• Kasım Ayı Kahve Kulübü Toplu Alım Organizasyonu
    Sevgili Ziyaretçi Kasım ayı Kahve Kulübü ortak alım firması sizlerin oyları ile Milestone Coffee seçildi. Bu konudan Kasım ayı toplu alımı ile ilgili gelişmeleri öğrenebilirsin. Kahve Kulübü toplu alımı ve kulüp ile ilgili gelişmelerden, özel indirimlerden, yayınlardan hızlı bir şekilde haberdar olmak için buradan Whatsapp Kanalına katılmayı, Instagram ve Twitter adreslerinden bizi takip etmeyi unutmayın.
  • Telefon numaranızı paylaşmadan Kahve Kulübü duyurularından, güncel indirim ve kampanyalardan haberdar olmak istiyorsanız Bu Linke tıklayarak Kahve Kulübü Whatsapp Kanalını takip edebilirsiniz.

Öğütüm neden önemli, değirmen neden gerekli?

kahvetrip

Barista
Forumu kullanan herkesin temel bir kahve bilgisine sahip olduğunu varsayıyoruz ama durum her zaman öyle olmayabilir. Bana instagram ve youtube üzerinden öğütümle alakalı çok soru geliyor. Onlar için şablon bir cevap olması adına aşağıdaki yazıyı hazırladım. Bir de kahveseverler kahve, ekipman önerisi isteyebiliyorlar ama aslında biliyoruz ki iyi bir değirmen olmadan, iyi bir demleme ekipmanının/makinesinin ve iyi bir kahvenin pek de bir anlamı yok. Yazıda biraz bu hususlara da değinmeye çalıştım. Öğütüm 101 gibi düşünebiliriz :) Konu kesinlikle daha da detaylandırılabilir ama o zaman da akıcılık kaybolur ve yeni kahve severi korkutabiliriz :) Yanlış olduğunu tespit ettiğiniz ifadeler olursa söylerseniz düzeltirim. Editör arkadaşlar uygun görürse sitenin "blog" kısmına da alabilirler.


Kahve neden taze öğütülmelidir?

Öncelikle bir kahveden verim almanın en önemli şartı onun taze olması. Tazelik göreceli olabiliyor ama şurası kesin: öğütülmüş olarak satın aldığınız kahve asla yeterince taze değildir. Burada şöyle bir detay var: Aldığınız kahve ticari, ucuz yani “düşük kaliteliyse” öğütülmüş olarak (yani bayat olarak) almanızın yaratacağı dezavantaj daha sınırlı olacaktır. Eğer elinizdeki “nitelikli” klasmanında bir kahveyse, inanın en son isteyeceğiniz şey onun bayat olmasıdır. Nitelikli kahveyi öğütülmüş olarak almak hem kahvenin hem de maddi kaynaklarınızın israfı anlamına gelir. Bunun nedenlerini şöyle özetleyebiliriz:
  • Taze kahvenin en büyük düşmanı “oksijendir”. Oksijen taze ve güzel tatların ve onları oluşturan dokuların yok olmasına yol açan organik moleküllerin yavaş bir şekilde parçalanmasına neden olur. Buna "oksitlenme" deniyor. Aynı ilke elma, armut, ekmek, kurabiye vb. birçok gıda için de geçerli. Hatta dünyadaki neredeyse her şey için geçerli. Çelik gibi yüzeylerde buna paslanma diyoruz mesela.
  • Kahve çekirdek halindeyken de bayatlar ama öğütülmüşe göre çok daha yavaş bir şekilde. Çekirdek kahvenin oksijenle temas edebilen yüzeyi sınırlıdır. Oksijenin yüzeyi geçip derinlere inmesi vakit alır. Kahveyi öğüttüğünüzde ise oksijen çok rahat bir şekilde tüm yüzeylerde dans eder ve kahvemizde lezzet olarak hissedilen organik molekülleri hızla parçalamaya başlar.
  • Öğütülmüş kahve ne kadar hızlı bayatlar? Bunun net bir cevabı yok ama öğütüldükten yaklaşık 15 dakika sonra oksidasyon hızlanarak orama kaybı yaratmaya başlar. Bu abartılı mı geldi? Bir dilim elmayı 15 dakika açıkta bekletin ve yüzeyde oluşan renk değişikliğini takip edin. Oksijen her yerdedir. Yani öğütülmüş kahvenin ağzını sıkıca kapatarak saklamak da aroma kaybına tamamen engel olmaz.
  • Kahve bayatlarken önce en zarif aromaları yaratan moleküller kaybolur. Bunlar genelde yüksek rakımda yetişen kahvelerde rastlanan çiçeksi, canlı, kompleks aromalardır. Yukarıda da dediğim gibi “kötü kahvede” hali hazırda aroma yönünden zenginlik olmadığı için bayatlamanın yarattığı etki daha geç hissedilir ama son kertede kötü kahve de bayatlar. Bayat kahvelerde fındık, kakao, çikolata gibi bazı temel aromalar kalabilir ama artan acılık bu tatlardan keyif almanızı engeller.
  • Bayat kahvenin kayda değer bir aroması ve lezzeti olmaz, damakta seyrek ve acı hissettirir. Kısaca bayat kahve kötü kahvedir.
  • Bu bilgilerden şu çıkarımı yapabiliriz: Eğer bir kahve değirmeni kullanmayacaksanız pahalı kahve demleme ekipmanlarına ve makinelerine asla yönelmeyin. Bu boşa giden bir masraf olacaktır çünkü dünyanın en ideal makinesi bile taze olmayan kahveden güzel bir fincan çıkaramaz. O yüzden iyi kahve içmek isteyen bir kişinin yapacağı en önemli yatırım değirmendir. İyi bir değirmen neyi değiştirir? Yanıtları aşağıda
Kahve neden demleyen kişi tarafından öğütülmelidir?

Aslında tazelik bile başlı başına öğütücünün neden gerekli olduğunu açıklıyor ama tek neden bu değil. Kahve demlerken öğütüm kalınlığı, fincan kalitenize büyük etkileri olan önemli bir parametre ve bu parametreyle istediğiniz gibi oynayabilmek size geniş bir hareket alanı sağlıyor. Hem böylece türk kahvesinden, french press ve soğuk demlemeye kadar her yöntem ve ekipmanla kahve demleme özgürlüğünüz saklı kalıyor.

Bir kahveciden kahve satın alırken genelde “filtre kahve makinesi için öğütün” diyebiliyoruz. Fakat bu asla bir standarta denk gelmiyor. Aynı dükkandan 2 gün arayla aldığınız öğütülmüş kahve bile farklı kalınlıklarda olabilir. Hele farklı dükkanlardan aldığınız kahvede bu standart hiç yok.

Aslında kahve öğütümü için ideal bir standarttan bahsetmek genel olarak zor. Detaylarına girmek istemiyorum ama yine kahve kimyasıyla alakalı sebepleri var bunun. Suyun öğütülmüş kahveden bazı parçaları koparıp kahve içeceği oluşturma sürecine “özütleme” (extraction) diyoruz. Kahve ne kadar kalın olursa özütleme işlemi o kadar sınırlı olur çünkü kalın partiküllerden su görece daha az yağ ve asit koparabilecektir. Bu özütlemenin ideal olarak ifade edilen bir oranı mevcut fakat bu kahveden kahveye, yöntemden yönteme ve en önemlisi damak tadına göre değişebilir. Özetle: Damak tadınıza uygun kahve demleyebilmek için öğütüm kalınlığınızı kendiniz ayarlayabilmelisiniz. Yanlış kalınlıkta öğütülmüş kahve, potansiyelinden çok şey kaybeder.

İyi kahve içmek için kahveyi rastgele parçalarına ayırmak da yeterli değildir. Öğütülmüş kahveyi oluşturan parçacıkların olabildiğince az toz içermesi ve mümkün olduğunca homojen şekil ve boyutlarda olması gerekmektedir. Kahve partiküllerinin yarısının çok kalın diğer yarısının da haddinden fazla ince olduğu bir senaryoyu ele alalım. Su hepsinin içinden geçerken kalın parçalar az, inceler ise haddinden fazla özütlenecektir. Az özütlenenler fincanda acılık yaratacak ve demleme süresini uzatacak; fazla özütlenenlerse fincana ekşilik olarak yansıyacaktır. Dengeli bir demleme için öğütümde optimum homojenlik ve tutarlılığa ihtiyaç duyuyoruz yani. Bunu da ancak iyi bir değirmen başarabilir.
 
faydalı bilgi için teşekkürler. iyi değirmen şart homojen partikül için. bende yeni olduğum için bıçaklı öğütücü kullanıyorum şimdilik her ne kadar yanlış olsada. molent g50 yada cmd almak lazım. öğütücü farkını lezzette bariz olarak görebilir miyim acaba yoksa az bir fark mı olur??
 
faydalı bilgi için teşekkürler. iyi değirmen şart homojen partikül için. bende yeni olduğum için bıçaklı öğütücü kullanıyorum şimdilik her ne kadar yanlış olsada. molent g50 yada cmd almak lazım. öğütücü farkını lezzette bariz olarak görebilir miyim acaba yoksa az bir fark mı olur??
Aslında yanlış diye bir şey yok. Önemli olan sizin beklentiniz ve tatmin düzeyiniz. ama bu forumda olduğunuza ve daha iyi bir değirmen düşündüğünüze göre bu soruyu evet olarak yanıtlayabilirim. Eğer bıçaklı öğütücüden kastınız rondo gibi parçalayan çift bıçaklılarsa fincan kaliteniz için kesinlikle çok fark eder.
 
faydalı bilgi için teşekkürler. iyi değirmen şart homojen partikül için. bende yeni olduğum için bıçaklı öğütücü kullanıyorum şimdilik her ne kadar yanlış olsada. molent g50 yada cmd almak lazım. öğütücü farkını lezzette bariz olarak görebilir miyim acaba yoksa az bir fark mı olur??
Bunu molente geçince analdım. Önceleri hario mini mill kullanıyordum ki molente geçince hem öğütme süresi kısaldı hem partikül boyutu daha tutarlı hem de lezzeti daha iyi. Bu dediğim yanlış anlaşılmasın illaki molent alın demiyorum fakat bütçenize metal burr lü bi değirmen çok daha iyi olur. Seramik hiç önermem. Alınabiliyorsa tabiki CMD ömürlük olur.
 
Aslında yanlış diye bir şey yok. Önemli olan sizin beklentiniz ve tatmin düzeyiniz. ama bu forumda olduğunuza ve daha iyi bir değirmen düşündüğünüze göre bu soruyu evet olarak yanıtlayabilirim. Eğer bıçaklı öğütücüden kastınız rondo gibi parçalayan çift bıçaklılarsa fincan kaliteniz için kesinlikle çok fark eder.
şimdilik o lezzet farkını merak ettim bile. fakat aklıma takılan konu molent mi cmd mi? fiyat farkı çok. molent te kalite fakat piyasada yeni diye düşündürüyor.
 
Timemore da olabilir sadece molent ve cmd yok piyasada. Bu daha çok bütçe olayı ki değirmen almakla da bitmiyor v60 ile demliyorsanız kaz boyunlu kettle, iyi bir filtre, iyi bir kahve de almanız lazım ve bununla beraber döküş tekniği falan da var derken iş uzuyor. İmmersion dripper ı çok övdüler hem kolay hem de tutarlı diye ama denemedim. Kısacası bu iş bütçe meselesi.
 
Forumu kullanan herkesin temel bir kahve bilgisine sahip olduğunu varsayıyoruz ama durum her zaman öyle olmayabilir. Bana instagram ve youtube üzerinden öğütümle alakalı çok soru geliyor. Onlar için şablon bir cevap olması adına aşağıdaki yazıyı hazırladım. Bir de kahveseverler kahve, ekipman önerisi isteyebiliyorlar ama aslında biliyoruz ki iyi bir değirmen olmadan, iyi bir demleme ekipmanının/makinesinin ve iyi bir kahvenin pek de bir anlamı yok. Yazıda biraz bu hususlara da değinmeye çalıştım. Öğütüm 101 gibi düşünebiliriz :) Konu kesinlikle daha da detaylandırılabilir ama o zaman da akıcılık kaybolur ve yeni kahve severi korkutabiliriz :) Yanlış olduğunu tespit ettiğiniz ifadeler olursa söylerseniz düzeltirim. Editör arkadaşlar uygun görürse sitenin "blog" kısmına da alabilirler.


Kahve neden taze öğütülmelidir?

Öncelikle bir kahveden verim almanın en önemli şartı onun taze olması. Tazelik göreceli olabiliyor ama şurası kesin: öğütülmüş olarak satın aldığınız kahve asla yeterince taze değildir. Burada şöyle bir detay var: Aldığınız kahve ticari, ucuz yani “düşük kaliteliyse” öğütülmüş olarak (yani bayat olarak) almanızın yaratacağı dezavantaj daha sınırlı olacaktır. Eğer elinizdeki “nitelikli” klasmanında bir kahveyse, inanın en son isteyeceğiniz şey onun bayat olmasıdır. Nitelikli kahveyi öğütülmüş olarak almak hem kahvenin hem de maddi kaynaklarınızın israfı anlamına gelir. Bunun nedenlerini şöyle özetleyebiliriz:
  • Taze kahvenin en büyük düşmanı “oksijendir”. Oksijen taze ve güzel tatların ve onları oluşturan dokuların yok olmasına yol açan organik moleküllerin yavaş bir şekilde parçalanmasına neden olur. Buna "oksitlenme" deniyor. Aynı ilke elma, armut, ekmek, kurabiye vb. birçok gıda için de geçerli. Hatta dünyadaki neredeyse her şey için geçerli. Çelik gibi yüzeylerde buna paslanma diyoruz mesela.
  • Kahve çekirdek halindeyken de bayatlar ama öğütülmüşe göre çok daha yavaş bir şekilde. Çekirdek kahvenin oksijenle temas edebilen yüzeyi sınırlıdır. Oksijenin yüzeyi geçip derinlere inmesi vakit alır. Kahveyi öğüttüğünüzde ise oksijen çok rahat bir şekilde tüm yüzeylerde dans eder ve kahvemizde lezzet olarak hissedilen organik molekülleri hızla parçalamaya başlar.
  • Öğütülmüş kahve ne kadar hızlı bayatlar? Bunun net bir cevabı yok ama öğütüldükten yaklaşık 15 dakika sonra oksidasyon hızlanarak orama kaybı yaratmaya başlar. Bu abartılı mı geldi? Bir dilim elmayı 15 dakika açıkta bekletin ve yüzeyde oluşan renk değişikliğini takip edin. Oksijen her yerdedir. Yani öğütülmüş kahvenin ağzını sıkıca kapatarak saklamak da aroma kaybına tamamen engel olmaz.
  • Kahve bayatlarken önce en zarif aromaları yaratan moleküller kaybolur. Bunlar genelde yüksek rakımda yetişen kahvelerde rastlanan çiçeksi, canlı, kompleks aromalardır. Yukarıda da dediğim gibi “kötü kahvede” hali hazırda aroma yönünden zenginlik olmadığı için bayatlamanın yarattığı etki daha geç hissedilir ama son kertede kötü kahve de bayatlar. Bayat kahvelerde fındık, kakao, çikolata gibi bazı temel aromalar kalabilir ama artan acılık bu tatlardan keyif almanızı engeller.
  • Bayat kahvenin kayda değer bir aroması ve lezzeti olmaz, damakta seyrek ve acı hissettirir. Kısaca bayat kahve kötü kahvedir.
  • Bu bilgilerden şu çıkarımı yapabiliriz: Eğer bir kahve değirmeni kullanmayacaksanız pahalı kahve demleme ekipmanlarına ve makinelerine asla yönelmeyin. Bu boşa giden bir masraf olacaktır çünkü dünyanın en ideal makinesi bile taze olmayan kahveden güzel bir fincan çıkaramaz. O yüzden iyi kahve içmek isteyen bir kişinin yapacağı en önemli yatırım değirmendir. İyi bir değirmen neyi değiştirir? Yanıtları aşağıda
Kahve neden demleyen kişi tarafından öğütülmelidir?

Aslında tazelik bile başlı başına öğütücünün neden gerekli olduğunu açıklıyor ama tek neden bu değil. Kahve demlerken öğütüm kalınlığı, fincan kalitenize büyük etkileri olan önemli bir parametre ve bu parametreyle istediğiniz gibi oynayabilmek size geniş bir hareket alanı sağlıyor. Hem böylece türk kahvesinden, french press ve soğuk demlemeye kadar her yöntem ve ekipmanla kahve demleme özgürlüğünüz saklı kalıyor.

Bir kahveciden kahve satın alırken genelde “filtre kahve makinesi için öğütün” diyebiliyoruz. Fakat bu asla bir standarta denk gelmiyor. Aynı dükkandan 2 gün arayla aldığınız öğütülmüş kahve bile farklı kalınlıklarda olabilir. Hele farklı dükkanlardan aldığınız kahvede bu standart hiç yok.

Aslında kahve öğütümü için ideal bir standarttan bahsetmek genel olarak zor. Detaylarına girmek istemiyorum ama yine kahve kimyasıyla alakalı sebepleri var bunun. Suyun öğütülmüş kahveden bazı parçaları koparıp kahve içeceği oluşturma sürecine “özütleme” (extraction) diyoruz. Kahve ne kadar kalın olursa özütleme işlemi o kadar sınırlı olur çünkü kalın partiküllerden su görece daha az yağ ve asit koparabilecektir. Bu özütlemenin ideal olarak ifade edilen bir oranı mevcut fakat bu kahveden kahveye, yöntemden yönteme ve en önemlisi damak tadına göre değişebilir. Özetle: Damak tadınıza uygun kahve demleyebilmek için öğütüm kalınlığınızı kendiniz ayarlayabilmelisiniz. Yanlış kalınlıkta öğütülmüş kahve, potansiyelinden çok şey kaybeder.

İyi kahve içmek için kahveyi rastgele parçalarına ayırmak da yeterli değildir. Öğütülmüş kahveyi oluşturan parçacıkların olabildiğince az toz içermesi ve mümkün olduğunca homojen şekil ve boyutlarda olması gerekmektedir. Kahve partiküllerinin yarısının çok kalın diğer yarısının da haddinden fazla ince olduğu bir senaryoyu ele alalım. Su hepsinin içinden geçerken kalın parçalar az, inceler ise haddinden fazla özütlenecektir. Az özütlenenler fincanda acılık yaratacak ve demleme süresini uzatacak; fazla özütlenenlerse fincana ekşilik olarak yansıyacaktır. Dengeli bir demleme için öğütümde optimum homojenlik ve tutarlılığa ihtiyaç duyuyoruz yani. Bunu da ancak iyi bir değirmen başarabilir.
Çok güzel bir yazı 👍🏻
 
şimdilik o lezzet farkını merak ettim bile. fakat aklıma takılan konu molent mi cmd mi? fiyat farkı çok. molent te kalite fakat piyasada yeni diye düşündürüyor.
CMD'nin üretim şartları ve deneyimi Molent'le tabii ki aynı değil. Dediğiniz gibi g50 görece yeni bir ürün olduğu için uzun kullanım deneyimi yok. Bu handikaplar bir yana kullanışlılık, sunduğu ayar skalası ve tutarlılık anlamında G50'nin iyi bir değirmen olduğunu düşünüyorum. Gerisi bütçe, senaryo ve beklenti meselesi.
 
Onur bey teşekkürler. 🙏🙂
 
Açıkçası günlerdir bir değirmenin ne kadar önemli olduğunu düşünüyordum ama bu kadar güzel ve detaylı bir yazıyı okuduktan sonra öğrenci halimle en azından bir c2, g50 ile ilk değirmenimi en yakın zamanda almam gerektiğini gördüm. Elinize sağlık :)
 
Forumda da gördüğüm kadarıyla çok iyi bir değirmen gibi duruyor C2, ben de onu düşünüyorum. Fakat Timemore ürünlerinde kalite tutarsızlığı olduğunu yazanlar olduğu için ondan da çekinmiyorum değil açıkçası :(.
 
Bende c2 de var ben aliexpress den aldım. Burda ki ve başka aliexpress den alanlardan farklı çıktı. Ne geleceği şans işi. Ben 7 click inebilirken diğer arkadaşlar 9 klikde zorlanıyor.
 
Yazınızı çok keyifle okudum. Emeğinize sağlık. Ve bu vesileyle bu kulube üye oldum.
Kahve üzerine bilgi paylaşımı ve ve etkileşimi için hoş bir site.
Yukarıdaki yazıya katkı olsun diye bir noktaya değinmek isterim.
Lezzet için ister çekirdek, ister öğütülmüş kahve olsun. O kahve için kullanılacak suyun kalitesi de bir o kadar önemli
Suyun tadı, kokusu, pH'sı, sertliği, TDS değeri, içindeki mineraller vb gibi faktörler kahvenin kalitesi üzerinde büyük rol oynar.
 
Geri
Üst