• Mart Ayı Kahve Kulübü Toplu Alım Organizasyonu
    Sevgili Ziyaretçi Mart ayı Kahve Kulübü ortak alım firması sizlerin oyları ile Olwen Coffee seçildi. Bu konudan Mart ayı toplu alımı ile ilgili gelişmeleri öğrenebilirsin. Kahve Kulübü toplu alımı ve kulüp ile ilgili gelişmelerden, özel indirimlerden, yayınlardan hızlı bir şekilde haberdar olmak için buradan Whatsapp Kanalına katılmayı, Instagram ve Twitter adreslerinden bizi takip etmeyi unutmayın.
  • Telefon numaranızı paylaşmadan Kahve Kulübü duyurularından, güncel indirim ve kampanyalardan haberdar olmak istiyorsanız Bu Linke tıklayarak Kahve Kulübü Whatsapp Kanalını takip edebilirsiniz.

Kopi Luwak Çekirdekleri Hakkında

Canlıların soylarını, türlerini devam ettirebilmeleri için bitkisel ve hayvansal kaynaklı gıdaya ihtiyaç duyarlar buna yapacak birşey yok, mecburuz, hayvansal gıda için yetiştirilen hayvanlara eziyet edercesine üretim süreci tabiki olmamalı, kapasite arttırımı için insan sağlığını olumsuz etkileyecek üretim süreçleride olmamalı ki yapılıyor, sağlığa zararlı gübre katkı maddeleri , et üretimini arttıracak hormon bazlı ilaçları kontrolsüz kullanılabiliyor, hangi ülke olursa olsun bunun tek çözümü o ülkedeki siyasi otorite ve devamında hukuksal demokratik otoritedir, bireysel çokta etkimizin olacağına inanmıyorum, toplumsal bası belki ama çok zor, asıl konuya gelirsek kopi luwak denen kahve çekirdeği zaruri bir ihtiyaç olmayıp keyfe, zevke dayalı tüketilmekte eğer buda para ediyorsa bu hayvanların vayhaline , ben işçilerin kedinin b*kunun peşinden gidip bunları topladıklarına inanmam, üretimi arttırmak için bu hayvanları kimbilir hangi şartlarda hangi yöntemlemlerde kullanmaktalar. Son olarak b*ktan ayıklanmış birşeyide kendi adıma tüketmeyi hiç düşünmüyorum, düşüncesi dahi iğreti edici.
 
Son düzenleme:
@kahveanalisti yeni video yayınlamış kopi luwak hakkında. Sonuç tahmin edildiği gibi kahvenin fiyatı / lezzet anlamında tatmin edici değil. 150 gr 2k küsür ödesek neler neler içeriz hayal edemedim 😂
Bu arada ayda bir de olsa yeni video gelsin hocam özletiyorsun youtube da kendini
 
@kahveanalisti yeni video yayınlamış kopi luwak hakkında. Sonuç tahmin edildiği gibi kahvenin fiyatı / lezzet anlamında tatmin edici değil. 150 gr 2k küsür ödesek neler neler içeriz hayal edemedim 😂
Bu arada ayda bir de olsa yeni video gelsin hocam özletiyorsun youtube da kendini
kesinlikle yazdığınız gibi :) fiyat çok pahalı ürün öyle o paraya değecek bir kahve kesinlikle değil. inanılmaz bir video senaryo sıralamam var aslında. o kadar çok fikir içeren yeni video özetleri yazmışım ki, haftada 3 video çeksem anca bitiririm ama çekemiyorum. bir tane çeken bir ekip ayarlasam ve editlese kesinlikle herşey daha güzel olacak ama bakalım ilerde böyle bir fikrim var. hem yaz çiz çek gerçekten biraz uğraştırıyor :S. Bu hafta belki 2. video gelir :)
 
Besinlerimizi birkaçı hariç artık avlamıyor, toplamıyoruz.
Neolitik çağ başından beri kendimiz üretmeye başladık.
Doğadan avladığımız sadece balıklar kaldı ki tükettiğimizin yarısı avlanan yarısı da yetiştirme balık.
Bitkilerden doğadan topladıklarımızdan ise belli bölgelerde çeşitli otlar var. Diğer tüm tükettiklerimiz insanın ürettikleri.
Tükettiğimiz mantarların ise yüzde yüze yakını insanın kültüre aldıkları.

Kahve de insan tarafından tarımı yapılan bir bitki olduğundan ağaç sayısı biz tüketmeseydik şu anki mevcudun ikiyüzde biri kadar olmayacaktı.

Tamam eskiden diğer etobur ve ve otobur hayvanlar gibi yabani hayvan ve bitkileri avlayıp topluyorduk fakat bu 10.000 sene önceydi.

Besinlerimizi elde etme yöntemimiz değişince insan nüfusu da arttı ve üretim ile birlikte avlanmaya devam ettiğimizden doğal yaşamın yok olmasını birçok canlı türünün soyunun tükenmesine neden olduk.

Besinlerimizi sağlamak için ürettiğimiz canlıları değiştirdik damızlık seçimi yaparak türlü ırklar yetiştirdik ve daha verimli üretim için bitkilere yapay gübreler hayvanlara doğada yediklerinden farklı besinler veriyoruz ve hem hayvanlarda hem bitkilerde hormon kullanıyoruz.

8 milyar insanın beslenmesi için artık bu geri dönüşü çok zor olan yolda devam ediyoruz.

Ancak yukarıda yazıldığı gibi, kopi luvaklara zorla kahve meyvesi yedirilmiyor çünkü, kahve onların doğal besini.

Bu kahveyi daha bol ve düşük maliyetle elde etmek için bu hayvancıkları, diğerlerine yaptığımız gibi hapsediyoruz, ve doğada var olandan çok daha fazla sayıda ürettik.

Kafeslerde beslenen kopi luvaklara gelinceye kadar daha neler.
Çekirgelerden sığırlara kadar.
Ve buna şu anda ne yazık ki mecburuz.

Sadece bununla kalsak, yemek için değil, evlerde evcil hayvan olarak baktığımız kuşlar balıklar kediler köpekler sürüngenler bile var mahkumlarımız arasında.


Biz acayip canlılarız, kendimizi bile hapsettik şehirlere, apartman dairelerine.
Beslediğimiz hayvanlarla birlikte kendimizi evcilleştirdik.

Bizim gibi olmayanlara da yaban, diyoruz vahşi diyoruz.
Vahşi yaşamı özleyip saksıda çiçek yetiştiriyoruz, evde kedi besliyoruz.
Bu arada bizim millet sokaklarda da kedi köpek besliyor duvar diplerine su kabı, yem koyarak, sokak hayvanlarının sayısını 20 sene öncesinin kaç katı yaptık bilemiyorum. Belki 100 katı.

Kuduz dahil türlü hastalıkların yayılmasına ortam hazırladık.
Bir canlı türünün nüfusu arttığında ortaya çıkabilecek bulaşıcı hastalıkların yayılması o kadar kolay ve hızlıdır ki.

Eleştireceğimiz konuları doğru saptasak, belki düzelir miyiz bilemiyorum
 
Son düzenleme:
Besinlerimizi birkaçı hariç artık avlamıyor, toplamıyoruz.
Neolitik çağ başından beri kendimiz üretmeye başladık.
Doğadan avladığımız sadece balıklar kaldı ki tükettiğimizin yarısı avlanan yarısı da yetiştirme balık.
Bitkilerden doğadan topladıklarımızdan ise belli bölgelerde çeşitli otlar var. Diğer tüm tükettiklerimiz insanın ürettikleri.
Tükettiğimiz mantarların ise yüzde yüze yakını insanın kültüre aldıkları.

Kahve de insan tarafından tarımı yapılan bir bitki olduğundan ağaç sayısı biz tüketmeseydik şu anki mevcudun ikiyüzde biri kadar olmayacaktı.

Tamam eskiden diğer etobur ve ve otobur hayvanlar gibi yabani hayvan ve bitkileri avlayıp topluyorduk fakat bu 10.000 sene önceydi.

Besinlerimizi elde etme yöntemimiz değişince insan nüfusu da arttı ve üretim ile birlikte avlanmaya devam ettiğimizden doğal yaşamın yok olmasını birçok canlı türünün soyunun tükenmesine neden olduk.

Besinlerimizi sağlamak için ürettiğimiz canlıları değiştirdik damızlık seçimi yaparak türlü ırklar yetiştirdik ve daha verimli üretim için bitkilere yapay gübreler hayvanlara doğada yediklerinden farklı besinler veriyoruz ve hem hayvanlarda hem bitkilerde hormon kullanıyoruz.

8 milyar insanın beslenmesi için artık bu geri dönüşü çok zor olan yolda devam ediyoruz.

Ancak yukarıda yazıldığı gibi, kopi luvaklara zorla kahve meyvesi yedirilmiyor çünkü, kahve onların doğal besini.

Bu kahveyi daha bol ve düşük maliyetle elde etmek için bu hayvancıkları, diğerlerine yaptığımız gibi hapsediyoruz, ve doğada var olandan çok daha fazla sayıda ürettik.

Kafeslerde beslenen kopi luvaklara gelinceye kadar daha neler.
Çekirgelerden sığırlara kadar.
Ve buna şu anda ne yazık ki mecburuz.

Sadece bununla kalsak, yemek için değil, evlerde evcil hayvan olarak baktığımız kuşlar balıklar kediler köpekler sürüngenler bile var mahkumlarımız arasında.


Biz acayip canlılarız, kendimizi bile hapsettik şehirlere, apartman dairelerine.
Beslediğimiz hayvanlarla birlikte kendimizi evcilleştirdik.

Bizim gibi olmayanlara da yaban, diyoruz vahşi diyoruz.
Vahşi yaşamı özleyip saksıda çiçek yetiştiriyoruz, evde kedi besliyoruz.
Bu arada bizim millet sokaklarda da kedi köpek besliyor duvar diplerine su kabı, yem koyarak, sokak hayvanlarının sayısını 20 sene öncesinin kaç katı yaptık bilemiyorum. Belki 100 katı.

Kuduz dahil türlü hastalıkların yayılmasına ortam hazırladık.
Bir canlı türünün nüfusu arttığında ortaya çıkabilecek bulaşıcı hastalıkların yayılması o kadar kolay ve hızlıdır ki.

Eleştireceğimiz konuları doğru saptasak, belki düzelir miyiz bilemiyorum
Et, yumurta, süt için yapılanlar ayrı bir konu. kopi luvak’ta kahve gibi keyfi bir içecek için doğal hayat etkileniyor. Yaşamak için kahveye ihtiyacımız yok. Fil dişi ürünler gibi düşünün. Dolayısıyla bunun tartışılır yanı yok bence
 
Et, yumurta, süt için yapılanlar ayrı bir konu. kopi luvak’ta kahve gibi keyfi bir içecek için doğal hayat etkileniyor. Yaşamak için kahveye ihtiyacımız yok. Fil dişi ürünler gibi düşünün. Dolayısıyla bunun tartışılır yanı yok bence

Kahve içmemizde doğal hayat etkilenmiyor mu?
Kahve çiftlikleri için doğayı değiştirmiyor muyuz?

Her canlının doğanın değişimine katkısı vardır.
İnsanın tarıma başlaması ile tohumu rüzgarın savurduğu yerde değil de yakınlarımızda bir arada yetiştirmeye başladık.
Bu insanın kendi bilinci ile doğada yaptığı değişimdir.
Yapan insan da doğaya ait bir varlıktır.
 
Kahve içmemizde doğal hayat etkilenmiyor mu?
Kahve çiftlikleri için doğayı değiştirmiyor muyuz?

Her canlının doğanın değişimine katkısı vardır.
İnsanın tarıma başlaması ile tohumu rüzgarın savurduğu yerde değil de yakınlarımızda bir arada yetiştirmeye başladık.
Bu insanın kendi bilinci ile doğada yaptığı değişimdir.
Yapan insan da doğaya ait bir varlıktır.
Whatabotism ve doğaya başvurma safsatasından mustarip görünüyor yazılarınız, argümanları tam olarak anlayamıyorum. "Her çekirdeği 70 fil ölüsüne yatırıp bekletiyorsun, harika oluyor"a vardığında mı canilik gibi gelmeye başlayacak acaba bu durum?

Elimizde çeşitli yollardan kahveye ulaşma imkanı var. En az zarar içerene yönelmemiz en etik olandır. Ancak durduk yere acıyı ve zararı artıran her şey ise açıkça etik dışı.

Eğer kopi luvak kahvesi diğer kahvelere göre daha az acı ve doğaya zarara sebep oluyor diyorsanız işte anca o zaman tartışmaya müsait bir konumuz olur diye düşünüyorum.

Bir de, ne kadar etik bir durum bilmiyorum ama tarım için ehlilleştirilmiş hayvanlara alışmış bir kültür içindeyiz. Bunu tartışmadan, hayvansal gıda için dökülen kana odaklanmadan yaşamaya çalışıyoruz. Bari sırf keyfimiz için yeni bir hayvanın yeni bir şekilde köleleştirildiğini sindirmek zorunda kalmayalım, kimse bu süreçten mutlu değil.
 
Yazdıklarımdan bunları nasıl çıkardınız anlayabilmiş değilim.
Belki benim üsluptan veya fazla uzatıp düşündüklerimi tam olarak açıklamamamdan.
Ha bu arada düşünceleriniz böyle ise sizinkiyle benzer düşüncedeyim.

Kopi luvak sindirim sisteminde dolaşmış kahveden Singapurda denemek için ve meraktan içmiştim hiç de beğenmemiştim.
O zamanlar ormandan toplandığı için çok pahalıydı, bir bu eksikti demiştim.

Eskiden ormanlardan toplanan, şu anda çiftliklerde çok daha fazla üretilen bu kahvenin tükettiklerimiz arasına sokulması gereksiz bir şey bana göre de.

İnsan ne garip şeyleri ihtiyaçları arasına soktu, Et ve türlü besinleri gereğinden fazlasını üretip tüketmemiz, doğanın hızlı değişimine neden oluyor.
Doğa zaten değişecek ve değişmeye devam ediyor canlılar olsa da olmasaydı da.
Canlıların değişime katkısı milyarlarca yıl önce başladı.
Doğaya ait bir canlı olan insanın katkısı böyle devam ederse 2.5 milyar yıl öncesinin klorofilli bakterileri kadar olacak neredeyse.
Onların faaliyeti bizim ortaya çıkmamıza neden oldu,
Biz de birçok türü yok edip, iklimin değişmesine katkıda bulunup, dünyayı değiştiriyoruz.
Elimden bir şey gelmeyince, nasıl olsa, oluşacak ortama ayak uyduracak yeni düzenler kurulacak diyerek avunuyorum.
 
Arkadaşım baliden getirdi. Bu arada çakması çok fazlaymış. Çiftlikten aldırdım 50 gram. Tek kötü tarafı türk kahvesi kıvamında çekilmiş almış. Neyse filtre denedim o incelikte olmasına rağmen asidite düşük ve oldukça tatlı bir kahveydi. Aeropress deneyeceğim onu da yazarım. Reçetemde 12,5 gr kahve ile 200 ml lacivert su kullandım. 91 derece su sıcaklığı.
 
Zerre kadar merak ettiğim bir çekirdek değil. Arkasında hayvana eziyet olan, turist silkelemek için zorlama bir hikaye ile ortaya çıkmış saçma bir kahve. Şuna akan paranın yarısı yeni türlere ve modern çiftçilik faaliyetlerine aktarılsa endonezya’dan 90 puan üzeri ne kahveler çıkar.
Turistlere satılır mı ? Orası ayrı…
 
Geri
Üst