Birkaç konu var ama buraya yazmak daha uygun göründü.
Şu cezveyi aldım, bugün elime geçti. Sayfada yazanları, yani bakır et kalınlığı ve iç kaplama bilgilerini ayrıca teyit ettirdim almadan evvel. Fiyatın makul olmasının sebebini Tolgahan Ünver "ürünü daha evvelden tedarik ettikleri ve satılmasını istedikleri" olarak açıkladı (ayrıca sorularıma da ayrıntılı ve tatminkar cevaplar verdi, sağ olsun). Soy cezve uzun zamandır hayalimdi fakat ekonominin şahlanışından sonra artık ütopya oldu malum. Neyse...
Ürünün hissiyatı çok tatmin edici ve güven verici. Ben lebalep dolmamak kaydıyla 140 gr. suya kadar aldığını gözlemledim fakat açıklamada 180 ml. yazıyor. Çok dert etmiyorum. El yapımı olduğundan dolayı ufak lekeler var, onları da dert etmiyorum. Ağır bir cezve, aynı zamanda pek yakışıklı. Bakırının kalınlığı gözle bile hissediliyor; kumpasım yok, ölçemedim.
Eve gelince sevgili
@deniz'in tavsiyesiyle içinde süt kaynattım, sonra kağıt havluyla hafifçe temizledim ve kuruladım. İlk denemeyi eşim yaptı, Man vs Machine'in anaerobik Kosta Rika kahvesiyle. Şunu rahatça söyleyebilirim ki, ortalama bakır veya çelik cezveyle arasında birkaç gömlek fark var. İçim esnasında zaten çok lezzetliyken, içimden sonra da uzun süre (sanırım 40-50 dk.) damağımda tadı kaldı kahvenin. Gecenin ilerleyen vakitlerinde bir de ben deneyebilirim.
Stokta kalan son cezveyi ben aldım, benden önce bir miktar daha satılmış (miktarı açıklamam doğru olmaz), hiçbir olumsuz geri dönüş alınmamış. Ben de olumsuz bir tecrübe yaşayacağımı sanmıyorum, inşallah.