyükçe mesela.
Söz verdiğim için hızlı hızlı bir şey yazayım artık dedim, bir tık meşgulüm bu sıralar. Aklıma başka bir şey gelirse eklerim. Sorunuz varsa cevaplayabilirim. Canlı yayını seyretmedim fazla, görüntü kalitesi hakkında da siz yazarsınız.

