Merhaba,
Onur öncelikle mention için teşekkürler, sen de iteklemesen yazacağım yoktu sanırım
Molent G50 ile ilgili bu ikinci yazım olacak. Bir diğerini instagramdan paylaşmıştım;
ve forum üyesi değildim henüz. Onur (Kahvetrip) sağ olsun (oldukça değer verdiğim bir arkadaşımdır ayrıca), bilgilendirdi ve aranızdayım artık. Son dönem iş yoğunluğumdan fazla ilgilenememiştim ama bundan sonra daha fazla forumda aktif olmak istiyorum.
Molent G50 henüz son tasarıma ulaşmadan kullanmaya başlayanlardanım ve hatta rutin olarak ilk kullanıcısıyım diyebilirim. 10 Nisan’dan beri ürünü kullanıyorum. Ürünün henüz tam olarak piyasaya çıkmamış halinde kapaklı öğütme kolu yoktu ve ayar mekanizması beyaz plastikten üretilmişti. Daha sonra kullanıcı geri dönüşünü dikkate alan ve üzerine eğilen İlhan Bey tüm bu geri dönüşlere göre ürün üzerinde değişiklikler yaptı. Son haliyle ilgili de ürünün yeni versiyonunu tarafıma gönderdi. Yeni ürünü ilk kullandığımda fark ettiğim şey döndürme milinin çok daha tutarlı bir eksende hareket etmesiydi. Bu konuda da deneyimimi paylaştığımda yeni mil tasarımı ve yeni bir üretim tekniği deneyerek eksen toleransını oldukça düşürdüklerini iletti bana İlhan Bey. Sonuç olarak G50’nin ilk tasarımına göre oldukça performansı artmış bir G50 ile karşılaştım.
Kullanım deneyimlerimden bahsedecek olursam, V60 için günde ortalama 75/110 gr öğütüm yapıyorum. Başlarda Commandante gibi düşünerek 24 26 kliklerde öğütüm yapıp demlemenin çok yavaş olduğunu fark ettiğimde yavaş yavaş klik sayısını yükselterek sonunda V60 için natürel çekirdeklerde 38-42 klik, yıkanmış çekirdeklerde 36-38 kliklerde güzel sonuç aldığımı kendi deneyimlerimden valide ettim. Daha sonra espresso öğütümlerinde 6 – 8 klik arasının güzel sonuçlar verdiğini deneyimledim. 2 defa da türk kahvesi çekimi yaptım. 1 ve 2 kliklerde. Burada tek söyleyebileceğim klik sayısı düştükçe çekirdek tipine de bağlı olarak kolu döndürmek daha fazla kuvvet gerektiriyor ve zorlanılabiliyor. Bunun haricinde V60 öğütümleri oldukça kolay ve hızlı yapılıyor. (38 klik’te 25 gr kahveyi 33 35 saniyede öğütebiliyorum).
Değirmenin temizliği konusunda bu zamana kadar hiç zorlanmadım, bir tane diş fırçası ve 1 tane de ince suluboya fırçası ile çok hızlı şekilde temizliği yapılıyor değirmenin. Fazla bir parça ihtiva etmediğinden ve yay dışında küçük parça içermediğinden değirmen düştü, kaçtı kayboldu gibi bir endişe olmadan her ortamda rahatlıkla temizlik yapabiliyorum. Cam haznesini fırsat buldukça bulaşık makinasında yıkıyorum. Ara ara da elektrikli süpürgenin kuvvetli üfleme özelliği ile değirmenin ana gövdesinde en ufak kahve tozu kalmayacak şekilde temizliyorum.
Ben fincandan bana yansıyan yorumu şu şekilde yapabilirim. Demelemeler sırasında natürel çekirdeklerde bir tık fazla toz gözlemliyorum ki bu natural çekirdeklerde gözlemlenen bir durum (istisnalar elbette vardır). Onun dışında yıkanmış çekirdeklerde çok daha az bir toz gözlemledim.
Özetle 3,5 4 aylık G50 kullanımım sonucu ben oldukça tatmin olduğum bir ürün edindiğimi düşünüyorum. Türkiye’de üretimi yapılan bir kahve ekipmanı olması sebebiyle de bunu kullanıyor olmaktan mutlu ve memnunum. Ev tipi manual bir öğütücü almayı düşünenler ve yüksek fiyatı karşılayamayacak kahveseverler için kesinlikle tercih edilmesi gereken bir ürün. Hele ki son dönemde çin menşeili ürünlere ek vergiler gelmiş iken ve Timemore düşük fiyatlı modellerindeki gibi öğütüm haznesi düşük ve espresso/türk kahvesi gibi inceliklere inemeyen değirmenlere para harcamak mantıksız geliyor bana. Aynı segmentte olduğu düşünülen ürünler de fiyat olarak birbirine yakında neden bu ülkede üretilen bir ürüne bu ülkede yaşayan insanlar olarak destek vermiyoruz diye düşünüyorum (Hatta 100 tl gibi bir fark olsa dahi sigara içen kişilere o ay 5 paket daha az sigara iç ama bir öğütücü alacaksan bu ürünü tercih et diye de biraz da haddimi aşıp ileri giderek yorum yapıyorum.). Neden bizim ülkemizden de kahve ekipmanları konusunda iddialı ve ileride iyi işler yapacak bir marka çıkmasın?